Adnan Oktar Diyor Ki...

 

Adnan Oktar Diyor Ki... 11 Aralık 2017> Daha Fazla

Münafıkta sahtekar esnaf üslubu vardır. Kuran’a, İslam’a, Resulullah’a düşman oldukları halde Kuran’la konuşuyor ve Peygamberimiz’i Kuran’la eleştiriyorlardı.
Var olan bir şey yok olmaz. Şu ana kadar geçen hiçbir görüntü fizik olarak yok olmaz. Fizik açıdan da ahiretin varlığını sabit bir gerçek olarak görüyoruz.
Allah’ın Kuran’da kulağı ve gözü mühürlü dediği kişilerin şuuru yoktur. Bunların uzuvları bir robot gibi çalışır. Ruh sahibi olmadıkları için robot gibi görevlerini yerine getirirler.
Tarihin her döneminde münafık konuşmaları aynıdır. Peygamberimiz döneminde münafıklar ne söylüyorsa ahir zaman münafıkları da aynı şeyleri söylüyor. Münafıkların ilimle irfanla intikamı 1400 yıldır alınmadı. Hz. Ali’yi, Hz. Hasan’ı, Hz. Hüseyin’i, Hz. Osman’ı şehit ettiler, kimse bir şey yapmadı. Münafıklardan ilimle irfanla, kanunla hukukla nasıl intikam alınır tüm dünya bunu görecek inşaAllah.
Spor kulüplerinin sevgi, şefkat ve merhamet konularında gençlere yönelik kapsamlı bir eğitim propagandası planlamaları lazım. "Sevgi tek amacımız", “Dostluk tek amacımız", “Kardeşlik tek amacımız", “Milletiz, biriz, beraberiz, birbirimizi seviyoruz" tarzında sloganlar pankartlarla gençlere tekrar tekrar söylettirilirse çok olumlu bir etki oluşur toplumda.
Müslümanların birlik olabilmeleri için candan sevecekleri bir manevi önder etrafında birleşmeleri lazım. Şu anda herkes farklı görüşte olduğu için birbirlerinin yanına dahi gitmiyorlar. Müslümanların birliği Mehdi çevresinde olacaktır.
İman hakikati demek Allah'ın sanatını akılcı, bilimsel delillerle insanlara sunmak ve insanların anlayacağı şekilde hazır ve onu düşünmede zorlanmayacakları şekilde kavramalarını sağlamaktır. İnsanlara, analiz edemeyeceği bilgiyi hazır sunarsak, kainattaki güzelliklerin, atomun yapısının, hücrenin iç detaylarının tesadüfen oluşamayacağını bilimsel delillerle insanların önüne serersek insanların daha hızlı anlamasına vesile oluruz. Bilim Allah'ın sanatını öğretme sanatıdır.
Çocuklar okula gittiklerinde eğitimin amacı ne bilmiyorlar. Halbuki amacın onlara anlatılması lazım. Bu eğitim sayesinde görgülü kaliteli olacaksınız, görgülü kaliteli insanları insanlar sever, daha çok sevileceksiniz denilmeli. Tahta sıralarda, sabahtan akşama kadar havasız ortamda, ezbere dayalı eğitim olmamalı. Ev ortamında, rahat koltuklarda, rahat kıyafetlerle, filmlerle şarkılarla çocuklara eğitim verilse okulu çok severler.
Allah Kendisi’ni zikredene nur verir. Nur ile Allah’ı anmak aynı anda yaratılır. Güzellikle Allah’ı zikretmek aynı anda yaratılır.
Samimiyet insanın içindeki en güzel, en pozitif duygu. Negatiflikten ve bencillikten arınmış, hep Allah’ın lehine düşünen ferahlatan bir ruh hali.
Stresin olmaması, tevekkülün tam olması için anı yaşamak önemlidir. Geçmişi ve geleceği dert etmeden, kendisini tamamen Allah’a bırakacak mümin. Müminin yaptığı her iş Allah’a adanmış olmalıdır. Allah’ın rızasını amaçlamamak hayatı cehenneme çevirmek demektir. Allah’ın sevgisini bir yerden çıkarırsan oraya kabus, korku, dehşet ve acı gelir.
Camilerin pırıl pırıl çok temiz ve bakımlı olması gerekir. Camiye girdiğinde her yer mis gibi olacak. Namaza gelen insanlar, ibadet gibi temizliğe de özen gösterecekler. Bakımsızlık ve sefalet asla yakışık almaz.
Allah için yaşamıyorsan, saf sevgi için yaşamıyorsan mahvoldun sürünüyorsun demektir. Dünyadaki şu an acıların sebebi sevgi için yaşanmıyor olmasıdır.
Kudüs’ün bağlık bahçelik yapılması şart. Biçimsiz binaların hepsinin ortadan kaldırılması, sadece tarihi binaların kalması ve restore edilmesi lazım. Şehrin yerleşimi en az 30 km. dışarı taşınmalı. Kudüs bir ibadet şehridir. Siyasi şehir haline getirmek doğru olmaz.
Din bütündür, İslam bütündür, Kuran bütündür. Kuran'da hükmü kaldırılan hiçbir ayet yoktur.
Piercing de dövme de gençlere yakışıyor. Delikanlıya dövme yakışıyor, genç kızlara da çok güzel oluyor. Dövme haram diye bir hüküm İslam’da yok. Gençler sadece hijyene mutlaka özen göstersinler, steril olması önemli, İslam açısından mahsuru yok.
Kof insanın ruhu ve dünyası boştur. İnsanları düşünmez, egoisttir, hayvanlaşmıştır sadece et ve kemikten oluşan bir kitledir. Yemek yemesi, sokağa çıkması, ihtiyaçlarını karşılaması dışında bir konu onu ilgilendirmez. Allah’ı ahireti düşünmez. İnsanlıktan çıkmış bir varlıktır.
Filistin ve İsrail’i barıştırıp normal yaşamalarını sağlamak lazım. Bu toprakların barış yurdu haline gelmesi lazım. O duvarlar, polisler, askerler olmadan yaşanan topraklar olması için gayret etmemiz gerekir. Sert, kavgacı üsluptan hep kaçınmak gerekir. Çatışmadan bir netice çıkmaz. Sevgi ve kardeşlikle çözüm bulmak gerekir.
Münafıkların her atağında konumları daha da ağırlaşıyor, iğrençlikleri daha da tescilleniyor. Müslümanların ise nuru artıyor ve yayılıyor.
Tayyip Hocam tüm dünya Müslümanlarını korumak konusunda çok vicdanlı ve titiz. Rohingya Müslümanlarına da hep sahip çıktı, çıkmaya devam edecektir. Tüm Müslümanlardan Tayyip Hocam’a dua edip destek olmasını istiyoruz. Milletçe Rohingya Müslümanlarını çok seviyoruz. Onlar sahipsiz değiller. Onlar için elimizden gelen tüm gayreti sonuna kadar göstereceğiz.
Dünyanın herhangi bir yerinde bir Müslümana bir saldırı olduğunda tüm Müslümanların birlik olup onu korumak için ilimle irfanla çaba göstermeleri farzdır. Rohingya Müslümanları tıpkı sahabe gibi, Peygamberimiz gibi zorluklarla imtihan oluyorlar. Gönülleri müsterih olsun, bu imtihanlardan mutlaka geçecekler ama sonucu çok güzel olacak inşaAllah.

Adnan Oktar Diyor Ki... 10 Aralık 2017> Daha Fazla

Doktorluk kutsal bir meslektir. Doktorların uzun saatler nöbet tutmasına gerek kalmaması için tıp fakültelerinin sayısının artırılması, puanının biraz düşürülmesi iyi olur. Mevcut durumda doktorlar çok yoruluyor. Doktorlara verilecek psikolojik destek kıymetlidir. Her yerde doktorlara sevgi ve hürmet gösterilmeli, mesela lokantaya gelen bir doktordan ücret alınmaz.
Soğuklarda sokak hayvanlarına su ve yiyecek verilmesi çok önemli, çok büyük sevabı olur. Ağzı var dili yok onların, çöp kutularının başında yemek bekliyorlar. Herkes bir tabak yemek bıraksa, hepsi çok mutlu olur.
Sofra, Allah’ın nimetlerinin sergisidir. Sofradaki nimetler Allah’ın sanatının sergilendiği yer olduğu için ihtişamlı ve güzel olması gerekir. Zeytinler, elma, yumurta, süt hepsi ayrı güzellik. Hepsinin en güzel şekilde sunulması ve her biri için şükredilmesi önemlidir. Mümin sofraya baktığında oradaki iman hakikatlerini görecek ve cennetteki asıllarını göstermesi için Allah’a dua edecek.
2023’ler Allah’ın izniyle münafıkların ilmen tam yenilgiye uğradığı günler olacak. Kanunla ilimle irfanla hukukla İngiliz derin devletinin Türkiye’deki tüm kahpelerinin çalışmalarını etkisiz hale getireceğiz.
Biz İngiliz halkını ve devletini seviyoruz. Bizim karşı olduğumuz İngiliz derin devleti ve Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmek için yaptıkları planlar.
Tevbe etmek güzel bir ibadettir, ferahlıktır. Özellikle dua etmeden önce bağışlanma dilemek güzelliktir.
Münafık şeytanın yönlendirmesiyle hareket eden bir mahluk olduğu için ne derse tersinin yapılması gerekir. Mesela Müslümanlar dağılsın diyor, aksine daha çok birlikte olup gelişip güçleneceksin. Müslümanların evini, arabasını, işini kıskanıyorsa daha fazlasına sahip olacaksın. İslam hakim olmasın diyor. İslam’ın hakim olması için kat kat daha çok çalışma yapacaksın. Münafıkla ilmi mücadele Müslümanlara bereket getirir.
Kuran’a uyulduğunda tüm insanlar kuşlar gibi özgür ve rahat olacak. İnsanların üzerinde toplumun, yanlış geleneklerin, sokağın ve her türlü gereksiz kuralın baskısı var. Bu baskıların tamamını kaldıracak olan Kuran’a uymaktır.
İsrail Türkiye arasında olması gereken dostluktur. Trump’ın gereksiz çıkışı durduk yere tüm bölgeyi rahatsız etti. Kudüs tüm insanların, tüm Müslümanların, Hristiyanların, Musevilerindir. Kudüs’ün siyasi merkez değil, dostluk kardeşlik merkezi olması doğru olur. Her dinden insanın bir arada güzelce yaşayacağı bir ortam olmalı. İngiliz derin devleti Türkiye ve İsrail’in arasının açılmasını istiyor. Bu oyunu bozmak için bir an önce dingin, sakin, dostane üsluba geçmek gerekir. İngiliz derin devletinin fitnesini dindirmek akılcı ve doğru olandır.
Museviler Hz. Musa (as)’ı seven, Tevrat’a uyan, bizim dinimize saygılı, Allah’ın bir olduğunu söyleyen, ahirete, cennete, cehenneme inanıyorum diyen, Allah’ı seven, güzel ahlaklı insanlardır. Böyle insanlara olumsuz bir bakış açısıyla yaklaşmak bizim dinimize göre de çok yanlış olur.
Kadın Allah'ın yarattığı, kainattaki en yüksek nimettir, en yüksek hazdır. Kadını bir tehlikeden koruma isteği, çok asil bir duygudur. Kadının sağlığına, sıhhatine dikkat etmek, kadını çiçek gibi diri tutmayı istemek, imanını güçlü tutmaya, kadını şeytanın etkisinden uzak tutmaya çalışmak Müslüman'ın önemli hedeflerindendir. Müslüman Allah'ı sevdiği için, sevdiğinin de Allah'ı çok sevmesini ister. Bunun için de sevdiğinin imanını güçlendirme yönünde gayret ederler. Çünkü Müslümanlar birbirlerini ahirete yönelik sonsuza niyetle Allah rızası için severler.
İngiliz derin devletinin Ortadoğu’da oluk oluk Musevi ve Müslüman kanı akmasını isteyen oyununu bozacağız. Müslüman, Musevi, Hristiyan bir arada sevgiyle yaşayacağız.
Güzel ahlak zor zamanda belli olur. Hz. Yusuf’un ahlakının güzelliği kuyuda, hapishanede görülüyor.
Allah Kuran’da münafıkları onlarca ayetle anlatmıştır. Müslüman münafıkla karşılaştığında Kuran ayetiyle karşılaştığını bilmenin şevkiyle gerekli ilmi mücadeleyi yapacak. Münafıkla ilmi mücadele namaz gibi hac gibi farzdır. Münafıkla karşılaştığında şeytanla karşı karşıya olduğunu bilecek titizlikle ilmen takip edecek ve gereken ilmi cevabı vereceksin.
Kuran’da Musevi ve Hristiyan düşmanlığı yoktur. Her toplumun zalimi olabilir. Müslüman zalime ve zulme karşı olur ama bir insana Musevi diye Hristiyan diye düşman olamaz. Tam tersine Allah Musevilerden ve Hristiyanlardan kadınlarla evlenebilirsiniz diyor. Musevileri gördüğünüzde öldürün demiyor, dost olun arkadaş olun diyor. Sivil bir insanı öldürmenin cezası Kuran’a göre ebedi cehennemdir. Müslüman asla şiddete başvuramaz.
Kudüs dini bir şehir. Kudüs’ü siyasi merkez yapmak doğru olmaz. Kudüs’ü açıp genişletelim, şehrin merkezini imar edip tarihi dokusuna hiç dokunmadan güzelleştirmek gerekir. Her yeri temizleyelim, mis gibi olsun. Zeytinlik, bağlık, bahçelik yapalım. Dünyanın her yerinden insanlar gelsinler. Hristiyanlar, Museviler, Müslümanlar birlikte ibadetlerini yapsınlar. Bir arada güzelce yaşayalım.
Her sorunu çözecek konu sevgidir. Mesela Yunanistan’la dostluk kurulacaksa tek konu sevgi olacak. Siyasi çıkarlar gündeme getirildiği anda konu yeniden kitlenir. Ülkeler arasında çıkar konuşulmamalı. Sadece sevgi konuşulmalı. İran, Filistin, İsrail, Ermenistan herkese sevgiyle yaklaştığımızda her konu çözülür. Dünya bomboş, kutsa topraklar geniş arazi. Hep birlikte güzel güzel yaşayalım. Azerbaycan, İran bizim canımız. Gürcistan, Ermenistan, Yunanistan bizim evlatlarımız. Onlar gelsinler buraya yerleşsinler biz gidelim orada rahat yaşayalım, sevgiyle her konuyu hallederiz.
Ehli Beyt düşmanlığı Deccaliyet taraftarlarının oyunudur. Münafıklar Ehli Beyt düşmanıdır. Şiiler nur gibi Müslümanlar. Onların Hz. Ali’ye olan sevgisi tüm İslam alemi için güzelliktir. Şii Sünni düşmanlığı diye bir şeyi kabullenmiyoruz, biz kardeşiz.
İran Türkiye’nin eski bir dostudur. İran’la hep barış, kardeşlik içinde yaşadık. Bundan sonra da böyle olacaktır. Allah kardeşliğimizi pekiştirsin, Hz. Mehdi’nin zuhurunda İran Türkiye hep birlikte hizmet edelim inşaAllah.

Adnan Oktar Diyor Ki... 9 Aralık 2017> Daha Fazla

Namazı zorlaştırmak şeytanın telkinidir. Namazı sarih kafayla, vesvese yapmadan, dikkati Allah’a vererek kılmak gerekir. Namazda şuurun açık olması ve dikkatin Allah’ta olması yeterlidir. Huşu açık şuurla, ne dediğini bilerek namazı kılmaktır.
Müslüman olunca hayata küsmeyeceğini insanlara göstermek önemlidir. Tebliğde güzelliğin, sanatın, neşenin yeri önemlidir. Bir insan tebliğ yapan Müslümana bakarak hayatında ne güzellikler olacağını görmeli. Müslüman olduğunda hayatında müzik, neşe, sanat, güzellik olacağını gören her insan İslam’ı kabul eder.
Müslüman iyi niyetlidir ve açıktır, dürüsttür. Münafık ise Müslümanların iyiliği ve güzelliğini, en olmadık akılsız yorumlarla, çirkin bir şey gibi göstermeye çalışır.
Hayal olan dünyanın gerçek gibi hissedilmesi Allah’ın muazzam sanatıdır.
İltifat ve övgü insana ferahlık verir. Sevgiyi tatmin etmenin en güzel yönlerinden biridir. Bir kedi görüp, çocuk görüp hiçbir şey söylememek çok rahatsız edicidir. Kadını da sevdiğinde insan güzelliğini ifade etmek ister. Övgü, Allah’ın sanatına övgüdür. Allah güzelliği nimet olarak veriyor, bu nimeti görüp övmek gerekir.
Sevginin ve tutkunun üstadı kadınlardır. Erkek kadındaki tutkuyu, derinliği, aşkı seyreder. Bu güzelliği seyrederken ona aşk sunar. Ama aşkın ve tutkunun asıl kaynağı kadınlardır. Kadın sevgisiz uçsuz bucaksız bir deniz gibidir. Kadın ruhu kolayca bağlantı kurulan bir ruh değildir. Kadın önce değer verilmek ister. Kadın egoist bir insanı sevemez, gücü yetmez istese de sevemez. İstediği kadar yakışıklı olsun Allah bencil olanı kadına sevdirmez. Bir sanatçı gibi kadının ruhundaki detayları göremiyor ve ondan heyecan duyamıyorsan, kadında da etki oluşmaz. Yapmacık insanların suni tepkileri kadınlar için eziyettir.
Münafıkları insanlar domuz pisliği gibi görür, tiksintiyle onlardan kaçarlar. Münafıkların yalnızlığı Allah’tan onlara çok büyük bir bela ve işarettir. Küfür bile münafıklardan tiksinir ve uzak durur.
Şirkten sakınmak için insan gün içinde sabah kalktığından itibaren her şeyi Allah’ın yaptığını kendisine hatırlatacak. Bunu yaptığı andan itibaren aklına bereket gelir, o insan metafizik bir varlığa dönüşür. Sessiz sedasız bereket kazanır. İşleri rast gider, her şeyde isabet kaydeder. Eğer tebliğ yapıyorsa ve tebliği bitmediyse ölmez. Ömrü uzun olur. Tebliğini engelleyecek hastalık olmaz. Peygamberlerin ömrü görevleri bitmediği için uzun olmuştur.
Ermenistan’la, Yunanistan’la siyasi tartışma içine girmeden sadece sevgi üzerinde anlaşmak lazım. Anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp önce sevgiyi halletmek gerekir. Sevgi hallolursa tüm konular kolaylıkla çözülür.
Tüm münafıklar Mehdiyete külliyen karşıdır. Çünkü Mehdiyetle İslam aleminin birleşeceğini, İslam’ın dünyaya hakim olacağını ve Müslümanların kurtulacağını biliyorlar.
Sevgi sadece iman ehlinin, açık şuurun yaşadığı bir nimettir. Tarifi mümkün olmayan derin bir duygu, bir zevktir.
Her şeyin kaderle olması büyük nimettir. Allah esirgesin başı boşluk olsa dehşet verici olurdu. Kaderin nimet olduğunu çok iyi değerlendirmek gerekir. Kaderde her şey sağlam, iyi ve hayırla yaratılıyor. Kadere tabi olunca müthiş bir konfor olur.
Akıl an an yaratılır. Akıl depolanmış bir mekanizma değildir. Allah’ın müminlere bir nimeti olarak an an mümine verilir.
Münafık için o pis bedeni çok önemlidir. Allah, ahirette münafığın kendi bedenini kendi aleyhine konuşturacaktır. Bu münafığa en ağır gelecek cezalardan biridir. Kendi dili, kendi eli, kendi derisi onun aleyhine konuşacaktır.
Münafık müthiş haysiyetsiz olmasına rağmen sürekli kendisini yüceltmeye çalışır. Nasıl cesur, fedakar olduğunu anlatır. Müminleri de o düşük aklıyla sürekli kötüler. Bunun sebebi, kendisinin haysiyetsizliğini bilmesi ve müminleri suçlayarak durumu hafifletmeye çalışmasıdır.
Münafıklar Müslümanları dağıtmak istedikçe kendileri yalnızlaşırlar. Müslümanların ise her geçen gün sayısı artar, genç ve güzel müminlerle Allah onları destekler. Münafıklar ise uyuz sırtlanlar gibi yapayalnız yaşar ve ölürler.
Münafıkla ilmi mücadele çok önemlidir. Münafığı yakalayınca ilimle irfanla bırakmamak gerekir. Münafık köşeye sıkıştıkça Kuran’ı kendine göre yorumlayarak Müslümanlara Kuran’la saldırır. Münafığın en belirgin alametlerinden biri budur. Münafıkla ilmi mücadele hayatidir, bir ibadettir, bu ibadet terk edilmez.
İnsanda sık sık unutma eğilimi vardır. Allah’ı unutmamak konusunda insan irade kullanacak. İnsanların yüksek parası olduğunda sabah akşam o parayı unutmaz ve o paranın varlığı sürekli onu motive eder. Müminin zenginliği, en büyük sonsuz zenginliği imandır. Gerçek imana sahip olan kişinin tüm dünya ve kainat emrinde olur. Çünkü Allah’ın ruhu tüm dünyaya hakimdir.
Trump İngiliz derin devletine karşı cesur olsun. Eğer bunlarla mücadele edemiyorsa kamuoyuna açıklama yapsın. Halktan kendisine sahip çıkmasını istesin. Ama adamlara karşı teslim olmuş bir tutum izlemesin.
Allah’ın gösterdiği işaretler önemlidir. Bir insan durduk yere sıkılıyorsa kendini kontrol etmesi, şirke düşmüş mü bakması gerekir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 8 Aralık 2017> Daha Fazla

Münafıklarla ilmen mücadele etmek Kuran’a göre farzdır. Müslüman, münafıkla muhatap olduğu zaman aşağılık adam bize ne deyip geçmez. Fitnesini ilmen ortadan kaldıracak şekilde mücadele eder. Bu, Allah’ın müminlere emridir.
Allah’ın aklın ihtiyarını kaldırmama sanatı vardır. İnsanlara deseler ki kasaptan bir kilo beyin alacaksın, o beynin içinde ışıl ışıl 3 boyutlu renkli dünya izleyeceksin, insanlar şok olur. Şu anda herkes bunu yaşıyor ama kimsenin aklının ihtiyarı kalkmıyor. İnsanlara deseler ki mikroskopta bile görünmeyen bir noktadan elin, gözün, kulağın, boyun, posun, saçın olacak, onda oluşan varlık konuşacak, onu seveceksin belki eşin olacak deseler insanların aklı atar. Ama şu anda kimse buna şaşırmıyor. Bunların hepsi Allah’ın aklın ihtiyarını kaldırmama sanatıdır.
Sevginin temizlemeyeceği, düzeltmeyeceği hiçbir şey yoktur. Sevginin gücü yüksektir, kötülük, kin, öfke hepsini söker atar. Sevgi geldiğinde bulut gibi orayı kaplar ve kötülüğü ortadan kaldırır.
Münafıklar onursuzdur, onuru küfrün yanında bulduklarını iddia ederler. Allah Kuran’da onur ve haysiyetin İslam’da ve Müslümanlarda olduğunu bildirmiştir. Allah mucize olarak münafıkların onurunu yerle bir eder ömürlerinin sonuna kadar horlanarak, aşağılanarak, yolunmuş domuz gibi yaşarlar.
Benim tek amacım Allah’ın rızasıdır. Allah’ın beni sevmesini istiyorum. Allah’ın beni sevmesi için yaşıyorum. Allah’ın beni sevmesi bana yeter, o zaman tüm kainatı doya doya sever, sevgiyi muazzam yaşarsın. Müslüman Allah beni sever mi diye şüphe duymaz, Allah mümini sever. Müslüman Allah’ın sevgisini kaybetmekten korkarak, saygı dolu bir korku içinde yaşar.
Tevekkül olduğunda insanın canını yakan her şey ortadan kalkar. Tevekkül dünya cennetidir. Tevekkülü tam elde eden insan ferahlığı elde etmiş demektir.
Samimiyet olmaması çok kötü bir durumdur. Samimiyet olmadığında zincirleme ahlak bozukluğu olur. Samimiyet çöktüğünde her şey çöker, akıl, dürüstlük, güvenilir olma ortadan kalkar.
Çantacı Necmi Ağabey’e Allah sağlık sıhhat versin. Dünya tatlısı çok değerli bir insan. Allah kalbine iyilik, güzellik versin.
Biz sonsuz öncede vardık sonsuz sonrada da varız. Allah insanı yaratmıştır denildiğinde bazı insanlar bir süre geçti, Allah yalnız oldu gibi anlıyorlar. Allah hiçbir zaman yalnız olmamıştır. Allah aşkı mükemmel yaşar, Kendi tecellilerinde de yaşatır.
Gelenekçi Ortodoks İslam sisteminin yaşanması mümkün değil. Anlattıkları dini kendileri de yaşamıyorlar. Kendileri de anlattıkları sistemi yaşayamadıklarını biliyor kendilerini günahkar gibi görüp bunun ezikliğini yaşıyorlar. Bizim kitaplarımızda Kuran Müslümanlığı net delillerle, tartışmaya yer bırakmayacak şekilde, demagoji ve boş laf olmadan, samimi ve açık bir anlatımla anlatıyor. Bu sebeple bizim kitaplarımızın girdiği yere Allah’ın izniyle Deccaliyet giremiyor.
Münafıkların hiç seveni yoktur. Uyuz sırtlan gibi izbe köşelerde tek başına yaşarlar. Allah onları toplum dışına itmiş, herkesin nefret ettiği, aşağılık bulduğu bir güruh haline getirmiştir. Münafıkların Müslümanlara uzayan zehirli dillerinin hiçbir zararı olmaz. Sadece münafıklar öfkeyle nefretle kendilerini yerden yere attıklarıyla kalırlar. Sırtlan ürür kervan yürür.
Münafıklar Müslümanların kıymetini artıran mahluklardır. Münafıklar olmasın istemek imtihanın olmamasını istemektir. Mümin cennet derecesini münafıklar ve küfrün saldırılarıyla kazanır. Taif’de Peygamberimiz (sav)’i taşlayan cahil alçak münafıklar, Resulullah’ın cennetteki makamını yüceltmiştir. Peygamberimiz çok soğukkanlı ve tevekküllü maşaAllah, 2.5 km hiç etkilenmeden yürüyor.
Kuran sevginin ve özgürlüğün kitabıdır. Allah insanların üzerindeki ağır zincirlerin kalkması için Kuran’ı göndermiştir. Allah insanların özgür yaşamasını ister.
Münafıklar birbirlerinin haysiyetsizliğini, alçaklığını, ahlaksızlığını çok iyi bilir ve anlatırlar. Birbirlerinin haysiyetsizliğini delilleriyle yazar, ispat ederler. Evet bunun yazdıkları doğru bir de şu var diye diğeri de tüm detayları anlatır. İttifak ettiği adamın ne kadar aşağılık, haysiyetsiz, ahlaksız olduğunu isimler vererek, belgeler vererek anlatıp sonra da bir araya gelmeleri çok şaşırtıcıdır. Müslümanlara karşı atağa geçtiklerini zannederler. Oysa Allah bunları en baştan rezil etmiştir.
Ayette bazı insanların münafıkların dış görünüşünden, kıyafetinden ilk bakışta etkilendiğine dikkat çekilir. Cüsseleri hoşuna gitse bile diyor Allah. Bu, lağım torbasını taşıyan arabaya saygı göstermek gibidir. Araba iyi belki ama içinde lağım taşıyor, mikrop ceset yılan taşıyor. Arabaya bakıp aldanmak olmaz.
Tayyip Hocam, Yunanistan’da sevgisiz tavır gösteren olduğunda onların sevgisizliğiyle hiç muhatap olmasın. Tayyip Hocam çok samimi bir insan, olaylara da hep samimi yaklaşıyor. Yunanistan Cumhurbaşkanlığının sevgisiz üslubuna nezaketiyle gereken cevabı vermek önemlidir. Basın yoluyla gereken cevabı mutlaka verelim. “Biz buraya hukuk dersi almak için gelmedik, biz buraya dostluk, sevgi, kardeşlik için geldik. İki ülke arasında sınırları kaldırmak için geldik”, şeklinde hem sevgisiz oldukları için nezaketiyle gereken cevabı vermek hem de insanlara sevgiyi, dostluğu, kardeşliği öğretmek çok güzel olur.
Bazen aileler çocuklarını eşyaları gibi görüyor. Kendi istediği kişiyle evlenmesi, kendi istediği okulda okuması, kendi istediği hayatı yaşaması için baskı yapıyorlar. Çocuğun insan olduğunu adeta unutuyorlar. Çocuğa eşya gibi bakmak yakışık almaz. Anne baba nasıl kendisine şu işte çalış, şu kişiyle görüş diye karışılmasını istemezse, çocuğa da okulu, evliliği konusunda baskı yapmak doğru olmaz.
Peygamberimiz (sav), Zeyd ile birlikte Taif’e gittiğinde küfür ve münafıkların alçakça saldırısıyla karşı karşıya kalmış, yaklaşık 2.5 km boyunca alçaklar tarafından taşlanmıştır. Peygamberimiz (sav)’in küfrün ve münafıkların Taif’teki alçak saldırıları sonrasındaki güzel duası şöyledir: “Allah’ım! Gücümün yetersizliğini, çare ve vasıtalarımın acizliğini, insanların gözünde hakir görülüşümü Sana arz ediyorum. Ey Merhametlilerin En Merhametlisi, Sensin zayıfların Rabbi ve Sensin benim Rabbim! Beni Senden uzak olan ve beni gördükçe suratını asan haşin kimselerin eline bırakma. Benim üzerime çöken bu musibet ve bela gerçekte Senin bana karşı gadab ve öfkenden ileri gelmiyorsa hiç gam çekmem. Ben, Senin Vechi’nin Nur’una sığınırım! O Nur’a ki, karanlıklar O’nun sayesinde açılmış, dünya ve ahiret işleri O’nunla düzelmiştir. Benim için Senin bağışlaman, gazabından daha geniştir. Ve her şey Senin hoşnutluğun içindir. Bütün kuvvet ve kudret ancak Senin elindedir.”
Münafık bir konuyu anlatmayın diyorsa o konuyu çok kapsamlı anlatmak gerekir. Münafığın rahatsız olduğu konu şeytanın feneri gibidir. Şeytan bir konudan rahatsız oluyorsa o konu hayırdır. Münafıklar ahir zaman alametlerinin anlatılmasından müthiş rahatsız oluyorlar, demek ki bu konuyu sürekli gündemde tutmak gerekir. Nostradamus’un bir sözü doğru çıktığında dünya ayaklanıyor. Peygamberimiz’in 1400 yıl önce söylediği 600’den fazla konu gerçekleşmiş durumda ama insanlar bir gaflet haliyle bu mucizeyi fark edemiyor. İnsanlara sık sık buradaki harikalığı anlatmak gerekir.
Allah nimetleri anlatın ve anın diyor. Allah’ın İslam’ı anlatmamız için bize verdiği imkanları anmak ibadettir. 1979’da tebliğe başladığımızda dünya çapında anlatım yapabileceğimiz çok uzak bir imkan gibi görünüyordu. Bugün Allah, Allah’a hamd olsun, 47 ülkede 216 gazete ve dergide yazılarımın yayınlanmasını sağlıyor. Bu, çok güçlü ve güzel bir tebliğ imkanı.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Aralık 2017> Daha Fazla

Velayet sisteminde mal biriktirilmez. Dolayısıyla üretimde muazzam artış olur. Ekonomide müthiş bir hareketlilik olur. Ama mal tutulduğunda, para tutulduğunda ana damarda tıkanıklık oluyor ve ekonomide gangren meydana geliyor. Para tutulmadığında ise ekonomide akış meydana geliyor. Damar tıkanıklığı açılıyor, hızlı akış sayesinde bünye çok sağlıklı oluyor.
Samimi olan kişi namaz kılar, Allah'a itaat eder, Kuran’ı uygulamada tereddüt ve kusur etmez, Allah'ı çok sever. Samimi olan insanın yapacağı güzelliklerin ucu bucağı yoktur. Samimiyet sonsuz güzelliğe açılan bir nurdur.
Bir Müslüman için hiçbir olay kötü ve üzücü olmaz. Kişi için en kötü gibi görünen olay, aslında en güzel olandır. En zor olan, nefse en ters gelen olay, en güzel imtihandır. En güzel imtihan ise en çok sevap kazanılan, en yüksek takvaya ulaşılan olaydır. Dolayısıyla kişi için en hayırlı ve en güzel olandır.
Kişi eğer gerçekten Allah'a iman ediyorsa, bütün günü cennet gibi geçer. Ama kişinin Allah'la bağlantısını hiç kesmemesi lazım. Şeytanın şirk musluğunu istemsizce açmasına müsaade etmemesi lazım. Şirk musluğunun sürekli kapalı olması lazım. Allah'la iman bağlantısında şirk sızıntısına hiçbir şekilde ısrarla ve kararlılıkla izin verilmemesi lazım. Nadir insan Allah'la bağlantıyı kesintisiz devam ettirir, buna çok özen göstertmek lazım. İnsanlar diğer insanların etkisi altında kalarak şirkin musluğunu açıyorlar. Halbuki şirkten kaçınmak son derece kolaydır, sadece çok özenli olmak gerekir.
Trump canı pahasına da olsa, İngiliz derin devletine tavır koyabilmesi gerekir. Şerefiyle, onuruyla yaşaması için İngiliz derin devletinin dayatmalarına kesinlikle boyun eğmemesi lazım. Bunu başarabilirse Allah'ın izniyle şerefiyle tarihe geçer.
Münafıklar hep homoseksüel olurlar. Allah'a isyanın çirkin ve iğrenç heyecanını yaşamak isterler. Adam öldürüp onun şeytani heyecanını yaşamak isterler. Ruhlarında oluşan his pislik heyecanıdır.
Tutku sadece iman ehline mahsus, özel, gizli ve mucize olan bir nimettir. 7. duyudur. Allah'ın en büyük mucizelerinden tarifi mümkün olmayan bir hazdır. Tutkuda hazzın boyutu çok yüksektir. Tutku Allah aşkına açılan bir kapıdır. İnsan ruhundaki şiddetli hazza ve lezzete verilen isimdir. Tutku olduğunda haz, çok büyük bir nimet olarak insanda gelişir. Allah çok sevildiğinde, kul Allah'a tam teslim olduğunda Allah insan şeklinde tecelli eder ve kulunu kuluna sevdirir. Tutku sadece iman edenlere has gizli bir bilgidir. Erkekte de, kadında da bu 7. duygu vardır. Tutku cennet zevklerinin en belirgin olanı, en şiddetli yaşananıdır. Tutkuda cennet zevkine yakın bir zevk yaşanabilir.
İnsanın yaptığı her işi Allah’a adaması lazım. Su içerken, yemek yerken, birini severken, Allah yolunda ilmi mücadele yaparken, araba alırken, özetle yapılan her eylemi hep Allah’a adamak lazım. Evlenecekse kişi, sevdiği kişiyi Allah'a adayacak. Ev alıyorsa, evini Allah'a adayacak. Eğer kişi yaptığı her işi Allah'a adarsa, Allah o kişiyi sever, tecellisini de kişiye hayırlı hale getirir.
Münafığa öfke ibadettir, buna buğz denir. Kafir Müslümanlara karşı düşmanca atağa geçtiğinde buğz edilir. Ama münafığa ömür boyu buğz etmekle mükelleftir Müslümanlar. Buğz; kontrolsüz, akılcı olmayan bir öfke değil, hamiyet-i İslamiye anlamında bir mücadele azmidir, mücadele hırsıdır, kararlılıktır.
Masonluk bir fikir kulübüdür. Her türlü fikrin konuşulduğu hür bir ortamdır. Masonlukta nezaket esastır. Masonlar kibar, kaliteli, klas insanlardır. Biz onlara Kuran'dan, Darwinizmin geçersizliğinden bahsettiğimizde, bizi büyük bir saygı ve nezaketle dinliyorlar. Buraya davetlimiz olarak gelen mason arkadaşlarımız namaz kılıyorlar. Böyle nezih insanlara İslam'ın doğrudan anlatılabilmesi, onların da anlatılanları dinlemesi güzel bir imkan.
Okullarda din dersinde İslam'ın merhamet, şefkat ve sevgi dini olduğunun çok iyi vurgulanması gerekiyor. İslam'ın kaliteyi yücelten yönünü, en kaliteli insanı isteyen ve hedefleyen yönünü iyi anlatmak gerekiyor. Hıristiyanlık ve Musevilik dinlerinin de çocuklara mutlaka öğretilmesi, çocukların genel kültür olarak da bu detayları mutlaka öğrenmeleri gerekiyor. Eğer din derslerinde Kuran mucizeleri, Kuran’daki şifreleme yöntemleri, Kuran’ın önceden bildirdiği harika bilimsel bilgiler anlatılırsa, çocuklar severek dinlerler.
Kadın samimi olursa, Allah’tan gerçek anlamda korkup, Allah'ı gerçek anlamda severse, şuurlu bir imana sahip olursa çok güzel olur. Diğer türlü şeytanın etkisi üstüne çöker, alınganlık, gerilim, kıskançlık hepsi onu kaplar. Kadının kendisini iman gibi sağlam bir bağla Allah’a bağlaması gerekir.
Münafık ölüdür, ölü olduğu için de deli gibidir, dengesizdir. Kontrolsüz hareketler yapar. Her hareketi, her konuşması, her eylemi, bütün yaşantısı ahmakçadır. İpi kopmuş yaban sırtlanı gibi Müslümanlara saldırır. Müslümanların dağılmasını, İslam’ın kuvvetinin yok olmasını ister. Kendisi gibi ahlaksız bir güruhun hakim olmasını ister. Ama bu beyhude bir çabadır. Münafık ömür boyu ahlaksızlığından vazgeçmez.
Üzülmek Allah'ın yarattığını beğenmemek anlamına gelir. Üzüntü isyan demektir. Kesinlikle haramdır. Üzülme ve ağlama put inançta vardır. Kişi her şeyi Allah’ın yarattığını bildiğinde, ağlama da üzülme de olmaz. Her şeyi, kişinin bilmediği pek çok hayır ve hikmetle Allah yaratır.
Allah’ı anmak Allah’ın sürekli kalpte tutulması, sürekli hafızada olması, bilinçte olmasıdır. Kişinin Allah’ı sürekli sevmesi, aklında Allah’ı tefekkür etmesi, düşünmesi, Allah'ın muhteşem sanatını, sonsuzluğunu kalbinde tutmasıdır.
İçinde bulunduğumuz ahir zamanda Deccaliyet’in atağı şiddetli. Deccaliyet insanlar üzerinde ağır etki yapıyor, şeytanın da etkisiyle şiddetli bir manyetik alan oluşturuyor. İnsanlar lakayt, az düşünen, içine kapalı hale geliyorlar. Bu yapıyı mutlaka değiştirmek gerekiyor.
Münafıklar Kuran’ı bambaşka şekilde kendi münafıkane mantıklarına göre yorumlarlar. Her münafık kendisi baş olmak ister, Peygamber (sav)'in varlığı münafıkların çok ağırına gider. Peygamber (sav)'e sürekli haset ederler. Müslümanların lideri olan kişinin etrafında kendisini seven insanların olmasına, Müslümanların zenginliğine, imkanlarına, yiyeceklerine, kıyafetlerine, evlerine, arabalarına, sahip oldukları her türlü nimete müthiş haset ederler. Münafıklar elçinin yanından Müslümanların dağılmalarını isterler. Allah adına sürekli yalan yere yemin ederek konuşurlar. Allah Kuran'da münafıkların aşağılık mahluklar olduklarını bildirmektedir. Münafıklar her hayrı engellemeye çalışırlar. Müslümanların başarılarından hiçbir zaman bahsetmezler. Münafıklar İslam için asla şevkli ve çalışkan değilken, küfri konularda muazzam şevkli ve gayretlidirler. Münafıklar saldırgandır, hemen hepsinde öldürme eğilimi vardır. Küfrü dost ve güçlü görür ve küfürle iç içedirler.
Münafıklar Müslümanlara bir musibet isabet etmesinden mutlu olurlar. Münafıklar Müslümanlara amansız bir kin duyarlar, yıllarca kinlerini içlerinde biriktirirler. Dilleriyle Müslümanlara karşı sürekli azgın kinlerini vurgularlar. Konuşmalarında ve yazılarında azgınlıkları dışa vurur. Allah Kuran'da münafıkların bakışlarındaki hain ve nefret dolu ifadeye de dikkat çeker. Münafıklar Müslümanlar hakkında haber toplayarak küfre, diğer münafıklara ve İngiliz derin devletine Müslümanlarla ilgili haber taşırlar.
Münafığın birinci alameti Müslümanların yanından ayrılmasıdır. Münafıklar Müslümanlara zarar vermek için ayrı bir yapı oluştururlar, Müslümanların dağılmasını isterler, Müslümanların aleyhine konuşmalar yaparak Müslümanlara iftiralar atarlar. Özellikle de Müslümanların takvaca en sevdikleri, en çok güvendikleri kişiyi en azgın saldırganlıkla hedef edinirler.
Şu an ülkemiz üzerinde büyük bir oyun oynanıyor. Tayyip Hocamız’ın büyük destekle milli lider olarak başta durması çok önemli. Cumhurbaşkanımız’ın elinin kuvvetli olması lazım. Bu milletçe hepimizin görevi.
Dünyada gerçek sevgiyi, kadınların sevilmesini sadece biz anlatıyoruz. Dünyada sevgiyi bu kadar coşkulu, kapsamlı anlatan biziz. Allah bu nimeti bize nasip etti.
Münafıklar yaptıkları hainliğe ve alçaklığa karşı Allah'tan bir bela olarak yalnız yaşayıp, yalnız ölecekler. Hiçbir zaman sevgi göremeyecek, daima nefretle anılacaklar. Ömür boyu insanların tiksindiği ve nefret ettiği varlıklar olacaklar. Akıbetleri de cehennem olacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Aralık 2017> Daha Fazla

