Türkiye Hakimler Devleti Olmasın

●Yargıtay halkımızın güvencesi konumunda olmalıdır. Yerel mahkemelerin hukuki bir hataya düşmeleri durumunda Halkımızın, bu durumun Yargıtay tarafından düzeltileceğinden ve Yargıtay’ın kesin bir adil yargılama mercii olduğundan emin olması gerekmektedir.
 
●Aynı şekilde yerel mahkemeler de, Yargıtay’ın hatalı bir karar vermesi durumunda, bu hatayı düzeltebilecek; adaletin ve kanunların gerektirdiği hükümde kararlılık gösterebilecek bir adalet anlayışı içerisinde olmalıdır.
 
●Yargıtay ve yerel mahkemeler arasında, Türkiye Cumhuriyeti’nin açık kanunları dışında, adeta gizli birtakım kanunlar uygulanarak; hukuki imalar ve işaretlerle yönlendirmeler yapılarak; meslekdaş dayanışmalarıyla hukuki hataların üzeri kapatılarak adaletin yaralanmasının önüne geçilmelidir.
 
●Her ne olursa olsun, hukukun ve adil yargılama esasının üstün tutulduğu böyle bir yargı sisteminde, hatalı kararlar dahi alınsa, bu hataların düzeltilmesi ve gerçek hakkaniyetten yana karar verilmesi son derece kolay olacaktır.
 
Kimi yerel mahkemeler, kanunlar aksini gerektirse de, Yargıtay’ın hükmüne karşı çıkamamaktadırlar.
 
Yargılamayı yapan, dava süresince dosyayı değerlendiren; sanıkların savunmalarını bizzat kendilerinden dinleyen, atılı suçların aksini ispatlayan onlarca delili inceleyen ve tüm bunların sonucunda kanunlara ve sunulan lehte ve aleyhte delillere en uygun hükmü verecek olan yerel mahkemelerdir. “Devletin yargı yetkisi Türk Milleti adına ‘bağımsız MAHKEMELERCE’ kullanılır” (Anayasa, madde 9). Yargıda esas olan yerel mahkemelerdir. Bu nedenledir ki: “hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller Hakimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir” hükmü getirilmiştir (Ceza Muhakemesi Kanunu, md 217/1). Yargıtay’ın yapabileceği, sadece bu hükmü kanuna uygunluk bakımından denetlemektir.
 
Dolayısıyla yerel mahkeme, kararını verdiğinde, adalete ve kanunlara tam olarak uyduğundan emindir.
 
Ancak dava dosyasının Yargıtay’a gitmesi ve Yargıtay’ın da yerel mahkemelerin verdiği kararın aksine bir karar vermesi durumunda, kimi yerel mahkemeler (davanın esasını oluşturan) kendi yargılamalarından elde ettikleri delilleri ve bundan doğan kanaati bir kenara bırakarak kararlarını hemen Yargıtay’dan yana değiştirebilmektedirler.
 
Kimi yerel mahkemeler Yargıtay’ın ima veya işaretlerini gizli bir baskı gibi görmektedirler.
 
Hatta kimi zaman Yargıtay’ın kesin