Allah ve Resulü’nün vaad ettiğinin gerçekleştiğini hep birlikte göreceğiz. Mehdi hayatta. İsa Mesih hayatta. Allah’ın izniyle 2022’ler gibi, büyük olaylar yaşadıktan sonra, her şeyin çok netleştiğini hep birlikte göreceğiz.
Elçilerin etrafında onu çok seven insanlar olması tarih boyunca tüm münafıkların içine oturmuştur. Firavun yazıtlarında dahi Musa’nın çevresinde onu çok seven insanlar olması kayda geçmiştir. Allah’ın elçileri insanlara çok sevdirmesine münafıklar hep haset etmiştir.
Darwin kadınlar için "gelişimini tamamlamamış hayvandır" diyor. Gelenekçi ortodoks sistem de kadınlar için "insanla hayvan arası bir varlıktır" diyor. Kadın buçuktur, yarım varlıktır diyor. Kadın aleyhtarı sistem muazzam çalışmış. Uydurma hadislere dayanan bu izahları bazı Müslüman kadınlara da kabul ettirmişler. Oysa ki Peygamberimiz (sav) kadınları canı gibi sever, mübarek ve kutsal birer varlık olarak görür. Gelenekçi ortodoks birtakım şahısların kadınlara yönelik hadis diye öne sürdükleri bu tarz uydurma sözler o devrin münafıklarının Peygamberimiz (sav)'e yönelik iftiralarından ibarettir.
Münafığın en çok ızdırap duyduğu konulardan biri İslam'ın tebliğinin çok güçlü yapılmasıdır. Müslümanların Kuran'ı, İslam'ı tebliğ etmeleri, bu uğurda kitaplar yazmaları, konferanslar düzenlemeleri münafığın çok ağırına gider.
MHP herkesi sevgiyle bağrına basan hars milliyetçisi bir partidir. MHP kafatasçı milliyetçiliğe de şiddetle karşıdır. Türkiye sınırları içerisindeki bütün Ermeni, Laz, Kürt, Çerkes kardeşlerimiz Türk milleti olarak kabul edilir. MHP de Türkiye toprakları içerisindeki herkesi Türk olarak kabul eder.
Müslüman Kuran'la birlikte yaratılır, sevdikleriye birlikte yaratılır. Zer aleminde Müslümanlar birliktedir, dünyada da ahirette de birlikte olurlar. Münafıklar da Zer aleminde münafıklarla birlikteler, dünyada da cehennemde de bir arada olacaklar.
Münafıklar Peygamber (sav)’ın doğru yolda olduğunu çok iyi biliyorlar. Bunu bildikleri için yıllarca Peygamber (sav)’in yanında oluyorlar, bütün güçleriyle Peygamber (sav)’i savunuyorlar. 10 yıl-20 yıl küfrün, Deccaliyetin Peygamberimiz (sav) aleyhindeki bütün iddialarına tek tek cevap veriyorlar, bütün imkanlarıyla O’na destek oluyorlar. Sonra maddi menfaat elde edemeyince bir anda binlerce iftira ile Peygamberimiz (sav)’e muhalif hale geliyorlar. Peygamber (sav)’i 15-20 yıl destekleyip 21. yıl binlerce aksi iddia ile Peygamberimiz (sav)’in karşısına çıkmaları, münafıkların nasıl iblisane ruhta olduklarının bir delilidir. Şeytanın ifasıyla Deccal’in emrinde olduklarının açık göstergesidir. Münafık olduklarının Allah tarafından onlara bir ispatıdır.
Münafıklar tarihin her döneminde aynı yöntemleri uygularlar. Ahir zaman münafıkları Peygamberimiz (sav) dönemindeki münafıklarla aynıdırlar. Ahir zaman münafıkları Hz Musa (as) devri münafıklarıyla da benzerlik gösterirler. Sahabenin münafıkları bu kadar kapsamlı anlatmasının hikmetlerinden biri de ahir zaman münafıklarıyla kıyaslama yapılmasıdır. Ahir zamanda imkanlar daha gelişmiş olduğu için münafıklar hakkında daha kapsamlı bir anlatım yapılacaktır. Gelecek nesillere de bilgi aktarmak için münafıkların her tavrı çok detaylı deşifre edilip anlatılacaktır. Her devrin münafıkları gibi ahir zaman münafıkları da tarihe geçeceklerdir.
İngiliz derin devleti hem Türkiye'yi hem de bütün Türk-İslam alemini yıkıp yok etmeye kararlı. Türkiye'de dirayetli, cesur bir lidere ihtiyaç vardı. Bu lideri Tayyip Hocam olarak Allah karşımıza çıkarttı. Onu başarılı kıldı. Elimize geçen bu nimete titizlik göstermemiz, Tayyip Hocamız'ı iktidarda tutmamız hayati. Tayyip Hocamız'ın şahsını çok güçlü tutmamız çok önemli. Milli lider çok önemlidir. Bütün gücümüzle Tayyip Hocamız'ı destekleyeceğiz. Çok şevkli, çok azimli, çok samimi, güvenilir bir Müslüman. Allah rızası için cumhurun reisi olmak gibi çok zor bir göreve talip oldu. Hiçbir çıkarı yok. Milletimiz için Tayyip Hocam çok büyük bir nimet. Milletçe böyle güvenilir bir baş etrafında toplanmamız bizi çok güçlü kılar.
İngiliz derin devleti sel gibi Müslüman kanı ve Musevi kanı akıtılsın istiyor. Kudüs dini bir şehir, tarihi bir şehir. Orijinal haliyle kalması gerekir. Siyasi hareketliliğin Kudüs’e taşınması doğru olmaz. Mevcut durumu muhafaza etmek doğru olur. Müslümanlarla Musevileri çatıştırmayı hedefleyen bir oyuna gelmemek gerekir. Kudüs, Hristiyanlar, Museviler, Müslümanlar için kutsal bir topraktır. Her üç dinin mensupları birlikte, kardeşçe bu topraklarda yaşamalı, rahat rahat ibadet etmeli. İngiliz derin devleti sel gibi kan akacak bir savaş istiyor, bu kışkırtmaya kimse gelmemeli.
Deccaliyet tarih boyunca kadınları hedef almış. Hindistan’da kocası öldüğünde karısını da canlı canlı yakıyorlar. Hemen her ülkede kadınsa mutlaka dövülmesi, ezilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Güney Amerika’daki duvar kabartmalarında kadınları canlı canlı kuyulara atmak gibi delice ayinler var. Binlerce yıldır çirkin bir gelenek olarak gelen kadın düşmanlığını Mehdiyet tamamen ortadan kaldıracaktır.
Münafığın kini sadece kendini yıpratır. Münafık domuz gibi kendini yerden yere atar, o her çırpındığında Müslümanların sahip olduğu nimetler daha da artar. Münafığın dili yılan dili gibidir, zırvalar, abuk subuk konuşur, domuzun ahırda tepinmesi gibi tepinip durur, ama Müslümanlara hiçbir zarar veremez.
Hz. Mehdi’nin zuhurundan önce olaylar daha da büyüyecek. Biz sebebe sarılıp elimizden gelen gayreti göstereceğiz, ama her halükarda çok büyük olaylar olacağı açık. Sonunda Mehdiyet gün gibi ortaya çıkacak, Kuran ahlakı her yere hakim olacak. Adalet, sevgi, dostluk, kardeşlik yaşanacak.
Münafıkların ezilmesinin sebeplerinden biri Allah’ın onlardan sevgiyi alması ve üzerlerine iğrenç bir pislik kılmasıdır. Münafık süslenir falan ama insanlar çok tiksinir. Bu mucizevi bir durumdur.
Sevgi Allah’ın gizli bir hazinesidir. Sadece dostlarına verir. Bu da Allah’ın bir mucizesidir. Mesela münafık sevgiyi hiç anlayamaz. Münafık ölü olduğu için boyutu ayrıdır. Ahmakça kafalama yapar, sahtekar konuşmalar yapar, asla sevgiyi anlayıp bilemez. Yaptığı kafalama da tiksinti vericidir. Bu yüzden münafık hep yalnız yaşar.
Sevgi vahiyle Allah tarafından verilir. İnsan kendisi sevgi oluşturamaz. Allah sevdirirse sevgi olur. Allah’ın sevgiyi vermesi için de şahsın Allah’a tam teslim olup, Allah’ı candan sevmesi gerekiyor. Aksinde yapmacık bir sevgi olur, bu sevgi taklididir. Yapmacık sevgi de insana olabilecek en büyük eziyettir. Allah’ın vahiyle kalbe verdiği gerçek sevgi ise çok lezzetlidir ve mümin o lezzete doyamaz. Hep daha fazlasını talep eder, fazlasını yaşadıkça da daha haz alır.
Mehdiyet, Allah’ın insanların kalbini açması ve kalplerine Mehdiyeti, Müslümanların birlik olması gerektiğini vahyetmesiyle gelişiyor. İnsanların çoğu fark etmeden adım adım Allah Mehdiyeti her yere hakim kılıyor. İnsanlar dostluktan, kardeşlikten, adaletten, sevgiden, barıştan bahsediyor ve bu güzellikleri istiyor.
Kudüs gibi kutsal bir şehre büyükelçilikleri taşımak, orayı siyasi merkez haline getirmek doğru olmaz. Kudüs her üç din için de ibadet yeri ve kutsal bir toprak. Bölgeyi ateşe çekecek her adımdan kaçınmak önemlidir.
Kudüs konusunda ben yaptım oldu diye bir mantıkla hareket edilmez. Bu tüm bölgeyi Allah korusun ateşe atar. Kudüs Müslüman, Musevi, Hristiyan tüm dindarlar için kutsaldır. Allah her üç din için de o şehri kutsal kılmış. Senin değil benim mantığıyla hareket edilmez. Üç dinin mensuplarının da güven içinde olacağı bir ortam olması önemlidir. İsrail, Kudüs’ü tarihi şehir olarak muhafaza etsin. Mevcut durumun muhafaza edilmesi Museviler için de Hristiyanlar için de Müslümanlar için de daha doğru olur.
Münafıklar çok korkak olur, ödlektirler. Ama dilleriyle sürekli şamata yapar kendilerini cesur gibi tanıtmaya çalışırlar. Halbuki uyuz köpek gibi korkaktırlar. Şöyle yaparız, böyle cesuruz derler ama it gibi korkarlar.
Tayyip Hocam gibi Müslümanlara sahip çıkan, İslam alemini koruyup korumak konusunda böyle şevkli, mazlum Müslümanları koruyan bir başka lider yok. Bu yüzden vatansever, milliyetçi, mümin herkesin Tayyip Hocam’ı desteklemesi gerektiği açık. Dindar, Müslüman Kürtler de Allah rızası için Tayyip Hocam’ı desteklemesi gerektiğini imani ferasetle bilir. Hüda Par, SP, BBP, MHP ve Ak Parti Tayyip Hocam’ın şahsının etrafında kenetlensin, seçime de birlikte girsinler. Türkiye’nin ve İslam aleminin geleceği için bu çok hayatidir. CHP’nin muhalefeti de mutlaka milli ve yerli olmalı. Türkiye için en hayati konu tüm partilerin milli ve yerli olmasıdır.
Münafıkla ilmi mücadele Müslümanlar için müthiş bereketlidir. Münafıkların her atağında Müslümanlar çok güçlenir, en başarılı çalışmaları yapar.
Allah münafıkları bir kavim haline getiriyor, normal insanlarla bağlantı kuramıyorlar. İlla ki kendileri gibi haysiyetsiz, alçak tiplerle birlikte oluyorlar. Müslümanların yanına akın akın insanlar gelirken, münafıkların yanına kimse yanaşmaz. Özellikle kadınlar asla münafıklara yaklaşmaz.
Peygamberimizin etrafına akın akın insan gelmesi münafıkları delirtiyordu. Ahmak münafıklar Allah’ın kudretini ve gücünü bir türlü anlayamazlar. Kendilerinin bu kadar aleyhte propagandasına rağmen insanların Peygamberimiz’i sevmelerini bir türlü anlayamıyorlardı. Bunun sebebi de Allah’ın gücünü kavrayamamalarıdır, o aleyhte çalışmaları kendileri yaptıklarını zannederler. Oysa her şeyi yaptıran Allah’tır.
Münafığı en çok kızdıran şeylerden biri müminlerin sahip olduğu nimetlerdir. Peygamberimiz’in Bizans cüppesi giymesi, çok şık olması münafıkları çileden çıkarıyordu. Müslümanlar dağılsın, İslam güçlenmesin diye var güçleriyle uğraşıyorlardı. Ama münafığın atağı Müslüman için bereketli yağmur gibidir, her ataklarında Müslümana bereket yağar. Bu ataklar münafıklarda ise büzücü etki yapar, içlerine çökerler.
Peygamberimiz’in münafıkları İslam’a hizmet ettirip ganimetten pay vermemesi münafıkların içine oturuyordu. Münafıklar ucu kesilmeyen fitneler çıkarıyorlar, ama Peygamberimiz’e hiçbir şekilde zarar veremiyor, İslam’ın yayılmasını engelleyemiyorlardı. Dönemin derin devletleri Sasanilerle Bizanslarla işbirliği yapıyorlar ama yine de netice alamıyorlardı.
Peygamberimizin eşlerinin güzelliği münafıkların müthiş haset etmesine sebep oluyordu. Kadınlar münafıkların yanına yanaşmaz. Peygamberimiz döneminde de kadınlar Peygamberimiz’e derin bir sevgiyle bağlanıyor, münafıklar ise yapayalnız yaşıyorlardı. Kadınlar münafıklardan nefret ediyordu. Bu, önemli bir münafık alametidir. Münafıklar Peygamberimizin hayatının her yönüne haset ediyorlardı, yediğine giydiğine sevilmesine sevmesine müthiş haset duyuyorlardı.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Aralık 2017> Daha Fazla

Akıllı bir insan her yaşta sevgi, dostluk, kardeşlik bağını kurabilir. Yaş, aklı zayıf insanlar için bir engel olur.
Kadının en güzel süsü imanı ve imandan kaynaklanan aklıdır. Akıllı bir kadın tutkunun uçsuz bucaksız bir okyanusudur. Akıllı kadın muazzam bir etkileme gücüne sahiptir. Et kemik vesiledir, önemli olan ruhtur. Dolayısıyla kadının aklı çok önemlidir.
Münafıklar Müslümanlara saldırdıkça daha çok çürürler. İç acıları ömürlerinin sonuna kadar onları kavurur. Münafıkların İslam Birliği’ni istememeleri, Mehdiyeti hiç anlatmamaları, İslam’ın hakim olması için gayret etmemeleri, tüm hedeflerinin Müslümanlar olması çirkin bir imzalarıdır.
Allah güzelliği kaderde özel yaratır. Allah sevdiği kuluna nimet olarak sürekli güzellik gösterir ve bu güzelliği sevdirir. Allah hem güzeli hem de güzeli sevmeyi aynı anda yaratır. İnsan bunu müthiş bir haz olarak hisseder.
Kitap çok vefalı bir mürşiddir. Nesiller boyunca insan eğitir. İmani kitabı ücretsiz hediye etmek en güzel hediyelerden biridir.
İnsanın normal yaşantısı öldüğünde başlıyor. Dünya bir çok acizliğin var edildiği özel bir ortam. Ölümle birlikte ahirette insan tüm acizliklerden kurtuluyor.
Akıllı olan kadın mutlaka güzel ve cazibelidir. Akıllı olup da güzel olmayan kadın diye bir şey yoktur.
Münafıklar ömürlerinin sonuna kadar tek başına yaşamaya mahkumdur. Allah onları tiksinti verici, kahpe ve iğrenç olarak yaratmıştır. Tüm insanlar bu iğrençliği bildiği için onlardan uzak durur.
İnsanlar imtihanı ve deneme sözünü yanlış anlıyorlar. Bizi yaratan bizi tanır, denemez. İmtihanın anlamı bizim kendimizi tanımamızdır. Allah bu dünyada bizi bize tanıtıyor. Kendimizi ve sevdiklerimizi tanımanın adına deneme deniyor.
Aklın önündeki engel samimiyetsizlik ve bencilliktir. Allah’ı unutan, Kuran’ı hayata geçirmeyen, şirke düşen bir insan akıllı olamaz.
Evrim Allah’ın varlığını inkar ettiği ve her şeyi tesadüfün eseri gördüğü için Deccaliyetin kapısı sonuna kadar açıldı. Sevgisizlik ve bencillik tüm dünyayı sardı.
Din denildiğinde insanların bir kısmının aklına hacı amcalar ve cami geliyor. Din öyle bir kavram değildir. Din, dünyayı yaratan üstün aklın en kaliteli, en dürüst, en mükemmel insan olmamız için bize gösterdiği yöntemdir. İnsan ancak dini yaşadığında ruhen ve bedenen akıllı ve sıhhatli olur.
Milli liderin etrafında kenetlenmek çok önemlidir. Tayyip Hocam’a sağ sol tüm partilerin destek vermesi gerekiyor. Vatan millet devlet meselesi olarak milli liderimizi korumak şart. Tayyip Hocam’a güçlü destek sağladıktan sonra İngiliz derin devleti istediği kadar hoplasın zıplasın hiçbir şey yapamazlar.
Dua samimi ve candan bir üslupla olur. Müslümanın en öncelikli talebi en derin imanla iman etmek, samimiyetle şirkten korunmayı istemektir.
Çok samimi olan Allah’ı çok sever. Allah’ı çok sevenin rahatsız olacağı hiçbir olay olmaz. En önemli olan Allah’ın şanına uygun Allah’ı sevmek, Allah’ın şanına uygun Allah ile bağlantıda olmaktır. Arada sırada çeklerin senetlerin arasında kısaca Allah’ı hatırlamak çok çok çirkin bir tutumdur. Dünyadaki hiçbir şeye önem vermeden tüm dikkatin Allah’a verilmesi gerekir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Aralık 2017> Daha Fazla

Sevgiyi savunanlar aslında çoğunluk. Sürekli sevgiden bahsederek sevgisizleri utandıralım. Gençlerin hepsi sevgi, dostluk, merhamet, hayvana çiçeklere güzelliklere sevgi istiyorlar. Sevgi isteyenler birlik edip öne çıkarsa konu bitecek.
Müslüman gece gündüz Allah’ı düşünür. Allah ile dikkatli ve samimi bir bağlantı hayati konudur. Tüm gücün Allah’a ait olduğunu samimi bir tefekkürle bilmek önemlidir.
Münafık kaderde yenilmiş olarak yaratılır. Münafıkları Allah Müslümanlara özel olarak musallat eder ki makamları pekişsin. Resulullah zamanında Allah 300 münafığı Peygamberimize musallat etmişti ki velayet makamı daha da pekişsin. Münafık her yerde Müslümanın karşısına çıkan insan görünümlü şeytandır. Münafıkların konuşmaları, yazıları buram buram şeytan kokar.
Yemen’deki savaşın bitmesi için Türkiye devreye girsin. Şii-Sünni hepsi nur gibi Müslüman. Hepimiz Allah bir diyoruz, hepimiz Peygambere bağlıyız. Şeytanın Müslümanlar arasına düşmanlık sokmasına izin vermeyelim.
Müslüman için şeytanı mağlup etmek çok önemli bir ibadettir. Bu yüzden müminler insan şekline girmiş münafıkla karşılaştığında fitneyi tam etkisiz hale getirene kadar ilmen mücadele etmekle sorumludur.
Doğru konuşmak çok zevklidir. İnsan sevdiğiyle ısrarla doğru konuşuyorsa bu, ruhunda çok güzel bir heyecana sebep olur.
Hz. Mehdi devrinde tüm silahlar kalkacak. Top, tank, tüfek kalmayacak. İnsan öldürmek için teknoloji kullanılmasına insanlar çok şaşıracak, bunun anormalliğini görecekler.
İslam Birliği’nin vakti için takdir edilmiş bir zaman var. Alametlere bakarak bu vaktin artık yakın olduğunu anlıyoruz. Peygamberimiz 1400 yıl önce görmüş gibi bugün yaşananları anlatmış ve birebir olmuş.
İnsan dünyadaki eğitimle kendisinin ne olduğunu görür. Kendisi hakkında bilgi edinir. Ahirette sevildiğimizi dünyada yaşadığımız eğitimle anlıyoruz.
Münafığın yazdığı her satır şeytanın vahyidir. Nelere haset ettiğini, neye kinlendiğini, İslam’a nerelerden saldırabileceğini görürüz. İmanda ve ilimde derin olanlar bu yazılardaki şeytanın karanlığını tam olarak teşhis ederler.
Kuran insanların normal akla sahip olmasını sağlar. Kuran olmadığında insanın dengeli ve tutarlı olması mümkün olmaz.
Münafık it gibi korkaktır. Kendini cesur gibi göstermeye çalışır, sürekli bunun propagandasını yapar. Müslüman ise gerçekten yiğittir, cesaretinin gereğini yapar. Münafık boş konuşmalarla sadece reklamını yapar.
Şeytanla karşılaştığında onunla ilmen mücadele etmemek uygun olmaz. Şeytan ayağına gelmişse onunla mücadele etme ibadetinin vakti gelmiştir. Bu müminin mücadelesi akılla, ilimle, irfanla, hukukla olur. Münafık, şeytanın üzerine çöktüğü bir varlıktır. Bu yüzden münafığın her cümlesini, her tavrını çok iyi takip etmek gerekir. Bunların hepsi şeytanın vahyidir. Mümin bunların hepsini tek tek tespit edip inceler.
Akıl, tutku ve derinlik kimdeyse kadın ona yönelir. Aşkın sonsuz derinliğine kendisini çekebilen bir erkek için kadın deli divane olur.
Biz alelade bir varlık değiliz. Allah’ın ruhunu taşıyoruz. Allah’ın ruhunu taşıyan hiçbir şekilde cehenneme gitmez. Ama mümin olarak her zaman cehennemden korkacağız, cehennemin insanı olmaktan Allah’a sığınacağız.
İyileri sevmemiz için kıyasa ihtiyacımız var. Yoksa hayat ölür. Kötülerin, münafıkların varlığı son derece hayatidir. Müminin neşesini, müminin canlılığını onların varlığı sağlar. Küfür, kötülük, münafık olmadan imtihan olmaz. İmtihan olmayınca da biz değerli olmayız. Yücelemeyiz. Birbirimizi sevemeyiz, Allah vermesin. İmtihansız hiçbir şey oluruz. Sır içinde sır var tüm bu konularda.
Sayın Destici’nin tüm milli meselelerde Hükümete destek olacağı açıklaması çok güzel. Sayın Bahçeli, Sayın Destici ve Tayyip Hocam’ın birlikte hareket etmesi milletimiz için çok önemli.
Münafıklar hep tek başına yaşamaya mahkumdur. İnsanların tiksindiği bir varlık oldukları için izbe köşelerde tek başlarına sürünerek yaşarlar.
Münafıklarda çok yoğun cinayet eğilimi vardır. Hz. Ali’yi şehit edenler de münafıklardır. Dini, Kuran’ı kullanarak Hz. Ali’yi şehit ettiler. Münafık Kuran’la ortaya çıkar, akılsızca Kuran’ı kullanarak Müslümanlara zarar vermeye çalışırlar.
Şeytan, insanların Allah’ı terk edeceklerini iddia ederek ortaya çıktı. “Kullarını saptıracağım” dedi. Münafık da bu çirkin ahlaka sahiptir. Müminlerin Elçi’yi yalnız bırakmasını ister ve var gücüyle müminlerin elçinin etrafından dağılması için uğraşır.
Samiri hem haysiyetsiz hem namussuz hem hırsız hem dolandırıcıydı, ama Müslümanların Hz. Musa’nın yanından ayrılıp kendi yanında toplanmasını istiyordu. Münafık ahmak olduğu için Müslümanların elçinin etrafından dağılıp kendisinin yanında toplanacağını zanneder.
Münafık İslam’ı anlatmak için kitap dağıtmaz, sadece şeytanın vahyini dağıtır. Yüzeysel gibi görünen şeylerin içinde Allah’ın işaretleri vardır. Allah münafığın üzerinde şeytanın ahlaksızlığını bize gösteriyor. Kuran’a bakarak bunların ne kadar karaktersiz, kahpe ve alçak olduğunu görün diyor. Münafığın yazılarındaki her satır şeytanın ahlaksızlığını tanımak açısından çok önemlidir.
Münafığın dilinden şeytanın vahyini görürüz. Şeytan münafığın etini kemiğini kullanır. Şeytan onun bedeninde olduğu için, bilim adamının kobayı incelemesi gibi bu mahluklarda şeytanı inceleriz. Nitelikli münafığın üslubundan şeytan hangi noktalarda açık görüyor, hangi konuları önemli görüyor, neleri öne çıkarıyor hepsini görürüz. Nitelikli münafığın her sözü şeytanın vahyidir.
Münafık, İslam alemi ve Müslümanlar için hayati bir konudur. Münafıkla karşılaşmak müminin neşesinin, sağlığının, sıhhatinin güçlenmesini sağlar. Müslümanların birlik ve beraberliğini güçlendirir. Münafığı kısaca değil yıllarca değerlendirmek lazım. Nasıl bilim dünyası ilginç bir varlıkla karşılaşınca detay detay inceliyorlar, Müslüman da şeytan olan münafıkla karşılaşınca uzun uzun inceleyecek, ilmen mücadele edecek. Allah bize şeytanı tanıttığında şeytanı son katresine kadar milimetrenin milyonda bir kuyruğu kalsa dahi onunla ilmi mücadele yapmakla mükellefiz. Mümin şeytanı yakaladığında bırakmaz. Tüm gücüyle şeytanla ilmi mücadele eder.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Aralık 2017> Daha Fazla

Müslümanların en önemli sorumluğu samimi olmak sonra da İttihadı İslam’ı istemektir. İttihadı İslam en büyük farz vazifedir.
Dinin tüm hükümleri toplu yaşamaya göredir. Zekat, yardımlaşma, Hac, velayet sistemi nereye baksak müminlerin toplu hareket ettiklerini görürüz. Ayrılıp dağılmamak Allah’ın emridir.
Önyargıya kapılmak küçük düşürücüdür. Aklı güçlü olan bir insan delilsiz önyargılı olmaz. İnsan gözüyle gördüğüne kulağıyla duyduğuna inanır, delil olmayan bir konuda önyargılı davranmaz.
Mehdi talebelerinin metafizik özelliği tebliğ kabiliyetlerinin ve imkanlarının daha yüksek olması; huylarının da diğer insanlara kıyasla yüce olmasıdır. Mehdi talebelerinin dünyaya bağlılığı yoktur, mallarının ve canlarının tamamını Allah’a feda ediyorlar, bu da metafizik bir özelliktir. Birbirlerine bağlılıkları normal camialarda görülenden çok daha yüksek olur. Birine bir zarar geldiğine hepsi birlikte sahip çıkarlar. Bunlar çok alışıldık durumlar değildir. (A9TV; 3 Aralık 2017)
Münafık kıyametten ve kıyamet alametlerinden asla bahsetmez. Mehdiyet en çekindiği konudur. Münafıklara müjde olsun Hz. Mehdi’yi de görecekler, Hz. İsa’yı da görecekler. Bu onlar için en büyük iç acısı olacaktır.
Ahmak münafıklar Peygamberimiz’in bir savaşta şehit olacağını ve Müslümanların malına mülküne el koyacaklarını sanıyorlardı. Bu menfaat umuduyla gençlikleri boyunca İslam’a hizmet ettiler. Gençlikleri ellerinden gitti, hayatları bitti, hayalini kurdukları mal ve mülkün hepsine de Peygamberimiz ve Müslümanlar sahip oldu. Allah münafıkları eşşek gibi Müslümanlara hizmet ettirir, sonunda onların pisliğinden Müslümanları kurtarır. Münafıklar her şeylerini kaybettikleri için domuz gibi böğüre böğüre sürünerek yaşar, sonunda da cehenneme giderler.
Allah münafığa en büyük cezayı gençliğini elinden alarak verir. Peygamberimiz döneminde 20 yaşında Müslümanların yanına geliyor, 40 yaşlarına kadar hizmet ediyorlardı. Allah münafıkların elinden hayatlarını ve gençliğini aldı, Peygamberimiz’e verdi. Müslümanların üzerine gelecek ne sıkıntı varsa münafıkların üzerine verdi. Münafık hayatını Müslümanlara verip gider. Bu, münafığa en büyük cezadır.
Münafık İslam ahlakının hakim olacağından bahsetmez. Müslümanların bir manevi önderi olmasını asla kabul etmez. Ulu’l emre itaatin farz olduğunu duymak istemez. Mehdiyetten, İsa Mesih’in gelişinden asla bahsetmez. Mehdiyetin başarılı olduğu konulardan şiddetle kaçınır, çünkü Mehdiyete destek olmak istemez. Mehdiyet İttihadı İslam’ı savunduğu için münafık aksini savunur.
Haysiyetsiz namussuz şerefsiz olduğu halde kendisini dürüst faydalı bir insan gibi göstermeye çalışmak münafığın en belirgin alametidir. İkinci olarak da münafıklar mutlaka Müslümanların dağılmasını ister, İslam’a faydalı olacak her şeye karşı olurlar.
Münafık en haysiyetsiz, en karaktersiz, en dolandırıcıdır ama kendini dürüst, dine faydası olan, insanları sözde kurtaran adam gibi göstermeye çalışır. Her münafık vatan kurtaran ahmak olarak ortaya çıkar. Mesela münafıklar Peygamberimiz’in müminlerin iyiliğini düşünmediğini, kendilerinin daha akıllı, daha adil olduğunu iddia ediyorlardı. Peygamberimiz’in neden Peygamber olduğunu anlayamıyor, ona verilen neden bize verilmiyor diyorlardı. Peygamberin sahip olduğu her şeye haset ediyorlardı.
Tarih boyunca tüm münafıklar Mehdiyete karşıdırlar. Ehli Beyte karşı olmalarının sebebi de Hz. Ali’yi, Hz. Hasan’ı, Hz. Hüseyin’i şehit etmelerinin sebebi de Mehdi karşıtlığıdır.
Her rüyada insana özel hatıra verilir. Hatıra verildiği için en anormal şartları bile normal görürüz. Mesela karınca üzerine binip Kayseri’ye gidiyor, bunda şaşıracak ne var diyor. Çünkü hatıra ve hafıza bu şekilde veriliyor. Mesela rüyasında uçtuğunda şaşırmıyor, çünkü her rüya hafızasıyla yaratılıyor. Rüyanın hafızasında daha önce de uçtuğu bilgisi olduğu için şahıs şaşırmaz.
Allah, İslam yolunda hizmet eden tüm kardeşlerimize adımları sayısınca, nefesleri sayısınca sevap nasip etsin.
Bencil insanlar olmasa fedakar olanların kıymeti anlaşılmaz. İyi olanın kıymetinin anlaşılması için kötü olan özel yaratılır. Bencillik insanı kirleten bir pisliktir. İnsanlar bencilliği gördükten sonra fedakar insanın güzelliğini büyük bir açlıkla görür.
Münafık faydalı bir şeyi zararlı gibi göstererek Müslümanlar aleyhinde bilgi yayar. Bazı aklı zayıf olanlar da münafıkların bu ahmakça anlatımlarına aldanırlar.
Tarih boyunca tüm kadın münafıklar çiyan, tüm münafıklar sırtlan karakterindedir. Münafık olayları hiç kavrayamayan bir ahmaklık içindedir. Onca ahlaksızlığına rağmen ahlak dersi vermeye kalkışır. Peygamberimiz zamanında da hırsızlık yapmış, çocukken de şaki olan, dolandırıcı, sahtekar olan münafıklar Peygambere haşa nasıl davranacağını öğretmeye çalışıyorlardı.
Peygamberimiz’in fakirken zengin olması, hanımlarının çok güzel olması münafıkların çok ağırına gidiyordu. Kendilerinin Peygamberi zengin ettiklerini sanıyorlardı. Münafık hem ahmak hem alçaktır. Peygamberi zengin eden, onu seven güzel eşler yaratan Allah’tır.
Resulullah dönemindeki münafıkları inceledikçe Peygamberimiz’in sevabının ne kadar büyük olduğunu daha iyi görüyoruz. 300 münafık çıkıyor, Müslümanları savaşın ortasında bırakıp geri dönüyorlar. Tarih boyunca münafık karakteri hep aynı olmuştur. Münafık zihniyeti; Züppe, ukala, haris, kahpe, kalleş, sinsi, pis, gizlide daha pis, deccaliyetle iş birliği yapan, yalancı, şaki karakterli, insanlardan nefret eden, güzel olan her şeye karşı olan, kötü olan her şeyi seven, homoseksüelliği destekleyen, Müslümanların doğru yolunu kesmeye çalışan alçak bir mantıktır.
Kadını potansiyel her türlü kötülüğü yapacak biri olarak düşünüp kıskanmak çok çirkindir. Kıskanmak ancak daha çok koruma isteği anlamında olabilir. Kadınlar kişiliklidir ve aklı başındadır. Kadın onuruna düşkündür. Kadına potansiyel şüphe gözüyle bakmak vicdansızlıktır.
Her şeyin en iyisini istemek cennet ahlakıdır. Ruhun güzelliğe doymayacak. Hep daha iyisini, hep daha güzelini isteyeceksin. Bu, mümin ahlakıdır.
Kuran hayata hakim olduğunda, yani Mehdiyet döneminde telif gücü müthiş gelişir, sanatta hayranlık veren bir ilerleme olur. İnsanlar neşeli coşkulu yaşar. Kardeşlik ve yardımlaşma ruhu gelişir. Mehdi sevginin garantisidir, sevginin hakimidir. Mehdi’nin siyasi bir yönü olmayacaktır. İnsanlara sevgiyi öğretecektir.
Kuran’a tam uyulduğunda toplum baskısı, mahalle baskısı, aile baskısı tamamen ortadan kalkar. Gençlerin, kadınların, insanların üzerindeki tüm baskılar kalkar, kafaları çok rahat eder. Şu an gençlerin bildikleri rahatlama eğlence yerine gitmek şeklinde. Kuran’la yaşadıklarında o eğlence yerinde bin katı daha rahat edecekler, daha ferah olacaklar. Çünkü kafaları rahat olacak, güven olacak, sevgi olacak.
Kuran ahlakına sahip olmak gerekli ve kolay. İnsan normal yaşamayı Kuran’a uymakla sağlayabilir. İnsanın, toplumun, hayatın makul olması için mutlaka Kuran’a uymak gerekiyor. Hayat Kuran’sız olmuyor, Allah böyle yaratmış. Hayat vardır yaşarsın bir de üzerine din eklersin diye değil. Kuran hayatın kendisidir. Hayat Kuran’la hayat olur.
Azerbaycan’ı, Azerileri çok seviyoruz. Allah bereketlerini artırsın. Azerbaycan demek Türkiye demektir. Türkiye demek Azerbaycan demektir. Onlar bizim baş tacımız, canımız, ruhumuz, mübarek kardeşlerimiz. Dünyada da ahirette de beraberiz inşaAllah.
Sonsuz kısa zamanın an içinde yaşanıp bitmiş olması büyük bir harikadır. Zaman ve mekan olmayan bir alem içinde yaşıyoruz, ama çoğu insan düşünmüyor. Zamanın ve mekanın olmaması insanın acizliğini gösteren büyük delillerdendir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Aralık 2017> Daha Fazla

Tayyip Hocamız sadece Allah’tan korkar, başka kimseden korkmaz. Delikanlının hasıdır. Allah Tayyip Hocamız’ın yardımcısıdır. Aleyhine gibi görünen bütün olayları Allah kendisinin lehine çeviriyor. Tayyip Hocamız’ın Allah’ın izniyle yolu açık. Kendisi himmet ve inayet altında.
Günümüz münafıklarının kahpelikleri, alçaklıkları, ahlaksızlıkları Peygamberimiz (sav) dönemindeki münafıkların aşağılık karakteriyle aynı. Bütün münafıklar hırsızdır, soyguncudur, gaspçıdır, adam bıçaklayan sabıkalı cemiyet mikroplarıdır. Münafıkların hepsi ünlü azılı münafıklar olarak tarihe geçiyorlar.
Cennette her şey bizim ruhumuzu ve zevk duygumuzu tam tatmin edecek şekildedir. Cennetteki dostluklar ve sevgi, Allah’a olan sevgi, Allah’ın tecellilerine olan sevgi çok doyurucudur. Cennet şu an hazır.
Münafıklar 3-5 kokuşmuş köpek gibi karanlıkta, leş gibi bir hayat yaşıyorlar. Kimse yanlarına yanaşmıyor, sahtekarlar dolandırıcılar bile bunlara yaklaşmıyor. Herkes bunlardan tiksiniyor. Kendileri de birbirlerinden iğrenen, kudurmuş gibi birbirine saldıran mahluklar, utanmadan nur gibi Müslümanları yanlarına çağırıyorlar. Bu da münafıkların ne kadar ahmak olduklarının bir başka ispatı.
Allah Kuran’da münafıkları yüzlerce ayetle anlatıyor. Münafıklığı gündemde tutmak Kuran’ın hükmüdür. Kuran ayetleriyle münafıkların tavırlarının, sözlerinin birebir örtüşmesi Kuran’ın mucizesidir. Münafıklık konusunu, ayetlerdeki olayların aynısı tahakkuk ettiği için anlatıyoruz. Kuran’ın mucizesine şahit olduğumuz için anlatıyoruz.
Münafıklar bizi nasıl tanıyorsunuz diyorlar. Domuzu nasıl tanıyorsak münafıkları da öyle tanıyoruz. Münafıkların sözleri, konuşmaları, yazıları Kuran’da bildirilen tüm münafık alametlerini taşıdıkları için bir bir anlıyoruz.
Mehdiyet devrinin münafıkları Peygamberimiz dönemi münafıkları gibi tarihe geçecekler. Bir mahluk olarak, insanlığın baş belası pislikler olarak kitaplara geçecekler.
Münafık, Müslümanlardan menfaat umarak İslam’a hizmet eder. Menfaat elde etmeyi beklerken tüm gençliği elinden gider. Menfaat elde edemeyeceğini görünce de bu sefer kin ve hırsla o menfaat elde edemediği yeri tahrip etmeye çalışır. Sadece kendi tahrip olur.
Allah münafıklara gençliklerini ellerinden alarak en büyük cezayı verir. Münafıklar dine ve Allah’a karşı öfkeli oldukları için İslam için geçirdikleri vakitten büyük acı duyarlar. Keşke hizmet etmeseydim, sadaka vermeseydim diye ömür boyunca ciğerleri yanar. Münafık İslam için hizmet etmeyi hayatını yakmak olarak gördüğü için, İslam’a hizmet ederek geçirmiş olduğu her günden dolayı büyük acı çeker. Allah bunu onların içine büyük bir dert olarak verir. Bütün münafıklardan Allah gençliklerini almıştır.
Şeytan münafıkların enaniyet ve kibrini kullanarak bu ahmakları kışkırtır. Müslümanlar ise münafıkları gördükçe Kuran’ın ayetlerinin yaşandığını görürler ve manevi makamları çok yükselir.
Kuran’a göre namaz vakitli olarak farz kılınmıştır. Namaz vaktinde yerine getirilmesi gereken bir ibadettir. Abdestin yoksa nasıl namaz kılamazsan, vakit geçmişse o namaz geçmiştir.
Ölüm mümin için bir ferahlık, imtihanının bitişi, Allah’a kavuşması ve berrak bir uyanıştır. İmtihanın süresini Allah belirlemiştir. En iyi şekilde yetiştiğimiz netleştiği zaman Allah canımızı alır. Ölüm, net olarak rüyadan kalkmadır. İnsanlar ağır bir rüyadan kalkmış gibi olacaktır.
Önümüzdeki yıllarda zorluklar artacak. Hiçbir kardeşimiz telaşa kapılmasın. O zorluklar insanların kardeşliğin önemini anlamasına vesile olacak. Dünyanın önde gelenleri bir araya gelecek ve birlik olma kararı alınacak, tüm acılar ortadan kalkacak.
Allah ruha hatıra verdiği için insan, insan oluyor. Hatıra silindiğinde insan sadece duyar, koklar, işitir, dokunur. İnsan hatırayla şahıs haline geliyor. Herkesin hatırası ayrı olduğu için ayrı bir insan olmuş oluyor.
Kuran’daki özgürlük insanların hayret edeceği kadar geniştir. İslam dini ilk geldiğinde insanlar tüm tabuları ve gereksiz kuralları kaldırdığı için insanlar müthiş ferahladılar. Müşrik sistemin geleneklerinin insanları ezen yüzlerce binlerce kuralını İslam ortadan kaldırdı. İslam insanlara bayram sevinci getirir, insanların üzerindeki tonlarca yükü kaldırır.
Münafıklar Müslümanlara büyük fayda sağlar. Müslümanların birlikteliğini artırır. Müslümanlar münafıkların İslam’a nereden saldırabileceklerine dair bilgileri görmüş olur. Böylece Müslüman o alanların tahkimatını sağlar. Müslümanlardan meskeneti kaldırır. İttifak gücünü arttırır, şevki bereketi artırır. Münafıkta ise akli ve bedeni çökmeye neden olur. Asıl olarak cehennemde büyük azap kazanır.
Münafıkta çok köklü bir kibir ve büyüklük hissi vardır. Vatan kurtaran avanak edasıyla ortaya çıkarlar. Müslümanların yanındayken, sürekli Müslümanları överler, anlatırlar, hiçbir eleştiri getirmezler. Müslümanların yanından ayrılır ayrılmaz var güçleriyle Müslümanları dağıtmaya uğraşırlar. Neden Müslümanları dağıtmak istiyorsunuz diyoruz? Homoseksüellik, Darwinizm, materyalizmin zayıflamasını istemiyoruz diyorlar. Şeytanla aynı görevi üstleniyorlar.
Münafığın ana hedef edindiği kişiler Müslümanlar olur. Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da Müslümanlara saldırılıyor, İngiliz derin devleti atakta, küfür dünya çapında Müslümanları zor durumda bırakmak için uğraşıyor. Münafık ise Müslümanlardan ayrılıp küfür içinde yerleşerek Müslümanlara karşı mevzi alıyor. Küfürle hiç ilgilenmiyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Aralık 2017> Daha Fazla

Münafığın aşağılanması müminlerin kalbinde inşirah meydana getirir. Çünkü onları aşağılayan Allah’tır. Münafığın aşağılanıp domuz gibi debelenmesini izlemek müminler için bir eğlencedir. Ahirette de müminler münafıkların cehennemdeki halini görüp eğlenecekler.
Münafık kibir ve enaniyet ister, ama Allah onlara tam zıddıyla karşılık verir. Her büyüklük yapmak istediklerinde münafıkları aşağılar. Münafığı hor ve aşağılık kılan Allah’tır.
İnsanın imanı arttıkça Allah ona incelikleri ve sırları gösterir. Allah küfrü ve münafıkları mağlup yaratır ama çok dikkatli Allah’ı takip ettiğinde bu sırrı görürsün.
Şirk devam ettiği müddetçe yıkım kesintisiz devam eder. Allah Kendisi’ne şirk koşulmasını istemez. İnsanların acıları şirk bitince biter. Allah’ın Kitabı yetersiz demek Allah’a karşı çok çirkin bir sözdür.
Münafık Müslümanların yanındayken eşşek gibi çalışarak Müslümanın faydasına çalışır. Ayrıldıktan sonra da Müslümanların neşesinin artmasını sağlar. Münafıkların atakları Müslümanlarda hayret edilecek bir şevk artışına, birbirlerine olan sevgilerinin güçlenmesine, imanlarının derinleşmesine vesile olur. Münafıkların Kuran’da bildirilen her sözü söylediklerini gördükçe müminler daha da şevklenir.
Münafığın imzası, küfre karşı en etkili çalışmayı yapan Müslümanları hedeflemesidir. Bu yüzden doğru yolda olan her mümin camianın mutlaka münafığı vardır. Münafık küfürle müttefik olduğu için asla onları hedeflemez. Münafığın derdi FETÖ’yle, PKK ile, İslam’ı yeryüzünden kaldırmaya azmetmiş olanlarla mücadele eden Müslümanları etkisiz hale getirip, yancılık yaptığı bu dostlarını korumaktır. Münafık İslam’ı engellemeye çalıştıkça İslam dalga dalga yayılır. Münafığın cehenneminin derinliği müminin cennetinin yüksekliğini sağlar.
Peygamberimiz döneminde münafıklar, Peygamberimiz’in kendilerini haşa göz göre göre ölüme sürüklediğini iddia ediyorlardı. O devrin münafıkları küfürle hiçbir mücadele içine girmez, alçakça Peygamberimiz’i hedef alırdı. Bu devrin münafıkları da Suriye’de, Irak’ta Müslümanları şehit edenleri, Türkiye’yi bölmeye çalışanları, dinsizliği, materyalizmi hedef edinmiyor. Neyi hedef ediniyor: bunlara karşı en etkili mücadele yapan Müslümanları. Münafık bu yüzden çok alçak ve karaktersizdir.
İnsanlar hastalıklar gibi acizlikler ve çocuk ölümleri gibi konuları tam kavrayamadıkları için imandan uzaklaşıyorlar. Niye kafir var, niye münafık var diyorlar. Bazıları da insanların çoğunun iman etmediğini görünce bundan olumsuz etkileniyorlar. Oysa bu saydıkları şeylerin tamamı insanın iman etmesi, sevgiyi öğrenmesi, derinlik alması için gerekli olan, eğitimin parçası olan şeylerdir. Eğer dünyada böyle bir eğitim almazsak cennetin anlamı kalmazdı.
İnsan aklı civa gibi dağılır. Sürekli toplamak gerekir. Serbest bırakıldığında dağılarak insanı yorar. İmanda sabitlendiğinde ise kafan çok rahat eder. Dünyaya gerçekçi bakmak lazım. Bilim dışarıda renk, derinlik, koku, ses olmadığını söylüyor. Ama beynin içinde 3 boyutlu, derinlikli, renkli, ışıl ışıl bir dünyayı yaşayan bir varlık var. Bir insanın milimetrenin milyarda biri beyni olsa bile sırf bu bilgiyi düşündüğünde iman eder.
Atatürk müziği, heykeli, sanatı, kaliteli giyinmeyi, güzelliği, aydınlığı teşvik etmiştir. Aynı zamanda modern dindarlığı da teşvik etmiştir. Kuran’ın Türkçe tercümesini bastırıp on binlerce dağıttırmıştır. Atatürk’ün kıymetini anlamayan cahillere hiç itibar etmeye gerek yoktur.
Allah için hizmet ettiğini söyleyip Allah’ı unutmak olmaz. En iyi hizmet Allah ile yoğun bağlantı halinde olmaktır. Allah en çok samimi, derin sevgiyi sever. Allah’ı derin seven olmak önemlidir. Derin sevgi olunca, hizmet kısmını Allah çok güzel gerçekleştirir, başarı verir.
Din terk edildiğinde, gaflet oluşur. İnsan zayıf bir varlık. Kafası her türlü telkine açıktır. Eğer iman etmezse zayıf olduğu için bu telkinlerle muazzam dalgalanır. İman ettiğinde ise kaderi sonsuz Akıl Sahibi Allah’ın yarattığını bileceği için rahatsızlık duyacağı hiçbir şey olmaz. İslam’ın muzaffer yaratıldığını bilir.
Tayyip Hocam’ın gönlü çok rahat olsun, 2023’lerde de bu milletin başında olacak. Bu devlet Suriyeli mazlumlara sahip çıkıyor, bakıp kolluyor. Devletimiz paranın nasıl kullanılacağını iyi bilir. Tayyip Hocam’ın hayatı gözümüz önünde, kişisel bir hırsı menfaati olmadığını görüyoruz. Usulsüzlük varsa savcılık gerekeni yapar. Tayyip Hocam bu iftiralarla hiç muhatap olmadan dümdüz yolunda ilerlemeye devam etsin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Kasım 2017> Daha Fazla

Aşk, Allah ile bağlantılı bir güzelliktir. Allah’ı insan çok sevdiğinde, Allah’a çok bağlandığında, Allah’ın tecellisi olarak insanı sever. İnsan eti kemiği sevemez. Allah’ı sevmeyi aşk haline getirirse, Allah ona insan şeklinde dünyada tecelli eder. O tecelliye duyulan sevgiye aşk denir.
Allah insanın Kendisine yaklaşmasında sınır koymamıştır. Her insan Peygamberler gibi hatta daha fazla Allah’a yaklaşabilir. Allah geçmeyin durun dememiştir. Allah sevgiyi sonsuz açmıştır, sevebildiğiniz kadar Beni sevin, yaklaşabildiğiniz kadar Bana yaklaşın diyor. Mümin tüm gücüyle Allah’ı sevmeyi isteyecek.
Münafığın yaptığı her rezillik kaderinde bellidir. Nerede ne yazacak, hangi cümleleri kuracak, Müslümanlara karşı hangi atakları yapacak, cehennemde yeri nerede olacak hepsi belli.
Allah korkusu olmadığında insanlarda kibir gelişir. Allah korkusu her türlü anormalliği ortadan kaldıran nimettir. Gurur, kibir, kıskançlık gibi hastalıkların tek ilacı Allah korkusudur. Bu hastalıklar insanı kaplarsa sevgi ortadan kalkar. Sevginin ve güzelliğin kaynağı Allah korkusudur.
Allah korkusu, Allah’a karşı mahcup olmaktan korkma duygusudur. Bu, sevgiyle Allah’a yakınlıkla müminde müthiş bir hazza dönüşür.
Sadakat insan olmanın şartlarındandır. Sadık olmayan vefayı bilmeyen insani vasıflarını kaybetmiştir. Sadakat yoksa acımasızlık ve gaddarlık vardır. Vefa, merhamet, sadakat insanın muhteşem güzellikleridir. Bunlardan biri olmazsa o insan ölür, insan olmasının anlamı kalmaz.
Dindar akıllı bir insanın etrafındakiler huzurludur. Din olmadığında insanlar kendilerini boşlukta hisseder. Kendini boşlukta hisseden insan çevresine güven veremez. Din insanın makul, akılcı, samimi, dürüst, sevgi dolu, canlı yaşamasını sağlar.
Münafık küfür dağılsın demez. Küfür ayrılsın demez. Sadece en etkili gördüğü Müslümanların dağılıp ayrılmasını ister. Münafığın en önemli alameti sadece etkili gördüğü Müslümanları hedef almasıdır.
Münafıklarla ilmi mücadele Kuran’da en geniş anlatılan konulardan biridir. Müslüman, münafıklarla ilmi mücadelede çok titiz olmalıdır. Bu ibadetin sevabı çok yüksektir.
Münafık Kuran’ı kendi pis emelleri için kullanmaya kalkışır. Biraz Kuran’dan biraz küfürden öğrendiği mantıklarla ortaya çıkar. Küfre tavır almaz. Ama İttihadı İslam’a tavır alır. Mehdiyete şiddetle karşıdır. Peygamberimiz döneminden itibaren münafıklar Mehdiyete karşıydı, bu yüzden Ehli Beyti şehit ettiler. Münafık, Müslümanların manevi bir önderi olmasını istemez.
Allah korkusu, Allah’a karşı mahcup olmaktan çekinmektir. İnsan böyle bir konuma gelmekten çok utanır, çok ağır bir acı hisseder. Mümin Allah’a karşı mahcup olmaktan, O’nun değerini takdir edememekten korkar.
Peygamberimizin vefatından sonra putperest ve müşriklerin namus anlayışları ve kadına bakış açıları İslam’a geçirildi. Müşriklerin kendi çarpık mantıkları İslam’ın hükmü, Peygamberimiz’in sözüymüş gibi gösterildi. Son derece yanlış bir İslam anlayışı geliştirildi. Bu zihniyetin temelini de kadının tüm haklarını elinden almak, kadını potansiyel suç makinası olarak görmek, yarı insan bir varlıkmış gibi davranmak vardır.
Hamiyeti İslamiye önemlidir. Allah için buğz etmek bir ibadettir. Ama her zaman adaletle, akılla, mantıklı bir tavır gösterilmesi, Kuran’a uygun hareket edilmesi lazım.
Her konu açıklamasıyla birlikte anlatılmalıdır. Bir konuyu haber yapıp sonra gerçeğini veya cevabını yayınlamamak dürüst bir tavır değildir. Eğer cevabını yayınlamıyorsa, tek yanlı iftira sistemi uyguluyorsa “basın özgürlüğü var” denilip geçilemez. Ya cevabıyla, doğru bilgiyle birlikte yayınlayacak ya da o haberi yayınlamayacak.
Münafıklar Peygamberimiz döneminde savaşmayı bilmiyoruz diyerek geride kalmak istiyorlardı. Onlara şu arazinin yarısı senin olacak denilse koşarak gider, en iyi ben savaşırım derlerdi. Münafık iğrençlik derecesinde egoisttir. Peygamberimiz bunların alçak olduğunu bildiği için ganimetlerden pay vermiyordu. Savaşa gidiyorlar ama ganimetlerden pay alamıyorlardı. Bu yüzden maddi menfaat sağlayamamak içlerine oturuyordu. Peygamberimiz müthiş bir akılla bu ahmakları İslam için en güzel şekilde kullanıyordu.
Peygamberimiz döneminde münafıklar kendilerini devrim yapan halk kahramanları gibi göstermek istiyorlardı. Bunun için de Peygamberimizin savaş kararlarını akılsızca eleştiriyorlardı. Peygamberimiz İslam’ın güçlü olması, mazlum Müslümanların, kadınların, çocukların korunması için müminleri savaşa teşvik ediyordu. Münafıklar ise ahmakça “Peygamber sizi ölüme sürüklüyor” diye imanı zayıf olanları etkilemeye çalışıyorlardı. Münafıklar müminlerin asil amaçlarını anlamazlar, çok iğrenç aşağılık teşhisler koyarlar. Münafıklarda yüce amaçlar, yüksek idealler olmaz.
En ufak bir detayı dahi Allah’ın yaptığını düşünerek hareket edersen akıllı ve dengeli olursun. Mümin keskin bir görüşle dünyayı değerlendirir. Küfür ve münafık her şeyi kendi yaptığını zanneder, bu yüzden kendisinin çözüm getirdiğini zanneder.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Kasım 2017> Daha Fazla

Münafık sürekli kendini batırarak hareket eder. Her yaptığında kendini rezil eder. Müminlerde ise Kuran’da münafıklarla ilgili ayetlerin birebir yaşanması sebebiyle müthiş bir heyecan ve derinlik oluşur. Müminlerin birbirine bağlılığı artar, bereket gelir. Münafıkta ise sürekli bereket kaybı ve ardarda belalarla boğuşma vardır. Ahmak olduğu için bu belaları anlayamaz. Ahmakça debelenme içinde domuzun şuursuzca saldırması gibi saldırmaya devam eder. Müminin münafıkla ilmi mücadelesi şuursuz domuzla mücadele gibidir.
Münafıklar ahirette köpek yalı gibi iğrenç yiyecekler yiyecekler. Müslümanlar hem dünyada hem ahirette hep cennet sofralarındalar. MaşaAllah.
Allah sonsuz güzellik, sonsuz iyilik, sonsuz akıldır. Allah bizim sonsuza kadar cennette güzel yaşamamızı istiyor. Allah bizim iyiliğimizi istiyor. Allah cehennemi, cennetin kıymetinin bilinmesi için yaratmıştır.
Mağazalarda çalışan insanlara ukalalık yapmak çok büyük bir ahlaksızlıktır. O insanlar zaten sabahtan akşama kadar ayakta duruyor, gelen insana yardımcı olmak için gününü geçiriyor. O insana zorluk çıkarmak, ters üslup kullanmak çok büyük vicdansızlık ve merhametsizliktir.
Türki Devletlerin birleşmesi, Azerbaycan ile Türkiye’nin bir olması hemen olabilecek bir güzellik. Rusya ve Ermenistan’ı da mutlaka bu birliğe almak lazım.
Dünya çapında başarılarımız, etkimiz sürekli katlanarak artıyor. Adnan Oktar’ın kitaplarının, makalelerinin ve bu eserlerden faydalanılarak hazırlanan konferansların, belgesel filmlerin etkisi deccaliyete müthiş bir ilmi darbe vuruyor maşaAllah.
Deccal -haşa- kendisinin Allah ve Hz. İsa olduğunu iddia ederek ortaya çıkar. Ve bu şekilde zayıf akıllı kişileri ikna etmeyi başarır. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde Deccal’in bu oyununu şöyle haber vermiştir: DECCAL KENDİNİ DİNDAR GÖSTERİR EN SON İLAHLIK İDDİASINDA BULUNUR. İbni Hacer deccalin hilekârlığından şöyle söz etmiştir: “Deccal önce îman ve iyilik iddiasıyla çıkar, sonra peygamberlik, daha sonra da tanrı olduğunu iddia eder.”
Peygamberimiz (sav) bir hadisinde, “Deccali bu kadar büyüten ve yücelten askerlerinin ona olan bağlılığı olacak.” (el-Müstedrek, 4/507) diye bildirmiştir. Bir başka hadisinde ise “Deccalin karargahı güneşin batım tarafında bir adada bulunacak.” (Suyuti, Dibac ale’l-Müslim, 6/261; Müslim, hadis no: 2942; Avnu’l-Mabud, 11/317; Es-Sünen el-Varide Fi’l-Fiten, 6/1149.) demiştir. Peygamberimiz (sav) bu sözleriyle açıkça İngiliz Derin Devleti’ne dikkat çekmiştir.
Hz. Mehdi (as) Müslümanların manevi lideri olmayı kabul etmede önce çok diretecektir. Bunun sebebi korku değil, vicdanen bu büyük manevi sorumluluğu üstlenmedeki vicdani hassasiyetidir. Bu yüzden de önce, ‘Ben sıradan bir insanım, çok fazla büyük alim var. Siz onlara gidin’ diyecektir. Ama ‘Ümmetin kurtuluşu için sana ihtiyaç var’ diye çok ısrar ettiklerinde, artık Hz. Mehdi (as) de bu görevi kabul edecek ve İslam aleminin manevi önderi olarak bu sorumluluğu üstlenecektir.
Yakın bir gelecekte inşaAllah İslam alemi birleşecek, Türklük alemi birleşecek. Ardından da Hristiyanlık ve Musevilik alemi birleşecek. Sonra da inşaAllah İslam ahlakı tüm yeryüzüne hakim olacak. Bizlerin görevi de bütün gücümüzle Hz. Mehdi (as)’a ve İsa Mesih’e yardımcı olmak. İsa Mesih’e yardımcı olmanın vakti de artık hemen hemen geldi. Bediüzzaman Hazretlerinin da belirttiği gibi, İsa Mesih’in mücadelesi şu an ‘gizli galibane’dir. Mehdiyette ise bu mücadele ‘açık ve sarih şekilde galibane’dir. İşte İsa Mesih’in bu gizli galibane mücadelesi de, Allah’ın izniyle yakında açık galibaneye çevrilecek.
Kuran’a uyulmadığında Allah oraya mutlaka felaket verir. Kuran’a ekleme yapıldığında, Allah’ın indirdiği din haşa beğenilmediğinde, şirk dininde ısrar edildiğinde felaket eksik olmaz.
Çiçeklerin her hücresinde ruh her hücresinde akıl var. Bir çiçeğin tek bir hücresinde dünyadaki tüm insanların toplamının aklından daha büyük bir akıl vardır.
Allah’ı bilmeyen insan seni bilemez. Allah’ı bunca ihtişamına rağmen göremeyen insan seni hiç göremez. Allah’ı sevemeyen seni hiç sevemez.
Allah’a keskin bir akıl, keskin bir dikkatle, gönülden aşık olunur. Akıllı bir insanın Allah’a sevgisi alabildiğine derindir. Keskin bir muhabbet, keskin bir akılla bağlantı şeklinde olur.
Bir kadını başörtülü olduğu için istediği okuldan, istediği meslekten alıkoymak çok büyük bir acıdır. Kamuda başörtüsü kullanılmasının kimseye bir zararı olmaz.
Aşk, tutku, sevgi olmazsa insanda çökme başlar. En kötüsü Allah aklını alır, her an insanlara karşı nefret içinde olur. Bu öfke hem elini yüzünü kirletir, hem de aklını kirletir.
Peygamberimiz çok güzel bir akılla münafıkları İslam için kullanmıştır. O dönemde münafıklar 15-20 yıl Müslümanlara hizmet etti, gazvelere katıldılar, muazzam ganimet kazanılmasına vesile oldular. Tüm gençlikleri bittikten sonra biz gidiyoruz dediklerinde Peygamberimiz hadi gidin dedi. Hem Müslümanlar pislikten kurtuldu hem de gerilerinde muazzam zenginlik bıraktılar.
Münafık hiçbir amacı, gayesi olmadan hayvan gibi yaşamayı bir şey zanneder. Ahmak olduğu için “bak sabah namaza kalkmamız gerekmiyor, İslam’ı yaymak için kitap dağıtmamız gerekmiyor, sabahtan akşama kadar boş boş geziyoruz” diyor. Bunun da adını özgürlük zannediyor. Bu özgürlük değil, hayvan gibi sürünmektir. Münafıklar bunun özgürlük olmadığını cehennem yataklarında çok iyi anlayacaklar.
Müminler her zaman ölüme hazırdır. Mümin için ölüm vuslattır, yani kavuşmadır. Allah’tan geliyoruz, Allah’a döneceğiz. Her an Allah ile iç içeyiz. Ölüm dediğimiz şey Allah’ın ruhunun yine Allah’a dönmesidir.
Osmanlı’nın bitirilmesi kararı İngiliz derin devleti tarafından alındı. Bu kararla Abdülhamit döneminde Darwinzm, içki, sigara Osmanlı’nın her yerine yayıldı. Aydınlara Allah’ın yarattığını inkar edip Darwinizm kabul ettirildi. Müthiş bir dejenerasyon başladı. Osmanlı’nın ilk resmi genelevleri açıldı. Osmanlı donanması ve bir çok kurum İngiliz paşalara verildi. Sonuçta Osmanlı paramparça oldu.
Zenginlikle tebliğ doğru orantılıdır. Para İslam’ın tebliğinde, İslam’ın yayılmasında çok önemlidir. Allah Peygamberimiz (sav)’i de o devrin en zengini Hz. Ebubekir’le desteklemişti. Hz. Hatice (ra) annemiz de o devrin en zengin kadınıydı. Bütün mülklerini, maddi-manevi bütün imkanlarını İslam’ın yayılması yolunda kullanmışlardı.
Okullarda eğitimin amacı sevgi, şefkat, doğruluk ve kalitedir. Bunun gençlerimize iyi vurgulanması lazım. Okullarda mutlaka dostluk ve arkadaşlık ortamının oluşturulması, sınıfların kaliteli ve rahat ortamlar şeklinde düzenlenmesi güzel olur.
Kadınları ezecek hazır bir hurafevari inanç sistemi var toplumda. Kadınların her şeyine karışan ve kadınların her türlü özgürlüğünü kısıtlayan bir felsefe var. O insanç felsefesini kaldıracak bir ana güce ihtiyaç var. Bu ana gücün adı Mehdiyet’tir. Kadınların hak ettiği değeri görmeleri için Allah’ın dilemesiyle Mehdiyetin dışında bir yol yoktur.
Merhamet olmadığında zulüm olur. Zulüm ise insan ruhunu çok sarsan bir acı türüdür. Merhamet olmazsa kainat mahvolur.
Darwinizm kadınları evrimini tamamlamamış hayvan gibi görüyor. Darwin kadın için evdeki köpekten daha iyidir diyor. Gelenekçi Ortodoks İslam’da da kadını yarım insan gören anlayış var. Kadınların aleyhinde yüzlerce hüküm var. Bu yüzden bayağı bir insan kadın düşmanlığıyla yetişiyor. Kadınlar kaliteli, mübarek, asil varlıklardır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Kasım 2017> Daha Fazla

Ortaya atılan iftiraların bin misli de olsa Tayyip Hocam’ı yine destekleyeceğiz, yine Cumhurbaşkanı yapacağız. Tayyip Hocam’ın hayatı ortada. Biz somut duruma bakarız. Dünya hırsı olmadığını görüyoruz. Dünya malında gözü yok. Allah için İslam için tüm Müslümanları sahipleniyor. Böyle güzel ahlaklı olan bir insanı İngiliz derin devletinin çakallarına karşı asla yalnız bırakmayız. Tayyip Hocam Allah, din, İslam, Kitap, vatan millet için tüm gençliğini verdi. Suç işleyen varsa kanunla hukukla üzerine gidilir.
Sevmeyi bilen insan dalda gördüğü bir meyveye öylesine bakıp geçemez. Elmayı gördüğünde, o kuru tahtadan elma oluşmasına müthiş hayranlık duyar. Daldan koparmaya kıyamaz. O elmayı koparmak ona acı verir. O yüzden cennette daldan meyve koparıldığında hemen yenisi oluşuyor. İnsan o güzelliğe hiç zarar vermemiş oluyor.
Sevginin zeminini Allah’a olan sevgi oluşturur. İnsanların bazıları “ben Allah’ı seviyorum ama görünmeyen bir varlığı seviyorum” diye düşünüyor. Oysa Allah her yerde tecelli eder; bitkilerde, insanlarda, hayvanlarda, manzarada her yerde Allah’ın tecellisi vardır. Bir insanın sevgiyi yaşayabilmesi için ruh sahibi olması şarttır. Ruh sahibi olmayan sevgiyi bilmez ve yaşayamaz. Ruh sahibi insan sevme yeteneği ile doğar, sevgiye aç olur ve daha küçük çocukken bu açlığı hissetmeye başlar. Sevme ve sevilme hissinin güçlü olması o kişinin iman ehli olduğunu gösterir.
Allah korkusunun eksikliğinin sebebi o insanın ölü olmasından kaynaklanır. İnsan eğer ruh sahibiyse yaratılıştan Allah korkusunu bilecek şekilde yaratılır. Ruh sahibi bir insanın Allah’tan korkmaması mümkün değildir. Böyle bir durumda cinnet geçirir. Allah’tan korkan insan kaderde Müslüman olarak, ruh sahibi olarak yaratılmıştır.
Allah’ın rızasının en çoğunu kazanmak için Allah’ın her an vicdanımıza vahyettiği bilgi nedir ona bakmak lazım. Mesela biz akşam yayın yapmak yerine bir yemek davetine gidebiliriz. Orada da Müslümanlar sohbet edecek, Allah rızası var diyebiliriz. Ama burada milyonlarca kişiye hitap etmek imkanı var. Gelip yayın yapmak Allah’ın rızasının en çoğu oluyor. Bu şekilde an an Allah’ın vahyettiği doğruyu takip ederek Allah’ın rızasının en çoğunu anlarız.
Müslüman münafıklarla ilmi mücadele ederken sürekli sıhhat ve güç bulur, aklı gelişir, imanı gelişir. Münafıkta ise sürekli çöküş vardır. Münafık, “İşler çok iyi gidiyor” der halbuki yerle bir olmuştur. “Çok mutluyum” der halbuki rezil rüsvay olmuştur. Münafığın hayatının her noktasında pislik, aşağılanma ve rezalet vardır. Bir pislik için kuyusunda hızla dibe doğru yuvarlanır.
Münafık şeytanın sevkiyle hareket eden bir varlıktır. Müslümanları kendince her noktada durdurmak, İslam’a hizmeti engellemek için atakta bulunur. Münafık Müslümanlardan ayrıldığında küfrün içine veya kendi hayatına gitmez, tüm vaktini Müslümanları kendince engellemeye ayırır. Bunun için de ilk adım olarak Müslümanları dağıtmayı hedef edinir. Zayıf olduğunu gördüğü kişileri kendi pis dünyasına çağırır. Bir yandan da en etkili gördüğü Müslümana sürekli atak yapar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Kasım 2017> Daha Fazla

Münafıklar ilk başta Peygamberin yanına geldiklerinde yoksul oluyorlar. Peygamberimiz’in yanında zenginliğin tadını aldıkları için şımarıyor ve bu sefer menfaatleri için zenginliği istiyorlar. Kendi menfaatleri garanti altına alınmayınca da bu defa Peygamberi –ahlaksızca- adil olmamakla suçluyorlar. Ahir zaman münafıkları da Peygamberimiz dönemi münafıklarının aynı tavrını gösteriyor.
Münafığın dönemleri vardır. İlk dönemlerinde zekası hareketli, canlı değildir. Bir de şeytanın onu harekete geçirdiği dönem vardır. O dönemde münafık zekası şeytan zekasına dönüşür. Şeytanın tecellisi söz konusu olduğu için şeytanın kirli zenginliğini ve nitelikli şeytan karaktersizliğini görmek için münafık tahlili önemlidir.
Münafığın Müslümanlara saldırısı küfrün saldırısına kıyasla daha girifttir. Girift saldırıya karşı gösterilen tavır daha çok sevaba vesile olur. Münafık saldırısının nitelikli olması aklın gelişmesine ve sevabın artmasına vesile olur.
Mehdi’nin gelişindeki ana amaç adalettir. Mehdi sevgiyi, barışı, kardeşliği sağlayarak adaleti tesis edecek. Dünyada adaletin tam tesis edilmesi sadece Mehdiyet döneminde olacak.
Laiklik, dindarla dinsizin ve her inançtan insanın aynı vatandaşlık haklarına sahip olarak eşit yaşamasıdır. İnancından dolayı insanlara baskı yapılmamasıdır. Ateiste sen nasıl ateist olursun diye baskı yapılamaz. Kimsenin kıyafetine hayatına karışılmaz. İsterse çarşaf isterse mini etek giyer. Kuran’da “sizin dininiz size benim dinim bana” hükmü vardır. Bu hüküm laikliğin en güzel tanımıdır.
Allah’ı hiç bırakmazsan, her şey sana göre hareket edeceği için mutlaka akıllı olursun. Allah ile bağlantısını hiç koparmayan insan akıllıdır ve bu akla göre tüm dünya şekillenir. Bu akla tüm dünya, hatta şeytan bile hizmet eder. Şu anda tüm dünya sadece Mehdiyetin hakimiyeti için çalışıyor. Allah bırakıldığı an ise şirke girersin ve akıl oluşmaz.
Münafığın fikren ezilmesi müminlere şifa, zenginlik, bereket ve mutluluk vesilesidir. Münafık çok ahmak olduğu için fikren ezilmesi de kolaydır. Peygamberimiz döneminde münafıklar Peygamberimiz’in uyguladığı taktikleri kavrayamıyor, “Müslümanlar geri çekiliyor” diye seviniyorlardı. Sonra, Peygamberimiz aniden dönerek münafıkların tepesine ilmen iniyor ve fikren tam etkisiz hale getiriyordu.
Münafık, Müslümanlara sıkıntı verecek konuşmalar yapmak ister. Abuk subuk konuştuğunda Müslümanların bundan rahatsız olacağını düşünür. Müslüman bu konuşmalardan hiç etkilenmez.
Münafığın içi şeytani ateşle yandığı için, içi yandıkça ağzından lağım akar. Münafığın akıl almaz bir kin ve öfkesi vardır, ama bu kinleri onlara hiçbir şey sağlamaz. Kinleri münafığa hastalık ve bela olarak döner. Münafığın kin ve öfkesi kendi sonuna sebep olur. Galip ve üstün olan Allah’tır. Münafığın hiçbir gücü yoktur. Münafığın sırtlan gibi böğürtüler çıkarmasının müminlere hiçbir zararı yoktur.
Münafık ataklarında Müslümanlarda akıl keskinliği, iman derinliği ve müthiş ve cevvallik oluşur. Kuran ayetlerinin aynısıyla çıktığını gördüğü için Müslümanların kendine güveni daha da artar.
Kaba davranan insanlara karşı akılcı olmak gerekir. Hemen ani reaksiyon göstermemek, alttan almak, şefkatli davranmak ilk tedbir olarak iyidir. İkinci aşamada kabalığı devam ediyorsa, yine güzel cevap vermek akılcı olur. Böylece sonra daha geniş düşünme ve konuşma imkanı oluşur. O kişi verdiğin şefkatli cevabı ömür boyu unutmaz. Ama kişi şeytaniyse o zaman da yine akılcı davranan Müslüman kazanmış olur, sabır Müslümanı güçlendirir.
Münafık olmasa Müslümanların manevi gücü anlaşılmaz. Münafık Müslümanların içindeyken kıyıda köşede durur, mücadeleden kaçınır. Müslümanların yanından ayrılınca birden üzerine şeytani bir gayret gelir. Münafıklıkla mücadele şeytanın aklıyla Müslümanın aklının çatışmasıdır. Münafık şeytani zekadır. Münafığa atağa geçtiğinde aniden şeytanın zekası verilir. Eskiden ahmak olan münafığa şeytanın zekası verildiği için bir güç gibi görülür. Halbuki şeytanın aklı zayıf olduğu için akılsız ve ahmaktır. Zekası vardır, aklı yoktur. Münafık da zeki gibi görünür ama her atağı ahmakçadır. Bu yüzden münafıklar muhakkak mağlup olurlar.
Münafıkların özelliklerinden biri de yanlarında çirkin bir arkadaş olarak zayıf olanları götürmeleri ve hep “bize gelin” diye çağrı yapmalarıdır. Her münafık dalgası “bize gelin” çağrısı yapar. Münafığın en bunaldığı şey sayılarının az olması ve aşağılık olduğunun görülmesidir. Bunun için sayıyı artırıp psikolojik baskıdan kurtulmak ister. Oysa Allah Kuran’da münafıklara verilen en büyük cezalardan birinin yalnız kalmaları olduğunu söylemiştir.
Allah Kuran’da münafıklar için, “Eğer onlar bu yaptıkları pisliğe, ağızlarından lağım akıtmaya devam ederlerse seni onlara musallat ederim” diyor. Ne oluyor musallat edince? Münafıklar hor ve aşağılık kılınıyor. Peygamberlere musallat olan her münafığı Allah helak edip perişan etmiş, hor kılıp aşağılamıştır. Münafıklar her seferinde dilleriyle bir şeyler yapmaya çalışmışlardır. Bir lağım püskürtmesi vardır, ama bu lağım püskürtmesi Müslümanlara hiçbir zarar veremeyecek şekilde yaratılmıştır. Münafıkların atakları Müslümanlara sadece zenginlik bereket ve rahatlık getirir.
Münafıklarda şedidlik gittikçe artar, ama Allah “Size, dille çirkinlik yapmak dışında hiçbir zarar veremezler” diyor. Gerçekten de tarihteki tüm münafıkların domuz gibi bağırmalarının dışında, ağızlarından lağım akması dışında hiçbir şey yapamamışlardır. Sonunda da hep rezil olmuşlardır, aşağılanmışlardır. Allah onları kepaze duruma getirmiştir. İnsan içine çıkamayacak, kimsenin yüzüne bakamayacak duruma gelmişlerdir. Her yerde onursuz, haysiyetsiz, İngiliz derin devletine uşaklık yapmış alçaklar olarak yaşarlar. Müminler ise güçlü, sıhhatli, neşeli, dinamik büyük bir topluluk olarak hep dinçtir.
Münafıkların hepsinde aynı karakteri görürüz. Münafıklar hep küçük azınlıklar halindedir. Hep yalnız, hep başarısız, içine kapanmış, eşek gibi çalışan ama eşek leşi gibi sürünen ve eline hiçbir şey geçmeyen, yalnız yaşayan, içi sıkılan, ezik, aşağılanmış, kirli, çökmüş pislik görünümlü mahluklar olarak devam ediyorlar. Müminler ise canlı, neşeli büyük bir topluluk halinde devam ediyorlar.
Allah münafıkları yalnızlaştırır. Münafıklar hep izoledir, arkadaşları dost çevreleri yoktur. Münafık fotoğraflarına baktığınızda hep münafıkların diğer münafıklarla olduğunu görürsünüz. Bu, Allah’ın onlara bir cezasıdır.
Münafığın gücü yoktur. Sadece hasta sırtlanlar gibi garip sesler çıkarır, başka bir şey yapamaz. Hasta sırtlanlar gibi böğürmesinin sebebi de güya aklınca Müslümanları rahatsız etmektir. Allah ayette, “bunun dışında size hiçbir şey yapamazlar” diyor.
Bu dönem Müslümanların açık, aşikarane ve galibane ilmi mücadele yapacağı yıllardır. Şu an Mehdiyet açık açık ilmi mücadele yapıyor. Gizlenen ise Deccaliyet’tir. Deccaliyet kendisi gizleniyor müminlerin üzerine münafıklarını, şeytanlarını, ahlaksız, müptezel, haysiyetsiz varlıkları salıyor. Ama bunların müminler karşısında bir gücü olmaz. Çünkü şeytanın gücü zayıf yaratılmıştır. Dolayısıyla münafığın gücü de zayıftır.
Dünyaya zer aleminden geldik. İnşaAllah gideceğimiz yer cennet. Geliş amacımız da sevgidir. Sevgiyi öğrenmek hayati olduğu için dünyadaki vakit çok önemlidir. Dünyada çok iyi bir sevgi eğitimi almazsan cennetin bahçelerinin, güzelliklerinin hiçbir anlamı olmaz. Allah sevgide zorluk içinde olanı değerli kılmış. İnsan olarak biz de zorluk içinde olanı seviyoruz. Hz. Yusuf’un zindanda ömrünün geçmesi, Peygamberimiz’e müşriklerin yaptığı eziyetler hep sevgimizi güçlendiriyor.
Tayyip Hocam’ın güzel bir İslam anlayışı var. Müslümanların birliğini savunuyor. İftiralara, ithamlara hiç cevap dahi vermesin. Güzel yolunda devam etsin. Tayyip Hocam’ın yaşantısı gözümüzün önünde. Dünyaya dair hiçbir hırsı olmadığını tüm millet görüyor. Para biriktirme, dünyaya harcama gibi bir derdi yok.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Kasım 2017> Daha Fazla

Kendini Allah’a raptetmeyen insanın ruh hali çok dengesiz olur. Biri hediye getirir sevinir. 2 dakika sonra birinin sözüyle üzüntüye düşer. Müslümanın Allah’a sapasağlam bağlanması gerekir. Yoksa en ufak bir sapmada insan hayatında gelgitler başlar.
Bir insanın hayatının en güzel dönemi Allah’ı tanıdığı, anladığı dönemdir. Allah’ı tanımadan, Allah’tan uzak yaşamak sürünmektir, yaşamak değildir.
Sevginin, yiğitliğin, sabrın, yüksek ahlakın ve aşkın öğrenildiği yer dünyadır. Bu açıdan dünya çok hayati ve önemlidir. Allah dünyadaki tavrımızı ve hayatımızı önemli görüyor. Allah’ın en beğendiği şeyler sürekli Allah’ın sevgisini aramak, emek vermek, sabretmektir. Allah yüksek vicdanı ve gerçek aşkı çok beğenir. Küfrü gösterdiği halde, münafıkları gösterdiği halde, onların arasından Allah’a ulaşıp Allah’ı sevmek, Allah’ın en beğendiğidir.
Her yerde kadınların üzerindeki baskıyı kaldıralım. Kadın medeniyetin, hayatın kaynağıdır. Kadın mübarektir. Kadınlara genç kızken evlen diye ailesi, evlendikten sonra hem kocası hem ailesi akıl almaz eziyor. Kadın boşanmak istese bu sefer dul kadın hakkında akıl almaz ithamlar ortaya atılıyor. Bu çirkinliklerin hepsini kaldıralım, kadınlar çok ferah, huzurlu yaşasın.
Ülkücü gençliğin sayısının artması Türkiye açısından hayatidir. İktidarda hangi parti olursa olsun ülkücü gençliğin hizmetleri her zaman çok kıymetli olmuştur. Ülkücüler güvenilir insanlardır. Allah, Kitap, vatan, millet, devlet, bayrak dışında bir amaçları olmaz.
Gençler Kuran’da ittifak ederlerse, sevgileri karşılıklı olur. Aynı inanca bağlı olanların anlaşmaması mümkün olmaz.
Gelenekçi Ortodoks İslam anlayışındaki hurafeleri duyan bir insanın dehşete kapılması haksız olmaz. Ama İslam’da, Kuran’daki dinin bu hurafelerle hiçbir bağlantısı yoktur. Biz olmasaydık, gelenekçi Ortodoks İslamı dünyaya Müslümanlık gibi gösterip sonra da Müslümanların hepsini ezeceklerdi. Biz Kuran Müslümanlığını en güzel temsil eden arkadaş gruplarından biriyiz.
Şeytanın etkisi bir iç telkin şeklinde olur. Mesela kaza geçirmiş bir insan vardır, yardım edilmesi gerekiyordur. Şeytan, “başını belaya sokarsın bulaşma” der. Şeytanı dinlediğinde vicdansızlık yapmış olursun.
Allah korkusu saygıyı sağlar. Saygı olmadan sevgi olmaz. Allah korkusu ve Allah sevgisi iç içedir. Allah korkusunun içinde en yoğun duygu Allah’a karşı mahcup olmamak isteğidir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Kasım 2017> Daha Fazla

Her şeyi yapan Allah’tır. Bu gerçeği unutan kişiler ters gibi giden olaylar olduğunda kendi başarısızlığı zannedip ümitsizliğe kapılıyorlar. İman zafiyeti ve Allah’ı unutmak böyle felaketlere sebep olur. Dünyadaki tüm acılar Allah’ı unutmaktan kaynaklanır. Israrla ve kararlılıkla, saniye sektirmeden, Allah’ı hiç unutmayacaksın. Kalp daima Allah ile beraber olduğunda her şey güzel olur.
Münafıklar Peygamberimiz’in sahabenin beynini yıkadığını iddia ediyordu. Halbuki hidayeti veren Allah’tır. Mümin cennet için özel imanla yaratılmıştır, cennetten gelir cennete gider. Peygamberimiz’e yaklaşan her sahabe kaderlerinde iman olan cennetten gelen insanlardı. Münafıklar ise bunu anlayamazlar, bir kişi onlarla konuştu onlar da etkilendi sanıyorlar. Oysa kalplere imanı yerleştiren, müminleri birbirine sevdiren Allah’tır.
Bizim programımız dini program değil. Ben dindar bir insan olduğum için her yerde Allah’ı anar, her yerde dinden bahsederim. Benim hayatımın her dakikasında din vardır. Hayatın her safhasında Allah vardır, hayatın her anında Allah anılır, Allah sevilir.
Dinin konuşulduğu ortamda kadınlar olmaz demek çok yanlış. Din kadını dışlamaz. Kadın, dinle zıt bir varlık değildir. Tam tersine kadın mübarektir ve dinle iç içe olan bir varlıktır. Dinin olduğu yerde kadın olmaz mantığı gelenekçi sistemin etkisiyle gelişmiş bir yanlış mantıktır. Hac’da nasıl kadınlarla erkekler birlikte ibadet yapıyorsa, hayatın her alanında da dini ortamlarda da kadınlar olacaktır.
Münafıkların her türlü olumsuz temennisi kendisine bela olarak döner. Münafık çok hastalıklı bir ruha sahiptir. Bir çok faili meçhul cinayetin ardında münafıklar vardır.
Münafıklar Kuran’dan nefret ettikleri halde, çok aşağılık duruma düştükleri için, kendilerini korumak için Kuran ayetlerini kullanırlar. Darwinizm’e karşı olmaz, dinsizliğe ateizme karşı hiçbir mücadelesi olmaz, İttihadı İslam’ı savunmaz, iman hakikatleri Kuran mucizeleri anlatmaz ama sabah akşam Müslümanlar aleyhine konuşurlar.
Yalan söylemek çok berbat bir şeydir. İnsanın ruhunu sıkar, çok ciddi manevi sıkıntı oluşturur. Özellikle de çıkar için yalan söylemek cehennemin kapısını açmak demektir.
Münafığı küfür ilgilendirmez. Her zaman asıl hedefi Müslümanlardır. Peygamberimiz döneminde Müslümanları mücadeleden alıkoymak için Peygamberimiz’i sürekli akılsızca eleştiriyorlardı. Peygamberimiz’e kusur bulmak için “bizi sıcakta savaşa götürüyor” diyorlardı. Oysa Müslümanlar savaşa mazlumları, kadınları, çocukları korumak için çıkıyordu. Münafıklar ise Müslümanların korunmasıyla hiç ilgilenmezdi.
Peygamberimiz’in hanımları birbirinden güzeldi. Hepsi çok cazibeli, alımlı, iffetli, asil ve güzeldi maşaAllah.
İnsanın ruhu Allah sevgisine aç yaratılmıştır. Hiçbir insan sevgiye direnemez. Nerede güzellik, hayır, sevgi, iyilik varsa ruh onu hemen emer. Allah’ın ruhunu taşıyan her beyin bizim anlattığımız bilgiyi mutlaka alır. Allah bizi inşaAllah kalplerde inşiraha, samimi Allah sevgisine, Allah’a güçlü bağlanmaya vesile ediyor.
Hayvanların yavrularını koruma konusundaki ustalık ve yetenekleri hayranlık verici. İnsanların çoğunda böyle bir titizlik olmuyor. Tavuğa bakıyoruz şuuru kapalı ama bir çok yavrusu içinde tek biri kaybolsa müthiş şamata yapıyor. Tek bir tavuğu yavrularıyla birlikte gözlemleyen insan Allah’ın sanatını çok güzel kavrayabilir.
Eleştiri en kaliteli aynadır. İnsanın göremediğini gösteren röntgen aleti gibidir. Eleştiriden rahatsız olmak sağlıklı değildir. Ruh sahibi eleştiriyi sever. Candan ve samimi eleştiri makbuldür. Üst perdeden eleştiri yapmak da doğru olmaz. Eleştiri insanın kendini mükemmelleştirmesi için hayatidir.
Tayyip Hocam’dan İttihad-ı İslam’ı gündemde tutmasını istirham ediyoruz. Bu bir duadır, Allah duaları kabul eder. Dünya çapında bir deccaliyetle karşı karşıya olduğumuz için Türkiye tek başına etkili olamaz. İlk başta kabul etmeseler bile sürekli, ısrarla İttihad-ı İslam’ı hatırlatsın. Bir süre sonra Müslüman ülkeler de utanacak ve kabul edecektir.
Münafıklar Allah yolunda malını harcamaktan çok büyük ızdırap duyarlar. Verdikleri malı bir şekilde geri almak isterler. Peygamberimiz döneminde Peygamberimiz’i de malların dağıtımı konusunda adalet yapmamakla itham ediyorlardı. Çünkü ahlaksızca Müslümanların ve İslam’ın menfaatini değil, kendi pis menfaatlerini düşünüyorlardı.
Allah’ın her yeri sarıp kuşattığının farkına varan insanın ruh haline tevazu denir. Büyük olan sadece Allah’tır. Mümin, büyüğüm ama kendimi biraz daha küçülteyim diye asla düşünmez.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Kasım 2017> Daha Fazla

Akıllı insan kendine ve etrafına zarar vermez, huzurludur. İnsan yanında sıkılmaz. Varlığı etkileyicidir, göz hep onu arar. Akılda bakış çok anlamlı ve güzel olur. Akıllı insan dinlendiricidir, kalbe ferahlık verir. Akıllı insan geldiğinde insanlar doğal olarak onun hep Allah ile birlikte olduğunu hissederler. Akıl Allah’tan bir nurdur.
Merhametli insan yardımcı, cömert ve affedici olur. Güzel konuşur, acı konuşmalar yapmaz. Üslubu esenlik doludur, hep rahatlık vermeye çalışır. Temizdir, kaliteye, güzelliğe önem verir. Güzellik sunmak da bir merhamettir.
Kuran evrimi reddediyor. Allah tüm insanların daha dünyaya gelmeden zer aleminde yaratıldıklarını bildiriyor. Bu, tek başına Kuran’da evrim olmadığının delilidir.
Önümüzdeki yıllarda çok büyük olaylar göreceğiz. Bazı insanlar dünyanın artık mahvolduğunu düşünecek. Öncü insanlar da pek kalmayacak. İşte böyle bir ortamda Allah insanların kalbine vahyedecek, Mehdi’nin zahir olmasının tek kurtuluş olduğunu gösterecek. Bu kanaate devletler iştirak edecek. Bir şahsın etrafında tüm dünya birleşecek.
Kaliteyi aramak bir insanın ruhundaki güzelliği gösterir. Kalite doğrudan Allah ile bağlantı kurulduğunda oluşur. Mesela komünistler kalite üstünde durur ama komünist ülkelerde sanat ve kalitede muazzam bir çökme olur. Gelenekçi İslam anlayışının olduğu ülkelerde de sanat ve kalite çökmesi oluyor. Kuran Müslümanlığı tam uygulandığında müthiş bir kalite ve sanat gelişir.
Affeden insan psikolojik olarak da rahat eder. Affetmeyi bilmeyen insan asabi ve gergin olur, etrafına huzursuzluk yayar. Affetmek ferahlık getirir.
Bizim idealimizdeki özgürlük şu anda yok. İnsanların üzerinde gelenekçi sistemin baskısı, aile baskısı, toplum baskısı, sokak baskısı gibi çeşit çeşit baskılar var. Ama Kuran’ın getirdiği nurlu özgürlük günlerine doğru hızla gidiyoruz.
Münafıkları hor ve aşağılık kılmak Allah’ın Kuran’daki emridir. Münafıkların aşağılanması müminlere şifadır. Tevbe Suresi, 14- ... Allah, onları sizin ellerinizle azaplandırsın, hor ve aşağılık kılsın ve onlara karşı size zafer versin, müminler topluluğunun göğsünü şifaya kavuştursun.
Kalender insan egoistlikten kurtulmuştur. Kendisi için değil başkaları için yaşayan insana kalender denir. Kalender insan sadece Allah’ın rızasını arar. Sevgiyi arar.
Ya Rabbi bir an önce Mehdi’ni gönder, Ya Rabbi bir an önce İsa Mesih’i zahir et. İslam Birliği’ni görelim. Müslümanların kurtuluşunu, tüm dünyaya kardeşin barışın hakim olduğunu görelim.
Müslüman asla küfre ve münafıklara boyun eğmez. İlimle irfanla sonuna kadar mücadele eder. Peygamberimiz döneminde sahabe çok yiğitti. Allah yolunda savaştan asla kaçmıyordu. Münafıklar ise, ahmakça, “bizi göz göre göre ölüme sürüklüyorsun” diyorlardı. Münafık şehadete inanmaz. Şehitliğin kaderde yüksek bir makam olduğuna inanmaz.
Münafıkların tavrı tarih içinde hep aynı olmuştur. Haşa Peygamberimiz’in vicdansız olduğu, adil olmadığı, Müslümanları korumadığı gibi alçakça iftiralarla ortaya çıkıyorlardı. Şehit olan Müslümanlar için haşa Peygamberimiz’i suçluyorlardı. Peygamberimiz döneminde yaşanan savaşların Müslümanları korumak için gerekli olduğunu anlamıyor, her şeyin kadere göre yaşandığını, şehit olanın kaderinde olduğu için şehit olduğunu anlamıyorlardı. Eğer Peygamberimiz cihat emri vermese Allah korusun tüm Müslümanlar yok edilirdi. Peygamberimiz “riskli şunun üzerine gitmeyin, şununla savaşmayın” deseydi bugün İslam olmazdı.
Müslümanlar çok nurlu ve temiz, münafıklar ise her türlü ahlaksızlığı yapmaya yatkın, patolojik ve pistir. Küfür, münafığa kıyasla daha tembel ve çekingendir. Münafık daha azgın, daha gözü dönmüş, daha detaylara girerek saldıran bir yapıdır. Münafıkla mücadele şeytanla yapılan bir mücadeledir. İslam ahlakının hakimiyeti yaklaştıkça şeytanın yani münafıkların atakları artacak, son noktada münafıklar ve şeytan tamamen yenileceklerdir.
Münafık ölü bir varlıktır. Şeytan elektromanyetik bir güç gibi içine girer ve Müslümanların aleyhine onu hareketlendirir. Müslümanlara bu şeytani atak olduğunda Müslümanların savunma gücü ve bereketi, akıl açılması olur. Müslümanların birbirleriyle olan anlaşmazlıklarını ortadan kaldırır. Kenetlenip toplu, aktif, güzel hareket etmelerini sağlar. Bu yüzden münafık atağı Müslüman için çok büyük bir hayır ve nimettir. Münafıklarla yapılan ilmi mücadele Müslümanların şevkinin, coşkusunun ayyuka çıkmasına vesile olur.
Şeytan Allah tarafından yaratılmış mekanik sadece kötülüğü ve negatifliği bilen bir zekadır. Bilgisayarın içindeki elektronik devre gibidir. Münafık da şeytanın hulul ettiği boş bir makina gibidir. Münafığın bağımsız zekası yoktur, şeytanın ona söylediklerini aktarır. Şeytan da sadece Allah’ın kodlamış olduğu cümleleri kurabilir, tam o kadar konuşabilir. Dolayısıyla şeytan kontrollü negatif bir güçtür.
Gerçek hukuk vicdana tam uyulmasıdır. Vicdan tamamen vahye dayalıdır. Bir insan vicdanına tam uyuyorsa mükemmel hukuk var demektir.
Bir insana danışmak, istişare etmek her zaman faydalıdır. Ama sevgisiz, kıskanç insanların yanlış yönlendirmelerinden sakınmak gerekir. İstişarelerin uzun olmaması, gevezeliğe müsaade etmemek doğru olur. Gevezelik zaman hırsızlığıdır. Vaktini alan çok kıymetli bir değerini elinden alıyor demektir.
Duanın tek amacı Allah’ı sevmek, Allah’la yakın olmak, Allah’la dostluktur. Allah’ın gücünü bilip O’nun gücüne teslim olmak, O’nun varlığında erimektir. Allah olayın düzelmesi ve duayı birlikte yaratmıştır. Amaç sadece Allah’a sevgiyi artırmaktır. Allah’ı seven Allah’ın tecellilerini de çok sever. Her şeyin amacı sevgidir.
Toplumun mutlu ve huzurlu yaşamasının cevabını Kutsal Kitaplarda aramak lazım. Kainatı, insanları ve insanların aczini, mutsuzluğunu biz yaratmadık. Bunları yaratan çözümünü de yaratmıştır. Yaratan Güç ne diyor ona bakmak lazım. Hastalığı yaratan şifasını da yaratmıştır. Hastalığın çözümü için Allah, “Bana yakın olun” diyor. “Eğer samimi olursanız İslam’ı dünyaya hakim edeceğim” diyor. O zaman insanları hep samimiyete davet etmek gerekiyor. Samimi olduğumuz zaman Allah’ın bize birleşmemizi ve bir başın etrafında toplanmamız gerektiğini bildirdiğini görüyoruz.
Cesaret kazanmanın iki yolu vardır. Birincisi, halkın büyük kesiminin uyguladığı, korktuğu şeyin üzerine gitmektir. Ama bunda korku genellikle gitmez, tam tersine stres meydana gelir. İkinci ve asıl olan yol ise Allah’a sığınarak, her yerde Allah’ın tecellisiyle karşı karşıya olduğunu bilmenin huzuru içinde olmaktır. Ayrıca Allah’a Ya Rabbi beni cesur kıl, korkuları üzerimden al diye dua etmek gerekir.
Dinle alay edilen ortamlarda bu üslubun çirkin olduğunu ifade etmek gerekir. Allah’a saygı ve hürmet güzeldir. Ayete göre Müslüman, dine saygı olmayan ortamdan kalkıp gitmelidir.
Tayyip Hocam’ın son dönemde konuşmalarında kalite, sevgi ve sanata vurgu yapması çok güzel oldu.
Öğretmenleri çok seviyoruz. Sadece okulda değil her yerde saygı görmeleri gerekiyor. Öğretmenlik kutsal bir görevdir. Bu güzel insanlara saygı göstermemek çirkinlik olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 23 Kasım 2017> Daha Fazla

Gözümüze yapışmış bir ekranın başında yaşadığını anlayan bir insan için iman dışında bir yol yoktur. Maddenin hakikatini anlayan bir insanda dünyanın tüm zorlukları karşısına çıksa, bütün şeytanlar tepesine dikilse, tüm zalimler önüne çıksa en ufak bir sarsılma olmaz. İnsanların ahlakındaki kötülüklerin temelinde hep iman zafiyeti vardır. Oyun oynamalar, vefasızlıklar, sadakatsizlikler hem iman zafiyetinden kaynaklanır.
Kişi hata yaptığında üzülme olmaz. Üzülme şirk olur. Akıl kullanarak, nezaketle, olayı en hızlı nasıl telafi edebiliriz onu bulacağız. Bunu bulduğumuzda da yeni bir kalite yeni bir ilerleme oldu demektir ve mümine yine kazanç olur.
Hastalıklar insanın Allah’a yaklaşmasında çok önemli bir vesiledir. İnsanların çoğunda Allah’tan uzak durma mantığı oluyor. Oysa Allah’tan uzak olduğunda insan her şeyini kaybeder; sevgi gücünü, derinliğini, neşesini, varlık amacını… Hastalık insanları tüm bu kayıplardan uzaklaştırır. Zahirde zorluk gibi görünür ama batında insana çok güzellik kazandırır.
Mehdi’ye hem fiili hem sözlü çok fazla saldırı olacak. Ancak hiçbir fiili saldırı amacına ulaşamayacak. Çünkü Allah, Mehdi’yi Cebrail ve Mikail de dahil binlerce meleğiyle korur. Hiç bir saldırı Mehdi’ye ulaşamaz.
İsa Mesih’in çıkış alametlerinin hepsinin gerçekleşmiş olması, İsa Mesih’in yeryüzüne inişi kadar harika ve mucizevi bir olaydır. Peygamberimiz 1000 tane haber vermiş ve bu haberin 1000 tanesinin de doğru olarak çıktığını görüyoruz. 1000 tane haber doğru olduğuna göre 1001. de doğrudur. İsa Mesih’in zuhuru haktır.
Bir münafık türü de, Müslümanları koruyor gibi görünerek Müslümanlar aleyhinde faaliyet yapanlardır. Bu çok adice, ahmakça, kalleşçe bir yöntemdir. İslam yolunda tek bir çalışması dahi olmayan bu tipler kahpece ve alçakça Müslümanlara saldırarak, sadece fitne çıkarırlar. Peygamberimiz döneminde de bazı münafıklar Peygamberimiz’i koruma adına Müslümanlara saldırıyorlardı. Böyle tipler özellikle münafık saldırısı olduğu zamanlarda ortaya çıkıp Peygamberimiz’i koruyor gibi üslup kullanarak sahabenin önde gelenlerini hedef alıyorlardı. Oysa hedeflerinin Peygamberimiz olduğu çok aşikardı. Ahmakça yöntemlerle Müslümanlara zarar vereceklerini sanıyorlardı. Böyle aşağılık insanların Müslümanlar aleyhindeki sözleri Müslümanların hem sevabını hem de diğer Müslümanlar nezdindeki değerlerini kat kat arttırır.
Sayın Devlet Bahçeli gerçek bir dava adamı. Particilik mantığıyla hareket etmiyor. Allah, vatan, millet, devlet için mücadele ediyor. Çok asil, çok kaliteli, hakiki bir devlet adamı. Tebrik ediyoruz. Allah uzun, hayırlı ömür nasip etsin.
Münafıklar birbirinden nefret eder ama hoşlandıklarını söylediklerinde bu hoşlanma da çok iğrençtir. Tıpkı pislik böceğinin pislikten hoşlanması gibidir. Münafığın iğrençliğini Allah özel olarak yaratmıştır. Münafığa bakarak şeytanın iğrençliğini tanırız.
İslam’a hizmetle geçen her dakikası münafık için çok büyük acıdır. Bu acıyı sürekli yazarak ahmakça hafifletmeye çalışır. Ama yazdığı her satırda içi daha çok yanar ve o yazdığı her cümle her kelime için hem cehennemde de ayrı yanacaktır.
Münafık angut ve keriz olduğunu şeytan ona bilgi vermeden anlayamaz. Yıllarca İslam’a hizmet eder, sonra bir gün şeytan ona “sen enayisin” dediğinde o anda ahmaklığını anlar. İslam’a hizmetle geçen her günü acı olarak içine oturur.
Yunanistan bizim öz be öz kardeşimizdir. Bizi suni olarak ayırdılar. Rumlar bizim evladımız, onlar bizim canımız. Tayyip Hocam Yunanistan’a gittiğinde konuşsun sınırları açalım, vizeleri kaldıralım desin. Allah razı olsun Tayyip Hocam’dan, Yunanistan gezisi inşaAllah çok bereketli olur.
Düşünce ufkunu Allah açar. Samimi olup kendini Allah’a bırakana Allah her şeyi açar. Bütün bilgi Allah’a aittir. Kendimizi rahat bıraktığımızda Allah her işimizi müthiş bereketli ve güzel yapar.
Münafıklar birlik gibi görünür ama hepsi birbirinden nefret eder. Birbirleri hakkında her şeyi anlatır, öfkelerini ve nefretlerini sürekli ortaya koyarlar. Münafığı iyi izlemek de bir ibadettir. Oradan şeytanı tanımış oluruz.
Hayvanlara zulüm kasten yapılıyorsa karşılığı ağır hapis cezası olmalı. Hayvanın kendini anlatacak dili yok. Hayvana zulmedenleri nesiller boyunca tanıtmak, herkese deşifre etmek gerekir.
Allah Kuran’da münafıkların horlanması ve aşağılanmasını bildirmiştir. Ayete göre münafıkların aşağılanması müminlere maddi ve manevi şifadır. Müslümanlar her münafık saldırısında saha sağlıklı daha zinde daha güçlü oluyorlar. Münafıklar ise bedenen de aklen de madden de çöker.
Münafık uçsuz bucaksız özgür yaşadığını, özgürce İslam’a saldırı yaptığını düşünür halbuki sadece kaderindeki saldırıyı yapabilir. Ve münafığın her saldırısıyla Müslümanlar müthiş bereket kazanır. Müslümanların yeni ufuklar kazanmasına vesile olurlar. Münafıklar olmasa Müslümanlar içine kapalı ve atıl olabilir. Mesela Peygamberimiz döneminde her münafık saldırısıyla sahabenin hem Peygambere bağlılıkları arttı hem mücadele azimleri arttı hem tedbir yönleri gelişti daha atak hale geldiler.
Hz. Süleyman şeytanları yıllarca İslam’a hizmet ettirmiştir. Münafıklar da şeytan olarak Müslümanların yanına gelir ve İslam’a 15-20 yıl hizmet ederler. Müslümanların yanındaki vaktinin bitmesine yakın şeytan iyice üzerlerine hulul eder. Hz. Süleyman şeytanları çok iyi kontrol ediyor ve çalıştırıyordu. Hadislerde Mehdi’nin de münafıkları çok iyi çalıştırıp tam anlamıyla fikren etkisiz hale getireceği bildirilmiştir.
Sürekli öfkeli bir insanın tevekkülü çok zayıftır, şirk batağına düşmüştür. Sürekli öfkeli olmak ciddi bir sinir zayıflığıdır ve önemli konudur. Eğer insan sürekli gergin ve sinirliyle, insanları eşyaları olayları putlaştırmış demektir. O da onu gerilime sokmuştur. Sinirin kökeni Allah’ı unutmaktır. Her şeyi Allah’ın yarattığına kani olan Allah’a kendini tam bırakan çok huzurlu yaşar. Tüm hastalıkların rahatsızlıkların kökeninde Allah’a tevekkül edememek vardır.
Ruhun kemale erip olgunlaşması kişinin her an Allah için ne yapabilirim diye düşünmesiyle mümkündür. O zaman ruh cennetten derin zevk alan kaliteye ulaşır. Boş gezen, hedefi, heyecanı olmayan bir insanın ruhunun derinlik kazanması mümkün değildir.
Beyin de gölge bir varlıktır. Beyinden ruh oluşmaz. Ruhtan beyin oluşur. Beyin dediğiniz, sakatatçıda gördüğünüz bir et yağ parçasıdır. Her şey Allah’ın ruhudur.
Suriye’de konuyu hiç uzatmadan bir an önce hükümet kurulsun, bu resmi hükümet olarak dünyaya tanıtılsın. PYD konusunda Türkiye tutumunda çok haklı. Tayyip Hocam’ın bu konudaki açıklamaları da doğru. PKK ve tüm terör grupları Suriye’den temizlensin ve mazlum Suriye halkı artık evine dönebilsin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 22 Kasım 2017> Daha Fazla

Kadını korumak, ona sevinç vermek, onun iyiliğini güzelliğini muhafaza altına almak bir zevktir. Delikanlılar kabadayı ruhlu olup kadınlara en iyi şekilde sahip çıksınlar. Genç kızları yalnız bırakmak yakışık almaz.
Mümin, “Ya Rabbi bana coşkun bir iman ver. Senin sevginle yarattıklarını seveyim.” diye dua edecek. Müminin tek isteği bu olacak. Çünkü sadece Allah var, Allah’ı sevmek var ve Allah için Allah’ın yarattıklarını sevmek vardır. Bunun dışında hayatın bir anlamı yoktur.
Münafıkların varlığı Müslümanlara çok fayda sağlar. Müslümanlar kendi değerlerini ve ne kadar önemli olduklarını daha iyi anlarlar. Kardeşlikleri güçlenir, ittifakları sağlamlaşır. Daha dinçlik kazanırlar. Allah’ın nimetlerini daha çok düşünürler. Birbirlerini daha çok severler. Şevkleri ve azimleri kat kat artar.
Münafık Müslümanların yanındayken İslam’a yaptığı hizmet nedeniyle çok büyük acı çeker. Müslümanlar her geçen gün güçlenirken, münafıklar hep ezilip aşağılanmıştır. Peygamberimiz ve sahabe her gün daha da güç kuvvet heybet bulurken münafıklar uyuz köpek gibi aşağılanarak sürünerek yaşadılar.
Münafığın varlığı Müslümanların birbirine kenetlenmesine vesile olur. Müslüman münafığı görerek Allah’ın nimetlerinden daha çok zevk alır. Münafık atak yaptıkça mümin dinçleşir, gençleşir, hayat bulur. Münafıkta ise bu daha büyük çöküntüye sebep olur.
Kadın haklarını korurken, kadınların özgür olduğunu fiilen göstermek önemlidir. Sözlü garanti tek başına yeterli olmaz. Kadının dilediği gibi giyinebileceğini, neşeli yaşayacağını, kıyafetine kimsenin karışmayacağını, istediği gibi eğlenebileceğini göstererek en güzel garanti verilir. Bizim yayınlarımız anlattığımız özgür, aydın İslam anlayışının nasıl bir güzellik olduğunun delilidir. Bu asır kadınların asrı olacak, artık özgür olacaklar. Allah’ın izniyle dünyayı cennete çevireceğiz.
En aşağılık insanlar münafıklardır. Kahpe ve alçaktırlar. Dünyadaki her türlü zulmü bir kenara bırakıp, en başarılı en etkili gördükleri Müslümanlarla mücadele edeler. Münafıkların bu mücadelesi en baştan kaybedilmiş mücadeledir. Bu ahmakların yeri cehennemin en derin yeridir.
Namaz Hz. Adem’den beri var olan bir ibadettir. Bütün peygamberler aynı şekilde namaz kılmıştır.
Tüm hayatını Allah’a adamış, Kuran’a tam uyan insan sayısı azdır. İnsanların çoğu arada bir fakire yardım eder, zaman zaman namaz kılar. Sonra Allah sorduğunda ben bunları yapmıştım diyeceğini zanneder. Kendi düşük aklıyla Allah’ı haşa kandırabileceklerini zanneder. Allah sonsuz akıldır. Allah’ı haşa kandırmaya yeltenen olursa Allah bu oyununu başa geçirir.
İnsanların büyük bölümü Allah’a iman etmez, iman edenlerin büyük bölümü de şirk koşmadan iman etmez. Ruh sahibi olan Müslüman, insanların içinde adeta Cebrail gibi olacak, insanlara akılcı ve sabırlı yaklaşacak. Çünkü Allah bu insanları özel olarak zalim, cahil ve nankör olarak yaratmış. Mümin hem bunu hem kendi bedeni zayıflığını göz önünde bulundurarak melek ahlakıyla ve kararlılığıyla ilerleyecek.
Haram ve helaller Kuran’da bellidir. Kuran’da yazmadığı halde nimetleri haram kılmak şeytanın etkisiyle gelişmiş bir sistemdir. Ama Türkiye aydın bir ülkedir ve halkımız hurafeleri kabul etmez. Herkesin evinde gazete var, televizyon var. Açık ki kimse resmin, müziğin vs haram olduğu gibi hurafelere inanmıyor.
İngiliz derin devletinin ve uzantılarının 2018’de milletimize ve ülkemize karşı planlarına çok dikkatli olalım. Buna karşı hem gençlerimizi hem de halkımızı iyi eğitelim. Hazırlıklı olalım, kararlı olalım. Bunlar korkak halklara göre ayarlılar. Diğer ülkelerde bu yüzden işleri kolay oldu. Kabadayı ülkelere ise güçleri yetmiyor. Tayyip Hocam’a da iyi sahip çıkalım. Türkiye’ye bir şey yapamayacaklarını gösterelim. Bunlar, Türkiye’yi teslim almanın kapısı olarak Tayyip Hocam’ı teslim almayı düşünüyorlar. Bu yüzden Tayyip Hocam’ı kimseye vermeyeceğiz.
Allah çok fazla perde içinde gizlenmiştir. İnsanların bir kısmı bu perdelere bir kısmı da insanların çoğunluğuna takılıp gaflete düşüyor. Allah’ı 70 bin perde de olsa hepsinden görmek müminin vasfıdır. 700 bin perde de olsa mümin Allah’ı görür ve çok sever. Hiçbir şey mümine Allah’ı unutturamaz. Allah sonsuza kadar insanı yaşatacağı için bu dünyada alacağı terbiye çok çok önemlidir.
Vicdan kesintisiz devam eden vahyin adıdır. Allah her saniye mümine neyi yapması gerektiğini vahyeder. O vahye gönlü iyi bağlamak lazım. Duyulmayan görülmeyen vahiy olursa insan için kayıp olur. Hiçbir vahyi unutmamak göz ardı etmemek gerekiyor. Bu olursa o insan her şeyi kazanmış olur.
Tayyip Hocam İslam alemine açıkça gelin birleşelim çağrısı yapsın. Tayyip Hocam’dan başka İslam aleminin dertleriyle ilgilenen pek yok. Tayyip Hocam Müslüman ülkelerinin liderlerini Külliye’ye davet etsin, resmi olarak olmasa da “Siz İslam ülkeleri birleşsin diyor musunuz demiyor musunuz? Akan kanı, yapılan zulmü görmüyor musunuz?” diye sorsun. İslam ülkeleri liderlerinin çoğu ağır bir uyku halinde. Tayyip Hocam bu uykuyu kırmak için sık sık bunlara çağrıda bulunsun, İslam Birliği fikrine tüm dünyayı alıştırsın.

Adnan Oktar Diyor Ki... 21 Kasım 2017> Daha Fazla

Müslüman Kuran’la Müslümanların sayısının artmasını ister. Münafık ise Kuran’la Müslümanları dağıtmaya çalışır. Münafık ahmaklığı Kuran’ı haşa yok etmek için Kuran’ı kullanmaya çalışmasıdır. Münafık hiçbir şekilde Müslümanların bir başı olmasını ve toplu olmasını istemez.
Münafık kendine hep adam çağırır ki suçlu sayısı artsın diye. Kendilerinin karaktersiz olduklarını bildikleri ve 3-5 kişi oldukları için sürekli yanlarına adam çağırırlar. Münafık Müslümanların sayısının artmasını ve Müslümanların birlik olmasını istemez. Tek istediği Müslümanların dağılmasıdır. Ve en etkili gördüğü Müslümanlara kafayı takar. Bu çok büyük bir kahpelik ve alçaklıktır.
İnsan beyni samimiyeti gördüğünde hemen tanır. Kadın samimiyeti gördüğünde beyni, ruhu, bedeni açılır. Samimiyetsizlik gördüğünde ise o kişiyi müthiş itici görmeye başlar. O yüzden kadınlara karşı mutlaka samimi olmak gerekir. İkincisi de kadını putlaştırmamak, Allah’ın kulu olduğunu unutmamak önemlidir. Ve kadına her zaman koruyucu yaklaşmak, güven vermek, haysiyetini onurunu en güzel şekilde korumak gerekir. Bunun için de o kişinin akıllı, samimi ve Allah’tan korkan olması gerekir. O zaman Allah o kadının ruhunu sana açar.
Münafık o ahmak aklıyla Peygamber’den daha iyi düşündüğünü iddia eder. Hatta öyle akıl hastasıdır ki kendini haşa Allah’tan bile üstün görür. Allah’a dini öğretmeye kalkışacak kadar akılsızdır.
Allah duanın içten, samimi, candan, kendi duyacağı bir sesle, için için ve ihlasla olması gerektiğini Kuran’da bildirmiştir.
Hz. Mehdi’nin görevi adalet, güzellik ve sevgidir. Tüm dünyaya sevgiyi, merhameti, barışı, sanatı, güzelliği, sevinci, neşeyi hakim eder. Hz. Mehdi tüm güzel manevi unsurları coşturan bir insandır.
Ölümle birlikte keskin bir netlik artışı olacaktır. İnsan öldüğü andan itibaren bu dünyadaki hayatın bir rüya olduğuna kesin kanaat getirecektir.
Anneye ve babaya olan sevgi bilinen sevginin dışındadır. Anne-baba sevgisi apayrı bir boyuttur. Aile içinde tarif edilemeyen çok köklü, derin sadakate ve vefaya dayalı, derin merhamet ve şefkate dayalı bir sevgi bağı vardır. Sevgili sevgisi ise daha farklıdır. Beş duyuyla ifade edilen, derin tutkuya açık olan bir sevgidir. İnsan tutkuyu helaline duyar. Tutku uçsuz bucaksız delice bir duygudur. Şiddetli haz kaynağıdır. Şiddetli zevk veren bir nimettir.
Şeytan bağnazlıkla öyle bir kilitleme sistemi meydana getirmiş ki, “Dinden kaçtığın için kolaylık istiyorsun” diyor. Bu iddiayla ortaya çıkıldığında da iyi niyetli insanlar zorluk olmasını dinin şartı sanıyorlar. Peki o zorluğu uygulayabilir misin diyoruz, onu da uygulayamıyorlar. Oysa dinin kolay olduğunu bildiren Allah. Allah insanlara zorluk istemez.
Bağnazlık aslında koyu dindarlık adına belki de iyi niyetle yapılan ama için için insanların dinden nefret etmesine sebep olan şeytanın bir oyunudur. İyi niyetli insanlar Allah için her türlü zorluğa razı olacağı için şeytan büyük bir oyun kurarak insanları kuşatmış. Bağnazlık dinini yaşamaları durumunda insanları nefes alamayacak duruma getirmiş, insanların akın akın dinden kaçmasına sebep olmuştur.
Mehdi’nin kim olduğunu zaman gösterecek. İslam ahlakı dünyaya hakim olduğunda, İslam birliği oluştuğunda, Müslümanların önderi olan ve Hz. İsa ile birlikte namaz kılan kişiyi gördüğümüzde, “Allahualem bu kişi Mehdi” diyeceğiz.
Zeka değil akıl önemlidir. Dolandırıcılar, ünlü hırsızlar da çok zekidir ama akılsızdır. Akıllı insan kendisine ve çevresine zarar vermez. Aklın kaynağın Allah’ın hak dinidir. Müslüman için akıllı olmak için Kuran’dan başka yol yoktur. Kuran’a uyan ve samimi olan mutlaka akıllı olur.
Münafıklar Kalu Bela’da enayi ve keriz olarak yaratılmıştır. Münafık dünyada da ahirette de aşağılanır. Müminler ahirette münafıkların haline gülüyorlar, dünyada da gülecekler.
Peygamberimiz münafıklara ganimetlerden hiç pay vermiyordu. Bu, münafıklara müthiş iç acısı oluyordu. Peygamberimiz kat kat zenginleşir ve güçlenirken münafıklar yolunmuş sırtlan gibi, tüyü yanmış domuz gibi, alnına keriz damgalanmış olarak sinirleri laçka olmuş şekilde sürünüyorlardı. Münafığın ahmaklığı mümin için çok eğlendiricidir.
Allah 300 münafığı Peygamberimiz’in emrine vermişti. Gece gündüz nöbet tuttular, bir tabak yemekle kapıda hizmet ettiler, gazvelere katıldılar. Resulullah’ın ve Müslümanların müthiş zengin olmasına vesile oldular. Peygamberimiz’in ününü her yere yaydılar. 20 yıl boyunca Hz. Süleyman’ın şeytanları gibi Peygamberimiz’e hizmet ettiler. 20 yıl sonra, menfaatleri kesilince, bir anda “pardon yanlış yapmışız” dediler. 20 yıl boyunca yanlış yaptığını anlamayan katlamalı ahmaktır. Peygamberimiz dönemi münafıkları da ahir zaman münafıkları da ahmaklıklarına, enayiliklerine, kerizliklerine doymasınlar.
Her türlü manevi güzellik zorluklarla kazanılır. Sabır, cömertlik, şefkat, sevgi, merhamet hep zorluklarla kazanılan güzelliklerdir.
Din doğru anlaşılırsa insanlar arasında dostluk, kardeşlik, samimiyet, candanlık ve muhabbet getirir. Yanlış yorumlayan insan dini deccaliyet için kullanır. Doğru anlayan ve vicdanlı olan ise Mehdiyet için kullanır. Dini doğru anlayanlar ahir zamanda gerçek dinin tüm dünyaya hakim olmasına vesile olacaklar.
Çocuk olarak ahirete gidenler sonsuza kadar çocuk olarak kalır. Koşar, güler, oynar, kendi ruhunun gerektirdiği gibi yaşar.
Her hatırada hayır vardır, hepsinde bir eğitim, bir ders, bir hikmet vardır. Hepsinde mutlaka insanın ruhunu ve aklını açan hayırlı bir yön vardır. Düşünüp hayır yönlerini görüp ilerlemek için vesile olur.
Mümin iftiraya ya da kötü söze maruz kaldığında manevi derecesinde yücelme vardır. Zahiren horlanma gibi görülen olay mümin için yücelmedir. Müminin sağlığı sıhhati kuvveti artar, zenginleşirken kendince mümini aşağıladığını sananı ise çökertir.
Kadınlara karşı kurulmuş köklü bir erkek hakimiyeti var. Bunu da desteklemek için gelenekçi Ortodoks sistemde yüzlerce madde oluşturmuşlar. Yüzlerce maddeyle kadını aşağılıyor yüzlerce erkeği yüceltiyorlardı. Bizim Kuran ahlakını ortaya koymamızla bu fitnenin artık etkisi azalacaktır. Mehdi devrinde ise kadınlar için tam bir altınçağ olacaktır.
Allah atomu nasıl mükemmel bir detayla yaratıyorsa, hücrenin içinde nasıl muazzam işleyen bir düzen var ediyorsa, arıların peteklerini nasıl mükemmel bir matematik düzgünlükte yaratıyorsa ölümden sonra hayatı da aynı mükemmellikte yaratacaktır
Gerçek sevgiyi yaşamanın tek yolu samimiyettir. Her şeyin kilidi samimiyettir. Samimiyet demek vicdana direnmemek demektir. Vicdana karşı mantığı kullandığında simsiyah olur insan. İnsan hep vicdanını tercih edecek.
Boşnaklar bizim canımız. Türkiye’nin büyük bölümü Boşnaktır. İffetli, asil, nezih medarı iftiharımız olan mübarek bir topluluktur. Hepsi evladı fatihandır. Çirkin söz kullananlara bu sözleri iade ediyoruz.
Allah’ın küfür yaratması, münafık yaratması, müşrik yaratması mucizedir. Tarih boyunca tüm münafıkların aynı alametlere sahip olması mucize. Peygamberimiz dönemindeki münafıklara bakıyoruz, ahir zaman münafıklarıyla kahpelikleri, tipsizlikleri, hırsızlıkları, alçaklıkları hep aynı.

Adnan Oktar Diyor Ki... 20 Kasım 2017> Daha Fazla

İnsanın tavsiyeye, eleştiriye açık olması akıllı olduğunu gösterir. Her eleştiriyi Allah yapar. Mümin eleştiriyi fırsat ve nimet olarak görecek. Karşısındakini putlaştırınca o kişiye sinirleniyor, halbuki onu konuşturan da eleştiri yaptıran da Allah. Mümin her eleştiriden faydalanacak.
Müminin hedefi her zaman Allah’ı çok sevmek, Allah’ın hoşnutluğunu ve rızasını kazanmak ve Allah’ın bizi sevmesini istemektir. Müminin bu hedefinde kendisiyle birlikte olanlar kaderde yaratılmış kişilerdir.
Münafık dini kabul etmez. Sadece gösteriş onu ilgilendirir. Kimse görmediğinde namaz kılmaz. Ama insanlar görecekse namaza çok titizmiş gibi davranır. Münafık müminlerle münakaşa etmek için Kuran’ı öğrenir ve kullanır. Peygamberimiz, “Münafıklar Kuran’ı öğrenir. Kuran’la ilim ehliyle mücadele ederler” diye bildiriyor. Ahir zaman münafıkları da sırf kendi pis nefislerini savunmak için aptalca ve akılsızca kendilerince Müslümanların aleyhine Kuran’ı kullanmaya çalışırlar.
Münafık küfre, dinsizliğe, dinsiz ideolojilere karşı hiçbir çalışma yapmaz. Sabahtan akşama kadar etkili olduğunu gördüğü Müslümanlar aleyhinde sırtlanlar gibi hırlar durur. Menfaat elde etmek isteyip edemediği, yal bulup yiyemediği Müslüman toplulukları hedef alır.
Sevgiyi yaşamayan insan yaşlanır. Beyin, göz, cilt, saç sevgiye göre yaratılmıştır. Sevgide tüm vücutta dinçlik ve dirilik meydana gelir. Sevgisizlik olduğunda ise tüm hücrelerde kanserleşme oluşur. Her hücre sevgiye göre yaratıldığı için sevgiyi görmeyen hücrelerde bir nevi intihar başlar. Sevgisizlik insanı çok hızlı çökertir.
İstediğin bir şey olmadığında insanın dünyayı değerlendirmesindeki düz mantığın o kadar doğru olmadığını görürüz. Hemen bir şey olmasını istiyorsun, yok illa takdir edilmiş vakti bekleyeceksin.
İnsanlara ve dünyaya önem vermemek lazım. Sadece iyi insanlara önem vermek yeterli. Tüm dikkati sabır ve kararlılıkla Allah’a tekzif etmek lazım. Dünya ilk bakışta eğlenceli gibi gelebilir ama Allah’ı unutursan hemen dünya insanı boğar. Allah’tan dikkati hiç kesmemek önemlidir. Aklı başında bir insan asla Allah’tan dikkatini ayırmaz. Allah ile bağlantıyı kesmek çok çok sıkıcıdır.
Akıl gücünü geliştirmek için beyni yormaya gerek yok, sadece çok çok dürüst olmak ve Allah’a asla ihanet etmemek gerekiyor. Gün içinde Allah’a ihanet etme konuları oluşabilir. Mesela başın ağrır, yorgunlaşırsın, gücün yetmez, birinden kötü söz duyarsın, ayağına bir şey takılır, başarılı olamaz, binbir türlü aksilikle karşılaşırsın. Kişi hep, haşa, Allah’ın bunu diye yaptığını düşünmesine gidecek olaylar yaşar. Aman aman, sakın sakın. Bu imtihan için mecbur olan, Allah’ın bizim sevgimizi yükseltmesi için meydana getirdiği nimetleridir. Sakın nankörlük, terslik, olumsuz düşünme, tek kelimeyle çok büyük bir akılsızlık olur. Boş yere kitlevi nimet kaybına sebep olur. Hem dünyada hem ahirette insana çok büyük zarar verir. Allah’ı hiçbir zaman bırakmamak gerekir. Hep müspet düşünmek lazım, çünkü Allah’ın her yaptığı müspettir.
Akıllı, samimi bir insanın eleştirisi kıymettir. Candan seven bir dostun bir insanın iyi olması için gösterdiği gayreti takdir etmek lazım. Ne güzel senin lehine senin göremediğini gören bir göz sana faydalı oluyor. Al o eleştiriyi başının üstüne koy. Ama sırf ahlaksızlık olsun diye karşısındakini mahcup etmek için eleştiri yapan olduğunda onun cevabını güzel bir şekilde vermek gerekir.
Allah’ı anlamak zor değildir. Sadece samimi olmak yeterlidir. Kendini sıkmadan, iki üç delille yeterli konsantrasyonu sağlar mümin. İnsan Allah’ın sanatının yüzlercesini bir anda düşünemez. Allah’ın sanatı düşünmekle bitirilebilecek gibi değil. Sırf hücreyi düşünmeye kalksak 60-70 yıl ömür yetmez. Tek bir mitokondrideki akıl dünyadaki tüm insanların aklından daha yüksek. Tek bir halının tüylerinde binlerce koyunun bilgisi var. Her gün Allah’ı dikkatlice, samimi bir ruhla izlemek gerekiyor. O zaman da Allah o kişiye müthiş bir bereket verir.
Allah atomda müthiş bir sanat yaratıyor. 15 milyar yıldır atom hiçbir besin almadan müthiş bir enerjiyle dönüyor, yörüngesinden hiç çıkmıyor, atomlar birbirine çarpmıyorlar. Tek bir maya proteinini insan incelese içinde apayrı dev gibi bir alem var. İşte Allah bu sanatı düşünüyor muyuz düşünmüyor muyuz ona bakıyor. Adam ekmek arası kokoreç yiyor ve hiçbir şey düşünmüyor. Allah’ın bu büyük sanatına rağmen hiçbir şey düşünmeden yaşayan insan, aslında her türlü belayı hak etmiş oluyor.
Allah insanı acz içinde yaratmıştır. İmtihanın gereği olarak hayat kolayca Kendisi’ne ulaşılacağı gibi olmaz. Nasıl engelli koşu yarışmasında çeşit çeşit engeller varsa, insanın Allah’a ulaşmasında da benzer zorluklar vardır. Dünyadaki bu yarışın zorlu olması şart. Kolay olunca dünyada eğitim almamıza gerek yok. Zorlu olması için de zihin dağınıklığı, beden yorgunluğu, insanların ters konuşmaları gerekir, küfrün münafıkların saldırısı gerekir, zayıf insanların ümitsiz konuşmaları gerekir. Ayrıca Allah başka perdeler de oluşturur. Mesela ahir zamana özel olarak dinsiz felsefe binlerce koldan mümine saldırıyor. Çeşit çeşit dinsizlik ve dini bozacak dini değiştirme akımları var. Mümin işte tüm bunların arasından aşarak Allah’a ulaşıyor.
Amerika değerli insanların yaşadığı bir ülke. Amerikan halkını seviyoruz. Sevmediğimiz ve karşı olduğumuz İngiliz derin devletidir. İngiliz halkını da, tüm Avrupa halkını da seviyoruz. Onlara karşı acımasızlığı savunanlara her zaman karşı olacağız.
Güzel yüzlü, temiz, nezih insanların topluma çok olumlu etkisi olur. Onlar uğurlu insanlardır, dolaştıkları yerlerde sadece oradan geçmeleri bile güzel bir elektriğe sahip olur.
Rap güzel bir müzik türü. Rap müzikte kullanılan sözler sevgi, merhamet, dostluk, kardeşlik, barış mesajları içerdiğinde etkisi de müthiş olur. Şeytan sevginin anlatılmasını istemez. Sevgiden bahseden her cümle, her ifade şeytana ilmen balyoz indirmektir.
Anlayışsızlık ve sevgisizliği deccal teşvik ediyor. Acımasız, sevgisiz, nefret dolu üslup yüzünden sanatçılar, sporcular yılıyor, insanların çoğu yurt dışına gitmeyi tercih ediyor. İnsanların üretim gücü kalmıyor. Sevgisizlik insanı bitaplaştırır, gücünü kırar. Tüm insanlara sevgiyle, şefkatle yaklaşmak gerekir. Kimse kimseye düşman olmasın. Bir insandan partisinden, düşüncesinden dolayı nefret etmek bir tür akıl hastalığıdır. Bu nefret çok anlamsız ve dehşet verici. Bu hastalığı el birlik olup ortadan kaldıralım.
Geleceğe yönelik idealim İslam Birliği’nin oluşması, kardeşliğin, barışın, sevginin her yeri sarması. Herkesin birbirini kendi kardeşi annesi babası gibi koruması. İnsanların mutlu yaşaması. Fakirliğin ortadan kalkması. Tüm insanların neşeli, heyecanlı, sanatın, estetiğin en güzel halinin bulunduğu ortamda yaşaması.
Münafıkların hemen hemen tamamı çok bilmiştir. Allah onlara delillik tarzında bir ruh hali veriyor. Hem bilmiş hem yalancı oluyorlar. Yalanda sınır tanımıyor, yalan söylediğinin fark edildiğini de göremiyor. Hırsız, sahtekar, yalancı, dolandırıcı münafıklar hep birbirlerini bulur. Bunların dostu, ahbabı olmaz. Toplum bunların aşağılık insanlar olduğunu bilir ve uzak durur. Bu münafıklar ağızlarından salya, kan akarak gezen sırtlan gibidirler.
Sayın İsmail Kahraman’ı yeniden Meclis Başkanı seçilmesi vesilesiyle tebrik ediyoruz. Tüm hayatı dürüstlükle geçmiş, Erbakan Hocamız’ın çok sevdiği muhterem bir insandır. Karadeniz’in yiğitlerindendir. Allah uzun, hayırlı ömür nasip etsin, başımızdan eksik etmesin.
Affetmek mutluluk vericidir, sevindiricidir. Affetmemek can yakıcıdır, insanın sağlığını bozar, muhakeme yargı bozulur. Affetmek bizzat insanın kendi mutluluğu ve ruh sağlığı için hayatidir. Affedemeyen insan ruh hastası olur. Bir konuyu kafaya takıp unutmamak sinirleri alt üst eder. Affedip dinç yaşayacağına boş yere acı çekiyorlar. Takıntı ilk affetmeyeni vurur. Affedersen hem sen hem karışındaki rahatlar. Senin karşındakinde rahatsız olduğun hususu da yaratan Allah. Toplum sana affetmemeyi öğrettiyse bu şeytanın çirkin bir başarısıdır. Şeytana uyup kendini küçük düşürmeyeceksin.
Karşılıksız iyilik yapmayı sadece İslam sağlar. Egoistlikten kurtulmak, karşılıksız saygı, sevgi, iyilik sadece dinle mümkündür. Dinin dışında toplum yozlaşır, bozulur Allah esirgesin.
Tayyip Hocam’ın dindar olması, sürekli Kuran’la konuşması Allah’ın bir lütfu. O yüzden memleket bereketleniyor. İngiliz derin devletinin oyunlarını da çok iyi fark etti ve asla taviz vermiyor maşaAllah.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Kasım 2017> Daha Fazla

Cennette Peygamberlerle hep birlikte olacağız, aynı sofralarda aynı mekanlarda olacağız. Dünyada çile çekiyorlar ama cennette sonsuza kadar itibarlı, sonsuza kadar çok sevilen olacaklar maşaAllah. İmam Mehdi de cennette çok sevilecektir. Peygamberimiz Mehdi için “cennetin tavuskuşudur o” diyor.
Tüm güç kuvvet Allah’ın elindedir. Allah’ın izniyle sevgi konusunda dünyaya önderlik etmeye, tüm dünyaya sevgi hakim oluncaya kadar gayret etmeye devam edeceğiz.
Musevilerin beklediği Moşiyah, hadislerde haber verilen Mehdi’dir. Mehdi hem Müslümanların hem Hristiyanların hem de Musevilerin manevi önderi olacaktır. Mehdi geldiğinde tüm insanlar barış içinde, birlikte kardeşçe yaşayacaklar.
Olumsuzlukları gören kişiler genellikle Allah’ın sanatını ve tevekkül etmeyi bilmezler. Her ters gibi görünen olayın hayırlı olduğunu bir çok insan bilmez. Allah Müslümana şer yaratmaz. Müminsen hepsi hayırlıdır. Yemek döküldü yiyemedim diyor, belki zehirlenecektin. Geç kaldım otobüsü yakalayamadım diyor, kim bilir Allah nelerden koruyor. Mümin için hiçbir işte şer yoktur.
Allah ile kopmaz bağlantının yolunu bulan asla sıkılmaz. Ama bunu düşünerek bulması gerekir. Allah ile bağlantının yolunu bulan çok güzel yaşar.
İngiliz derin devleti münafıkları kullanarak Müslümanlara zarar vereceklerini zannediyordu. Kullandıkları üç kağıtçıların, dolandırıcıların, sahtekarların sayesinde biz İngiliz derin devletini tüm kapsamıyla anladık ve deşifre ettik. Tuzakları ayaklarına dolandı.
Kıyamet oldu ve bitti, biz henüz o zaman dilimine gelmediğimiz için göremiyoruz. Fatih Sultan Mehmet dönemini bazı şuurlar yeni görüyor, başka zaman dilimlerinde. Biz kendi zaman dilimimizde ilerliyoruz ve yaşanmış bitmiş olan Kıyamete doğru gidiyoruz.
Allah ile bağlantısı olmayan hayat monoton hayattır. İnsan lokantaya gider, kayak yapar, araba yarışlarına katılır ama monotonluktan kurtulamaz, gittiği her yerde sıkılır. Mutluluğun sırrı sonsuz güzel sonsuz akıl sonsuz merhametli sonsuz sanatçı Allah’a tam bağlanmaktır. O zaman insan kömürlükte de yaşasa mutlu olur. Kuran’ın özü insanları mutlu etmek üzerinedir ve bu güzelliklerin hepsi monotonluğu ortadan kaldırır.
İnsanların hayatımı merak etmelerinin sebebi çok dindar aynı zamanda çok zengin bir ruha, delice bir sevgi anlayışına sahip olmam. Mutaassıp olmam, ama ufkumun çok geniş olması, sanatçı ruhumun olması. Bu yüzden insanlar nasıl yaşadığımı çok sevgi ve heyecanla merak ediyorlar.
Münafıklarda Allah’ın dalalete düşürücü ve helak edici isimleri tecelli eder. Müminlerde ise Allah bereketiyle, selam, iyilik, güzellik, hidayet olarak tecelli eder.
Ziyafet bir sanat sergisidir. Sadece yemek değildir. Hürmet, kalite ve sevgi gösterisidir. Ziyafeti bir sanat şöleni olarak değerlendirmek gerekir.
Aşk gururu kabul etmez. İnsan sevdiğine karşı saygılı, hürmetli, merhametli olur. Kuran’a göre mümin sevdiklerine karşı tevazulu, şefkatli ve merhametlidir. Küfre ve münafıklara karşı ise onurludur. Müminlere gurur yapmak Kuran ahlakına uygun değildir.
Münafıkların birlikteliği azılı dolandırıcıların bir araya gelmesidir. Hırsız, yalancı, homoseksüel ve dolandırıcıların bir araya gelmesi mucizedir. Görüntülerindeki korkunçluk da ibret vericidir. Kokuları da fiziki görünümleri de tiksinti verici derecede iğrençtir. Genellikle hepsi hayvan gübresi gibi kokarlar. Allah’ın müminlerin arasından bu pislikleri çekip alması Allah’ın Tahir isminin tecellisidir. Münafıkların ayrılması Allah’ın müminlere bir nimeti ve güzelliğidir.
Son dalga münafıklarda hırsızlık, yalancılık, ahmaklık ve kahpelik çok yüksektir. Bir insanın bu kadar yüksek karaktersizlik göstermesi mucizedir. Yalancı deyince insanlar tam anlamıyor, arada bir yalan söylüyor sanıyorlar. Münafıkta, merhaba dediği andan itibaren kesintisiz delice yalan söylemek vardır. Yalancılıkları abartılıdır.
Münafık kelimesinin temeli olan, nifak ne-fe-ka kökünden türemiştir. Nefeka kelimesi; tükenmek, ruhu çıkmak, ölmek, köstebeğin deliğine çıkıp girmesi gibi anlamlara gelir. Münafık demek ruhu çıkmış, ölü varlık demektir. Köstebeğin yuvasının iki kapısı vardır. Kapıların birinden girerken, öbüründen çıkar. Köstebek, çıkacağı bu kapıyı, başıyla vurup dışarı çıkmasına imkan verecek şekilde ince tutar ve bunu da başkası sezemez. Köstebeğin kaçmak için yaptığı bu ikinci kapıya nâfika denir. Münafık da kafasında hep kaçacağı kapıyı hazır tutar.
Cennette hep hareket ve canlılık vardır. Meyveyi koparırsın hemen yenisi olur, çiçekleri sürekli açar, ağaçlar sürekli hareketlidir. Bahar hakimiyeti vardır. Ama bu dünyadaki gibi sebebe ve sürece bağımlı bir bahar değildir. Cennette ağaçlar yaprak dökmez, meyveler yok olmaz. Cennette kesintisizlik, süreklilik hakimdir.
Fakirlik, işsizlik ve ekonomik krizler Mehdi çıkıncaya kadar bitmez. Fakirlik Mehdi ve İsa Mesih döneminde metafizik olarak Allah tarafından özel durdurulacak. Bunun dışında her dönemde her zaman imtihanın gereği olarak fakirlik ve yokluk olacaktır.
İmtihanda insanda meydana gelen fizik özelliklerin hepsi mucizedir. Öfkelenmek ve öfkeye hakim olmak ibadetin mühim yönlerinden birisi. Öfke hissinin olması başlı başına bir mucize.
Halklar, milletler temizdir. Derin devletler, sapkın ideolojiler zalimdir. Biz tüm halkları, tüm milletleri seviyor, hepsiyle dost olmak istiyoruz.
İncil ve Tevrat Allah’ın indirdiği hak kitaplardır. Kuran bu hak kitaplara hakem olarak indirilmiştir. Tevrat ve İncil’de yer alan bir bilgi, Kuran’da destekleniyorsa bu haktır. Kuran’da eleştiriliyorsa burada sapma olmuştur. Gençler Tevrat ve İncil’i okusunlar ama mutlaka Kuran’ın hakemliğinde okusunlar. Örneğin İncil’de Hz. İsa’nın ikinci kez gelişi var. Kuran’a bakıyoruz, Kuran’da da Hz. İsa’nın geleceği güçlü olarak anlatılıyor. İncil’de Hz. İsa’nın –haşa- Allah’ın oğlu olduğu yazıyor. Kuran bunu kesin olarak inkar ediyor. Bu şekilde Kuran’ın rehberliği ve hakemliğinde, İncil ve Tevrat’ı okuyabilirler.
Allah’ın gizli bela vermesi özel bir sanatıdır. Belayı hak edeni, zalimlik yapanı Allah mutlaka sessiz sedasız ezer.
Karaktersiz insanlar her zaman olacaktır. Pis bakanlar, pis konuşanlar her zaman olacaktır. Allah bu insanların hayvandan daha aşağı olduğunu bildiriyor. Bu tiplerin aşağılık kompleksinden kaynaklanan öfkesini kardeşlerimiz hiç kaale almasınlar. Gençler böyle nefret insanlarına karşı hem genç kızları hem de birbirlerini korusunlar, sahip çıksınlar. İyiler birbirlerine değer verip, ittifak etsinler.
Naim Süleymanoğlu mazlum, efendi, vatansever bir delikanlıydı. Allah onu cennetine alsın. Ailesine güzel bir sabır ve inşirah versin. Naim kardeşimizin bana selam gönderen güzel ailesine en içten selamlarımı iletiyor, Allah’ın onları rahmetiyle ve sevgisiyle kuşatmasını diliyorum.
Tayyip Hocam’ın NATO konusunda açıklamaları çok haklı ve doğru. Türkiye’nin öncelikli yapması gereken kendi savunma sistemini güçlendirmek, kendi savunma sistemini kendisi üretir hale gelmektir. Füzeyi vurabilen füze sistemlerini Türkiye kendisi üretmelidir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 18 Kasım 2017> Daha Fazla

Rutinlikten Kuran’ın zengin dünyasıyla kurtuluruz. Kuran’a bağlanan insanın uçsuz bucaksız sonsuzluğa açılan bir sevgi ve güzellik anlayışı olur. Aksinde ise toplumun gereksiz kuralları, alışkanlıkları insanı monoton, rutin bir hayatın içinde boğar.
Kuran’a göre arkadaşlık velayet sisteminde olur. Karşındakini kendi annen baban kardeşin gibi koruyup kollayarak, derin sevgi, hürmet ve saygıyla sahip çıkmak Kuran’daki arkadaşlıktır.
Münafıklar Kuran okumaktan da okunmasından da hoşlanmazlar. Ama Allah tüm dirençlerine rağmen onları Kuran okuyan, ayet anlatan, paylaşan konumuna getiriyor. Müslümanların en etkili olanlarına kendi düşük akıllarınca eleştiri yapmak için Kuran okur ve anlatırlar. İstemeye istemeye Kuran’a ve İslam’a hizmet ederler. Bu da Allah’ın onlara muazzam bir tuzağıdır.
Bediüzzaman’ın 12 vekilinden biri olan Sungur Ağabey, Adnan Oktar’a: “Ne mutlu sana, mazi de müstakbel de seni alkışlıyor” demişti. Sungur Ağabey: “Sen (Adnan Oktar) küfre karşı sedd-i Zülkarneyn oldun, seni aşıp bize gelemiyorlar.” Sungur Ağabey: "Daha önce biz biraz geri duruyorduk, risalelerden başka kitaplarla ilgilenmiyorduk. Fakat neşriyat (yayınlar) aleminde Harun Yahya'nın (Adnan Oktar) eserlerinin elmas hükmünde olduğunu gördük maşaAllah."
Laiklik Kuran’ın bir hükmüdür. Kuran’da bildirilen “Senin dinin sana benim dinim bana” ayeti laikliğin en güzel açıklamasıdır.
Sabır rahatsız olarak yapılmaz. Sabır tahammül değildir. Sabır Allah’tan razı olarak yaşanır. Sevinç içinde olduğunu bilerek, hayır olduğunu düşünerek davranmak güzel bir sabırdır. Allah bu sabrı makbul görür.
Sayın Devlet Bahçeli’den Allah razı olsun. Deccaliyete karşı Hükümetimize tam destek vermesini rica ettik ve milletimizin bu ricasını yerine getirdi. Şu anda çok milli ve yerli Hükümetimiz var. Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi’nin de bu ittifak içinde yer alması çok güzel olur. Sayın Bahçeli maşaAllah çakı gibi delikanlı, çok hayati bir dönemde çok güzel hizmet veriyor. Tayyip Hocam’ım ve Sayın Bahçeli’nin ömrüne verilen bereketin nedeni İslam’a Kuran’a hizmet etmeleridir. Allah ömürlerini uzun etsin.
Münafıkların tek mücadelesi sadece çok faydalı gördükleri Müslümanlarladır. Münafık PKK’ya karşı, Darwinizme karşı, Rumiliğe karşı, dinsizliğe karşı tek kelime söylemez. Sadece Müslümanları hedef alır, Müslümanlar içinden de en faydalı gördüğü kişileri hedef edinir.
Kuran’da münafıklar net olarak aşağılanmıştır. Müminler de Kuran ahlakının gereği olarak münafıkları aşağılar. Aslında müminler münafıkları anlattıklarında var olanı anlatıyorlar. Münafıkların kokuları, görüntüleri, bakışları tiksinti vericidir, bedenlerinde sayısız patoloji ve iğrençlik vardır. Allah’ın münafıkları böyle tiksinti verici yaratması mucizedir. Allah Kuran’da münafıkları hayvana benzetmiştir, gerçekten fiili olarak görünümleri ve tavırları da hayvan gibidir.
Genç müzisyenler için sokaklarda sanatlarını rahat icra edebilecekleri ortamlar sağlanmalı. Belediyeler müzisyenler için alttan ısıtmalı, rahat edebilecekleri özel yerler ayırırsa çok güzel olur. Sokak sanatçıları ülkenin neşesi ve sevincidir.
Kiliselere, Sinagoglara her yerde sahip çıkmak gerekir. Musevilere, Hristiyanlara karşı saldırgan tutum çok korkunç. Hepsi bize emanet, mazlum insanlar. Müslüman, Kitap Ehli’ne rahatça ibadetlerini yapabilmeleri için imkan sağlamakla sorumludur. Bayramlarında onları tebrik etmek, ziyaretlerde bulunmak, güzellik sunmak Müslüman ahlakının gereğidir. Musevi ve Hristiyan müminleri korumak Allah’ın Kuran’da emridir. Müslüman sadece zulmedenlerle mücadele eder bu mücadele de ilimle, irfanla, kanunla, hukukla olur.
Suriye sınırına yapılan duvar bir Seddi Zülkarneyn hükmündedir ve ahir zamanın mühim alametlerinden biridir. Zülkarneyn de dönemin anarşistlerine, teröristlerine karşı set inşa etmiştir. Bazı insanlar konunun önemini tam anlayamıyorlar ama dünyanın gözünün önünde bir ahir zaman alameti daha gerçekleşiyor.
Hz. Musa’yı yaratan Allah aynı anda Firavun’u yaratıyor. İkisine de gücü veren Allah. Hiç kimse Allah’ın emrinin dışına çıkamaz. Şu tarihte şu münafık şu şu eylemleri yapacak diyor Allah, münafık bunu aynısıyla yapar. Dışına çıkamaz.
Bize göre biz dev bir evrende yaşıyoruz, bir başkasına göre ise tüm evren bir iğne ucu kadar. Her gözden Allah bakar. Her atomda Allah görür, her atomda Allah duyar, her atomda Allah hisseder. Her atom bir evrendir. Atom küçüktür diyorlar, bir de atomun içindekilere sormak gerekir, onlar için devasa olan bir evren içinde yaşıyorlar. Kardeşlerimiz asıl olarak Allah’ı sevmek üzerinde dursunlar. Tomasin’i seviyoruz, Allah’ın tecellisini seviyoruz. Bahçedeki çiçekleri seviyoruz, Allah’ın tecellisini seviyoruz. Sevginin sınırını kaldırıp sonsuza açılacak coşkuyla sevmek gerekir. Allah sınırlı sevgi istemiyor. Allah’ı sonsuza açılan bir aşkla sevmemizi istiyor.
Allah kesin var. Bazı insanlar “Allah’tan önce ne vardı?” diyorlar. Zamansızlığı düşünmedikleri için bu soru akıllarına takılıyor. Allah Katı’nda önce ve sonra yok, tek bir an var. Öncesi sonrası kavramları modern fiziğe göre de yok. Zaman insan için yaratılmış bir kavram. Sonsuz kısa zamanda, yani bir an içinde, sonsuz uzun zaman yaşanıp bitmiş durumda.
Şirk, Allah’ın gücünün vicdansızca reddedilmesidir. Allah’ın gücünün dışında güçler olduğunu düşünmektir. Mesela hastadır, “bu ilacı alır iyileşirim” diyor. Hastalığı kim yarattı; Allah. İlacı kim yarattı; Allah. İlacı nerede içiyorsun, beyninde. Beynindeki ilaç görüntüsünün şifa yarattığını iddia edersen bu şirk olur. Şifayı yaratan Allah’tır, ilacı vesile eder.
Naim Süleymanoğlu yiğit, kalender, güzel ahlaklı bir delikanlıydı. Aslanımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Allah inşaAllah onu cennetine alsın. Ailesine de sabr-ı cemil ve inşirah nasip etsin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 17 Kasım 2017> Daha Fazla

Şeytan İslam dışı her konuyu sanki İslam'da var gibi göstererek insanlara çok büyük bir oynadı. Nerede bir anormallik varsa, hepsini insanlara sanki İslam'da varmış gibi kabul ettirdi. Şeytanın çökmesi gelenekçi İslam anlayışının çökmesiyle başlar. Şeytanın sol kolu Darwinizm, sağ kolu da gelenekçi İslam anlayışıdır. Şeytan bu tuzaklarıyla İslam alemini mahvetmeye çalışıyor. Biz tam bu aşamada devreye girerek, şeytanın bu oyununu bozuyoruz elhamdülillah.
Hz. Hızır'ın cilt rengi yeşildir. Normal cilt renginde olsa herhangi bir insan sanılabilir ama cilt rengi yeşil olunca tereddütsüz Hz. Hızır olduğunu anlıyor insanlar. Hz. Hızır yarı balık yarı insan görünümündedir. Toplantılara da o kıyafetiyle katılır. Devletlerin yıkılması ve devletlerin kurulması konularında görevlidir. Hz. Hızır'ın katıldığı toplantılar "yakaza" halinde yani uykuyla uyanıklık arası bir halde gerçekleşir.
Kendini sıkmadan, kendini Allah’a bırakıp “Ya Rabbi Kendini bana çok sevdir” diyene Allah Kendisini çok sevdirir. Ama kendini sıkmamak önemlidir. Kendini sıkmayacak, şirke girmeyeceksin. Sevgiyi Allah’tan isteyeceksin.
Pişmanlıkla mükemmellikler oluşur. Bir heykel yapmak gibidir. Taş parçasını pişmanlıkla vurur koparırsın, bir daha koparırsın. Pişmanlıkları vesile ederek taşın altındaki o güzelliği ortaya çıkarırsın. Müslüman için her pişmanlık hayırdır.
Umursuz olmak çirkin bir ahlaktır. Umursuzluk o insanın bencil olduğunu gösterir. Bencil olmak sürünmek demektir, kir demektir, karanlık demektir. Umursuz yaşamak çok onursuz ve aşağılayıcı yaşamaktır. Egoist ve umursuz olmak faciadır.
Allah Müslümanları dünyaya kendi güzel ahlaklarını görmesi için getiriyor. Müslümanın iyi bir insan olduğunu görmesi ve bu iyi ahlakını sevmesi bir güzelliktir. Mümin iyiliğini muhafaza etmekten, iyiliğini göstermekten zevk alır ve iyi bir insan olduğunu bildiği için kendisini sever.
Kötülüğe sessiz kalmak tehlikelidir. Allah’ın emri iyiliği emretmek, kötülükten de insanları sakındırmaktır. Bu yüzden her insan doğruyu, iyiliği anlatmakla sorumludur.
Altıncı his vicdandır. “İçimden bu iş doğru değilmiş gibi geliyor” diyor, işte o Allah’ın kalbine ilhamıdır. Bu ilhamın bir sesi yoktur. Yazılı da değildir. Ama her insan bir şeyin kötü mü yoksa iyi mi olduğunu anlar.
Sanat icra edildiğinde durup bakmamak, dinlememek çok büyük bir nezaketsizliktir. O sanatı icra eden kişi bir güzellik sunuyor. İnsanları mutlu etmek için sanatını ortaya koyuyor. Sırf küstahlık, züppelik, ukalalık olsun diye kibirden kaynaklanan bir tavırla sanatçıyı muhatap almamak bir ahlaksızlıktır. Sanatçıya karşı kabalık terbiyesizliktir.
Zor durumda bir insana yardımcı olmak için o kişiyi tanımaya gerek yoktur. Darda olan bir kişiye hemen yardıma koşmak gerekir. Özellikle de bir genç kız, kadın ya da çocuk zor durumdaysa hemen yardım etmek gerekir.
Kadınların imtihanı daha zor. Onlar daha naif, daha hassas varlıklar. Her konuda daha duyarlıdırlar. Rengi, kokuyu, görüntüyü detaylarıyla fark ederler. Onları ezmeye çalışanların da sayısı fazla olduğu için imtihanları daha güçlü oluyor.
İngilizler kibar, nezih, kaliteyi bilen güzel bir halktır. Benim eleştirim ve üzerinde durduğum konu İngiliz derin devletidir. Bu bela, güzel İngiliz halkının da çok canını yakıyor.
Kendini tamamen Allah’a bırakan insana Allah samimiyeti ilham eder. Allah’a kendisini bırakamayan insanların her şeyinde bir anormallik olur. Bir sıkıntı, rahatsızlık duyuyorsan Allah’ın ilhamından uzaklaşmışsın demektir.
Mehdi ve talebelerine 30’un üzerinde deccal musallat olacaktır. Mehdi talebeleri hem küfürle hem münafıklarla fikri mücadele halinde olacaktır. Peygamberimiz, insanların Mehdi talebelerinden uzak duracaklarını, onlarla iş yapmak istemeyeceklerini, evlenmek istemeyeceklerini anlatıyor. İnsanlar son döneme kadar Mehdi talebelerinden hep uzak duracak. Bu da onların imtihanının kıymetidir.
Avcılık bir vahşettir. Kuşu, tavşanı beyninden vurmanın neresi zevkli ve spor olabilir? Avcılık spor değil suç sayılsın. Canlı bir varlığı vurarak, katlederek spor yapılmaz. Keklik, tavşan, keçi veya herhangi bir canlı vurmak kesinlikle kabul edilemez. Bir tavşanı katletmeyi spor olarak görmek vahşettir.
Hayatın kısa olması yaşlanmanın çabuk gelmesi insan için büyük bir nimet. Daha uzun olsa dünyada çok sıkılırdı insanlar. Allah hayat çabuk bitsin bir an önce ahirete, yani gerçek hayatımıza, kavuşalım diye insanlara nimet olarak dünyayı kısa yaratıyor.
Münafık huzursuz, dengesiz ve yalancıdır. Dengesizlikleri hem konuşmalarından hem bakışlarından belli olur. Münafığın yalancılığı hayret verici derecededir. Kaplumbağaya bindim dünyayı dolaştım tarzında yalanlar söyler. Münafıkların hırsızlıkları da ünlüdür. İnsanlar bunları çocukluklarından itibaren hırsız olmalarıyla tanır.
Allah münafıkların bedenlerini de ibret olacak şekilde çirkinleştiriyor. Müslümanlarda da bedeni acizlikler olabilir ama münafıklardaki bedeni acizlikleri iğrençliklerinin bir damgası oluyor. Kokuları gübre gibi iğrenç oluyor, sesleri sırtlan gibi itici, koşmaları dahi sırtlan gibi kamburunu çıkara çıkara korkunç şekilde oluyor.
Kötülüğün olması iyiliğin olması için şarttır. Allah iyinin kıymetinin anlaşılması için kötülüğü yaratır. Deccal olmasa Mehdiyet olmaz. Münafık olmasa mümin olmaz. Münafık çok pis bir ahlaksız, mümin ise çok temiz bir karakterde. İkisi arasındaki muazzam fark müminler için çok değerli bir alamet oluyor.
Ortadoğu’da bir çok ülkede din kulaktan dolma bilgilerle yaşanıyor. Dans, güzellik, bilim, sanat, dekolte haram diyorlar. Neye göre diyoruz, öyle öğrendik diye cevap veriyorlar. Böyle olmaz, din kaynağına göre yani Kuran’a göre yaşanır.
Maddiyatın mutlulukla bağlantısı yoktur demek samimi olmaz. Mümin Allah rızası için yaşar, maddi imkanları varsa bunu da Allah için harcar. Bu da güzel bir mutluluk sebebidir. İhtiyaç içinde olanlara yardım etmek, sevdiklerini mutlu etmek, güzellik oluşturmak için maddiyatı kullanır. Bu anlamda, maddiyatın mutlulukla bağlantısı vardır.
Kadınların çoğu korku içinde yaşadıkları için farklı savunma mekanizmaları geliştiriyorlar. Önce kadınları baskıdan kurtarmamız, güvenli bir hayat sunmamız gerekiyor. Sokak baskısını, toplum baskısını, aile baskısını, gelecek korkusunu genç kızların üzerinden kaldırdığımızda onlar da hayat bulacak, çok rahat yaşayacaklar inşaAllah.
Tartışmacı insanların ruhu anarşi içindedir. Bunlar kavgacı, gerilimli, adeta cehennem ateşi içinde yaşıyor gibidirler. Böyle insanlar itici oldukları için kimse tarafından sevilmezler ve yalnız yaşarlar.
İran, Türkiye ve Rusya’nın ittifak etmesi uzun süredir gündeme getirdiğimiz bir konu. Bu ittifak İngiliz derin devletinin bölgedeki tüm planlarını bozacaktır.
Münafık sadece Müslümanlarla uğraşır. Münafığın görevi sadece Müslümanlara saldırmaktır. Münafık küfürle, dinsizlerle, derin devletle hiç ilgilenmez, sadece yanından ayrıldığı müminlerle uğraşmayı hedef edinir. En çok da Peygamberimiz (sav)'e ve sahabelere dikkat verir. Münafık Kuran ayetlerini hep Müslümanlar ve Peygamber (sav) aleyhinde -haşa- kullanır. Allah'ın münafıklara yönelik indirdiği ayetleri münafıklar -haşa- Peygamberimiz (sav)'e ve sahabelere yönelikmiş gibi kullanıyorlardı. Münafık aşağılık, haysiyetsiz ve kalleş olduğunu bilir ama kendini kandırarak bunu görmezden gelir. Münafıklara yönelik ayetlerin de kapsamını çok iyi bilir ama sadece kalleşliğinden ve aşağılık karakterinden dolayı kasten bu ayetleri müminlere karşı kullanır. Peygamberimiz (sav) döneminde kurdukları Dırar Mescidi'nde de münafıklar hem ahlaksızlık yapıyorlar hem homoseksüel ilişkiye giriyorlar hem de cinayet tasarlıyorlardı. Sonunda Allah hepsini cehennem çukuruna doldurdu.
Çocukları aklı başında insan olarak muhatap almak önemlidir. Çocuklara önce saygı duymak, onlara değer vermek, hürmet göstermek ve sonra onları sevmek gerekir. Aksinde çocuğun dengesi bozulur, kendine ve çevresine zarar verebilir. Çocuğa mutlaka değer verildiğini onlara hissettirmek gerekir. Allah’ı çocuklara sevdirmek, bütün nimetlerin Allah’tan geldiğini onlara öğretmek ve çocukların daima Allah’la bağlantıda olmasını sağlamak gerekir.
İngiliz Derin Devleti'ni alenen şeytan yönetiyor. İngiliz Derin Devleti'nin yöneticileri trans haline geçip şeytanla bağlantı haline geçerler. Şeytanı -haşa- Allah’tan daha güçlü görürler. Şeytanın dünyadaki hakimiyeti olarak görürler. Derin devletlerin başında hep şeytan olur ve şeytan onları yönetir. Irak ve Suriye'de kan akıtılması, Mısır'ın, Libya'nın perişan edilmesi hep şeytandandır.
İnsanlar iman zaafiyeti ya da imansızlıktan dolayı isyankar bir ruha bürünürler. İman eksikliği olduğunda dünyanın başıboş olduğunu düşünür ve her insanı potansiyel tehlike olarak görürler. Her an bir hastalık, bir bela, bir saldırı olacağı korkusuyla dehşet ve korku içinde yaşarlar. Onun getirdiği stresle de saldırgan olurlar. En ufak bir öfkede can havliyle saldırgan ve şüpheli tavırlar sergilerler. Bu durum tevekkülsüzlüğün insanda nasıl bir tahribata sebep olduğunu gösterir.
Tayyip Hocam İngiliz Derin Devleti'ni geceli gündüzlü nezaketiyle anlatıyor. Tebrik ediyoruz. MHP'yi de Tayyip Hocam'a desteğinden dolayı defalarca tebrik ediyoruz. Tarihi ve hayati bir görev yapıyorlar. Devlet terbiyesine uygun şekilde hareket ediyorlar. Deccal'in karşısında Devletin Reisi'ni korumak farz olur.
Işığın sebebi güneş değildir. Dünyada güneş olması, imtihanın gereği olarak bizim makul görmemiz içindir. Güneş tamamen sebep olarak yaratılmış bir sistemdir. Madde kendinden ışıklıdır, ışık beynimizde oluşur. Güneşin aydınlatıcı özelliği de yoktur aslında, güneş sadece dalga yayar, ve güneş zifiri karanlıktır. Isısı da yoktur. Tamamen beynimizdeki ve ruhumuzdaki algı ve görüntülerden ibarettir. Cennette de sebebe ihtiyaç olmadığı için, güneş sadece süs olarak vardır cennette.

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Kasım 2017> Daha Fazla

Darwinist materyalist sistemin ruhsuzluğunu ve gelenekçi Ortodoks sistemin insanların neşesini elinden alan sistemini fikren ortadan kaldırırsak beyin göçü olmaz. İnsanlar güzelliği, sanatı, neşeyi aradıkları için sanatı gördükleri yere gitmeyi tercih ediyorlar. Allah’ın izniyle 3-5-7-9 yıla kadar Türkiye çok değişecek.
Allah’a güvenen insanın güveni güzeldir. Kendi özüne güvenen insan sıkıntılı, ızdıraplı ve acılı bir hayat yaşar. Kendisini şirk koşmasının bereketsizliği hep üzerinde olur.
Dinsiz açıkça düşüncesini söyler. Münafık dindar görünümlü olur, Müslümanların arasına girer, sonra da kahpece ve alçakça Müslümanlara saldırır. Münafık kahpece Müslümanların arasında hedef alacak kişiler seçer, bu da Müslümanların birbirinin değerini daha iyi görmelerine vesile olur. Müslümanlar daha da şevklenip neşelenirken, münafıklar içten içe çürümeye devam eder.
Peygamberimiz döneminde müşrikler ve münafıklar, küçük akıllarınca Kuran’ı beğenmiyorlardı. Peygamberimiz’den Kuran’ı değiştirmesini istiyorlardı. O yüzden Peygamberimiz, “Benden bir söz yazmayın” diye vasiyet bırakmıştı.
İnsan aklını Allah ile beraber tutarsa o zaman o kişiyi Allah mucize olarak hikmetli konuşturur. İnsanın Allah ile hiç bağını koparmaması, kalbinin hep Allah ile olması lazım. Kendi konuştuğunu düşünen insan konuşmakta zorlanan, kendisini de çevresini de üzen bir üslup kullanır. Allah’tan uzaklaşan insan hayrı şer, şerri hayır görür, kafası karmakarışıktır, şüphecidir, her konuşmasında bir ima vardır. Kendini Allah’a bırakan insanın ise her sözü ferahlatıcıdır.
Çocuklar okula neden gittiklerini bilmedikleri için sıkılıyorlar. Derslerin mutlaka filmlerle olması, çocukların rahat koltuklarda oturması, istedikleri gibi giyinip gelmeleri gerekir. Çocuk okula gittiğinde muhteşem bir görgü ve kalite kazanacağını, genel kültürünün artacağını, çok sevilecek bir insan haline geleceğini bilmeli.
Sevginin tarif edilmesi mümkün değildir. İmanla ve akılla doğru orantılı olarak sonsuza açılan bir zevktir. Karşındaki kişiyi Allah’ın varlığının tecellisi olarak gördüğünde sevgi oluşur, bunun dışında sadece sevgi taklidi ve heves vardır.
Haram ve helaller insanı insan yapan güzelliklerdir. Haram ve helaller sayesinde helalin güzelliğini haramdan uzak durmanın rahatını yaşıyoruz. Haram ve helaller sayesinde dünya kat kat güzelleşir.
Hastalıklar olmasa insanların çoğu kibirden azgınlaşır. Hastalık insanın dünyadan geçmesini, tevazulu olmasını sağlar. İnsan nefsi azgındır. Hastalık bu azgınlığı frenleyen en etkili vesilelerden biridir.
Müminde özgüven değil Allah’a güven vardır. Tamamen Allah’a güvenerek hareket ettiğinde mükemmel bir akıl ve mükemmel bir görünüm meydana gelir. Özgüvenliyim diye ortaya çıkan insanların çoğu çok sıkıntılı yaşar. Allah’a kendini bırakan güzel ve huzurlu yaşar.
Münafıkları Darwinizm, materyalizm, PKK, Türkiye’nin bölünmesi tehlikesi hiç ilgilendirmez. Varsa yoksa en etkin gördüğü Müslümanlarla uğraşırlar. Bu da Müslümanların şevkini arttırıyor. Allah Müslümanların şevki, gayreti, azimleri artsın diye böyle mahlukları yaratıyor. Müslümanın tarihinde nitelikli münafıklarla mücadele varsa o mümin için bu çok büyük bir şereftir.
Münafıkların varlığı müminlerin imanın, Kuran’ın, Müslümanların kıymetini daha iyi anlamalarını sağlar. Münafık atağı olduğunda müminlerin birbirine olan sevgisi ve bağlılığı artar. Münafık atağıyla Müslümanlar, Peygamberimiz dönemindeki zorluğu, imtihanı daha iyi kavrar.
Şehitler nasıl şehitleri bekliyorsa, münafıklar da kalbinde hastalık olanları seçer ve onları etkilemek için uğraşır, onların kendilerine gelmesini beklerler. Münafık hem önde olan, güçlü Müslümanı seçer ve hedef alır. Hem de zayıf olduğunu düşündüğü kişileri sürekli etki altına almaya çalışır
Münafıkların küfre ve dinsizliğe karşı hiç enerjisi yokken, Müslümanlarla mücadele ederken aşırı enerjik olurlar. Sabah namazına kalkmaz ama Müslümanlarla uğraşmak için sabahlara kadar bilgisayar başında oturur. En azgın küfürden dahi rahatsız olmaz ama Müslümanların dağılması, ayrılması için delice gayret gösterir. Küfrü değil Müslümanları hedef almaları münafıkların en ayırt edici özelliğidir.
Allah’ın sanatı Allah’ı anlamak için çok güçlüdür. Kökü görülmeyen bir mandalina ağacının en üst dallarına kadar tüm yaprakları beslemesi, karanlık toprağın içinden vitamini suyu bulması, tek tek mandalina çekirdeklerini inşa etmesi muazzam bir sanattır. Sadece bunu gören insan hemen Allah’a yönelir. Bu kadar detaylı sanatı olan Allah’ı haşa önemsiz gibi görmek insanlar üzerindeki şeytanın etkisinden kaynaklanıyor. Yolun kenarındaki bir çiçek, kedi, müminler, münafıklar, kafirler, Allah dünyada her bir detayda binbir farklılık yaratıyor.
İman zenginliği olmadığı durumda maddi zenginlik uğursuzluğa döner. Türkiye’nin en önemli ihtiyacı manevi atılımdır. Allah sevgisi, Allah korkusu, iman hakikatleri, Kuran mucizeleri, Darwinizm’in geçersizliğini anlatan bir eğitim sistemi olması şart.
Gençlere tek tavsiyem Allah’ı çok sevsinler. Bunun dışında mutlu olamazlar. Allah unutulduğunda sürekli aksilik, terslik, mutsuzluk olur.
Her şeyde bir hayır vardır. Allah her şeyi bir dengeyle yaratır. Mümin için hayırsız hiçbir şey olmaz.
İnsanın kaderi bir video kaset gibidir, o kasetin dışına çıkamaz. Kaderimi değiştirdim dediğinde de kaderinde olanı yaşıyordur.
Bizim programımızda Kuran’la çelişen bir husus yok, ama gelenekçi Ortodoks sistemle çelişir. Çünkü bizim hayatımızda kadına saygısızlık, haşa kadını hayvan yerine koyan, sanatı, bilimi, kaliteyi düşman gören bir anlayış yok. Kuran hayata sevinç, neşe, güzellik, saygı ve sevgi getirir. Bizim hayatımız Kuran'a, Peygamberimiz dönemi İslam anlayışına tam uygun.
Vicdanına gelen ilhamı herkes anlar. Allah anlayabileceğimiz açıklıkta ilham eder. İnsan kendisi de kendisinden rahatsız olur vicdanına uymadığında. Vicdanına uyan insan her zaman makul ve tutarlı olur. İnsanların bazıları işine gelmediği, çıkarıyla çatıştığı için vicdanlarına uymuyorlar.
Kadına şiddeti önlemek için, Darwinist eğitimin önüne geçmek gerekir. Kadınlara -haşa- insanla hayvan arası bir varlık denmesi felaketin başıdır. Bu şekilde -haşa- kadına “insana benzeyen hayvandır” demiş oluyorlar. Bu yanlışın düzeltilmesi için gelenekçi İslam anlayışını düzeltip Kuran'a dayalı gerçek İslam anlayışını tüm dünyaya hakim kılmak gerekir. Gelenekçi İslam anlayışındaki hurafelere dayalı anormal hükümlerin yanlışlığının insanlara anlatılması gerekir.
Meleklerin nefsi yoktur, saf vicdanla hareket ederler. Melekler Allah'tan sürekli vahiy alırlar ve vahye göre hareket ederler.
Münafıkların bütün dikkati Müslümanlara yöneliktir. Küfür, dalalet münafıkları hiç ilgilendirmez. Şeytan münafıkları hep en hayırlı faaliyetleri yapan kişilere yöneltir. Bunun sonucunda da münafıklar bedenen çöker hastalanırlar, cehennemleri genişler, belaya adım adım adım yaklaşırlar. Müminler ise gitgide güçlenirler, gençlikleri, güzellikleri, nurları ve etkileri daha da artar.
Müslümanın geleceğe yönelik planlar yapması makbuldur. Mehdiyet bir plandır ve müjdelenmiştir. Bunun için iman hakikatlerini anlatalım, Kuran mucizelerini anlatalım, Darwinizmi etkisiz hale getirelim, bu yönde ilmi konferanslar verelim tarzında planlar yapılması son derece güzel olur.
"Üf" denildiğinde etrafa negatif elektrik saçılır. Bu kelime negatif bir kelimedir. O yüzden şahsın hem kendisine kasıcı ve boğucu etki eder hem de etrafındaki insanları bunaltır. Negatif insanlarda sıkıntıya sebep olur. Ama mümine bir etkisi olmaz, mümin bilakis daha da güçlenir. Her zaman olumlu, hayırlı üslup kullanmak gerekir. Elhamdülillah, Allah’a şükür demek kalbi ferahlandırır.
Daima pozitif, olumlu, samimi, müjdeleyici konuşmak lazım. İnsanları korkutan, tedirgin eden ya da bilmişlikle ifade edilen üsluplardan kaçınmak gerekir.
Kişi vicdanının sesiyle, nefsinin sesini hemen ayırt eder. Kişi nefsinin sesine uyduğunda hemen üslubu kararır, yüzü ve bakışları kararır. İçi rahat değildir, bir melanet hakim olur bütün zihnine. Vicdanın sesi ise kişiye bir nevi Allah'ın vahyi gibidir. Vahyi dinleyenin yüzünde nur olur, bir melek ifadesi olur, içi ferahtır.
Sıkıntı, gerilim, mutsuzluk Allah’ın unutulduğunun bir alametidir, bir alarmdır. Kişiye Allah'ı unuttuğunu hatırlatır. Kişi Allah’ı sevdiğini, Allah’tan korktuğunu düşünürse, o mutsuzluk ve sıkıntı hemen üstünden gider.
Bütün kainat, bütün alemler, bütün varlıklar Allah’ın kontrolündedir, hepsi Allah’a boyun eğmiştir. Allah hepsini görür ve duyar. Allah sonsuz akıldır.
Çocukların küçük yaştan itibaren şuurları açık oluyor. Çocuklara aklı zayıf varlıklar gibi davranmayıp insan gibi davranıldığında sağlıklı olurlar. Kuran’ı da çocuk yaştan itibaren gayet iyi anlarlar.
İslam’ı anlatırken önce iman hakikatlerini ve Kuran mucizelerini anlatmak gerekir. Önce samimi dost olmak, arkadaşlıkla yaklaşmak lazım. Önce kendini sevdirecek, sonra Allah’a olan inancını pekiştirecek, sonra da Kuran’ın kolaylığını anlatacaksın. İlk başta dinin hükümlerini anlatarak konuya girmek etkili olmaz.
MİT’in isimsiz kahramanları her yerde kol geziyor. Bu isimsiz kahramanların hepsini tebrik ediyoruz. Allah ömürlerini uzun ve hayırlı kılsın.
Gelenekçi inancında kadına değer verilmemesinin sebebi yetersizlik ve kaybetme korkusudur. Ama bu kaybetme korkusu kadının sevgisini kaybetme korkusu değil. Kadını malı gibi gören, eşyayı kaybetme korkusu gibi bir şey. Bu yüzden kadını ne kadar çirkinleştirirse o kadar elinin altında tutabileceğine inanıyor. Bir kadına bu bakış açısıyla yaklaşmak zulümdür.
Allah insanların vicdanına sürekli bilgi akıtır. Kesintisiz gelen bu vahye samimi olarak uyarsak doğru yolda oluruz.
Kuran Müslümanlığı tüm Türkiye’ye zeminde yayılmış durumda. Gençlerimiz, halkımız Kuran’ın ruhunu tam aldılar. Dekolte giyinen bir çok insan Allah sevgisini, cennet özlemini, sevgi ve kalite arayışını çok güzel yaşıyor. Bu, Allah’ın bize nasip ettiği bir başarıdır. (A9TV; 16 Kasım 2017)
Kuran yeterli değildir demek haşa Allah’ın aklını ve ahlakını anlamamaktan kaynaklanıyor. Haşa Allah unuttu, Allah bilmiyor, Peygamber biliyor diyorlar. Allah sonsuz merhamet, sonsuz şefkattir, sonsuz akıldır. Peygamberi de yaratan Allah’tır, Peygamber Allah’tan bağımsız değildir. Kuran’a karşı gelen bu anlayış yüzünden Allah İslam alemine rahatlık ve bereket vermiyor. Kuran’a uyduğumuzda kolay bir din oluyor, olmaz böyle diyorlar. Dini kolay yaratan Allah. Kolaylık Allah’tan rahmet. Allah’ın yarattığı dini haşa beğenmiyorlar. Din zor olmalı diyorlar. Din zor olduğunda uyuyor musun peki diyoruz, yok o zorluğa da uyamam diyorlar. Allah bu samimiyetsizliğin karşılığını mutlaka verir.
Karşısındaki kişinin samimiyetsizliği, anlamazlıktan gelmesi, kendisine gereksiz eziyet etmesi, rahat güzel yaşayabilecekken şeytana uyup kendine zorluk çıkarması durumunda müminde o kişiye karşı hamiyet olabilir. Müminlere bir saldırı olduğunda, münafık atağı olduğunda da müminlerde bir gazap duygusu oluşabilir. Müminin kızgınlığı ancak bu durumlarda olabilir.
Şehitlerimizin şehadeti kutlu olsun. Biz dünya şartlarında imtihana devam ederken onlar ne güzel Resulullah ile, Hz. Hamza, Hz. Ali, Hz. Osman ve diğer şehitlerle sohbet ediyorlar. Ne büyük nimet, ne büyük güzellik.

Adnan Oktar Diyor Ki... 15 Kasım 2017> Daha Fazla

Cennette tutku ve sevgi sonsuzluğa açılan en yüksek hazdır, ama her insan imanına ve aklına göre tutkuyu yaşar. Peygamberlerin ve veli insanların yaşadığı zevk çok yüksek olur.
Gençlere her konuyu öğretiyorlar ama asıl hayati konuları öğretmiyorlar. Gençlere tutku, derinlik, aşk, sevginin, kalitenin, olgunluğun öğretilmemesi bir felakettir. Bu güzellikleri öğretmemek gençleri başı boş bırakmaktır.
Allah için çalışan insanda yorgunluk olmaz. Allah için yaşayanın özel bir kuvveti olur. Bu muazzam bir mucizedir. Allah için çalışanın kafası da bedeni de dinç olur.
Deccaliyet insanları düşünemeyecek hale getiren bir sistem oluşturur. Sabah uyanıp fırlayıp sokağa çıkıyor, iki saat kuyrukta bekliyor, iki saat trafikte gidiyor, kutu gibi bir beton yığınının içine giriyor, saatlerce bilgisayar başında tıkır tıkır yazı yazıyor, akşam oluyor yine kuyruğa giriyor, saatlerce trafik sonrasında eve dönüp ancak uyuyabiliyor. Görünürde mecburi böyle olması gerekirmiş gibi bir sistem oluşturarak, deccaliyet insanların ruhunu, düşünme gücünü ellerinden alıyor. Kuran ahlakına göre yaşandığında böyle tekdüze, sıkıcı ve zor bir hayat olmaz.
Münafıklar çok enaniyetlidir, ama ibret olarak Allah bunların fiziki görünümlerini de çok iğrenç kılmıştır. Normal bir insanda acizlik olarak ortaya çıkabilecek şeyler, münafıklarda en iğrenç, en pis, en itici şekilde ortaya çıkar. İnsanlar yanlarında durmaya tahammül edemez.
Münafıkların kendi aralarındaki çatışma çok şiddetlidir. Birbirlerinden nefret eder, birbirlerine tahammül edemezler.
Allah bana 300’ün üzerinde 65 bin sayfadan oluşan bir külliyat yazmayı nasip etti. Bu kitaplar 100’den fazla ülkede satılıyor. Kitaplardan hazırlanan 1000 internet sitesi var. Siteleri her ay 47 milyon insan ziyaret ediyor. Münafıklar fitne fesatla, pislikle vakit geçirirken müminler her an hayır üzerine faaliyet yapıyor.
Müminler bütün halinde yaşayacak şekilde tek bir bütün olarak yaratılmıştır. Hücreler nasıl birbirlerinden ayrılamazsa, müminler de birbirinden ayrılmaz, bütün olarak yaşarlar.
Vicdanı temiz olan, samimi olan, ruhu olan herkes cennet ehlidir.
Darwinizim, Deccaliyetin dinidir. Deccaliyetin dinini ellerinden almış olmamız, Allah’ın bize lütfettiği çok önemli bir başarıdır. İkincisi de tüm dünyaya Kuran’ın yeterliliğini anlatmamızdır.
Gençlerin giyim tarzına karışmak münasebetsizliktir. Bazıları hem gençlerin tarzını anlamıyorlar hem de kendi zevksizliklerini gençlere dayatmak istiyorlar. Gençler güzelliği gayet iyi biliyor ve uyguluyorlar. Kimsenin karışmaması gerekir.
100 bine yakın gençle görüşme yaptık. Hepsi modern, sevgi dolu, barış ve arkadaşlıktan yana. Kadınların değer görmesini istiyor, dini seviyorlar. İşte bu Kuran Müslümanlığının ve Mehdiyetin gürül gürül geliştiğinin ispatıdır.
Alkol yıkıcı bir maddedir. Vücuda girdiği andan itibaren tahribat yapar. Alkol her geçtiği yeri yakarak geçer. Epitel dokuda ölüm meydana getirir. Bu her organın muazzam zarar görmesi demektir.
Fedakarlık yapana enayi gözüyle bakan aslında kendisinin ne kadar karaktersiz olduğunu bilir. Fedakar olan insana herkes bilinçaltında saygı duyar ve beğenir. Mühim olan beyindeki bu kanaattir.
Allah Kuran’da bilgiyi, kültürü, güzel ahlakı ve gelişmeyi her yönüyle teşvik eder. Müslüman alim, bilgili, görgülü ve kültürlü olur.
Samimi olan insan aklı başındadır, nezaketi bilir, sözün nereye gideceğini bilir. Her ağzına geleni söylemek açık sözlü olmak değildir, patavatsızlıktır. Samimi ve açık sözlü insan sözün güzel olanını seçer ve karşısındakini asla incitmez.
Parçalanmak hep felaket getirir. Küçük lokmalar haline gelmek yutulmayı kolaylaştırır. Müslümanlar tam tersine sürekli birleşmeli, bir olarak büyümeli. Suriye, Irak, Türkiye de birlik olacak inşaAllah.
Tebliğ yaparken karşıdaki insanın söylediklerini değil beynini esas almak lazım. Dili hayır dese bile, beyni mutlaka olumlu etkilenecektir.
İnsan mutlu ederek mutlu olur. Mutluluğun anahtarı sevdiklerini mutlu etmektir.
Peygamberlerin tebliğinin durdurulamaması Peygamberliklerine delildir. Peygamberimiz onlarca savaşa giriyor, zırhsız savaşıyor, tamamen Allah korumasında. Kuran’ın korunması, dünyaya yayılması, mükemmel bir sistem getirmesi de Peygamberliğin delillerindendir.
Şeyh Mehmet Efendi, Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri’nin bize güzel bir emanetidir. Kendisi dünyadan geçmiş, nezih, kaliteli, samimi, dindar, güzel huylu, güvenilir bir mümindir. Kendisini çok seviyoruz. Allah onu her zaman hidayetiyle ve nuruyla sarsın.
Gelenekçi Ortodoks İslam anlayışında kadınları yarım varlık görme anlayışı hakim olduğu için kadına saygı duymuyorlar. Bu yanlış zihniyete göre kadın akıl sahibi değil, konuşması yasak, gülmesi yasak, dışarı çıkarsa yolun ortasından yürümesi yasak, kadın bir şey diyorsa bunun tersini yapmak şart, kadının camdan dahi bakmaması gerekiyor, cehennemin çoğu kadınlarla dolu... Böyle çirkin telkinler verilince toplumda kadın sevgisi kalkıyor, kadına şiddet artıyor ve homoseksüellik yaygınlaşıyor.
Münafık karakterini gözle görüyor olmamız Allah’ın ayetini görüyor olmamız açısından güzelliktir. Ayetlerde anlatılan münafık iğrençliğini, vicdansızlığını, alçaklığını, hainliğini canlı canlı görüyoruz.
Müslümanların cemaat halinde olması Kuran’ın bir emridir. Benim bu konuda ölçüm, hangi camia dinsizliğin felsefesi olan Darwinizm’i ortadan kaldırmak için var gücüyle mücadele ediyorsa, İslam Birliği’ni sürekli gündemde tutuyorsa, Mehdiyeti Mesihiyeti müjdeliyorsa o camiayla ittifak etmek gerektiğidir. Böyle bir camia bizim dışımızda pek olmadığı için biz ön plana çıkıyoruz. Bizden başka da küfrü ve münafıklığı hedef alan neredeyse kimse olmadığı için İngiliz derin devletinin, münafıkların, küfrün en çok dikkatini çeken oluyoruz. Tüm ataklara rağmen sarsılmadan ilerliyoruz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 14 Kasım 2017> Daha Fazla

Kadınlar çok fedakar ve yiğittirler. Sevginin karşısında yapmayacakları yoktur. Cesaretleri ve sabırları çok yamandır. Allah’ın ihtişamlı, güzel, en sanatlı tecellisidir kadınlar.
Allah sevgisini zor kazanılan bir şey gibi göstermek olmaz. Allah’a çok dürüst olacaksın, çok dürüst seveceksin, kendini samimi O’na bırakacaksın. O zaman Allah seni sever ve çok sevilen insan yapar.
İnsanları mutlu eden, meşru olan her şeyi kabul ederiz. Meşruysa, hoşuna gidiyorsa, gerçekten mutluluk veriyorsa insanları sınırlandırmamak gerekir.
Mehdi ve İsa Mesih’in vefatından sonra dünyada bozulma çok şiddetli olacak. Sanat, güzellik, teknoloji her şey geri gidecek. O dönemde sadece vahşet, saldırganlık, anarşi, gasp, ahlaksızlık hakimiyeti olacak.
Kadınlara çok zulmediliyor. Aşkın sanatçısı kadınlar feci şekilde eziliyorlar. Kuran’da emredildiği gibi herkes herkesi korusa kadınlar çok rahat yaşarlar.
Allah, Allah korkusunu yüksek derin sevgi için ister. Yüksek derin sevgiyi Allah’a sunduğumuzda tam kurtuluş oluşur. Allah’ı seven her şeyi kazanmış demektir.
Ak Parti’nin Atatürk’ü sevmesi ve savunması çok doğaldır. Atatürk de Ak Parti de modern Kuran Müslümanlığını savunur, ideolojileri aynıdır. Atatürk aleyhine yapılan konuşmaları milletçe hiç bir zaman kaale almayız.
Kötülükten sakınmak, iyilik yapmak farzdır. Biz sürekli iyilik yapacak şekilde yaratıldık. Mümin iyilik yapmadığında nefes alamaz, boğulur. Mümin iyilik yaptıkça sevgi hazzı alır, bu sevgi tatmini de ferahlamasını sağlar. Mümin bu ibadeti yaparken cennet zevki alır.
Her yerde zenginlik olsa, her yerde cömert insanlar olsa iyiliğin değeri o kadar iyi anlaşılmaz. Pintilerin, mal hırsı yapanların olması cömertlerin kıymetini arttırır.
Hiçbir münafık rahat yaşayamaz. Özellikle atağa geçme evresinden sonra münafıkların hayatı çok çekilmez ve itici olur.
Allah’ın inkar edenlere verdiği ekonomik imkanlar onların hayrına değildir. Genellikle çoğunda malı ve mülkü biriktirip yığma hırsı vardır. Hayatları boyunca bunları kaybetmek korkusuyla huzursuz yaşar.
Salih müminler için hapishane velayette bir kapıdır. Veli olmak için bir yoldur. Bediüzzaman da hapishaneye girerek velayetin kapısından geçmiştir.
Müzikte, mimaride, resimde, heykelde gerçek anlamda sanatçı artık çıkmıyor. Bu, çok vahim bir durumdur. Sevgiyi sanatı öldürmeye azmetmiş deccalin hamlesidir. Dünya Mehdiyetin çıkışını bekliyor. İnsanlara sanatı, sevgiyi, muhabbeti, gülmeyi unutturdular. Mehdiyet bu belayı ortadan kaldıracak.
Müslüman tüm Peygamberlerin bütün üstün özelliklerini örnek alır. Peygamber zellelerini ise Allah ibret almamız, aynı hataya düşmememiz için vermiştir. Müslüman Kuran’ın tamamını ve Peygamberlerin hepsini örnek alır.
Ilımlı İslam diye bir şey yoktur. Kuran Müslümanlığı vardır. Dünyaya Kuran Müslümanlığı hakim olacaktır, ılımlı İslam değil.
Peygamberimiz döneminde münafıklar, Müslümanları “bize gelin” diye kendi lağım çukurlarına çağırıyorlardı. Münafıkların, Müslümanları böyle çağrılarla etkileyebileceklerini sanmaları da ahmaklıklarını gösterir.
Münafık İttihadı İslam’dan, Müslümanların manevi bir lideri olması gerektiğinden bahsetmez. Mehdiyeti, İsa Mesihin gelişini anlatmaz. İslam’ın hakim olacağından bahsetmez. Peygamberimiz’in neslinden, seyyidlerden şeriflerden hoşlanmaz. Bu yüzden Peygamberimiz’in ailesini şehit edenler münafıklardır. Peygamberimizin hanımlarına karşı da çok haset doluydular.
Münafıklarda cinayet eğilimi çok yüksektir. Ruhu şeytan olduğu için gizlice cinayet işlemeye eğilimlidirler. Çoğu geçmişlerinde faili meçhule karışmış oluyor. Peygamberimiz döneminde de Dırar mescidine silah saklıyorlar, Peygamberimiz’e ve sahabeye suikast planlıyorlardı. Münafıkların geçmişte bu özellikleri var gelecekte de olabilir, hep dikkatli olmak gerekir.
Münafık, Müslümanların arasında 20 yıl kahpe, alçak, muhbir, kalleş olduğunu bilerek yaşıyor. Hayvan olsa böyle korkunç bir hayata dayanamaz. Ama Allah bunları Müslümanlara hizmet etmesi için özel yaratıyor.
Münafık neye kafaya takarsa Müslümanda o yönde gelişme olur. Münafıklarda ise her yönden çökme oluşur.
Münafıklardaki şeytani güç küfürde yoktur. Özellikle ahir zaman münafıkları çok ahlaksız ve şedittir. Hadislerde aralarında kadınların da olduğu deccallere dikkat çekilmiştir. Ahir zaman münafıklarının her biri bir deccal hükmündedir. Ama münafıkların varlığı her zaman müminler için hayır vesilesi olur.
MHP ve ülkücü gençlik Türkiye’nin ve bölgenin çimentosudur, dayanak noktasıdır. Allah onları her türlü kötülükten, kahpeliklerden korusun. Ülkücü kardeşlerimizin gençliğin iyi yetişmesi için emek verdiğini biliyoruz. Bu emekleri çok kıymetli.
Sayın Devlet Bahçeli çok değerli bir Türk büyüğü. Tarihimizin Alparslanlarından biridir. MHP’nin lideri olması Türk Milliyetçileri için bir güzellik, nimettir. Milliyetçi tüm kardeşlerimiz MHP’de, Sayın Bahçeli önderliğinde birleşirse çok güzel olur.
Konuları büyütmemek, geçiştirmek iyi bir yöntemdir. Özellikle iki insan arasında anlaşmazlık olduğunda hemen yatıştırmak, olumsuz yönde detay düşünmeyi engellemek gerekir. Olumsuz düşünme kaldırıldığında dostluk kolay pekişir.
Türkiye-Rusya dostluğu dünya barışı için çok önemli. Dünyanın çektiği ızdırabı sona erdirmekte en hayati adım Rusya, İran, Türkiye’nin ittifak etmesidir. O zaman bölgede İngiliz derin devleti hiçbir eylem yapamaz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 13 Kasım 2017> Daha Fazla

Milletçe Tayyip Hocam’a sahip çıktığımızı tüm dünyaya gösterelim. İngiliz derin devleti ve yancılarının aleni bir saldırganlığı var. Milletimizin kararlılığını çok iyi vurgulaması önemlidir.
Üniversite öğrencilerine sağlıklı ev yemeklerini çok ucuza sağlamak gerekir. Üniversitelerde vakıflar ve dernekler öğrencilerin tüm ihtiyaçlarına yardımcı olmalı. Ayrıca üniversitelerde de okul aile birliği oluşturup gençlere yardım etmek lazım. Gençlerin iyi beslenmesi hayati bir konudur.
Atatürk’e dil uzatmaya yeltenenler çok büyük cahillik ve ahlaksızlık yapıyor. Atatürk, samimi dindar bir liderdi. İmam Hatipleri açtıran, Diyaneti kurduran, Kuran’ı Türkçe’ye tercüme ettirip tüm Anadolu’ya dağıtan, cebinde Kuran-ı Kerim taşıyan Atatürk’tür. Milletçe Atatürk’e olan sevgimiz hep çok güçlüdür ve böyle kalacak.
Allah’ın bize olan sevgisi egoist olmamakla bağlantılıdır. Bir insan bencilse sevilme kapısı kapanır. Egoistliği attığında insan melek gibi olur, her işi hayır her işi berekettir. Aksi gibi giden işi de düz gider. O insana ne mutlu.
Bilim, dinin güzelliğini detaylandıran bir nimettir. Bilim, dinin bütün güzelliğini, ihtişamını, faydasını, hikmet yönünü ortaya çıkaran bir sistemdir. Bilim, Allah’ın sanatını anlatma sanatıdır.
Nitelikli münafık derin devlet yapısıyla bağlantılıdır. Muhbir ve alçak karakterlidir. Peygamberimiz devrindeki münafıklar Sasaniler ve Roma devletiyle bağlantı kuruyor, Peygamberimiz’e operasyon yapılmasını istiyorlardı. Ama ahmak ve akılsız oldukları için, müminin münafıkla mücadelesi aslanın domuzla mücadelesi gibidir. İki ilmi pençede münafık fikren yerle bir olur.
Kadının üstünlüğü Allah’ın sonsuz sevgisine açılan kapı olmasıdır. Bu sebeple kadın üstündür. Kadını putlaştırmadan, imanla, Kuran’la, Allah sevgisiyle kadını seversen çok derin, zevkli ve güzel bir aleme girersin.
Münafık zaten pisliktir, her türlü adiliği yapmaya müsait bir deccal öncüsüdür. Şeytan üstüne çöktüğünde tam deccal olur. Bu tipler çocukken de şaki karakterlidir. Daha küçük yaştayken insanlara zarar verirler. Tüm hayatları rezillik, küfürbazlık, dolandırıcılıkla geçer. Müslümanların yanına geldiklerinde arada muazzam bir zıtlık oluşur. Bir domuz sürüsünün tertemiz bir dünyayla karşılaştığını düşünün, Müslümanların temiz dünyasını görünce “bizi de aranıza alın” diye domuz olduklarını gizlemeye çalışırlar. Müslümanların sahip olduklarından faydalanmayı planladıkları için tüm güçleriyle Müslümanların daha zengin, daha güçlü olması için çabalarlar. 20 yıl Müslümanları zenginleştirmek için uğraşırlar. Allah bunların domuz kafasını kapar, ahmaklıklarını göremez şekilde 20 yıl boyunca Müslümanlara hizmet ederler. Tam bir yal yalayıcısı olurlar. Bu ahmaklıklarını fark ettiklerinde de yolunmuş kaz gibi kaçarlar. Allah’a haşa oyun oynamaya kalkanı Allah böyle rezil eder.
İyi bir insandan vazgeçmek olmaz. Düzelmesinden ümit kesmek olmaz. Her seferinde ona yeniden imkan vermek sabır ve ecir vesilesidir.
Münafık rezil olduğunu, aşağılandığını gördüğü halde “bir şey olmadı ki, bir şey olmadı ki” takılmaya çalışır.
Bir insanın iman etmesi bir insanın ruh sahibi olması Allah’tandır. Allah’ın ruhunu üflediği ve Ruhu’l Kudüs’le desteklediği bir varlık sonsuza kadar cehenneme gitmez. Allah Hadi sıfatıyla bu insan üzerinde tecelli etmiştir.
İran ve Irak halkının ve devletinin başı sağolsun. Yaralananlara Allah acil şifa nasip etsin. Depremde hayatını kaybedenler Peygamberimiz’in hadisine göre şehit hükmündedir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 12 Kasım 2017> Daha Fazla

En yüksek hürriyeti Kuran verir. Kuran ahlakının olmadığı yerde insanların üstünde, toplum baskısı, mahalle baskısı, ev baskısı gibi türlü türlü kurallar vardır. Kuran tüm bunları ortadan kaldırır, çok geniş bir hürriyet tanır.
Münafıkların yaşadıkları yerler köpek kulübesi gibidir. Peygamberimiz huzur ve güzellik içinde, en güzel mekanlarda yaşarken münafıklar hep sürünmüştür.
Münafıklar ete dalmış kuduz köpek gibi hırsla yaşadığı için yaşının geçtiğini de fark etmez. İt gibi yıllarca Müslümanlara hizmet eder. 20 yıl boyunca Allah onun ferasetini, basiretini kapatır. 20 yıl eşek gibi çalışır Müslümanlara hizmet eder. 20 yıl sonunda bağıra bağıra, zıplaya zıplaya kaçar. Ama alnındaki kerizlik, enayilik, ahmaklık yazısını silemez. Uzaktan sürekli müminleri seyreder. Müminlerin muazzam rahatlık, neşe, zenginlik içinde yaşamasını gördükçe azabı daha da artar.
Hz. Süleyman’ın şeytanları nasıl denizin dibindekini getiriyorlar, münafık da şeytani şevkiyle Müslümanlara muazzam bilgi ve zenginlik getirir. Münafık Müslümanların yanındayken yaptığı çevreyle kendi geleceğini garanti altına aldığını düşünür. Siyasi imkanlar, geniş çevre, evler, arabalar hazırlarken bunları kendisinin elde edeceğini zanneder. Tüm bunları yaptıktan sonra kendisinin köpek gibi çalıştığını ama hiçbir şeyi elde edemeyeceğini görür. Tam bir keriz, ahmak konumuna düşer ve can acısıyla kendini dışarı atar. Kendini dışarı attıktan sonra verdiklerini geri almaya çalışır, ama iş işten geçmiştir. Enayilik, kerizlik yaftası alnına Allah tarafından vurulmuştur.
Kafirin tutumu açıktır. Münafık gözü dönmüş ve karanlık tiptir. Cinayete yatkındır. Araştırılsa bir çok faili meçhulün kaynağında münafıklar vardır. Allah’a, İslam’a, Müslümanlara düşmandır ve bu düşmanlığı çok azgın bir düşmanlıktır. Münafıkları gördükçe Müslümanlar birbirlerine daha çok bağlanır, birbirlerini daha çok severler.
3-5-7-9 yıla İslam Birliği’nin gerçekleştiğini göreceğiz inşaAllah. Zor dönemlerden geçerken hiçbir kardeşimiz telaşa kapılmasın. Çok gayretli, şevkli, kararlı olmamız gerekir. Münafıklığa, dinsizliğe, küfre ilimle irfanla, hukukla kanunla cevap vermemiz gerekiyor.
Allah’ın insanı darda bırakmasının sebebi Allah’ın insanı Kendisine yaklaştırmak istemesidir. Darlık anı da insanın bu darlıktan kurtulmak için ettiği dua da kaderde birlikte yaratılmıştır. İnsanın iyiye, doğruya, güzele ulaşması için bir vesiledir.
İngiliz derin devleti son 200 yıldır dünyaya dehşet saçıyor. Bunlar şeytani kafa adamlarıdır. Gece gündüz düşünüp felsefe çıkarıp geliştirip insanlardan da karaktersizleri bulup onlara uygulattırarak masum dünya halklarını eziyorlar. Birinci dünya savaşı, İkinci dünya savaşı ve diğer tüm yıkıcı ideolojiler İngiliz derin devletinin eseridir.
Her şeyin yaratıcısını, ruhun bedenin sahibini insan unutuyorsa bu büyük bir vicdan çöküntüsüdür. Allah’ı bırakırsan, Allah da seni bırakır ve haklı olarak ezer.
Mahşer günü Müslümanlar için konforlu ve rahattır. Müminler için her şey kolay ve hızlıdır. Müminin hesabı onu onore etmek içindir. “Sen şu güzellikleri, şu iyilikleri yapmışsın” diyedir. Küfür için ise mahşer sıkıntılı ve acı vericidir. Her detayın tek tek hesabı sorulacaktır. Küfür toz bürümüş, terli, kirli, berbat bir görünümünde, vücutları patolojik, bir çoğu yerde sürünen konumda olacaktır. Mutasyona uğramış gibi garip görünümde olacaklar.
İman artışı kişinin kişiliğine çok olumlu etki yapar. Daha dirayetli, sabırlı, şefkatli ve anlayışlı olur şahıs. Hemen olumlu etki fark edilir.
Müslüman ülkeler birbirlerine karşı her konuda yatıştırıcı olmalı. Savaş, çatışma isteyen ve planlayan İngiliz derin devletinin oyununa gelmesinler. Bir avuç Müslüman var zaten. Dostça, kardeşlik içinde yaşayalım.
Peygamberimiz ve Mehdi’nin fiziksel görünümünde çok benzerlikler vardır. Peygamberimiz orta boyluydu. Pehlivan yapılıydı, geniş omuzluydu. Dişleri bembeyazdı, başı büyüktü. Hz. İbrahim’in de başı büyüktü. Peygamber heybetinin alametlerinden biridir bu. Bakışları çok etkileyiciydi, çok güvenilir, çok efendi, çok saygı duyulacak bir yüz ifadesi vardı. Çok seri hareket ederdi.
Bir insanın samimi sevgisini gözlerinden, ses tonundaki samimiyetten, kurduğu cümlelerden, kelimeleri seçmesinden, gösterdiği hürmetten, doğal saygısından anlarız. Kadınlar bu konuda Allah tarafından özel olarak ihya edilmiştir. Kendilerini koruyabilmeleri için tutkuyu ve aşkı hemen tanıyacak bir yetenekle donatılmışlardır. Yalan sevgiyle gerçek sevgiyi hemen ayırt ederler. Ruhları hassas bir cihaz gibidir. Bakar bakmaz, karşısındaki kişinin gerçekten sevip sevmediğini anlar.
Kadınlara saygı ve sevginin ortaya çıkması Mehdiyet çağının imzasıdır. Kadına saygı olması için önce kadını yaratana, gerçek sahibine saygı ve sevgi önemlidir. Allah’a sevgisi, saygısı olmayanın kadının değerini anlaması mümkün değildir. Allah korkusu ve sevgisi zayıf olduğunda, kadına öfke ve nefret daha hızlı gelişiyor.
Hastalığa sabretmek, Allah’a tevekkül etmek mümin için önemli bir cennet vesilesidir.
Samimi sevgide kalpte müthiş bir ferahlama olur. Sevgi, “seni çok seviyorum, gerçekten çok seviyorum” diyerek sadece kelimelerle yapmacık bir şekilde ifade edilen duygu değildir. Samimi sevgide, sevginin ruha verdiği sıcaklık vardır ve zevk alınır. Sevgi taklidinde ise kasılma, acı çekme ve samimiyetsizlik hakimdir.
Allah’ı hiç unutmazsak, Allah’ı çok sevdiğimizi ve yakın dost olduğumuzu sürekli aklımızda tutarsak, şirkten şiddetle sakınırsak, gücün sahibinin Allah olduğunu hiç unutmazsak çok doğru bereketli bir yolda ilerleriz. Allah’ın gücünün her şeyden üstün ve her şeye hakim olduğunu düşünmek önemlidir. Haşa bir yere kadar gücü var gibi düşünmek olmaz.
Münafık züppeliğe çok meraklıdır. Kör cahil olduğu halde kendince filozoflardan, yazarlardan örnekler verir. Oysa tam bir köprü altı çakalıdır, münafıklar iki cümleyi bir araya getiremeyen tiplerdir.
Münafıklar akıl hastalığı şeklinde yalan söyler. Münafıkların yalancılığı binlerce ahlaksızlıklarından sadece bir numunesidir.
Yalan söylediğinde bir kişiyi hemen mahcup etmemek lazım. Eğer kendisini korumak durumunda kaldığı için yalan söylüyorsa daha toleranslı olmak gerekir. Ama çıkar için, ahlaksızlık için, iftira için, oyun için yalan söylüyorsa bu çok tehlikelidir. Bu kişi yalan makinası olmuştur.
Hidayet Allah’a samimi iman etmektir. Allah’ın Hadi isminin tecelli etmesidir, o kişinin ruh sahibi olmasıdır.
Şehit aileleri için oteller, restoranlar hepsi devlet tarafından teşvik edilmeli. Şehit aileleri tatil köylerinde misafir edilmeli. Gittikleri her yerde şehit ailelerine özen göstermek önemlidir. Bunu televizyonlarda tanıtım programlarıyla anlatmak iyi olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 11 Kasım 2017> Daha Fazla

Allah münafığı Müslümanlar ibret alsınlar ve eğlensinler diye özel yaratılmıştır. Aklı alınmıştır ama içine şeytanın zekası enjekte edilmiştir. Ayette konuştuklarında dinlersin diye bildiriliyor, ama akıl almaz ahmaktır. Münafık hayatı boyunca köpek gibi aşağılanır, eşek gibi çalışır, sonunda yarasa gibi sesler çıkararak kaçar. Geride gençliğini, hayatını, Müslümanlara zenginliği bırakmış olur. Ahmaklığını, enayiliğini boynuna takar domuz gibi kaçar. Münafık ahmaklığı, 20 yıl test edilmiş onaylanmış, tescilli ahmaklıktır. Allah münafığın enerjisini, emeğini, hayatını, malını her şeyini alır müminlere verir. Geriye münafığın fosili kalır, o fosilden de Allah müminleri kurtarır.
Atatürk’ün klaslığı, terbiyesi, kibarlığı, aklı, zekası, Kuran Müslümanlığı çok güzeldir. Atatürk’ün tırnağı etmeyen, sayısı da çok az olan bazı tipleri kimse kaale almasın.
Kadına tutku ve derinlik yakışır. Kadın aşkın denizi olduğu için, ona en çok cazibe ve asalet yakışır.
Zenginlik malı dağıtmak için vardır. Para hayır için kullanıldığında hep hayır getirir.
Ahir zamanda insanların açmaza düştüğü bir ortamda Peygamberimiz’in soyundan bir zatın zuhur edeceği hem hadislerle, hem ayetlerle, hem Hristiyanlıkta hem Musevilikte haber verilen büyük bir müjdedir. Mehdiyet Allah tarafından perdelerle gizlenmiş, deccaliyetin baş edemediği metafizik bir güçtür. Mehdiyetin durdurulması mümkün değildir. Mehdiyetin bir mukaddemesindeyiz, alametler çıktı ve çıkmaya da devam edecek.
Nefis insanın bedenindeki hayvan gibidir. Saldırganlaşma eğilimi vardır. Ama insana ruh hakim olduğu için, ruh o hayvanı insan haline getirir ve insan asaletiyle davranmasını sağlar. Nefsin en temel özelliği egoist ve bencil olmasıdır. Bu bencilliği ortadan kaldıran ise ruh ve vicdandır.
Her insan hata yapabilir, günah işleyebilir. Tevbe eder, bir daha yapmaz. Bu, onu Müslümanlıktan çıkarmaz. Allah sonsuz akıl ve sonsuz adalettir.
Münafık vidanjör gibidir nerede pislik varsa toplar alır götürür. Bu, Allah’ın Müslümanlara nimetidir. Münafığın 20 yıl avanaklık, kerizlik yapması mucizedir. Allah müminlerin eğlenmesi için bu durumu yaratıyor. Bir insan 10 dakika, bir saat ahmak olabilir ama bir insan 10-15 yıl ahmak oluyorsa bunun adı kerizliktir, enayiliktir. Münafıklar tarihin en büyük kerizidir. 10-20 yıllarını geçirdikten sonra uyuz sırtlan gibi orasından burasından kan akarak ciyak ciyak acayip sesler çıkararak kaçıyorlar.
Münafıklar tarihin en büyük kerizleri, en büyük enayileridir. Bir insanın hayattaki en önemli varlığı gençliğidir. Münafıklar Peygamberimize gençliklerini verdiler. Enayi münafıklar keriz gibi tüm gençliklerini veriyor sonunda lağım dolu çöp kamyonu gibi çekip gidiyorlardı. Her gidişlerinde Müslümanlar ferahlıyordu. Peygamberimiz döneminin münafıkları da ahir zaman münafıkları da kerizliklerinin acısını ölünceye kadar çektiler, çekecekler.
Münafıkların hepsi çirkin, itici, ahlaksız, hepsi köprü altı dolandırıcısı olduğu için birbirlerinin yüzüne bakmaktan acı duyarlar. Bir arada çektikleri azap çok büyüktür. Kartlaşmış, tirit, kokuşmuş, cesede dönmüş münafıklar bir arada olduklarında o pis kokuyu, o kokuşmuşluğun iğrençliğini tarif etmek mümkün değildir.
Her atom akıllıdır. Her atom Allah’ın kuludur. Atomların birbirine çarpmadan 15 milyar yıl o dönüşü tekrarlaması, üstelik müthiş bir hızla bunu yapmaları muazzam bir akıldır. Atomun aklı insan aklından daha yüksek bir akıldır ve hepsi Allah’ı zikrederler.
Kötülük özel olarak yaratılıyor. Allah’ın yarattığı durumu akılla değerlendirip sabırla ve Kuran’la sürekli anlatacağız.
Bir yanda sevgiyi derinden yaşayan ve büyük bir haz alan müminler bir yanda da bir türlü sevgiyi öğrenemeyen mahluklar var. Sevgiyi öğrenen güzel yaşıyor, sevgiyi öğrenemeyen ise acı içinde, her gün daha da kirlenerek yaşıyor. Bunların yüzü çirkin, konuşması pis, sesi pis oluyor. Yine de bunların değişmesi için sabırla anlatmakta fayda vardır.
Münafıkların dünyasına baktığımızda, bir tarafta kükürt kokan pislik ceset, diğer yönde her yeri simsiyah olmuş çiyan, diğer tarafta sırtlan kambur katil kılıklı tipler bir araya gelmişler, bir lağım kaynaması oluşmuş. Bu manzarayı tertemiz müminlerle kıyaslamak mümine çok büyük zevk verir. Müminin dünyadaki en büyük eğlencelerinden biri münafıkları kızdırmaktır.
Dünya güzel bir eğitim yeri. Bu eğitimle müthiş bir kafa açılması oluyor insanda. Bu eğitimden geçmemiz şart. Dünyanın bu kadar renkli olması mucize. Hem iyi renkler hem kötü renkler var, hem iyi insanlar var hem münafık ve kafir diye ayrı ayrı pislikler var. Bunların her birinin varlığı mucize. Her biri eğitimimizin bir parçası. Allah’ın bizi Mehdiyet devrinde yaratması da çok büyük güzellik.

Adnan Oktar Diyor Ki... 10 Kasım 2017> Daha Fazla

Türkiye ile İran’ın birleşmesi demek İttihad-ı İslam’ın imzası demektir. İngiliz derin devletinin sonunun gelmesi demektir. İki aydın, iki modern, iki dindar ülkenin birliği güzelliktir. Bu güzelliğin bir an önce gerçekleşmesini istiyoruz.
Müminlere ulaşan her şey mutlaka hayır olur. Küfürde ise adama yüz bin altın da verilse ziyafete de katılsa hep aleyhinedir, hep şer olur. Müminde ise her şey hep lehine, hep güzeldir.
Sabırla tahammül arasında çok fark vardır. Pis şeye karşı direnç, nefsi boş yere yormak olur. Ahlaksız, pis bakan bir insana tahammül etmeye gerek yok. Hiç muhatap olmamak lazım. Sabır ise güzel tavırda ısrarlı ve kararlı olmaktır. Sabır zorlu bir şey değildir, zevklidir.
Peygamberimiz döneminde yaşlı kadın münafıklar etraflarına yaşlı, bunak kadınları toplayarak halkı Resulullah aleyhine tahrik etmeye çalışırlardı. Peygamberimiz sefere hazırlanır, Allah için mücadele ederken bu bunak kadınlar sürekli fitne peşinde olurdu.
Münafıkların dünyada ve ahirette içine düştüğü durum müminler için eğlence ve neşe vesilesidir. Münafık dünyada da mutlaka açığa çıkar, mutlaka karpuz gibi patlar ve deşifre olur. Münafığın dünyada da aşağılandığını herkes görür.
Şeytan ve deccaliyet sürekli kan dökülsün ister. Bunun için de mutlaka bir bahane bulurlar. Deccaliyetin derdi toprak değildir, derdi kandır. Kana doymaz, sürekli cinayet işlensin ister.
Allah münafıkların içindeki yaşlı, bunak, nefret dolu kadınlara özel dikkat çeker. Peygamberimiz döneminde de yaşlı, yaşlılıktan içi geçmiş bazı kadınlar münafıkların içinde Peygamber aleyhinde faaliyet yapıyorlardı. Ayette geçen “düğümlere üfüren kadın” ifadesi bu yaşlı kadın münafıklara işaret etmektedir. Bunlar ahmak beyinleriyle sezdirmeden kaş göz hareketleri yapıyor müminlerle alay ettiklerini sanıyorlardı.
Münafık malı yığıp biriktirir o mal yine sonunda Müslümanlara nasip olur. Münafık malının kendini ölümsüz kılacağını zanneder, mala delice bağlıdır. Ama sonunda sahip olduğu her şey münafığa iç acısı olur. Allah münafığı en çok ruhunu yakar azaplandırır.
Allah münafıkları dine mutlaka hizmet ettirir. Resulullah zamanında münafıklar eşek gibi hizmet ettiler. Peygamberin ve Müslümanların müthiş zengin olmasına vesile oldular. Geceli gündüzlü eşek gibi çalıştılar, nöbet tuttular, savaşlara katıldılar, aşağılandılar, sonunda da içleri kuruyup tek başlarına sürünerek öldüler.
Münafıklarda cinayete yatkınlık ve katil yüzü vardır. Yüzlerindeki ifade çok pis ve iticidir. Peygamberimiz de kim şeytanı görmek isterse münafıklara baksın diyerek onların yüzündeki korkunç itici ifadeye dikkat çekmiştir. Resulullah döneminde de münafıklar, haber toplamak için Müslümanların yanına geliyorlardı. Topladıkları her haber ise münafıkların kahrolmasına sebep oluyordu.
Peygamberimiz ahir zaman münafıklarını detaylı olarak anlatmıştır. Sırtlan ve kokmuş it gibi olan karaktersiz münafıklar Mehdi cemaatinden çöp gibi atılacak, Müslümanlar ferahlayacaktır.
Cennette su altında insan balık gibi oksijensiz yüzer. Gökte istediği gibi uçar, yükseklik korkusu olmaz. Cennetin vasfı her şeyin sebepsiz olmasıdır. Dünyada isteyip yapmakta zorlandığımız her şey en mükemmel haliyle cennettedir. Burada hayvan sevgisi zordur. Cennette ise her yerde sevilecek hayvanlarla doludur. Cennet insanlar, melekler, gılmanlar, hayvanlar, çiçekler, ağaçlarla her yer cıvıl cıvıldır. Dünyada tehlikeli ama çok sevdiğin sporları cennette en güzel şekilde hiç risksiz yaparsın. Dünyada olan aklımıza gelen her şeyin yaratılış amacı cennette mükemmel haliyle olacağı içindir. Dünyada imtihan gereği her şey zararlı ve zararsız olarak içiçe geçmiştir. Cennette ise her şey tamamen güzelliktir ve zararsızdır. Dünyadaki küçük bir noktanın, tek bir iğnenin dahi cennette aslı vardır.
Tayyip Hocam’ın homoseksüellere kota ayrılmasını eleştiren konuşması İngiliz derin devletinin felsefesine indirilen muazzam bir manevi darbedir. Bu konuda yaptığı açıklama milletimiz için çok güven verici ve güzel oldu.
Müslüman ve Allah’ı seven insanın yaptığı hata her zaman hayrına olur. Her hatayla insanın cennet bilgisi daha artar, ruhu inkişaf eder, mükemmelleşir. Hatalar olmasa insan sabit kalır. Çocuğun büyümesi gelişmesi gibidir. Çocuk nasıl düşe kalka büyüyorsa insan da hatalarıyla sevgiyi, merhameti, iyiliği, güzelliği öğrenir, gelişir.
Eleştiri mümin için nimettir. Eleştiri yapan kişiyi desteklemek önemlidir. O kişi bir çok şeyi göze alarak eleştiriyi yapıyor. Bu yüzden, “çok faydalandım, istifade ettim ama şu yönleri de var onu da bilmeni isterim” diyerek eleştiriyi almak güzel olur. Eleştiri yapanın gücünü kırmak doğru olmaz.
Dünyanın yaratıldığı günden bu yana gördüğümüz tüm eşyalar cennette sahip olacaklarımızın bir kopyasıdır. Tekneler, lüks arabalar, evler, saraylar sadece cennetteki muhteşem hallerinin çok sade bir numunesidir. Hadislerde cennet çok detaylı tarif edilmiştir.
Münafık bütün ömrünü Müslümanlara hizmet ederek, Müslümanlara imkan sağlayarak geçirir. Bir gün Peygamber’in vefat edip de o mülklerin yeniden kendi ellerine geçeceği ümidiyle bütün imkanlarını Peygamber’e seferber ederler. Bütün gençliklerini, mülklerini, imkanlarını Müslümanlara verip, ihtiyarladıklarında da artık enayi konumuna düştüklerini anlayıp Müslümanların yanından kaçıp giderler. Münafıkların kerizliği ve enayiliği Müslümanların en büyük eğlencelerinden biridir.
Ölüm en güzel terbiye aracıdır ve sonsuz hayata açılan berrak bir kapıdır.
Türk Milliyetçilliği’ne önem vermek durumundayız, yoksa İttihad-ı İslam’ın oluşması çok zor. Mutlaka Türk milletinin önde olması, öncü olması lazım. Allah bize vermiş bu nimeti. Bu necip millet öncü olacak. Bu ırkçılık demek değildir. Türk’üm diyen herkes Türk’tür, bu şuur altında İttihad-ı İslam’ın sancaktarlığını yapacağız inşaALLAH.
İnsan kendisine ait olan malın bekçisidir, o mülkün maliki yani yöneticisi olur Müslüman. O mülkü Müslümanlara kullandırmak lazım. Eşyanın, mülkün sahibiyim diye o mülkü sahiplenip kimseye kullandırtmamak olmaz. Sahip olunan bir eşyanın, mülkün Müslümanların lehine kullandırtılması gerekir.
Sevgi Allah tarafından yaratılmış en güçlü içgüdüdür. Allah en büyük nimet olarak, kainatın tek amacı olarak sevgi denen bir nur yaratmıştır ve bu nur bütün kainatı, bütün uzayı, bütün hücreleri, atomları, insanları, hayvanları, bitkileri, bütün canlıları kaplamıştır ve tek amaç haline gelmiştir. İnsanı en çok mutlu eden, insana en yüksek hazzı veren en asil duygu sevgidir. İnsanların bu kadar güzel yaratılmalarının, atomlardaki çekimin, hücrenin iç yapısındaki muazzam yapının, kainattaki muhteşem geometrinin amacı da sevgidir. Sevgi müthiş bir hazdır, müthiş bir güzelliktir.
Münafık sırtlana benzer, ağzından salyalar akar, mucize olarak bedeni de sırtlana da benzer. Allah’ın bir münafığı böyle korkunç bir hayvana benzetmesi çok büyük bir mucize ve münafık için çok büyük beladır. Münafığın bakışları ve yüz ifadesi yaban domuzu gibidir. Koşması alenen sırtlan koşması gibidir, kamburunu çıkarıp koşar. Gülmesi de sırtlan sesine benzer. Münafık için Allah’tan mucize olarak büyük bir karşılıktır bu.
Münafık en büyük azabı Peygamber (sav)’in varlığından çeker. Peygamber (sav)’in kendilerini aşağılamasından çok tedirgin oluyorlardı. Peygamberimiz (sav)’in münafıkları bu kadar aşağılamasını münafıklar ömür boyu unutamadılar, en büyük ızdırapları buydu. Samimi müminler ise Peygamber (sav)’in yanını cennet bahçesi olarak görürler.
Münafıkların ana korkuları Peygamber (sav)’in onların aşağılık insanlar olduğunu deşifre etmesidir. Peygamberimiz (sav) münafıkları hep hak ettikleri gibi aşağılamıştır. Münafıklar da hayatları boyu hep münafıklıklarını açıklayacak diye Peygamber (sav)’in yanında kasılıp felç oluyorlardı. Sürekli yakalanma korkusu yaşıyorlardı. Münafıkların en huzursuz olduğu konu Peygamber (sav)’in yanında yaşadıkları bu tedirginlikti, hem sırtlan gibi Müslümanlara hizmet etmişlerdi, Müslümanlara çok geniş imkanlar sağlamışlardı, hem de Peygamber (sav)’in onları teşhis etmesi ve onları süreki aşağılaması korkusuyla yaşamışlardı. Münafığın en hayıflandığı, en canını yakan konu budur.
Allah’ın tek amacı sevgidir. Allah bütün kainatta, yaşantımızda hep sevgiyi amaçlar. İslam’dan, ibadetlerden, Allah korkusundan amaç da sevgidir. İncil’de de” Allah sevgidir” diye geçer.
Zer aleminde bütün insanlar Allah’a samimi kulluk etmeye söz veriyorlar. Ama dünyaya geldiklerinde münafıklar münafıklık yapıp o sözlerini bozmuş oluyorlar.
Dürüst bir insanın yüzünde halim bir ifade olur. Kuran’a, İslam’a titizdir. Dengeli, tutarlı olduğu için güvenilirdir. Oysa ki münafıklara çok dikkatli ve temkinli olmak gerekir. Münafık samimiyetsizdir, dolandırıcı karakterlidir.
Sürekli haklı çıkmaya çalışmak bir nevi akıl hastalığıdır. İnsanın kendisini böyle küçük düşürücü bir hale sokmaması gerekir. Her zaman karşısındakinin de haklılık payı olduğunu bilmek ve doğru olana uymak önemlidir.
Allah Atatürk’e gani gani rahmet etsin. Neredeyse tüm İslam ülkeleri çalkantı içindeyken, Atatürk’ün kurduğu sistem sayesinde Türkiye Ortadoğu’nun en modern, İslam’ı en güzel yaşayan ülkesi oldu. Kendisini rahmet ve hürmetle anıyoruz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 9 Kasım 2017> Daha Fazla

Peygamberlerin hepsi moderndi. Peygamberimiz İslam’ı getirdiğinde ultra modern bir dünya oluşturdu. Akıl almaz kötü geleneklerle toplum baskı altındaydı. İslam’ın gelmesiyle toplum üzerindeki baskı kalktı. Hak dinler geldiğinde her zaman modernliği, aydınlığı getirirler.
Müslüman hep pozitif olacak. Negatif, kötü, karanlık olan en ufak bir şeyi dahi kabul etmeyecek. Her zaman doğrudan, aydınlıktan, iyilikten yana olacak.
Ahir zaman münafıkları da Peygamberimiz dönemindeki münafıklar gibi tarihe geçiyorlar. Sırtlan gibi kamburlarıyla, iğrenç tipleriyle, psikopat görünümleriyle tarihin en alçak mahlukları olarak tanınacaklar.
Münafıklar ittifak ediyor gibi görünür ama birbirleriyle it gibi boğuşurlar. Sırtlanlar gibidir münafıklar, birlikte gibi görünür ama sürekli birbirlerini yerler. Münafıklar çakal yüz ifadeleriyle, kambur, dişlek, salyalı sırtlanlar gibi görünümleriyle iğrençtir. Sonunda hep kendi bataklarında boğulurlar.
Yalnızlığa çözüm Allah’ı sevmektir. Sen Allah’ı yalnız bırakmazsan Allah da seni yalnız bırakmaz. Allah’ı sevip dost olup da yalnız kalan hiç kimse olmaz. Allah Kendisi’ni sevene seveceği insanlar gönderir.
Münafık sevgi sözcüğünü silah olarak kullanır. Sevgiyi teknik bir kavram olarak bilir. Ama asla sevgiyi yaşamaz. Müslümanlara sevgi kelimesinden bahsedince Müslümanları etkileyebileceğini düşündüğü için bu kelimeyi taktik olarak kullanır. Dürüstlük, samimiyet, candanlık, sevgi münafığın yaşadığı duygular değildir.
Allah münafıkları özel yaratır. Çok tiksinti vericidirler ve aşağılık varlıklardır. Tam beyinsizlerdir ama şeytan onlara etki ettiği için şeytani bir zekaları vardır. Münafık Allah’ın özel yarattığı bir zombidir. Ortaya çıkarken Müslüman gibi görünür. Peygamberimiz döneminde İslam’ı kullanarak ortaya çıkıyorlardı. Haşa Peygamber’in merhamet etmediğini, kendilerinin ise merhametli, adil ve şefkatli olduğunu iddia ediyorlardı. Peygamberimiz’i Müslümanları mücadeleye çıkarıp vefatlarına sebep olduğunu iddia ediyorlardı. Oysa Müslümanlar mazlumları korumak için mücadeleye şevkle koşuyorlardı. Münafık çok ahmak ve beyinsiz olduğu için dini kullanarak imanı zayıf olanları etkilemeyi amaçlıyorlardı.
Monotonluktan hiç hoşlanmam. Hayata sürekli güzellik katmak isterim. Her anım sevgiyi ve güzelliği aramakla geçer. Ben sevgiye ve güzelliğe doymam. Eşyalar güzel olsun, kedim güzel olsun, insanlar güzel olsun isterim.
Bir yanda Darwinist materyalist, insanın hiçbir amacı olmadığını söyleyen soğuk dünya. Diğer yanda sevgiyi, nezaketi, kaliteyi bilmeyen, her şeyi ölümle cezalandıran bağnazlık. Gençler bu iki felaketin altında kaldıkları için yaşama heyecanlarını kaybetmişlerdi ve boşvermişlik içine girmişlerdi. İlimle irfanla bu iki felaketi de ortadan kaldırıyoruz inşaAllah.
Ruhun, aklın ve vicdanın gücü büyüktür. Şeytanın gücü ise zayıftır. İnsan vicdanına teslim olduğunda şeytanın o kişi üzerinde hiçbir etkisi olmaz.
Münafıklar pis işlerle uğraşırken müminler hayır işlerinin peşindeler. Münafıklar Hz. İbrahim döneminden beri Müslümanların dağılması için uğraşırlar. Her seferinde de başarısızlığa uğrarlar.
Avrupalılar fikre açık insanlar. Oradaki kardeşlerimizin yaptığı her hizmet çok kıymetli. Yaptıkları hizmetin her adımına Allah kat kat sevap versin, cennette güzel nimetler kazanmalarına vesile olsun.
Gelenekçi Ortodoks İslam anlayışı bilimi, sanatı, estetiği, kadın güzelliğini kabul etmediği için İslam ülkeleri geri kalıyorlar. Kuran ahlakına göre İslam yaşanmış olsa muazzam bir kalkınma ve gelişme olur.
Gurur aşık için enayilik olur. Aşkın için ölümü göze alırsın. Gururu dinlemek az sevgide olur. Bencildir kendini daha çok seviyordur, gururu daha önemli olur. Gerçek aşık ise gururunu ezip ruhunu tamamen karşısındakine bırakır. Gururuna uyan aşkın derinliğini yaşayamaz. Gururu olan kişinin gözünde bir blokaj vardır, aşk o blokajı aşıp karşısındakine geçmez. Ama iki taraf da egoist değilse sevgi okyanus gibi ondan ona akar.
Bazı gençlerin, “hani, yani, sıkıntı yok, aynen” dışında kelime kullanmamaları acı bir durumdur. İfade zenginliği olmaması ruhta çok olumsuz etki yapar.
Gençlere okullarda verilen din dersi sadece İslam tarihi, savaşların nasıl yaşandığı gibi konuları içermemeli. Her dinin her mezhebin inançlarını genel kültür olarak gençlerin öğrenmesi gerekir. Bir gencin yaşadığı coğrafyadaki inanışları, kültürleri bilmemesi çok büyük bir genel kültür eksikliği olur.
Barzani’yi referandumdan önce defalarca uyardık. İngiliz derin devletinin sözüne güvenme dedik. Bölge halklarını birbirine kırdırmak için oyun var dedik. Sözümüzü dinlemedi.
Müslüman tek bir ülkeyi tek bir halkı kurtarmak amacında olmaz. Filistin’i niye kurtarmıyorsun diyen Irak’ı düşünmüyor. Irak’ı niye kurtarmıyorsun diyen Libya’yı hiç düşünmüyor. Müslüman tüm İslam alemini tüm dünyayı kurtarmak ister. Bu da ancak İttihadı İslam’la ve Mehdiyetle mümkün olur. Deccaliyetin pençesi şu anda İslam alemine geçmiş durumda. Bu pençe tek tek sökülemez. Pençenin ortadan kaldırılması Müslümanların birliği ve Mehdiyetle sağlanır.
Delikanlıların genç kızlara yapacakları en büyük iyilik güven vermektir. Kadınlar güveni aramakta çok haklılar. Onların canının, namusunun ve mutlu yaşamasının güvencesini vereceksiniz. Ama bunu demagojiyle değil, samimi Allah rızası için yapacaksınız. O zaman genç kızlar çok rahat ederler ve sizinle arkadaş olmaktan zevk alırlar.
Bencilliği hafif bir kelime gibi kullanıyorlar. Bencillik çok büyük bir felakettir. İnsanı insan olmaktan çıkarır. Bencil insan onurunu, aşkı, aklı, güzellik anlayışını kaybeder. Bencil insan hayatı boyunca aşağılanır. İnsanların bencilliği hiç hafife almamaları gerekir. Mutlaka diğergam olmak mutlaka Allah ve sevdikleri için yaşamak gerekiyor.
Allah Kendini aşikar etmez. Allah’ın Kendini gizlemesi Allah’ın bir sanatıdır ve İlahlığının mükemmelliğidir. Allah Kendini 70 bin perde ile gizler, biz o perdeleri aça aça O’nu bulacağız. Pis insanların Allah’a ulaşamaması mümin için nimettir. Dürüst, iyi, güzel olanların Allah’a ulaşması ise çok zevkli bir yarıştır.
Münafık ahlaksız, hırsız, dolandırıcı, sahtekar esnaf karakterindedir. Görünümü de sırtlan gibi iğrençtir. Bu haliyle Müslümanları kendi yanına çekebileceğini zannetmesi ahmaklığının en büyük delillerinden biridir. Ahmaklara karşı Müslümanın en güzel cevabı sükuttur.
Süleyman Soylu çok aklı başında, dengeli, tutarlı, mümin muttaki insandır. Demagojiden hoşlanmaz. Yiğit bir delikanlıdır.
Kadınların güvenliğinin ve huzurunun sağlanması bir devlet politikası olmalı. Gençler de her yerde kadınların huzurlu, güvenli yaşaması için koruyucu olsunlar.
Cehennem ölü varlıkların mekanıdır. Cehennemin ölüler diyarı olduğu Tevrat’ta da geçer. Cehennemin varlığı cennet ehlinin kıyas yapması için vardır. Cehennemin varlığı cennetin güzelliğini kıyaslayan bir durumdur. Cennet ehli, cehennemle kıyas yaptığında en yüksek mutluluğu ve zevki elde eder.
Deccal şeytanın bir yansımasıdır. Şeytanın bir insanı kaplaması sonucu meydana gelen Allah’ın özel yarattığı bir varlıktır. İyilik adına çıkıyor gibi yapar halbuki zalimdir, alçaktır. Dinsizliği savunur. Gaddar bir yapıya sahiptir, kan dökücüdür. Ona uyan münafıklar da kan dökücü ve acımasızdır, İslam’ı ve Müslümanları hedef alırlar.
Mümin daima kazanandır. Kötüler dünyada bazen kazanıyor gibi görünse de ahirette ebedi olarak kaybeder. Ebedi kazanan olmak önemlidir. İyiler ebedi kazananlardır. Allah iyilerin her zaman yanında olduğunu fiilen de gösteriyor.
Allah şerlilerin, münafıkların şerrinden Müslümanları mahfuz etsin. İslam’ı ve Müslümanları galip, münafıkları küfrü ve şerlileri mağlup etsin inşaAllah.

Adnan Oktar Diyor Ki... 8 Kasım 2017> Daha Fazla

Küfrün ve münafığın her şeyi uğursuzdur; müminin ise her şeyinde hayır vardır. Mümin özel korunur. Allah’ın ruhunu taşıdığı için mümin mukaddes bir varlıktır, kutsanmıştır.
Aklımıza gelen şeytani düşüncelerden sorumlu olmayız, ama kişi bunları kafasına koyup bilinçli tasarlarsa bunlardan sorumlu olur. Kötülüklerin tasarlanıp hayata geçirilmesi haram olur.
Darwinizm kıyamete kadar belini kaldıramayacak şekilde yıkıldı. Teknik yönden yıktığımız için bir daha belini kaldıramaz. Deccaliyetin, Darwinizmin ayağa kalkması bundan sonra mümkün değil, ilimle bilimle yerle bir oldu.
Cennette insan bir eşyayı nasıl tahayyül ederse hemen o şekilde yaratılır. Kıymetli yekpare taştan oluşmuş, sürat yapan, kontrolü kolay, suyun üstünde ve altında giden araçlar olacak cennette.
Peygamberimiz (sav) Kabe’nin altında eski döneme ait hazinelerin olduğunu bildiriyor. Kabe’nin yıkılmadan altına bakılabilmesi şu an mümkün olmaz, ancak Mehdi (as) döneminde olacak. Diğer bütün kutsal emanetlerin bulunması da ancak Mehdi (as) döneminde olacak. Mehdinin zuhurundan sonra hepsi ortaya çıkacak, insanların imanlarında muazzam bir artış olacak.
Mümin en çok Allah’ı gücendirmekten korkar. Mümini tek başına cehennemdeki azap değil Allah’a karşı mahcup olma ihtimali korkutur. Cehennemden korkmak da Allah rızasına uygun bir tavırdır. Cehennem korkusunu yanlış görmemek gerekir.
Şu an bir rüyada olduğumuz açıkça görülüyor. Ölüm de rüyadan kalkış gibi olacaktır. Öldüğümüzde, dünya hayatının çok çok kısa bir rüya olduğunu anlayacağız. İnsanlara dünyada ne kadar kaldınız diye sorulduğunda, şaşırtıcı şekilde kısa olduğunu söyleyecekler. Ölümle birlikte görüntü o kadar netleşir ki, dünyanın kesinlikle rüya olduğuna tam kanaat gelir. Müminler ölür ölmez neşeli güzel bir karşılanma görür. Küfür için ise ölüm anından itibaren her şey dehşet vericidir.
Kadını korumak müthiş zevklidir. Dinin, imanını, iffetini, onurunu, sevincini, neşesini, mutluluğunu, sağlığını ve sıhhatini korumak çok hayatidir. Kadına merhametle yaklaşmak gerekir. Kadını koruyup kollarken ona hiç hissettirmemek önemlidir.
Peygamberimiz’in İslam’a kalbi ısınacaklara hediyeler vermesi münafıkların çok ağrına gidiyor. Kendileri menfaat sağlayamadıkları için aptal mantıklarıyla Peygamberimizi haşa itham etmeye ve eleştirmeye yelteniyorlar.
Hz. Süleyman sanattan çok zevk alan, sanatı çok güzel icra eden bir insandır. Neşeli, candan, tevazuludur. En güzel heykeller, duvar süslemeleri, binalar onun devrinde yapılmıştır.
Müslümanda her zaman akıl galiptir. Çünkü Müslüman her zaman Allah’ın vahyi olan vicdana uyar. Vicdana uyan insan üzerinde şeytanın ve nefsin bir etkisi olmaz.
İngiliz derin devleti Suudi Arabistan’a bir oyun oynuyor. Bir operasyon olduğu açık görülüyor, çok dikkatli olsunlar oyuna gelmesinler.
Hücrenin içindeki akıl hayranlık uyandırıyor. Hücrenin her bir parçasında nefes kesici bir akıl ve yetenek var. Her bir parça karar alıyor, uyguluyor. Hücredeki akıl tüm dünyadaki insanların aklından daha çok.
Binali Yıldırım dürüst ve efendi bir insan. İyi niyetli bir vatan sever. Allah nuruyla, hidayetiyle sarsın, cennetle ödüllendirsin inşaAllah.
Yaşı ilerleyen hiçbir insanın bakım evine gönderilmemesi gerekir. Dedelerin, anneannelerin varlığı o ev için müthiş bir süstür. Düşkünler evine bir insanı terk etmek kabul edilecek bir durum değildir.
Terörü savunmayan, idealist olan solcuların çoğunlukla kişiliği güzeldir. Genel olarak dürüsttürler, merttirler, pek yalan söylemezler. Egoistlikten hoşlanmazlar. İnsanların huzur içinde yaşamasını, savaş olmamasını ister ve sosyal adaleti talep ederler. Bağnazlığı İslam sandıkları için İslam’dan uzak duruyorlar, ama Kuran ahlakını öğrenmiş olsalar çok severler. Böyle bir kişiliğin Kuran ahlakıyla bezenmesi nefis olur, ortaya çok güzel bir yapı çıkar.
Bazı insanlar sevgiyi anlatmak için sadece internetten duydukları kalıp cümleleri kullanıyor. Oysa sevgi ruhtan dile doğal bir akışla akar. Konuşmaya ruhun paralelinde akar. Kadınlarda Allah bunu bir içgüdü olarak yaratmıştır ve kendisini dürüst seveni kadın hemen anlar. Kadın böyle güzel seven biriyle karşılaştığında adeta hipnoza girer. Sevgiyi gören kadın adeta dirilmiş gibi olur. Kadın samimi sevildiğinden emin olmak için defalarca yoklar. Samimiyeti ise sözcüklerden değil cümle kuruluşlarından, ses tonundaki doğallıktan ve bakışlarındaki derinlikten anlarlar. Gerçek sevgi kadına hayat veren ışıktır.
Affetmek zevklidir. İki taraf için de bereketlidir. Affetmemek insanı sıkar. Affeden insan huzur bulur, rahat eder.
Peygamberimiz dönemindeki münafıklarla ahir zaman münafıkları birebir aynıdır. Peygamber dönemi münafıkları akılsızca Peygamberimizi eleştiriyorlardı. Kendilerini Peygamberden daha çok Müslümanları düşünen, merhamet eden gibi göstermeye çalışıyorlardı. Oysa çok karaktersiz ve bencillerdi. Ve mutlaka din ile ortaya çıkıyorlardı ki ahlaksızlıkları deşifre olmasın. Dinden nefret ettikleri halde dindar gibi görünerek, bencil oldukları halde hayır işleri yapıyormuş gibi görünerek insanları etkilemeye çalışıyorlardı. Bu ahmak oyunları hiçbir işe yaramadı. Çölde it gibi tek başlarına sürünerek hayatları bitti.
Peygamberimiz döneminin en tipsiz en çakal kılıklı münafıklarından biri olan Ebu Süfyan çirkin üslubuyla sık sık Peygamberimiz’e mektup yazardı. Bu mektuplarda pis ve alçak karakterini dışa vururdu. Peygamberimiz ona yazdığı cevapta “ey ahmak ve beyinsiz” demiştir. Münafıklar her devirde olabilecek en ahmak, en beyinsiz varlıklardır.
Niye tiyatroya ilgi yok sorusu yerine neden kaliteli tiyatro oyunları yok diye sormak gerekir. Sanatın çökmesi ahir zamanın felaketlerinden biridir. Sevgi ortadan kalktığı için sanat da yok oluyor. İmanla, Allah aşkıyla, Kuran Müslümanlığıyla manevi bir uyanış olacak ve o zaman sanat şüyu bulacak.
Barzani’nin şuurlu, idealist yetişmiş bir destekçi kitlesi yok. Bu yüzden ufak bir adımında PKK tarafından kolaylıkla ezilebilir. Barzani küçülmeyi değil büyümeyi esas alsın, bu da İslam aleminin birleşmesi, İslam Birliği’nin kurulmasıyla olur. Parçalanmak kolay yutulmak anlamına gelir.
Mümin hayatının her anını Allah için geçirmeye niyetli olmalıdır. Rabbim hatırladığım hatırlamadığım her işi Senin için yapıyorum diyecek ve kendini Allah’a hibe edecek.
Kötü insanlar ve olaylar müminin imani inkişafına vesile olur. İmani derinleşme ve ahlak güzelleşmesi sağlar. Bir çok komplo, hukuksuzluk, suikast girişimiyle karşılaştım. Bu haksızlıkları yapanların şu an adı bile anılmıyor ama ben aslanlar gibi tüm gücümle burada ilmi mücadeleme devam ediyorum.
Yemen’den atılan füze Suudi Arabistan ile İran’ın arasını bozmak için İngiliz derin devletinin oynadığı akılsız oyunlardan biridir. Suudi Arabistan ve İran yan yana gelsinler, birlik olsunlar ve böylece İngiliz derin devletine hak ettiği cevabı versinler. İki güzel Müslüman ülke, kardeş olmamaları için hiçbir sebep yok.
Şeytanda homoseksüel karaktersizliği ve klasik ahmak karakteri vardır. Münafık karakterinin en tepe noktasıdır. Haklı çıkmak için her yola başvuran, bunun için dini de kendince kullanan çok çirkef ve akılsız bir mahluktur.
Ben asla malı yığıp biriktirmem. Allah yolunda sürekli harcarım. Milyonlarca kitabım satılıyor hiçbirinden asla telif hakkı almam. Üzerime hiçbir mal yok, bankada birikmiş param yok.
Şeytan karakterli insanlar genellikle çocukluklarından itibaren karaktersiz olur. Münafıkların da geçmişine baktığımızda hep hırsızlık, gaspçılık, ahlaksızlık, adilik görüyoruz. Yüzlerindeki çirkeflik, iticilik, çakallık hep aynı oluyor. Müslümanların arasına geldiklerinde “tevbe ettim” dedikleri için Müslümanlar hüsnü zanla bakıyorlar ama o ahlaksızlar bir süre sonra yine mayalarına dönüyorlar.
Türkiye’ye bir kesimi değil, herkesi kucaklayan bir dış politika yakışır. Mısır halkının da tamamını kucaklamak önemlidir. Mısır yönetiminin yanlışları ve haksızlıklarına karşı oluruz ama Mısır halkının tamamını kucaklarız.
Samimiyet olmazsa olmaz bir vasıftır. Çünkü samimiyette insan tamamen vicdanının emrine girer, vicdanına uymayan hiçbir şey yapmaz.
Münafıklar boş insanlardır. Sabahtan akşama kadar salyalı it gibi boş boş gezerler. Peygamberimiz tüm malı ve mülkü Allah yolunda harcıyordu. Münafıklar ise kendi keyifleri için harcama yapılmasını istiyordu.
3-5-9 yıl içerisinde İstanbul inşaAllah çok güzelleşecek. Şu an nereye baksak beton yığınları ve sıkıntı veren bir yapılanma görüyoruz. İstanbul’un görünümü tamamen değişecek ve her yer iç açıcı olacak.
Tayyip Hocam’ın şehirlerin beton yığını olmamasını gündeme getirmesi çok güzel. Mimarinin iç açıcı, huzur verici, insanların hoşuna gidecek şekilde olması çok önemlidir.
Vicdanın sesi Allah’ın vahyidir. Hiçbir insan başıboş bırakılmamıştır. Vicdanının sesini sürekli dinleyen cennete gider. Vicdanının sesine karşı mantığı dinleyen manen hastalanır, bencil egoist olur. Dünyasını da ahiretini de mahveder.
Biri istediği ideolojiye inanabilir. Ama bu ideolojiye dayanarak mazlumlara, inananlara zulmediyorsa, camilere ibadethanelere saygısızlık yapıyorsa, mazlum halkın üzerinde terör estiriyorsa bunu hiç kimse kabul etmez ve buna karşı her türlü hukuki tedbir alınır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Kasım 2017> Daha Fazla

Peygamberimiz döneminde münafıklar bir gün Peygamberimiz’e bir şey olur da ganimetler kendilerini kalır umuduyla tüm gazvelere katıldılar, nöbet tuttular, Peygamberimiz’in ve Müslümanların muazzam zenginleşmesine vesile oldular. Sonra Allah’ın Peygamberimiz’i koruduğunu gördüklerinde ve ganimetlere ulaşmaktan ümitleri kesildiğinde, ne kadar keriz ve enayi konumuna düştüklerini görüp aşırı kinlendiler. Bu kinleriyle çölde it gibi sürünerek hayatları boyunca aşağılandılar ve tek başlarına öldüler.
Münafık kendince samimiyet iddiasıyla ortaya çıkar ama kendi işine bakar. Aşağılanmaktan korktuğu için Müslüman görünümünü devam ettirirler. Dinden nefret ettikleri halde haşa Peygamberimiz’e merhamet ve adalet öğretmeye yelteniyorlardı. Münafıklar dünyanın en ahlaksız en kahpe insanları olmalarına rağmen insanlara ahlak dersi verirler.
Münafıklar sözde iyi niyet adına ortaya çıkarlar. Kendi ahmak kafasıyla kendilerinin ne kadar mantıklı Peygamberimizin haşa mantıksız olduğu, kendilerinin ince düşündüğü ama Resulullah’ın haşa ince düşünemediğini iddia ederler. Oysa kahpenin kahpesi, alçağın alçağıdır münafıklar. Hem keriz hem de enayidirler.
Münafıklar mescit açacağız, fakirlere yardım edeceğiz, Kuran öğreteceğiz diye görünürde Müslümanca sloganlar kullanırlar. Bu alçaklıklarının sebebi de Müslümanları kendilerince etki altına almak, zayıf olanları kendi taraflarına çekmeye çalışmaktır. Gerçekte ise İslam’dan nefret ederler.
Sabahtan akşama kadar sevginin zeminini hazırlamak gerekir. Müslüman 24 saatini sevgiyi arayarak, geliştirerek geçirir.
Allah’ın nurlu, yakışıklı, güzel bir nesil meydana getirmesi, hepsinin barışı sevgiyi dostluğu istemesi bir bahar müjdesidir. Gözle görülür şekilde her şey güzele gidiyor. Kardeşlerimiz bir kaç yıl daha sabretsinler netice çok güzel olacak inşaAllah.
Kürt olmak şereftir, onurdur. Benim kız arkadaşlarımın bir çoğu Kürt. Kürtler merttir, delikanlıdır. Onların varlığından mutluluk duyuyoruz. Hepsini çok seviyoruz. Kürt karşıtı olanlar ahlaksız ve alçaktır. Kürtlerden nefret eden alçakları hiç ciddiye almasınlar.
Ahlakı belirleyen dindir. Herkesin kafasına yorumuna göre ahlak olmaz. Gerçek ahlak kurallarını Hz. Adem’den bugüne din belirlemiştir. Yoksa ahlak kavramı olmaz.
Allah’ı sevmeyi bilmeyen sevgiyi bilemez. Egoist bir insan sevgiyi yaşayamaz. Egoist insanın hayatı kirlidir. Bencillikten kurtulan insan Allah’ın korumasına girer, nurlanır, güzelleşir. Bencil olan ise hem sevemez hem sevilmez, hep itici olur.
Suriyeli kardeşlerimize “ülkenize dönün” demek, “ölüme gidin” anlamına gelir. Böyle bir vicdansızlığı hiç kimse kabul etmemeli. Bu ağır vicdansızlık geliştiğinde, yanı başında çocuk öldürülürken adamlar yemek yemeye devam ediyorlar. Komşuda çocuk, kadın şiddet görüp yardım için çığlık atarken hiçbiri müdahale etmiyor.
Dindar olmak, ibadetlerini yapmak herkesin gıpta edeceği bir güzelliktir. Mesela Museviler ibadet vakti geldiğinde herkesin önünde havaalanında ibadetlerini yapıyorlar. Herkes saygı duyuyor. Dindarlık, saygı duyulacak bir nimet, bir güzelliktir.
İran ve Suudi Arabistan kardeş olması gereken iki Müslüman ülke. Bu iki güzel ülkenin arasında gerilim olmasına hiç izin vermemeli, olduysa hemen telafi edilmeli.
Resulullah döneminin münafıkları alçak ve karaktersiz oldukları için, Peygamberimiz’in mescidini korumak için nöbet tutmayı zul olarak görüyorlardı. Resulullah’ın mescidinde nöbet tutmak yerine it gibi sokaklarda boş boş dolaşmak istiyorlardı. Tarihe bu haysiyetsizlikleriyle geçtiler.
Vücudun en çok ihtiyacı olan şey sevgidir. Sevgi yoksa hücreler yaşayamaz. Sevgisizlikte vücut çöker, sevgiyle ise insan muhteşem güzelleşir.
Ahmak beyinleriyle Peygamberimize haşa akıl veren ve tuzak kuran münafıkların sonu çölde kaçan yolunmuş tavuklar gibi olmuştur. Münafıkların küfür kalesi olarak yaptıkları Dırar Mescidini Peygamberimiz yerle bir etmiş, tüm oyunlarını tepelerine geçirmiştir. Peygamberimiz daha da güçlenmiş, zenginleşmiş, münafıklar ise ahmak kerizler olarak ortada kalmışlardır.
Münafık imanı kullanarak İslam’a zıt bir kale oluşturmaya çalışır. Müslümanlar bir konuda hizmet yapıyorlarsa o hizmetin benzerini yaparak kendilerini akılsızca dindar gibi göstermeye çalışır. Mesela, Peygamberimizin mescidinden daha gösterişli olduğu iddiasıyla Dırar mescidini kurmuşlardı. Mescid kurunca Müslümanları etkileyebileceklerini ve Peygamberin yanından ayırabileceklerini zannederler. Bu yapının adı Mescid ama aslında küfür kalesiydi. O dönemde Peygamberimizin ve Müslümanların hayır vakıfları vardı, onlar da benzer görünürde hayır kurumları oluşturarak “biz de İslam’a hizmet ediyoruz” diyorlardı. Oysa insanları dolandırıyor, aldatıyor ve hırsızlık yapıyorlardı.
Münafık çok kahpedir. Ahlaksız ve haysiyetsiz olduğu halde Müslümanları “bize gelin” diye sürekli çağırır. Müslümanlar ise münafıkların her atağında Peygambere daha candan bir sevgi, ölümüne sadakat ve güçlü bir vefayla bağlanırlar.
Peygamberimizin zenginliği, gücü ve kudreti münafıkların içine oturuyordu. Aşırı kinlenerek küfürle iş birliği yapıyor ve küfrü kullanarak Müslümanları ahmakça tehdit ediyorlardı. “İnsanlar sizin aleyhinize toplandı” diyorlardı. Müslümanlar asla sarsılmayınca bu aşağılık münafıklar kinleriyle kavrulup gidiyorlardı.
Münafık kalbinde hastalık olanları etkileyerek Peygambere ve Müslümanlara zarar vermeye çalışır. Peygamberimiz döneminde münafıkların en büyük kahpeliklerinden biri de Peygamberin hanımları hakkında fitne çıkarmalarıdır. Peygamberimizin etrafından Müslümanların dağılması için devrin derin devleti Sasaniler ile de iş birliği yapıyorlardı. Sonuçta Peygamberimiz zenginlik, güzellik, şeref içinde yaşadı. Münafıklar it gibi çöllerde sürünüp aşağılandılar.
Münafık küfre dikkatini vermez. Küfür münafığı hiç ilgilendirmez. Tek hedefleri Peygamber ve Peygamberin çevresindeki Müslümanlardır. Tüm enerjisini ve dikkatini Müslümanların dağılmasına harcar. Var gücüyle Müslümanların dağılıp ayrılmasını ister. Bunun sebebi de münafığın kuyruk acısıdır. Peygambere 10 yıl 20 yıl boyunca hizmet etmenin acısından içleri kavrulur. Bu kavrulma ve nefretle akılsızca ataklar yapar.
Hz. Süleyman münafık ahmakları kullanıyor ve onlara müthiş hizmet yaptırıyordu. Münafık şeytanın insan haline girmiş halidir. Hz. Süleyman bu insani şeytan olan münafıklara evler yaptırıyor, bahçeler yaptırıyor, Müslümanların zenginliği için çalıştırıyordu. Hz. Süleyman münafıkları eşek gibi çalıştırarak Müslümanların muazzam bir güç ve zenginlik kazanmasını sağlıyordu. Eşek gibi Hz. Süleyman’a, İslam’a ve Müslümanlara hizmet edip sonra it gibi dışlanıp aşağılanmışlardır. Hz. Süleyman devrinin münafıkları da Peygamberimiz devri münafıkları da enayiliklerine doymasınlar.
Münafık şuur sahibi değildir. Bir makina gibidir. Münafıklar Peygamberimiz döneminde 10 yıl 20 yıl Peygamber’in yanında kalıyor, bir gün ganimetlere ulaşacak diye İslam’a var gücüyle hizmet ediyorlardı. Hayvan gibi çalışıyorlardı. Sonra bir anda yaşlanıp çürüdüğünü, ganimetlere ulaşmasının imkansız olduğun görünce bu sefer aşırı kinleniyor ve Müslümanların yanından ayrılıyorlardı. Peygamberimiz dönemindeki bu münafıklar kerizliğini ve ahmaklığını anladıkça durum daha ağırlarına gidiyor ve Müslümanların dağılması için dönemin derin devletleriyle iş birliği yapıyorlardı. 10 yıl 20 yıl boyunca Peygamberle birlikte tüm savaşlara katılan bu münafıklar bir anda Peygamber aleyhine konuşmalar yapmaya başlıyorlardı. Ahmakça misaller vererek Peygamberle mücadele edebileceklerini sanıyorlardı. Münafık sadece sahtekar esnaf mantığıyla kafalama cümleleri kurar, ortaya attığı her fikir ise ahmaklığının ispatıdır.
Tayyip Hocam İngiliz derin devletine karşı yiğitçe karşı koyuyor maşaAllah. İngiliz derin devleti Türkiye’yi, Suriye ve Irak gibi yapmak istiyordu. Oyunları ayaklarına dolandı.
Yunan halkı çok güzel insanlardır. Türkiye ile Yunanistan arasında vizenin pasaportun kalkması gerekir. Onlar bizim evlatlarımız, kardeşlerimizi bizden ayırdılar. Yeniden bir olmamız gerekir.
Allah korusun Suriyeli kardeşlerimizi Türkiye’ye almasaydık, onları ölüme terk etmiş olacaktık. Bir insanı ölüme terk etme ihtimali olduğunda elimizden ne gelse yapıp onu kurtarmak vicdani sorumluluktur. Eğer böyle bir durumda biri, “bırakın ölsünler” diyorsa bu vicdan çöküntüsünü nasıl kazanmış bunu sosyolojik olarak incelemek gerekir. Bizim milletimiz asla böyle bir vicdansızlığı kabul etmez.
Şehitlerimiz imtihanı en güzel şekilde tamamlayıp cennete gidiyorlar. Allah onları çok seviyor. Makamları çok güzel. Allah bize de o güzel makamı nasip etsin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Kasım 2017> Daha Fazla

Kibirli insanlar, insanlar kendilerine değer versin diye kibir yaparlar. Ama toplumun en itici bulduğu insanlardır. Kendilerini beğenmekten adeta akli dengelerini yitirirler.
Sanhedrin 3500 yıl sonra, 2008’deki toplantısında Mehdi’nin alametleri netleşti açıklaması yaptı. Bu açıklamada, Mehdi’nin zuhurunun an meselesi olduğu ifade edildi.
İsa Mesih çok çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. Peygamber nuru ve heybeti müthiş etkileyicidir.
Allah bize doğru olanı sürekli vahyeder. Bir altıncı his gibidir bu vahiy. Kalbimizde onun doğru olduğunu hissederiz. Şeytanın telkinini de kalbimizdeki sıkıntıdan anlarız. İnsana an an gelen bu vahiy yazılı veya sözlü değildir ama biliriz. Vicdan ve akıl her an yaratılır.
Mümin vicdan ne diyorsa ona uymakla yükümlüdür. Menfaatine ters olsa da vicdanın sesine uyacaksın. O zaman çok güzel bir hayat yaşarsın.
İslam dünyasının bu halde olmasının ana sebebi gelenekçi Ortodoks İslam anlayışını yayıp, Kuran’ın yeterli olduğunu söylemeyi suç haline getirmeleriydi. Deccaliyet bu sistemi çok iyi kullandı ve İslam alemini mahvetti. Şimdi Mehdiyet vesilesiyle bu tahribat ortadan kalkıyor inşaAllah.
Münafık İslam’ı yaymak için bir şey yapmaz. Yayanları da engellemek ister. Kuran mucizeleri, iman hakikatleri, İngiliz derin devletinin gerçek yüzünü anlatan Müslümanları kendince durdurmaya çalışır. Münafık Kuran’dan ve İslam’dan hiç bahsetmez, tek yaptığı ayetleri kendi çıkarına göre kullanmaya çalışmaktır.
Şirk Allah’a ortak koşmak, Allah’tan başka güç olduğunu düşünmektir. Mümin her zaman her yerde tek güç sahibinin Allah olduğunu bilecek.
İngiliz Rumiliği, İslam dinine karşı kullanmak için İngiliz derin devleti tarafından geliştirilmiştir. Anadolu Mevleviliğinden farklıdır. Ateistler, Darwinistler, İslam karşıtları Rumiliği savunup destekliyorlar. Çünkü bu Rumilikte dinden ayrı bir felsefe savunuluyor.
Münafıkların ve küfrün tüm engellemelerine rağmen Allah’ın izniyle her konuda başarılı olduk.
Müslümanların büyük bölümü Darwinizm karşısında yılgınlık göstermiş, bilimsel cevap veremedikleri için teslim olmuşlardı. Fas, Cezayir, Mısır, Pakistan gibi ülkelerde evrim yayılmaya başlamıştı. Bizim bilimsel anlatımlarımız neticesinde Müslümanlar Darwinizme karşı üstün geldiler.
Evrim teorisi, tesadüf gibi kör bir düşüncenin muazzam bir geometri, muntazam bir altın oran, fizik ve kimya kanunları yapacağına, gören duyan dokunan koklayan tadan bir şuur meydana getireceğine inanmaktır. Böylesine ilkel bir felsefeye inanmak ciddi bir akıl zayıflığı ortaya koyar. Tesadüf ilahı putperest dönemlerden gelen bir hurafedir.
Münafık sivri diliyle müminleri rahatsız etmek ister. Münafığın her eylemi kendisine bela olarak döner, Müslümana ise hiçbir zarar veremez. Münafıkların her atağı Müslümanların neşesini, heyecanını, azmini güçlendirir.
Sadece Allah’tan korkup “Ya Rabbi benden diğer korkuları kaldır sadece Sen’den korkayım” diye dua etmek gerekir.
İngiliz derin devleti kolay ezeceğini düşündüğü için gelenekçi İslam anlayışını savunuyor. Gelenekçi İslam anlayışı olduğunda bilim, sanat, kalite, akılcılık olmadığı için insanlar kolay yönlendirilebilen ve hemen ezilen nitelikte oluyor. Bu da İngiliz derin devletinin işine geliyor. Türkiye’de modern Kuran Müslümanlığını anlatarak bu oyunlarını tamamen bozduk.
Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de, Libya’da açlıktan, hastalıktan vefat eden yüzlerce insan var. Darwinizm’e materyalizme karşı ilmi mücadele yapmak, Kuran mucizelerini anlatmak, Kuran dağıtmak, insanların ihtiyaçlarını karşılamak, İslam’a muazzam hizmetler yapmak imkanı varken zengin Müslüman ülkelerin futbol takımlarına yüklü paralar harcaması vicdana uygun değildir.
Cennette toz ve kir yoktur. Toz özel olarak oluşturulmuştur. Tozun varlığı tek başına bir mucizedir. Her toz dev bir alemdir. Her tozun nereye gideceği bellidir. Tozun içine girdiğinde muazzam bir alemin içine girersin.
Müslümanlar fert fert olsunlar söylemi, Müslümanların bölünüp parçalanıp güçsüz başsız olması için İngiliz derin devletinin ortaya attığı bir plandır. Kuran ayetleri Müslümanların toplu olarak yaşayacakları şekildedir. Tarih boyunca Müslümanların hep bir manevi önderi olmuştur. İnfak, merhamet, af, şefkat, istişare, ilmi mücadele hep Müslümanların toplu olmasını gerektirir. Müslümanların cemaat olması illa klasik anlamda tarikatlar olması demek değildir. Bir Müslüman camiye gider, başka Müslümanların da gelmesine vesile olur, orada hemen bir cemaat oluşturmuş olurlar.
Münafık sırf kendi pis nefsinin rahatı için ayetleri yorumlar. “Gezip dolaşmıyor musunuz?” ayetini alır, ben bu ayeti yaşıyorum diye dünyayı gezmeye çıkar. Boş boş dolaşır. Suriye’de, Irak’ta kan gövdeyi götürürken, Müslümanlar onar onar denizde boğulurken, İslam’ı tebliğ etme, kitap basıp dağıtma, yazı hazırlama imkanı varken bunları bırakıp dünyayı gezmeye gidiyorum demek hem samimiyetsizlik hem de vicdansızlıktır.
Modern olanın dinsiz olduğuna dair yanlış bir imaj vardı. Bu imajı biz ortadan kaldırıyoruz. “Resim yapan, dans eden, müzik dinleyen, eğlenen, dekolte giyen, heykel seven dinsizdir. Gariban, az düşünen, iyi eğitim almamış olan, sosyal hayatın içinde olmayanlar ise dindardır” diye düşünüyorlardı. Şimdi aydın, modern, derin düşünen, kaliteli ve güzel yaşayanın dindar olduğunu tüm dünya görmüş oldu.
Teksas ve Amerikan halkına baş sağlığı diliyorum. Kiliselerin güvenliğinin sağlanması önemlidir. Elini kolunu sallayan silahla kilisenin içine girememeli. İbadethanelerin kapılarında mutlaka güvenlik bulunmalı. Kiliseler, camiler, sinagoglar mutlaka çok iyi korunmalı.
Çile, tutkuyu ve aşkı zeminde geliştirir. Cennet özlemini geliştirir. Cennetin değerini bilme gücü, güzelden zevk almanın gücü alabildiğine güçlenir. Çile olmadığında aklın ve sevginin gelişmesinde zayıflama olur. Allah’a sevgiyi en iyi ifade eden zemin çiledir.
Bir iki kişinin fakirlere yardım etmesi çözüm olmaz. Allah’ın Kuran’da bildirdiği velayet sisteminin tam yaşanması gerekir. Velayet sisteminde her insan, her insandan kendi öz kardeşi, annesi, babası gibi sorumludur. İstanbul’daki bir kişi Van’daki bir kişiden kendi ailesi gibi sorumludur. O zaman ne fakirlik ne yokluk kalır.
Her şeyi yapanın Allah olduğuna tam iman çok önemlidir. Yüksek iman oluştuğunda Allah tüm dünyayı Müslümanın emrine verir.
Eğer bir insan sana yakın olmuyorsa, Allah nasip etmiyordur. İlla olacak diye bir şey yok, olmuyorsa ahiretin için hayır vardır. İnsan, karşısındaki insanın Allah’ın kontrolünde olduğunu unutmayacak. Eğer unutursa o kişiyi putlaştırmış olur. Putlaştırmaya başladığın andan itibaren o kişi seni boğar. Herkesin Allah’a ait olduğunu bilip, Allah aşkıyla bakıyorsan, her şeyin hayır olduğunu bilirsin.
Kuran’ın tamamında hayranlık uyandıran matematiksel bir uyum var. İnsanların çoğu bu konuyu pek bilmiyor, bilseler de pek üzerinde düşünmüyorlar. Mesela gün kelimesi 365 defa geçiyor, ay kelimesi 12 defa geçiyor, günler kelimesi 30 defa geçiyor. Bunun gibi çok sayıda matematiksel uyum var.
Tayyip Hocam’ın dindarlığı çok güzel. Eline geçen her fırsatta Kuran’dan, imandan güzel hatırlatmalar yapıyor. Bu güzel tavrı ona bereket getiriyor. MaşaAllah. Tayyip Hocam’ın şahsına sahip çıkma konusunda milletçe çok titiz ve teyakkuzda olalım.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Kasım 2017> Daha Fazla

Gelenekçi Ortodoks sistem Müslümanların değersiz görülmesine sebep oluyor. Bu sistem kadını aşağılıyor, erkekleri potansiyel suç işleyen makina gibi görüyor. Her şeyin cezası ölüm. İnsanı değersiz gören anlayış hakim. Bu yüzden sadece Batı değil, Müslümanların çoğu da birbirini değersiz görüyor.
Kadının erkeklerle görüşmemesi, izole olması, eve kapanması fikri Kuran’da yoktur. Kuran’a baktığımızda Hz. İbrahim’in eşinin erkeklerle konuştuğunu, Hz. Musa’nın Hz. Şuayb’ın kızlarıyla görüşüp konuştuğunu, Hz. Süleyman’ın Sebe Melikesiyle görüştüğünü görüyoruz. Kuran’a göre kadın güvenilir olan ortamda, herhangi bir tacize veya rahatsız edilmeye maruz kalmayacağı ortamda, dilediği gibi rahat olur. Allah kadınlara özgürlük vermiştir.
Eğer ruh sahibiysen, “Ben benim” diyorsan, Allah’ın seni sevmesini umabilirsin. Allah sonsuz akıl ve merhamet sahibidir. Allah samimi her insanı sever.
Suriyeliler ülkesine dönsün diyenler, dönüp şehit olan mazlumları iyi düşünmeli. Dön demek Allah korusun bu cinayete ortaklık etmek olur. İnsanlar ölüm olan yere döndürülmez. Vicdanen bu kabul edilemez.
Dışa dönüklük toplum için şifadır, ferahlık verir. İçe kapanıklık olduğunda tüm toplumda kasılma oluyor. İçe kapanıklığın sebebi genellikle bencillik, gurur, büyüklük hissidir. Bu olumsuz hislerden irade ve akıl kullanarak kaçınmak gerekiyor.
Kadınların güvence beklentisi haklı. Çünkü pek çok konuda kadın erkeğe göre daha dezavantajlı oluyor. Hem beden gücü olarak hem de toplumun baskısı açısından kadının önünde daha çok zorluk oluyor. Erkek bir şey yaptığında onun “onuru” oluyor, kadın yaptığında ise hemen gayri ahlaki olmakla itham ediliyor. Zina kadın için de erkek için de çirkin ve haramdır. Eğer delikanlılar, genç kızların namusuna, iffetine, onuruna, haysiyetine sahip çıkacaklarını canları pahasına onları koruyacaklarını garanti ederlerse o zaman kadınlar da kendilerini güvende hisseder ve daha rahat yaşarlar.
İnsan kendisine baskı yapmaz, kendini bırakırsa, kaderi vicdanıyla bağlantılı olur. İnsanlar vicdanlarına direndikleri için hayatlarında sorun oluyor. Vicdana uyan samimi yaşar. İnsanın ruhunda vicdan denen güce işine gelmese de uyması gerekir. O zaman en samimi insan olur.
Tütün tarlalarının sebze tarlalarına çevrilmesi gerekir. Tütünü yasaklayarak çözüm oluşmaz. Ama tütün tarlaları yerine sebze tarlaları, bağlar, bahçeler yapılırsa bu tüm dünya için bayram olur.
Dünyaya dair kişisel hırsımız olmaz. Ama dünyayı insanlar için cennete çevirmek, insanları mutlu etmek Müslümanın hedeflerindendir. Dünyadan vazgeçmek, kendisini mutlu etmek değil sevdiklerini mutlu etmek için gayret etmek demektir.
Her şeyi kafaya takmak ve büyütmek insana çok zarar verir. İnsanlara tevekkülü hatırlatmak, küçük olayları önemli görmesine gerek olmadığını hatırlatmak güzel bir ibadettir.
Necmettin Erbakan Hocamız İslam’a çok büyük hizmeti olmuş, halis, muttaki, naif, mükemmel bir Müslümandı. Ehli tarikti. Veli ahlaklıydı. Allah gani gani rahmet etsin.
Kabil’in kardeşini şehit etmesi tarihteki ilk Deccali harekettir. Deccaliyet o günden bu yana devam etmiştir.
Ben samimi olan herkesi severim. Masum Musevi, Hristiyan, Ermeni, Budist herkese sevgi ve şefkatle yaklaşırım. Museviler binlerce yıldır Hz. Musa’ya sadıklar. Allah Kuran’da Kitap Ehli’ni korumamızı ve onlara şefkatle yaklaşmamızı söylüyor. Mazlum Museviler bize emanettir. Onları her zaman koruyacağız.
Kimse PKK’lı doğmuyor, sonradan aldıkları eğitimle PKK’lı oluyorlar. Eğitimle PKK’lı olan, eğitimle PKK’lı olmaktan çıkar. En büyük hata anti PKK eğitim verilmemesidir. Bir insan yan gidiyorsa, doğru yolu gösterirsen o doğru yolda gitmeye başlar. Yolu göstermek önemlidir. Askeri tedbir tek başına faydalı olmaz. Teröre karşı çözüm anti Darwinist anti materyalist bilimsel, akılcı eğitimle olur. Tüm Türkiye ve Ortadoğu çapında anti Darwinist anti materyalist eğitim verilmesi gerekiyor.
Hiç kimse paranın gerçeğiyle, altının gümüşün gerçeğiyle muhatap olmaz. Hiç kimse köşkünün, yatının, arabasının gerçeğiyle muhatap olamaz. Sadece beyninde bunların filmini seyreder. Şu ana kadar tek bir insan dahi malın mülkün dışarıdaki haliyle muhatap olmamıştır. Tek bildiği beyninde kendine izlettirilen filmdir.
Allah tüm Müslümanların birbirini velayet sistemiyle, kendi öz kardeşi, annesi, babası, eşi, çocuğu gibi korumasını emreder. Müslümanın birikmiş parası olmaz. Kazandığını Allah yolunda hemen harcar. Benim sahip olduğum her şey Allah içindir. Malın mülkün sahibi Allah’tır.
Münafık her sözünü, her hareketini, her bakışını, her cümlesini, her eylemini yaratanın Allah olduğunu bilmez. Ahmak beyniyle kendisinin yaptığını zanneder. Allah’ın her şeyi yaratan olduğunu, güç ve kuvvetin tüm sahibinin Allah, Resulü ve müminler olduğunu kavrayamaz.
Münafık ahmak olduğu için gücü, kuvveti ve zenginliği verenin Allah olduğunu anlamaz. Münafık aşağılanarak sürekli sürünürken, Müslümanların bolluk, bereket, neşe ve sevinç içinde yaşaması Allah’ın müminlere özel korumasıdır.
Peygamberimiz döneminde münafıklar şeytan tipliydi. Ahir zaman münafıkları da katil, hırsız, tipsiz, aşağılık, yüzüne bakılamayacak çirkinliktedir.
Modernlik insanın içine verilmiş, güzellik arayışı içinde olmak duygusudur. Güzelleştirilmiş, yenileştirilmiş her şey moderndir.
Münafıklar Peygamberimiz’in zenginliğine müthiş haset ediyorlardı. “Ebu’l Kasım’ın yetimi nasıl zengin oldu” diye alçakça ve kahpece konuşmalar yapıyorlardı. Yetim olan Resulullah’ı Allah’ın zengin etmesine dayanamıyor, müthiş öfke duyuyorlardı. Ganimetlerden pay alamamak da münafıkların içlerine oturuyordu. Ganimet kazanılması için Müslümanların yanında mücadele ediyor ama ganimete ulaşamıyorlardı. Peygamberimizin ganimetleri Allah yolunda harcamasına tahammül edemiyorlardı. Peygamberin, kendileri vesilesiyle zengin olduğunu düşünüyor ve kıskançlıktan deliriyorlardı. Dönemin derin devletlerine sürekli kahpece bilgi aktarıyor ve –alçakça- Peygamberimizin tutuklanması ya da şehit edilmesini umud ediyorlardı. Sonunda ganimetleri elde edemeyeceklerini anlayınca 30-40 yıl İslam’a hizmet ettikten sonra yolunmuş kaz gibi, ahmakça, kerizce ortada kaldılar.
Münafıklar bünyedeki bir urdur, pisliktir. O pisliğin atılması Müslümanlar için ferahlık ve güzelliktir. Peygamberimiz döneminde münafıklar çok büyük ahlaksızlıklar yapmıştır. Resulullah’ın hanımlarının perde arkasından konuşması tedbiri münafıklara karşı alınmış bir tedbirdir. Münafıklar Peygamberimiz’in hanımlarını etki altına almaya çalışıyor, sürekli fitne çıkarıyorlardı.
Herkes ölecek. Bu dünyada kimse kalmayacak. Şerefli, güzel bir ahiret hayatı önemli olandır. Şehitlerimiz en şerefli ahiret hayatına kavuşuyorlar. Onların makamına imreniyoruz.

> Daha Fazla

Allah her şeyde insanlara küçük küçük işaretler gösterir. Hikmet gözüyle bakan o işaretleri anlar ona göre hareket eder. Her zaman Allah’ın gösterdiği işaretleri iyi takip etmek gerekir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Kasım 2017> Daha Fazla

Allah’ı çok seversen, Allah ile Rabbani bir derinlik içinde, yakın bağlantı halinde olursan Allah sana seveceğin çok güzel insanlar yaratır.
Herkes beyninin içindeki arabayı kullanır. Beyninin dışında bir arabayı kullanan bir varlık yok. Her insan beyninin içindeki evine gider, beyninin içindeki çocuklarını sever, beyninin içindeki eşiyle konuşur. Bu, bilimsel bir gerçektir. Çekindikleri için açıkça bu gerçeği ifade etmiyorlar.
İnsanlara dini öyle bir gösterdiler ki; Müslüman garibandır, eziktir, kendini uyuşturmuştur, kendini kandırır, hurafeler içinde boğulur, sevgi merhamet şefkat bilmez, kadınlara saygısı yoktur diye kafalarına yerleşmişti. İslam denince sakalı kesen öldürülür, içki içen öldürülür, namaz kılmayan öldürülür, kadınlar insandan sayılmaz, düşünmek yoktur, araştırmak yoktur, resim müzik heykel yoktur sanıyorlardı. Bu imajın Kuran’a uygun olmadığını biz her yönüyle ortaya koyduk. Kuran’daki din özgürdür, insanlara bunu gösterdik. İnsanlarla din arasındaki engeli kaldırdık.
Tüm Müslümanların birbirini annesi, babası, kardeşi, eşi, çocuğu gibi koruyup kollayacağı velayet sisteminin hayata geçirilmesi gerekir. Sevgiye dayalı bu velayet sistemi olmadığı müddetçe dünya herkes için korku verici bir yer olur. Allah’a dayalı, Allah’a güvenen, herkesin birbirini ailesi olarak gördüğü bir sistem uygulandığında ise tüm dünya cennet gibi olur.
İnsanların bir kısmı sadece akşam yiyeceği yemeği, düğüne ne giyeceğini, takılan altının ne kadar olduğunu düşünüyor. Türkiye nasıl bir dönemden geçiyor, PKK terörü nelere sebep oluyor, Güneydoğu’da neler yaşanıyor hiç düşünmüyor. PKK militanları sistemlerini ölmek ve öldürmek üzerine kurmuşlar ve dünyaya dair bir plan yapmıyor, o yanlış inançları için kendilerini adıyorlar. Buna karşılık bizim milletimizin de doğru olan inancı için canını ortaya koyan, her türlü fedakarlığı göze alan, milli şuuru çok güçlü olmamız hayatidir.
Münafıklar Peygamberimiz’e çok haset ediyorlardı. Onun heybetini, birbirinden güzel hanımları olmasını, zenginliğini, bereketini müthiş kıskanıyorlardı. Hasetleriyle bir gün Peygamberimiz’in başarısız olacağını umuyorlardı. Ömürleri boyunca bu boş umutla hizmet ettiler ve menfaat elde edemeyeceklerini gördüklerinde de uyuz köpek gibi kaçtılar. Münafık ahmaklığı ve enayiliği ibretliktir.
Hz. Musa döneminde yaşayan Samiri devrinin köprü altı çakallarından biridir. Musa’nın yerine geçip onun imkanlarına sahip olmaya çalışan bir ahmaktır. Menfaat umuduyla Musa’ya çok fazla yardımı olmuştur, ama tüm bunları sahtekarca sadece menfaati için yapmıştır. Hayretlik derecesinde akılsız olduğu için kendince Musa’nın yolundan başka bir yol oluşturup Müslümanları o yola çekmeye çalışmıştır. Ama haysiyetsizliği ve sahtekarlığı herkes tarafından bilindiği için tek başına, izbe bir hayat içinde yok olup gitmiştir.
Bir güzelliği takdir etmek bir terbiyedir, nezakettir, sevgiyi ifade etme sanatıdır. Bir tablo olduğunda ustasını överiz. Güzel bir heykel gördüğümüzde ustasını övmezsek o zaman her şey çok yavan olur. Sanatçı övgü ve takdirle mutlu olur. En güzel sanatçı ve usta Allah’tır. Bir sanat eseri gördüğümüzde hem Allah’ı hem de Allah’ın vesile ettiği sanatçıyı takdir etmeliyiz.
Dünyada gördüğümüz sevdiğimiz eşyaların, meyvelerin, sofraların, pastaların hepsi cennettekinin bir numunesidir. Cennete gittiğimizde bu güzelliklerin benzerini dünyada görmüştük diyeceğiz. Ama tahmin tahayyül ettiğimizin çok üzerinde bir güzellikte olacak.
Peygamberimiz zamanında it kopuk takımından oluşan münafıklar vardı. Resulullah’ın yanına gelip ben Müslüman oldum diyorlardı, ama gaspçı, saldırgan, karaktersiz tiplerdi. Peygamber’in her an dönemin derin devleti olan Bizans ve Sasaniler tarafından tutuklanacağı ümidi içinde yaşıyorlardı. Bu ümitleri gerçekleşirse de Müslümanların mallarına el koyacaklarını hayal ediyorlardı. Çirkin bir sabırla Peygamberimiz’in ve sahabenin tutuklanmasını ya da vefat etmesini bekliyor, Müslümanların zenginliğini ele geçirmeyi umuyorlardı. Yıllarca beklediler ve sonuçları hüsran oldu. Bu bekleme süresi sırasında Müslümanlar bu kahpelerin alçaklığının detaylarını gördüler. Münafıklar ganimetleri elde edebileceklerini umarak yaşarken, tüm ömürleri gençlikleri imkanları ellerinden gitti ve yolunmuş tavuğa dönerek muazzam bir aşağılanma içine düştüler.
Sanat dünyanın her yerine hakim olmalı. Güzellik, doğruluk, makullük dünyanın her yerinde olmalı.
Gençliğin Tayyip Hocam’a sahip çıkması çok önemli. Toplantılarda güzel, etkili sloganlarla, yeri göğü inleterek Tayyip Hocam’a sevgilerini vurgulasınlar. Zayıf, güçsüz sloganlar değil çok güçlü, dinamik, aktif sloganlar kullanmak önemlidir.
Benim eleştirim İngiliz devletine ve İngiliz halkına değildir. Ben, İngiliz halkına da musallat olmuş bir bela olan İngiliz derin devletini eleştiriyorum. İngiliz derin devleti görünmeyen bir deccal hareketidir. Şu an son dönemlerinde olduğunu gördüğü için atağa geçmiş durumda. Bu atağı ilimle fikirle etkisiz hale getireceğiz.
Gelenekçi Ortodoks sistemin ürkütücülüğünü kendi hayatımızın güzelliğiyle etkisiz hale getirdik. İnsanların dinden uzaklaşmasına engel olduk. Kendi hayatımızla Müslümanların sevgi dolu, hayatla iç içe, sanat ve güzellik dolu olduğunu gösterdik. İslam yaşandığında kadınların özgür, hayatın dolu dolu olduğunu, nezaketin, şefkatin, insan ve hayvan sevgisinin hayatlarının parçası olduğunu herkes gördü. Yaşantımızla deccaliyetin İslam aleyhinde tüm silahlarını elinden almış olduk.
Deccaliyetin bu yüzyılda kullandığı en etkili silahlardan biri zenginlik ve güçtür. Müslümanların da buna Hz. Süleyman gibi zenginlik ve ihtişamla karşılık vermesi gerekir. İnsanların bir kısmı zayıf, güçsüz, ezilmeye müsait gördüğü kişiyi dinlemez. Ama karşısındaki kişinin aklını, gücünü, dirayetini, kalitesini, sanat anlayışını, temizliğini, sevgisini, zenginliğini gördüğünde o kişi doğal olarak karşısındakine saygı duyar ve sözünü dinlemesi gerektiğine kanaat getirir.
Mehdi’nin, Seyyidina İsa Mesih’in kokusunu alıyoruz. İnşaAllah yakında aleni zuhurlarını da görürüz.
Şehidimizin babası İbrahim Taşdemir nefis bir konuşma yapmış. Allah razı olsun. Şehitlik en yüksek şerefle Allah Katı’na alınmaktır. Mümin için şehadet onurdur. PKK’lı alçaklar Türk milleti şehit verince yılar zannediyorlar. Tam tersine azmimiz, şevkimiz çok daha artıyor. Bu vatanı, bu milleti asla böldürmeyeceğiz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Kasım 2017> Daha Fazla

Gelenekçi İslam anlayışını savunan kardeşlerime samimi olarak şefkat duyuyorum. Samimi olarak dinin zor olması gerektiğine inanıyorlar. Kuran’ın yeterli olduğunu kabul ettiklerinde din çok kolay olacağı için bunun dinden kaçmak olduğunu zannediyorlar. Dinin gerçekten kolay olduğunu kabul edemiyorlar.
Batı İslam’a değil bağnazlığa karşı. Sanat, sevgi, dostluk, merhamet olmayan bir sistemi dünyada hiç kimse kabul etmez.
İmansız hayat olabilecek en korkunç şeydir. Adeta bir kabustur, kabus demek bile hafif kalır. Allah vermesin. İman çok büyük bir nimettir. İman cennettir. Sevginin, tutkunun kaynağıdır.
Tayyip Hocam’dan Allah razı olsun başörtülü kardeşlerimizin özgürlüğü için çok güzel imkan sağladı. Eskiden kardeşlerimizin yoğun baskı altında olması vicdanımızı çok rahatsız ediyordu. Şimdi istedikleri gibi her yerde oluyorlar.
Kadınlar çok heyecan verici, muhteşem güzel nimetler. Dünyanın bu nimetin farkında olmamasına şaşırıyorum. Sevgi anlayışları, vefa duyguları, sadakatleri, güzelliği bilmeleri, detayları görebilmeleri, sanat anlayışları, merhametleri ve daha bir çok yönleriyle çok çok değerliler.
Bol su içmek, mineral eksikliğini gidermek dinçliğe vesile olur. Protein eksikliği de fazla şeker tüketimi de bitkinliğe sebep olur. Beslenmenin dengeli olması önemlidir. Tüm bunlara özen gösterse de insanda asıl iman ve akıl dinçlik meydana getirir.
Haram olan tüm hükümler Kuran’da yazar. Kuran’da haram olmadığı yazmıyorsa helaldir. Detaycılık İslam öncesi dönemden beri gelen bir müşrik geleneğidir. Dini zorlaştırıp kendileri de dini yaşayamayacak hale geliyorlar.
Allah Kuran’ı hakem olarak indirmiştir. Tevrat’ın ve İncil’in yanlış yönlerini anlatır, doğru yönlerini tasdik eder.
Allah’ı hiç bırakmayanı Allah hiç bırakmaz. Allah’ı bir an bile bırakmamak önemlidir. 5 dakika bırakmak bile çok büyük vicdansızlık ve nankörlüktür. Hayatın elinde olanı nasıl bırakırsın? Her şeyini Yaratan’ı nasıl bırakırsın? Her an keskin bir dikkatle Allah ile bağlantıda olan sürekli mutlu yaşar.
İnsan baktığında Allah’ın varlığını hemen anlayacak şekilde yaratılmıştır. Ama iki tür insan vardır. Bir ölü insanlar. Bir de Ruhul Kudüs’le desteklenen, ruh sahibi olan Allah’ın kullarıdır. Ölü insanlar sayıca çoğunluktadır. Ruh sahibi olanlar toplumda azdır. Ama ruh sahibi olanlar Kuran’ı ve Allah’ın varlığını hemen anlar. Onlar imanı rahatça kabul edecek şekilde yaratılmışlardır.
Avrupalıları da Amerikalıları da sevmek ve şefkatle yaklaşmak gerekir. Müslüman her zaman koruyucu ve kollayıcı olur. Bu insanlara toptan nefret duygusuyla yaklaşmak akılcı bir tutum değildir.
Fasık haram ve helali bildiği halde buna dikkat etmeyen kişilere denir. Şarabın haram olduğunu bilir ama içer, namaz kılmanın farz olduğunu bilir ama kılmaz.
Benim tatilim müminlerin yanındadır. Allah’ın anıldığı her yer tatil yeridir. Onun dışında rahatlık, huzur olmaz.
Münafık tamamen sahtekardır. Kendini beğendirmek için yıllarca çalışır uğraşır. Ama sonunda çıkar sağlayamadığını anladığında, tüyü yolunmuş kaz gibi ortalıkta gezmeye başlayınca ahmaklığını ortaya koyar. 30 yıl boyunca Peygamberin yanında çalışıp 31. yıl “ben yanlış anlamışım” diyen ahmaklıkta olan münafık müthiş akılsızdır. Allah İslam için cinleri ve şeytanları da hizmet ettirir, münafıkları da.
Dua ederken, “Rabbim bana hayır nasip et, beni hayırla sar” diye dua etmek gerekir.
Kürt demek nur demektir. PKK ayrı Kürt ayrıdır. Rusya, Astana görüşmelerine PKK’nın katılmasını istemekle çok çirkin bir teklifte bulunuyor. Terör örgütünün barış görüşmesinde yeri olmamalıdır.
Bir insanın güvenilir olup olmadığı konuşma şekli, yüzündeki ifade ve aklından hemen anlaşılır. Güvenilir olup olmadığını anlamak zamana yayılmaz. Vakti iyi değerlendirmek gerekir. Candan ve dürüst olan insanın yüzünde bu samimiyetin yansıması vardır. İyi insan seri olarak kendini belli eder ve iyi insana insanın hemen kanı kaynar.
Derin tefekkürde Allah’a çok iyi sığınmak gerekir. Allah’tan bağımsız Allah’ı keşfetmeye kalkmak olmaz. Allah’ın düşündürttüğünü bilerek düşünmek önemlidir. Allah’ı severek, Allah’a güvenerek ve düşünmeyi de yaratanın Allah olduğunu bilerek düşünmek lazım.
İnsanların çoğu gerçek yüzlerini göstermiyor, gerçek kişiliğini saklıyor. Bir çok genç kız kendisini anlamayan, safi, çocuksu gösterir. Gerçek kişiliğini gösterdiklerinde çok tepki alacakları için bunu bir savunma yöntemi olarak kullanıyorlar.
Münafık küçük beyniyle Peygamberi ve Müslümanları uzaktan takip ederek akıl verir. Allah münafıkların cehennemin en alt tabakasında olduğunu bildiriyor. Münafıkların aşağılık karakterlerinin ve ahlaksızlıklarının vurgulanması Kuran’a uygundur.
Peygamberimiz döneminde 300 münafık vardı. Peygamberimiz çok akılcı davranıp bunları yıllarca idare etti. Yıllarca Peygamberimize, Müslümanlara ve İslam’a hizmet ettiler. Binalar yaptılar, savaşlara katıldılar, mallarını infak ettiler. Sonra 30 yıl geçtikten, tüm gençliklerini verip 30 yıl hizmet ettikten sonra Peygamberin peygamberliğinden şüphe ettiklerini iddia edip Müslümanlardan ayrıldılar. Bu ayrılışlarının da Müslümanlara zarar vereceklerini sandılar. Münafıklar Müslümanlara en ufak bir zarar veremezler. 30 yıl boyunca Peygamberi anlamamak en büyük ahmaklıktır. Münafık sahtekarlığı, ahmaklığı tarif edilebilecek gibi değildir. Melekler ve cennet ehli münafıkların ahmaklığına gülerler.
Cehennemin varlığı insanın eğitimi için gereklidir. Cehennemin varlığı aynı zamanda cennet ehlini motive eder. Güzellik kıyasla olur. Herkesin güzel olduğu bir ortamda güzelliğin kıymeti o kadar bilinmez. Cehennem kıyas olması için özel olarak yaratılmıştır.
Ailelerin bir çoğu gençleri en önemli yaşlarında yalnız bırakıyorlar. Çocuklar ve gençler hayatı düşe kalka öğrenmemeli. Bir o duvara bir bu duvara vurarak kendilerinin öğrenmeleri olmamalı. Özel ilgi ve akılcı bir tavırla onlara yardımcı olmak gerekir.
İnsan Allah’a tam tabi olduğunda ve kendisini Allah’a bıraktığında morali çok iyi olur. Şirkten çok şiddetli kaçınıp, şirke karşı kendini güzel eğiten insanın moral bozulması olmaz. İnsanın hiç boşluk anı olmamalı, dikkati çok keskin olmalı.
İnsanı derin düşündüren Allah’tır. Başını iki eli arasına alıp kendisini zorlayarak insan derin düşünemez. Sadece Allah istediğinde derin düşünebilir.
Mehdi de İsa Mesih de hayattadır. Mehdi’nin gelmesi ayrı, zahir olması ayrıdır. Mehdi zahir olduğunda terör, savaşlar, çatışmalar anında durur. Mehdi’nin zahir olduğunu, Kudüs’te İsa Mesih ve Mehdi’nin birlikte namaz kıldığını göreceğiz. Ezan sesleri, çan sesleri ve şofarlar yeri göğü inletecek. Bu andan sonra dünyanın hiçbir yerinde savaştan, kavgadan, terörden bahsedilmeyecek.
Kadına iltifat Allah’a iltifattır. Övgülerin tamamı Allah’adır. Kadına sevgi Allah’a sevgidir. Sevgi sözcükleri Allah’ı zikirdir. Yüz bin kere söylense bile çok azdır.
Biz cahiliz. Alim olan Allah’tır. Allah ilmimizi arttırsın. Biz ancak Allah’ın öğrettiği kadar biliriz.
Ölen insanın arkasından üzülmek Allah’ın yarattığı kaderden razı olmamak anlamına gelir. Ölüme üzülmek, -haşa- Allah’ın güzelliğini beğenmemek, kendi aklına daha çok güvenmek, Allah’tan daha merhametli ve akıllı olduğuna inanmaktan kaynaklanır. Bu, Müslümanın asla yapmayacağı bir tutumdur. Her insanın sahibi Allah’tır. İstediği zaman alır, istediği yere götürür.
Sayın İsmail Kahraman, adı gibi kahraman ve kıymetli bir insandır. Allah kendisine hayırlı, uzun, güzel bir ömür nasip etsin.
Şehitlerimizin şehadetleri mübarek olsun. Ne mutlu ailelerine, ne mutlu kendilerine. Allah onlara en güzel makamı nasip etmiş.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Kasım 2017> Daha Fazla

Müslüman sadece kendi yaşadığı yerin, ülkesinin, ırkının, toplumunun değil tüm dünyanın ve tüm Müslümanların kurtuluşunu istemekle sorumludur. Sadece Filistin, sadece Irak, sadece Suriye kurtulsun demek olmaz. Müslümanların hepsi kurtulsun, tüm dünya rahat etsin demek ve bunun için İslam Birliğini istemekle sorumluyuz.
Mehdi siyasete asla karışmaz. Mehdi dünyaya İslam ahlakının güzelliklerini sevdirecek. Dünyaya aşkı, dostluğu, kardeşliği, sevgiyi öğretecek.
Aşk ve tutku insanların içine gizlenmiştir. Akıllı müminler bu gizliliğin içinden tutkuyu hemen bulur. Dünyanın tutku ve aşkın dışında anlamı yoktur. Tutku ve aşk yoksa sürünme vardır. Aşk ve tutku ise Allah’ın sadece müminlere has yarattığı bir nimettir.
Müslümanların içinde her zaman münafık olur. Resulullah döneminde münafıklık yapanlar da ahir zamanın münafıkları da enayiliklerine doymasınlar. 50-60 yaşına kadar çalışıp Peygamber’e ve İslam’a hizmet edip, Peygamberin ve müminlerin zenginliğine vesile olup, sonra iyice içleri çürüdükten sonra Peygamberin yanından ayrılıyorlar. Tüm ömürlerini veriyor sonra haşa Peygamberi eleştirerek ayrılıyorlar. Ayrılmaları Resulullah ve müminler için ise nimet oluyor, pislikten kurtuluyorlar. Tarihin en ahmak, en enayi topluluğu münafıklardır. Münafıkların ahmaklığı tescillidir.
Deccaliyet tüm dünyayı boğmuş durumda, insanların çoğu bilerek veya bilmeyerek deccaliyeti örtüyor. Deccaliyeti örtmek değil, deşifre etmek gerekir. Deccalin deşifre edilip rezilliklerinin iyice ortaya konulması gerekiyor. Şu an deccaliyet ile Mehdiyet arasında devam eden canlı bir ilmi mücadele var. Bizim dışımızda deccaliyeti bu kadar açık ve net anlatan yok. Bizim dışımızda deccaliyetin tek gerçek çözümü olan Mehdiyeti anlatan yok.
Hayırlı yaşamak önemlidir. Kazanamadıysan kazanamadın, başaramadıysan başaramadın. Hırs yapmak doğru değildir. Halledemediğin gibi görünen bir iş varsa Allah onun olmasını istemiyordur. Allah’a güvenmek gerekir.
Allah sevgiyi sever. Allah’ın bela, dert vermesinin hikmetlerinden biri de kulun Kendisi’ne yaklaşmasını sağlamaktır. Müslüman belayı beklemeden Allah’a yakın olmalıdır. Her şeyimizi Allah’a borçluyuz, her şeyimizi veren Allah. Allah’tan uzak durmak çok büyük bir ahlaksızlık ve nankörlük olur.
İngiliz derin devletinin yancıları, çiyanları, yılanları hiç heveslenmesinler milletçe Tayyip Hocam’ın etrafında kenetlenmiş durumdayız. Yabancı güçlere karşı CHP, MHP tüm partiler milli liderimize sahip çıkacağız. Tayyip Hocam en az 2023’lere kadar bu milletin başında olacak inşaAllah. İngiliz derin devletinin uyuz sırtlanları hiç boşuna heveslenmesinler.
Akıllı olan, samimi olan her kadın güzeldir.
İslam Birliği’nin oluşması son derece doğal. Asıl garip karşılanması gereken şu anda birlik olmamasıdır. Azerbaycan’la, İran’la, Suriye’yle, Irak’la birlik olmamamızın hiçbir açıklaması yok. Hayret edecek bir şekilde birleşemiyorlar. İlla ki Mehdi. Allah Mehdiyetin gerekli olduğunu gece gündüz gösteriyor.
Vefasız insanlar olması imtihanın bir parçasıdır. Vefasızların çokluğu imtihanın güzelliğidir. Müslüman her zaman iradeli ve sabırlı olacak, akıllıca doğru yolda devam edecek. Allah Kuran’da eğer siz iyiyseniz kötüler size zarar veremez diye bildiriyor. Bu, Allah’ın kanunudur.
Azerileri canım gibi seviyorum. Onlar bizim öz be öz evladımız ve kardeşimizdir. Can vermek dahil Azerbaycan için yapmayacağımız yoktur. Azerbaycan bayrağı Türk bayrağı gibi, Azerbaycan toprağı Türkiye toprağı gibi bizim için kutsaldır.
Doktorlardan hiçbir yerde para alınmaması gerekir. Genel bir örf ve ahlak olarak doktorlardan para alınmaması yerleşmeli. Onlar insan canı için tüm hayatlarını adıyorlar, insanların da onları koruyup kollaması gerekir. Tüm hastanelerde sağlık çalışanlarının saldırıya uğraması riskine karşı güvenlik odaları olsun. Doktorlara her yerde hürmet, sevgi ve saygı gösterilsin ki moral güç bulsunlar. Bir doktor ailesiyle lokantaya gelindiğinde para alınmaz. Çarşıya çıktığında, “Doktorum hoş geldiniz” diye hürmetle karşılanacak. Doktorlara hürmet ve hayatlarını kolaylaştırmak genel bir ahlak prensibi olarak yerleşmeli.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan 3. Turizm Şurası’nın açılışında yaptığı konuşmada velayet sistemini mükemmel şekilde anlatmış. Konuşması muhteşem olmuş, bunlar ezberlenmesi gereken konuşmalar.
PKK’nın ideolojisiyle, komünizmle ilmi mücadele yapmak şart. Darwinist felsefe anlatılıyor, diyalektik felsefe anlatılıyor. Buna karşı eğitim de gerekiyor. Eğitimle PKK’lı olan biri, eğitimle PKK’lı olmaktan kurtulur. Asıl mesele bilimsel mücadeledir. PKK’lılar namazın, İslam’ın gereksizliğini, Allah’ın -haşa- olmadığını anlatıyorlar. Biz karşı eğitim verirsek, bu insanları PKK’nın elinden kurtarırız. Devlet büyüklerimiz bunu söylemekten kaçınmasınlar.
Biz samimi olursak, egoist, bencil ve çıkarcı olmazsak, otomatik olarak samimiyet boyutuna gireriz. Samimi olmak için zorlanmak olmaz, diğergam olmak samimiyet için yeterlidir. Hemen samimiyet yolunda ilerleriz.
Cennetteki en güzel nimet Allah’ın tecellisi ve Allah’ın tecellisi olan insan sevgisidir. Cennette her şey var, güzel yemekler, güzel giysiler, güzel kokular ama en güzel nimetlerden biri illa ki insan sevgisidir. Allah tecelli ederken de insan şeklinde tecelli ediyor cennette. Allah cennetteki insanların hepsinden güzel olarak tecelli edecek, hiç kimsede olmayan bir güzellik ve o güzelliğe erişilemiyor.
Cennette Allah cennet halkına görünmeden önce, bütün cennet varlıklarında bir sevinç alameti olarak muazzam bir canlılık olacak. Kuşlar da heyecanlarını gösterecekler, cennet varlıklarında esaslı bir hareketlenme olacak. Allah cennet halkına selam verecek, tek tek insanlarla konuşacak.
İngiliz Derin Devleti olduğu müddetçe Ortadoğu’da hiçbir devletin gelişmesine izin vermezler. Ama bu Deccaliyet sistemi tam anlaşıldığında, o zaman Ortadoğu’da da yenilenme, gelişme başlayacaktır.
Münafıklar “biz hayatta ne hizmet ettik, Müslümanlar ne hizmet ettiler” diye baktıklarında, hemen anlarlar aradaki farkı. Sokakta boş boş gezmek dışında, akılsızca fikirler verme dışında ne yapmışlar ona bakmaları lazım, kendilerini Müslümanlarla kıyaslamaları lazım. Müslümanlar ilimle, bilimle bütün dünyayı yerinden oynatıyorlar. Burada çok somut bir delil var.
Eleştiri yapmak normaldir. Ama mutlaka nezaket ve saygı kurallarına dikkat etmek gerekir. Eleştiri mükemmellik sağlar.
Allah bizim egoist olmamamız gerektiğini bildiriyor, egoist olmayınca binlerce güzellik oluşur. Kendimiz için yaşamayız, sevdiğimiz müminler için yaşarız. Fedakar oluruz, sürekli sevdiklerimize konfor sağlarız. Allah bizim merhametli olmamızı söylüyor, kimseye kötülük yapmayız, affedici oluruz, bu şekilde zincirleme binlerce güzellik oluşur. Allah genel kaide koyar, o kaide yüz binlerce konuyu kapsar ve sonucunda da çok sayıda güzellik, konfor oluşur.
Allah’ın Kuran’da bildirdiği velayet sisteminde annesi, babası, kardeşi gibi herkesin birbirini koruyup kollaması farzdır. Bu Allah’ın açık bir hükmüdür.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Kasım 2017> Daha Fazla

Bir manevi deprem oluştu. 150 yıldır Deccaliyet dünyayı sallıyor. İnsanların elinden neşelerini, sevinçlerini aldı. Deccaliyetin meydana getirdiği tahribatı Mehdiyet tamamen ortadan kaldıracak.
Münafık çöp kamyonu gibidir, nerede pislik varsa alır götürür. Müslümanların pisliklerle uğraşmasına gerek kalmaz. Münafık nerede pislik varsa alır kendi pislik torbasına atar. Münafık pislik böceğidir, pislikleri toplayıp yuvasına götürür, Müslümanlar da kurtulmuş olur.
İslam Birliği oluştuğunda dolar baskısı ortadan kalkar. Enflasyon sıfır olur. Ekonomi çok canlı ve zinde olur.
Her mümin Kuran’la birlikte yaratılır. Her mümin Allah’ı tanımış, Allah’ı sevmiş olarak yaratılır. Allah’a inanmayanlar ise ruhu olmayan makinalar olarak yaratılmıştır. Dinsizleri görünce kardeşlerimizin telaş etmesi gereksiz olur.
Kadın akıllı ve güzel huyluysa, akıl almaz bir etkileme gücü kazanır. Adeta insanı büyüleyen bir etkileme gücüne sahip olur. Güzel düşünen, güzel bakan, güzel davranan bir kadın muhteşem bir nimettir.
Kuran’a göre kadınların tesettürü, sadece gerekli durumlarda çarşafla olacak şekildedir. Kadınlar kendilerini rahat hissetmedikleri durumda baştan aşağı çarşafla kapanır. Bu duruma da kendi akıl ve vicdanlarıyla karar verirler. Nur Suresi’nin 31. ayeti kadınların başörtüsü takmasını söyleyen bir ayet değildir. Tam tersine kadınlara özgürlük getiren bir ayettir.
Suriye’den gelen kardeşlerimiz ya ölüm ya yaşam arasında kalmış insanlar. Canlarını kurtarmak için Türkiye’ye sığınıyorlar. Şefkatle ve anlayışla bakmak gerekir. Şefkatsiz üslup bizim milletimize yakışmaz.
İslam Kuran’da anlatılan dindir. Kuran’daki hükümler dışında İslam’ın bir hükmü yoktur. Haram ve helaller Kuran’da açıkça bildirilmiştir. Allah, Kuran’ın yeterli olduğunu ve sadece Kuran’dan sorulacağımızı söylüyor.
Kadınların her şeyine karışmaları gerektiğine inanıyorlar. 10 yaşında çocuk bile ablasının kıyafetine karışıyor. Kadınların hür ve huzurlu olması gerekir. Kadınları rahat bıraksalar kadınlar tüm dünyayı nefis güzelleştirirler. Her sokağı, her binayı müthiş güzel süslerler.
Samimiyet müminin emek vermeden elde ettiği bir ruh halidir. Müminde samimiyet sürekli gelişir.
Sevgide özlem güzel bir şey. Sürekli sevgiye aç olmak, ne yaparsa yapsın sevgiye doyamamak bir güzelliktir. Bir kediyi sevdiğimizde de bir insanı sevdiğimizde de sevgiye doyamıyor olmak güzel bir açlıktır.
Kız arkadaşlarım koyu dindardır. Dinden asla taviz vermezler. Namazlarına çok titizdirler. Namaz vakitlerini asla kaçırmazlar. Helal ve haram konusunda müthiş özenlidirler. Her gün Kuran okurlar, hemen hemen tamamı Kuran’ı ezbere bilir. Sokakta hayatları yoktur. Temizliğe de çok özenlidirler.
Sevgi mucizevi bir güçtür. Arada kilometreler de olsa seven insanın sevgisini mutlaka hissedersin.
Hadislere ve ayetlerin işaretlerine göre 2019 çok hareketli bir yıl olacaktır. 2022’de rahatlama başlar. Ondan sonrası ferahlık inşaAllah.
Münafıklarda akılsızlık en ileri derecededir. Bütün ahmaklıklarına rağmen kendilerince Müslümanlara tuzak kurabileceklerini zannederler. Her seferinde kendi başlarını belaya sokarlar.
Şeytan insanlara mantıkla yaklaşarak vicdanı susturmaya çalışır. Genelde münafıklar hem mantığın oyununa düşer hem de ahmakça teviller yaparlar. Müminler vicdanlarına teslim olurlar, münafıklar ise iradesizdir ve hep vicdana karşı olurlar.
Rusya, PYD’yi Astana toplantısına çağırırsa bu çok çirkin bir durum olur. Terörist bir grubun barış toplantısına davet edilmesi hem Türkiye’ye karşı hem de diğer ülkelere karşı çirkin bir teklif olur.
Allah dünyaya dair güzelliklere karşı insanların kalbine bir sevgi koyduğunu ama bunun imtihanın bir parçası olduğunu bildiriyor. Allah dünyanın gerçeğini çok detaylı anlatıyor. Bazı insanlar buna rağmen Allah’ı unuttukları için, kendilerini dünyaya kaptırıyorlar.
Ayrılıkta felaket vardır, rahmet değil. Allah tek bir din indirmiştir. Bu din Kuran’da anlatılan İslam dinidir. Dört ayrı mezhebin dört farklı dini olmasının ne kadar anormal bir durum olduğunu görmeleri gerekir. Kuran yeterli değil demeleri bu diyenler için çok acı bir durumdur. Allah Kuran’ı her şeyin açıklayıcısı olarak indirmiştir. Allah her şeyi açıklamıştır. Bile bile Allah’ın sözünü kabul etmiyorlar. Haşa Kuran yeterli değil biz tamamlıyoruz diyorlar. Bu çok çarpık bir bakış açısıdır.
Allah, Kuran’ın açık, anlaşılır ve yeterli olduğunu bildirmiştir. Müşriklerin Kuran’ı anlamayacağını söylemiştir. Kuran anlaşılmaz diyenlerin hangi konuma düştüklerini iyi düşünmeleri gerekir. Kuran’dan rahatsız olmak müşrik zihniyetidir.
Mümin Allah’ın ruhunu taşıdığı için kendini hep değerli, hep neşeli, hep güçlü hisseder. Kendisi yok. Allah’ın ruhu var. Bu, muazzam bir şey. İnsanlar kendilerini hayatlarının belli dönemlerinde değerli hisseder. Mümin ise ömrünün her anında kendinin değerli olduğunu bilir.
Her doğan çocuk zer aleminden gelir. Hz. Adem de tüm insanlar da zer aleminde vardır. Oradan dünyaya geliyorlar. İnsanın aşama aşama oluşması diye bir şey yoktur.
Bediüzzaman Kuran’ın zırh gibi icazı kendini koruyacaktır diyor. Kuran’ı ve Kuran Müslümanlığını bir yandan Kuran anlaşılmaz diyenler bir yandan Kuran yeterli değil diyenlerle kuşatmaya çalışmışlar. Ama Allah’ın izniyle bu kuşatmayı ilimle irfanla ortadan kaldırıyoruz.
Deccal İslam’ı dehşet, vahşet, kan dini gibi göstermek istiyor. Bunu göstermek için kullanacağı akılsız insanlar da buluyor. Deccaliyetin bu oyununa ilimle irfanla müsaade etmeyeceğiz. İslam’ın aydınlık, güzellik, neşe, sevinç, kalite, sanat olduğunu tüm dünyaya göstereceğiz.
İnsanların sıkıntılarını dağıtmak amacıyla belki de iyi niyetli olarak magazin programları yapılıyor. Ama bu, gerilimi, sıkıntıyı ve huzursuzluğu daha da artırıyor. Çünkü içerik çoğunlukla insanları rencide edecek, üzecek, rahatsız edecek konularda oluyor.
Avrupalılar güzel insanlar, onları Deccalin eline terk etmeyelim. Hepsine sahip çıkalım. Deccaliyet uyuşturucu müptelası, alkolik, homoseksüel, yaşama heyecanını kaybetmiş, her şeyden sıkılan bir kitle oluşturmaya çalışıyor. Deccaliyetin bu oyununa karşı Avrupa ve Amerika’ya sahip çıkacağız.
Maddenin hakikati konusunda bilim samimi olmalı. Maddenin ruhun bir inancı olduğunu samimi olarak açıklamalı. Araba 50 metre uzakta diyor. Peki neye göre? Beynin içindeki yoruma göre. Dışarıda gölge varlıklar var, iddia edildiği tarzda madde yok. Maddeye dair bilgimizin tamamı ruhun yorumuna dayalıdır.
Ahireti ve dünyanın amacını doğru anlamaları için insanların önce temeldeki bakış açılarını bilimsel, doğru zemine oturtmaları gerekiyor. İnsanlar madde var, maddeden ruh meydana gelir inancındalar. Beynimiz olmasa his, duygu, şuur olmaz sanıyorlar. Tam tersine ruhtan madde meydana geliyor. Elde somut olan delil ruh. Maddeye ait somut delil yok. Ama ruha ait somut delil var. Madde inanç olarak var. Olması gerekir diyoruz. Neye göre? Beynimizin içinde ruhun gördüğüne göre. Beynimin içinde gördüğüme göre dışarıda da olması gerekir diyor insanlar. Dolayısıyla madde inanç olarak var, ruh ise kesin somut olarak var. Ruhun meydana getirdiği imaja madde diyoruz. Bu bilimsel bir gerçek. Bunu anlayan ahireti, dünyanın gerçeğini de çok net anlar.
Tayyip Hocam’ın Azerbaycan’daki konuşmasında, “Yabancı bir ülkede değil evimizdeyiz sözü” çok doğru. İltifat olarak söylenmiş bir söz değil, gerçekten öyle. Azerbaycan ve Türkiye birbirinden ayrılmayan iki güzel kardeş.
Avrupa’da bizim yaptığımız ilmi çalışmalar, kitaplar, konferanslar çok geniş bir etki oluşturuyor. Avrupalıların çoğu ilk defa gerçek İslam ile karşılaşıyorlar. Aydın, modern, açık görüşlü Müslümanları görmek onlar için önemli bir güvence oluyor. Deccaliyetin ana hedeflerinden biri olan Avrupa’da yaptığımız her kültürel çalışma bire bin oranında etkili oluyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 31 Ekim 2017> Daha Fazla

Kontrolsüz hiçbir şey olmaz. Her şey kaderde yaşanıp bitmiştir. Küfür ve münafıklar yenilmiş, Müslümanlar zafer kazanmıştır.
Ülkücülük Devlete, millete, mukaddesata sahip çıkmaktır. Her türlü tehlikeli fikre karşı set olmaktır. Devlet terbiyesini bilmek demektir. Ülkücüler her şeyiyle milliliği hakim etmeye çalışan diğergam, fedakar, Allah’a kendini adamış, egoistliği yenmiş, sadece Allah’tan korkan insanlardır.
İman insanı dinçleştirir. İmanın dışında ne yerse yesin nereye giderse gitsin ne yaparsa yapsın bir iç güç insana sıkıntı verir. O sıkıntıdan kurtulmak için alkole vs başvuruyorlar. Oysa dinçliğin, yaşama coşkusunun temelinde Allah sevgisi ve iman vardır.
Azerbaycan bizim canımız. Azeriler çok efendi, nezih, tevazulu insanlardır. Azerbaycan yönetiminin modernlik anlayışı da çok güzel. Azerbaycan’ın her zaman yanındayız, Allah yardımcıları olsun.
Dinin zor olması gerektiği müşrik inancıdır. Allah insanlardan zora girmelerini istemiyor. İslam dini kolaydır. Allah, İslam dini İbrahim’in dini gibi kolaydır diye bildiriyor. Allah kullarının zorluk yaşamasını, acı çekmesini istemez.
Dışarıda renk ve ışık yok. Sadece insan rengi algılıyor. Rengin, ışığın, sesin, dokunmanın şuurunda olan varlık insandır. Bu varlığın dünyaya gayesiz gönderildiğini ve ölünce de her şeyin biteceğini iddia etmek mantık dışıdır. Bu kadar detay yok olması için amaçsızca var olmamıştır. Dünyada bu kadar çok detay ve mükemmellik olduğuna göre bu detayları var eden Güç olan Allah’ın insanlardan istedikleri vardır. Allah istediğini dinlerle bildirir. Dinin anlatımına baktığımızda buraya eğitim için geldiğimizi görüyoruz.
Allah korkusu dışındaki tüm korkular Müslüman’a haramdır. Müslüman’ın Allah’tan başkasından korkması şirktir, haram olur.
Münafık çok karaktersizdir. Çıkarı neredeyse orada olur. Müslümanları kendince güçsüz görürse küfürle iş birliği yapıp Müslümanları dağıtabileceğini zanneder. Gücü hep küfürde arar. Gücün tek sahibinin Allah olduğunu anlamazlar.
Bizim merhamet, sevgi, dostluk anlayışımız Kuran’a dayalı olduğu ve bu konuda kararlı olduğumuz için insanların İslam’a karşı tepkilerine set oluyor. Bizim hayatımız İslamofobi’ye karşı kesin cevap. İslam’da sanat yoktur diyorlar, tablolarımızı gösteriyoruz. İslam’da kalite yoktur diyorlar, evlerimizi görüyorlar. İslam’da neşe yoktur diyorlar, bizim yayınlarımızı görüyorlar. İslam’da kadına baskı vardır diyorlar, bizim arkadaşlarımızın özgürlüğünü görüyorlar. Varlığımızla İslamofobi’yi set olan en önemli fikri güç olduk.
Münafık hareketi egoist bir harekettir, kendini düşünür, günü birliktir. O günkü ihtiyacına göre ayetleri kullanır. Münafık Allah, Kuran ve dinden nefret eder ama itibar için mecburen dinden ve Kuran’dan bahseder.
Bizim ilmi çalışmalarımızın etkisi çok geniş oluyor. Gelenekçi Ortodoks anlayışında pek çok kesimle bağlantı kurmaları mümkün olmuyor. Allah’a çok şükür biz Rusya, İran, İsrail, Çin gibi çoğu Müslümanın ulaşamadığı ülkelerde ilmi çalışma yapıyoruz. Bizim siyasetle ilgimiz yok. İnsanlar da bunu açıkça görüyor. Tek amacımız sevgi ve bizden başka dünyada tek amacı sevgi olan bir topluluk yok. Kuran’a dayalı İslam’ı anlattığımız ve samimi olduğumuz için dünya çapında gençler severek İslam’a yakınlaştılar. Severek İslam’ı yaşamak istemeye başladılar. İnsanların çoğu “biz etkilendik, kabul ediyoruz” demiyor ama içten içe Kuran Müslümanlığı yayılıyor.
Şu anda insan için sürekli akan kesintisiz görüntü akışı var. Bu akışı sağlayan Güç ölümden sonra daha net ve berrak şekilde devam ettiriyor. Bu görüntü akışının daha keskin ve net olan haline ahiret diyoruz. Kardeşlerimiz bu şekilde düşündüklerinde ahireti daha rahat anlarlar.
Barzani’nin akıllı, aydın, dinamik, Darwinizme materyalizme karşı bilinçli, aksiyon ve inanç sahibi bir gençlik yetiştirmesi gerekir. Bilinçli, imanlı gençlik yapısı olmadan PKK’ya karşı başarılı olması çok zor olur.
İnsan Allah tarafından an an takip edilir ve an an kendisine yol gösterilir. İnsan Allah’ın ilhamı olan vicdanının sesini dinlediğinde rahat ve huzurlu yaşar.
Bir genç kıza verilen en değerli şey güvendir. Onun onuruna, haysiyetine, iffetine, neşesine, sevincine, imanına destek olacağına dair garanti vermek esastır. Gerçek sevgi bu güven üzerine oluşur.
Kuran’da sınıf ayrımı yoktur. İşçi, köylü, komutan, ayakkabı boyacısı, Cumhurbaşkanı, Bakan, asker, memur hep birlikte saf tutarlar. Herkes herkesin velisidir. Herkes konumu makamı ne olursa olsun birbirini korumak ve kollamakla yükümlüdür. Kimsenin kimseye maddi üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva yani Allah’a yakınlık ve güzel ahlak iledir.
Her insan gece uyuduğunda bir nevi ölüme yatar. Sabah kalktığında çok net pırıl pırıl bir dünyaya uyanır. Dünya hayatı ve ahirete kalkış da buna benzer. Bu hayatımız bir çeşit uykudur. Bildiğimizden daha farklı bir uyku. Ölümle bu uykudan uyanıp çok daha net, keskin, aydınlık bir görüntüyle karşılaşacağız.
Şeytani amaçla yapılan olumsuz dualar o duayı eden kişiye bela olarak döner. Peygamberimiz döneminde münafıklar Resulullah ve müminler aleyhine dua eder, her ettikleri olumsuz dua kendi başlarına dönerdi.
Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı çok güzel bir atılım oldu. Allah Tayyip Hocam’dan, Sayın Aliyev’den ve Sayın Kvirikaşvili’den razı olsun. Bunlar inşaAllah Türk İslam Birliği’nin ilk adımlarıdır. Bereketli ve hayırlı olsun.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Ekim 2017> Daha Fazla

Suriyeli canlarımızla bir ekmeği paylaşır yaşarız ama onlara karşı merhametsizlik yapmayız. Merhamet etmeyene merhamet edilmez. Kardeşlerimiz kendilerini Suriyelilerin yerine koysunlar ondan sonra yorum yapsınlar. Kendilerine nasıl davranılmasını istiyorlarsa Suriyeli canlarımıza da öyle davransınlar.
Tek bir ülkenin, bölgenin değil tüm İslam aleminin, tüm dünyanın kurtulması önemlidir. Müslümanlar aciliyetli olarak İslam Birliği üzerinde durmalı.
İffet kadına müthiş bir çekicilik kazandırır. Bir delikanlının bir genç kızla arkadaşlığında en çok özen göstereceği şey onun iffetini, namusunu, imanını korumak olmalı. Allah’ın tecellisi olarak karşındaki insana baktığında şirk ortadan kalkar.
Müslümanlar milyonlar hesabıyla şehit ediliyor. Sürekli eziliyor, zulme maruz kalıyorlar. Kanın durmamasına her gün akmasına insanlar adeta alışmış durumdalar. Ama bu çok vahim bir durum. İslam Birliği olsa tek damla kan akmaz, tek bir Müslüman haksızlığa uğramaz. İslam Birliği mutlaka olacak ama aydın, modern, Kuran Müslümanlığının önderliğinde olacak.
Gençler Tayyip Hocam’a olan sevgilerini çok güzel vurgulasınlar. Güzel, kaliteli sloganları, iyi bir düzenle coşkuyla gündeme getirsinler. Çok gür, dinamik, heyecanlı bir Ak Parti gençliği oluşturalım.
İmam Hatipliler nur gibi insanlar. Alaycı, ukala üslup kullananları kardeşlerimiz kaale almasınlar. Bu tip sevgisiz insanların sevdiği hiç kimse olmuyor ve kendi sevgisizlikleri içinde boğuluyorlar. Bunlarla kardeşlerimiz hiç muhatap olmasınlar.
İran ve İsrail birbirini tehdit etmek yerine dost olsunlar. Bölgenin iki güçlü ülkesi dost olursa çok güzel gelişmeler olur. Hiçbir konuya katı yaklaşmamak gerekir. Düşmanlık değil dostluk, ahbaplık aramak lazım.
Hz. Mehdi devrinde Kuran’daki velayet sistemi yaşanacağı için herkes herkesin dostu olacak. Herhangi bir şehirde bir eve giden insan her evde o evdekilerin akrabası gibi karşılanacak, ikram görecek ve korunacak.
Kuran’a tabi olmak, Kuran’daki anlatımı dikkatlice izlemek ve anlamak Allah’a yakınlaştıran en güzel yoldur. Sabırda istikrarlı olmak da insanın mükemmel eğitilmesini sağlar.
Gelenekçi Ortodoks sistem Türkiye’de fikren kesin olarak yenildi. Kuran Müslümanlığı bir anda güzel bir bitki gibi dal budak verip her yeri sardı.
Dürüst, samimiyetle Allah’a yaklaşana Allah her türlü bilgiyi verir. Allah’a karşı samimi olana Allah mutlaka hak bilgiye ulaşacağı bir yol oluşturur.
Hem Darwinist zihniyet hem de gelenekçi Ortodoks anlayış kadını adeta bir hayvan gibi görüyor. Kadını yarım varlık gibi görenlerin kadınlara saygı duyması mümkün olmaz.
Barzani’yi bir tuzağın içine çekildiğine dair defalarca uyardık. Her yönüyle konuyu açıkladık, ama yanlış kararda ısrar etti. Türk Hükümeti’nin politikası doğru. Suriye, Irak, Türkiye, İran birleşsin bölgeden PKK tamamen silinsin. Bölgedeki tüm halklar çok rahat ederler.
İmanın dışında insanların dengeli yaşaması mümkün değildir. İman olmadan insan akli dengesini tamamen kaybeder. Yaşıyor gibi görünenler ise hiç düşünmeden yaşayan varlıklardır.
Yaşama sevinci Allah’ın varlığından kaynaklanan sevincin adıdır. Bunun dışında yaşama sevinci olmaz, çünkü insan adım adım ölüme giden varlıktır. Her insan adeta idam kararı verilmiş hücrede bekleyen biri konumundadır. Her gün adım adım ölüme gider. İnsan ancak Allah’ın ruhunu taşıyan varlık olduğunu bilip sonsuz yaşayacağını anladığı zaman yaşama sevinci kazanır. Allah’ın varlığının şuurunda olmadan “bir eğlendik bir eğlendik” diyen insanlar sadece eğlenme taklidi yaparlar. Asla eğlenemez ve mutlu olamazlar.
İstişareyle hareket etmek bir ibadettir. İstişare yapıldığında yanlış karar da çıkabilir ama Müslümanlar için hep hayır olur.
İnsanlar samimiyeti çok sık unutur. Samimiyeti hiç elinden bırakmamalı. Müslüman samimiyete sarılmış olarak gezmeli. Samimiyet unutulduğunda şirk, korkular, belalar devreye girer.
Ölümü düşünmek insanın ahlakını güzelleştirir. Gençlerin çektiği bir çok acının temelinde ölümü düşünmemek vardır. Ölümü unuttukları için “evlenemedim, okulu kazanamadım, güzel araba alamadım, yanlış iş yaptım, iş sahibi olamadım” diye kendilerini parçalıyorlar. Nihayetinde bir perde üzerinde gölge varlıklarla yaşıyorsun ve bu perde her an sona erebilir. O zaman bu telaş niye? Allah ölümü insanların dünyaya dair telaşlarını ortadan kaldırmak için özel yaratmıştır. İnsan ölümü düşünerek dengeli, tutarlı ve makul olur.
Türk devletinin başı olan liderine milletin temsilcisi olarak sahip çıkıp korumak ve onun çevresinde kenetlenmek çok önemlidir. Tayyip Hocam’ı partiler üstü bir mesele olarak sahiplenip korumak milletimiz için onurdur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Ekim 2017> Daha Fazla

Aleviler candır. Benim arkadaşlarımın çoğu Alevi’dir. Alevi demek aşık, Allah’ı seven, sevgi insanı demektir. Aleviler erdemli, arif insanlardır, nezihtirler. Alevi kardeşlerimiz Türkiye’nin süsüdür, onları çok seviyoruz.
Sıkıntı, Allah’ı unutmaktan kaynaklanır. Allah, sıkıntıyı insana bir uyarı sistemi olarak yaratmıştır. Şirk mantığından çıkıldığında, her şeyi Allah’ın yaptığı hatırlandığında sıkıntı hemen geçer.
Hadislere baktığımızda Hz. Mehdi’nin sakalının kısaltılmış ve cezmedilmiş olduğunu görüyoruz. Peygamberimiz (sav)’in övdüğü bir kutlu insana benzemek için ona benzer şeyler yapmak güzeldir. Peygamberimiz (sav) sakal bırakırken Hz. İbrahim’den ve Hz Süleyman’dan örnek alıyor.
Çağımızda kanserin tedavisi gitgide kolaylaşıyor ama hastalara moral desteği çok önemli. Kanser hastalarının moralini yüksek tutmak için hep olumlu ve ümitvar konuşmak gerekir. İmanı güçlü kanser hastalarıyla bir arada olmaları kanser hastalarının birbirlerine daha çok moral vermelerini sağlar.
Ölüm büyük bir mürşittir. Dünyaya çok bağlanan insanlara ölümü sık hatırlatmak gerekir.
İnsan haklı, doğru olan bir konuda iyi tekzif olarak dua ederse istediği mutlaka gerçekleşir. İsa Mesih bu konuda çok güzel bir örnek. İçten, samimi, keskin bir dikkatle ve çok candan isteyerek dua ediyor, Allah onun duasını kabul ediyor. Dünya hakimiyeti de Mehdi’nin duasıdır. Allah o duaya icabet edecek.
Duygusallığa ve şirke kayıldığında iman zedelenir. Müslümanın akıllı iman derecesini hiçbir zaman bırakmaması gerekir. Allah şirke kayılmasından razı olmaz. “Benim moralim bozuk” demek, Allah’ın her şeyi hayırla yarattığını unutmak demektir. Bu şirk mantığından şiddetle uzaklaşmak, Allah’a sığınmak gerekir.
Parayı tutmak bereketsizlik getirir. Ekonomik krizlerin sebebi paranın tutulmasıdır. Para hareketli olduğunda kriz oluşmaz. Ekonominin sıhhatli olması için paranın sürekli harcanması lazım.
Mümin sevdikleri ve dostlarıyla birlikte yaratılır. Birlikte cennetten gelmişlerdir, birlikte cennette giderler. Dolayısıyla müminin sevdiklerinden ayrılması diye bir durum olmaz.
Kadının güzel olması için önce gerekli manevi atmosferin olması lazım. Allah’ı, Kuran’ı iyi anlaması için ortam oluşturmak, gelecek korkusunu tamamen ortadan kaldırmak, çok iyi kollamak, hem sıhhatini hem ruh sağlığını özenle korumak gerekir.
Fakir evleri bereketli olur. Fakirlerin güzel bir asaleti vardır. Hiç kimseye minnet etmez, az bir yiyecekle yaşar ama şikayet etmezler. Bu güzel ahlak insanlarda hayranlık uyandırır.
Kadın et kemik meraklısı değildir. Kadının isteği tutkudur. Kadın erkekte en yüksek ahlakı, en yüksek derinliği, en yüksek samimiyeti arar. Ve Kuran kadına tutkuda sınırsız hürriyet vermiş, kadının coşkulu sevgi ruhunu koruyan hüküm getirmiştir.
İslam’a hizmet Allah’a hizmettir. Tüm Müslümanlar Allah’a hizmetle sorumludur. Allah’a hizmet eden insanlar kaderde Allah’ın takdir ettiği kişilerdir.
Kendini yetiştirmek her yönden ufuk açıklığı ve dürüstlük gerektirir. İnsanın doğru bir mantık geliştirebilmesi ve dünyayı doğru yorumlayabilmesi için önce kendisini doğru anlamalıdır. Ben kimim, gören kim, duyan kim, hisseden kim bu sorulara yüzeysel değil, derin ve samimi düşünerek cevap vermelidir. İnsan kendini tanırsa, kendindeki metafizik baş döndürücü ve hayret verici yapıyı görür ve bu yapıyı yaratan Aklı anlarsa o zaman kendini doğru yetiştirmiş olur.
Dünya genelinde Darwinist diktatörlük var. Evrim teorisini kabul etmeyen akademisyenleri görevden uzaklaştırıyorlar. Wikipedia da evrim savunmayan bilim adamlarının düşüncelerine yer vermiyor. Wikipedia’nın bu taraflı yayınlarına kimilerinin itibar etmesi de çok şaşırtıcı. Wikipedia’nın yayınlarına karşı dürüst, özgür, doğru bilgi aktaran bir uluslararası bir site yapılması güzel olur.
Kuran’a göre Müslüman, Çin’deki bir insandan kendi oğlu, kendi kızı, kendi annesi gibi sorumludur. Bu nefis güzel bir hükümdür. Allah nefis bir ahlak anlatıyor. Ayrıca Allah ihtiyaçtan arta kalanı infak edin ve malı biriktirip yığmayın diyor. Bu hükümler uygulandığında dünyada açlık, yokluk, fakirlik diye bir konu kalmaz.
Kuran’ı anlamak için samimi olmak yeterlidir. Aklınızda en iyi, en modern, en aydın, en zevkli, en kaliteli insan modelini canlandırın, Kuran bu ideal insan modelini anlatır.
Dünyanın en akıllı, en mükemmel, en nezih, en iyi insanı nasıl olunursa Allah öyle olmamızı istiyor. Müslüman deyince insanların aklına belli görünümde Hacı Anne ve Hacı Dedeler geliyor. Oysa Allah’ın Kuran’da anlattığı Müslüman modeli aydın, sanattan ve kaliteden zevk alan, akılcı düşünen, ufku geniş, hayattan zevk alan, derin ve nezih insandır.
Atatürk Kuran’a dönmeyi sağlayan, şirk batağını kurutmuş Mehdi nevi bir liderdir. Atatürk samimi dindardır.
Atatürk vesilesiyle şirkten uzak aydın, modern, dindar bir nesil yetişti. Dindarlığın ana vasfı ruh güzelliğidir. Temizlik, kalite, güzellik, aydınlık dindarlık demektir. Atatürk işte böyle güzel bir nesle vesile oldu.
Cumhuriyetimiz kutlu olsun. Allah Devletimizi kıyamete kadar baki kılsın. Bayramımız mübarek olsun. Allah tekrar tekrar tekrarlarına erdirsin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Ekim 2017> Daha Fazla

Samimi sevgiye karşı kimse direnemez. Eğer ruh sahibiyse en katı kalpli insan dahi sevgi karşısında çözülür. Sevginin etki gücü karşıdakinin samimiyetiyle doğru orantılıdır. Filmlerden öğrenilen yapmacık ifadelerle sevgi gösterildiğinde bu kızdırıcı olur. Candan sevenin tek bir bakışında müthiş güçlü bir sevgi vardır.
Milletimiz bütündür. Sahip çıkarken milletimizin bütününe sahip çıkarız.
Makyajın azı çoğu diye bir şey yoktur. Kadın kendisine nasıl yakıştırıyorsa öyle makyaj yapar.
İnsan eğlenirken de müzik dinlerken de Allah’a yakındır. Gelenekçi Ortodoks İslam’ı savunanların ise anlattıklarıyla yaşadıkları birbirine uyumlu değildir. Kendi kafalarına göre hüküm veriyorlar. Kuran’a göre, din her yerdedir, Allah her yerde anılır.
Bir kaderin içinde olduğunu fark edemeyen, her şeyi kendi yaptığını zanneden insan hep gerginlik içinde yaşar. Bir kasetin içinde yaşadığını unuttuğu için, Allah’ın an an her şeyi yarattığını düşünmediği için canı yanıyor. Nefsini, kendi aklını ve cismini putlaştıran, her şeye kendisinin hakim olduğunu zanneden insan şirk içine düşmüştür.
Mehdiyet döneminde velayet sistemi olacak. Herkes herkesin akrabası olmuş olacak. Sokaktaki bir çocuk herkesin çocuğu, sokaktaki yaşlı biri herkesin babası olmuş olacak. Velayet sisteminde bu kişilerin hepsine sahip çıkmak farzdır.
İngiliz derin devleti bütün milletin gözü önünde etkisiz hale geliyor, görülmemiş bir mucize meydana geliyor. Deccalin pençesi her yerden tek tek sökülüyor. Mehdiyetin meydana getirdiği bir harikadır bu. Allah’ın sanatıdır bu.
Zaman insan için geçerli bir kavramdır. Allah Katında, önce ve sonra yoktur. Zaman beynin bir şeyi diğeriyle kıyaslayıp ortaya koyduğu bir kavramdır. Allah zamandan münezzehtir.
Mümin zorluklardan geçerek en güzel şekilde eğitilir. Tarif edilemeyen muazzam bir güzellik olan sevgiye kavuşmak ancak zorluklardan geçerek mümkün. Zorluk yoksa anlam boşluğu olur. Zorluk varsa sevgi için gerekli tüm zenginlik oluşur. Sevginin yetişeceği bahçede yiğitlik, dürüstlük, akıl, dirayet, sabır, vefa, sadakat gibi yüzlerce özellik olması gerekir. Bitki nasıl minerallere ihtiyaç duyuyorsa, sevgi de tüm bu değerlere ihtiyaç duyar. Mesela bencillik varsa sevgi o anda ölür. Sevgi gelir bencilliğe çarptığında erir gider. Bencillik sevgiyi kara delik gibi emer yok eder.
İnsan samimiyete kendini bırakırsa kalbi doğal olarak Allah aşkıyla dolar. Dürüstçe Allah aşkına kendini bırakanı Allah çok güzel yönlendirir. Dikkati hiç kapamadan, Allah’ın sürekli aktardığı bilgiyi iyi takip etmek önemlidir.
Kafirler, münafıklar etten oluşmuş bir makinadır. Bir nevi etten yapılmış bilgisayar gibiler. Bizim bildiğimiz anlamda bilinç sahibi değildirler. Halk bunu bilmediği için çok sayıda ölü ile iç içe yaşadığının farkında olmuyor.
Ruh, şirk olan yerde sıkılır. Allah’a bağlanır bağlanmaz sıkıntı kalkar. Sıkıntı varsa şirk batağı var demektir. Hemen Allah’a sığınacaksın. Allah’a sığındığında şirk kalkar.
Cennette dünyadaki gibi sebep sonuç ilişkisi yoktur. Müzik dinlemek için müzik aleti şart değildir. Bir fincan da şarkı söyleyebilir, ağaçlar da. İnsan bir şeyi istediği zaman o anda olur. Dünyada ayakkabı insanın ayağını korumak için vardır, cennette ise sadece süs olarak ayakkabı giyilir.
Kadınları, erkeklerde en çok etkileyen şey akıl, güven, samimiyet, derinlik ve tutkudur. Ruhtaki deli aşk heyecanıdır. Sonsuza açılan coşkun sevgidir. Kadın et kemikten etkilenmez.
Hz. Yusuf’un akıl kalitesi çok yüksekti. Çok keskin ve akıllı bakıyordu. Kadınları etkileyen de güzelliğinden ziyade çok yüksek akıl sahibi olması ve kişiliğinin kalitesiydi.
Sevgi insanı hayata bağlar, canlı tutar, güzelleştirir, yüze heybet verir.
Amellerin yazılması kağıda yazılma gibi değildir. Amel defteri diye haber verilen görülmeyen bir bilgi kaynağı da olabilir. Nasıl beynin içindeki akıl görünmüyorsa, amel defteri görünmeyen bir yapıda olabilir ve insanın her yaptığını anlatır.
Bir insan gelenekçi Ortodoks inanca mensup diye o kişiye baskı uygulanmaz. Yanlışlığını anlatırsın ama inancına saygı duyarsın. Doğru olduğuna inandıkları bir yaşamları var, kimseye zararları yok. Bu insanları üzmeye çalışmak, mutsuz etmek, zorla ve baskıyla hizaya getirmeye çalışmak kabul edilmez.
Sungur Ağabey, Adnan Oktar’a “Adnan Kardeş sen Seddi Zülkarneyn oldun, zulüm seni aşıp bize gelemiyor” demişti.
Tayyip Hocam’ın Suriye sınırına yaptırdığı duvar bir nevi Seddi Zülkarneyn’dir. Zalimlerin, anarşistlerin saldırısını engellemek için yapılan her set Seddi Zülkarneyn’dir.
Müslümanların neşesi, güzelliği deccaliyete ilmi bir tokattır. Kadınların özgürlüğü de deccaliyete indirilen bir başka ilmi tokattır. Çünkü deccaliyet kadınları ezip homoseksüelliği yaygınlaştırmak istiyordu.
Şeytan makina gibi ölü bir varlıktır. Pişmanlık duymaz. Şeytan özel yaratılmış bir makinadır. Ona uyanlar bir makinaya uymanın ne kadar büyük akılsızlık olduğunu düşünmeli.
Mehdiyet en berrak en net şekliyle Kuran’da açıklanmıştır. Nur Suresi’nin 55. ayetinde İslam ahlakının dünya hakimiyeti bildirilir. Bu hakimiyet olduğunda Müslümanların lideri Mehdi olacaktır.
Allah ahir zamanda müminlere İslam’ı anlatmak için çok geniş imkanlar veriyor. İnternet, televizyon, gazeteler, dergiler, akıllı telefonlarla çok sayıda insana ulaşma olanağı ahir zamanın nimetlerindendir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Ekim 2017> Daha Fazla

Nefis her türlü negatif bilgi içeren bir hard disk gibidir. Eğer insan ölü varlıksa ona nefs verildiğinde, o robot varlık kötü olan bilgiyi sürekli uygular, her olumsuz emri yerine getirir. Ama ruh sahibi bir müminse nefsin her emrine karşı vicdanıyla direnir.
İnsanların bir kısmında toplumun çoğunluğuna uyma ve derin düşünmeme hatası var. Çevresindekilerin çoğunun ölü olduğunu fark edemiyor. “Bu adam profesör” diyor ve peşine takılıyor. Oysa profesör dediği o insan ölü oluyor. Oysa ruh sahibi olanlara, dirilere uymaları gerekiyor.
Müminin yaşadığı her an hayırdır. Başına ne gelirse gelsin hayırdır. Küfür de her ne yaparsa yapsın kendisine belaya dönüşür. Araba alır bela olur, ev alır bela olur. Müminin ise hayatının her dakikasında hayır vardır.
Allah ile bağlantı olmadığında ne yaparsan yap hiçbir şeyden zevk alamazsın. Kişi eğleniyor gibi görünür ama acı çeker. Çünkü eğleniyor taklidi yapmak da acı vericidir. Allah’a aşkla bağlı olmadıktan sonra dünyada hiçbir insana huzur, rahat, dirlik olmaz.
Zorlukla karşılaşan insan ilk şirkten arınıp Allah’a sığınacak. Zorluğu Allah’ın yarattığını bilirsen, “Allah yarattı, Allah çözecek, Allah gerekeni yapacak, hayırla bitecek” dersen, o zorluk ferahlığa dönüşür. Ama kendin zorlukla mücadele ettiğini zannedersen onun içinde boğulursun.
Suudi Arabistan’ın ılımlı İslam’a yönelmesi Mehdiyet’in büyük bir başarısıdır.
Çocukluğumuzdan itibaren İslam fıtratı üzerinde doğarız. Yardımseverlikte ferahlar yardım etmediğimizde bunalırız. Çirkin bir ahlaktan rahatsız oluruz. Dürüstlüğü isteriz, yalandan rahatsız oluruz. Fıtratımız gereği İslam’ı bilir ve yaşarız.
Gelenekçi ortodoks sistemin olduğu tüm ülkeler tek tek yıkılıyor. Allah, Allah’a ve Kuran’a karşı olan bir sisteme başarı vermez. Libya, Suriye, Irak, Afganistan, Yemen hep bu sistem yüzünden paramparça oldu. Türkiye ise aydın, modern, gerçek İslam’ın yaşandığı ve Mehdiyetin gölgesinde olduğu için bu belaya düşmüyor.
Kuran’ın yeterli olmadığını söyleyenler Kuran’a karşı mücadele etmiş olurlar. Kuran’a karşı yapılan bir mücadeleyi asla kabul etmeyiz. Biz hadisleri tamamen inkar etmiyoruz. Kuran’a uyan hadisleri kabul ediyor, uymayan hadisleri kabul etmiyoruz. Peygamberimiz (sav) Kuran’a uygun olmayan bir söz söylemez.
Kuran’a uygun sünneti kabul eder, Kuran’a uygun olmayanı kabul etmeyiz. Peygamberimiz (sav)’in sünneti Kuran’dır. Kuran’da yasak olmadığı halde güzel sanatları, müziği, neşeyi, kadın özgürlüğünü yasaklayan zihniyet Peygamberimiz’e değil putperestlerin geleneklerine uymaktadır.
Kuran’da tarif edildiği gibi Allah için seviyorsan, karşındaki de mutlaka seni sever. Candan sevene karşı kimse direnemez. Gerçekten sevene direnen tarihte görülmemiştir. Candan sevgiye her zaman tutku ve coşkuyla karşılık olur.
Tutku ve tutkuyu alma gücü müminler için yaratılmış özel bir nimettir. Cennet güzelliğidir tutku. Tutkudan anlamayan insana sevgi duyulmaz. O insan sevilmeye layık değildir.
Egoist bir insanın dilinde aşk sözünün olması bir şey ifade etmez. Egoist insan sevgiyi ve aşkı yaşayamaz, sadece filmlerde gördüğü şeylerin taklidini yapar.
Yayınlarınızda kadınlar olmasın diyorlar. Neden diyoruz. Din anlatılan yerde kadın olmaz diyorlar. Kadına her şeyi yasak kılmışlar. Kadın camide de olmaz, cenazede de olmaz diye hüküm veriyorlar. Sen niye oluyorsun dediğimizde ben erkeğim diyorlar. Bu, Kuran’ın dini değil. Bu, Abbasilerden Emevilerden gelen batıl gelenekler. Peygamberimiz döneminde kadınlar hayatın her yerindeydi. Cihada birlikte gidiyor, Hacca birlikte gidiyor, birlikte abdest alıyorlardı.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top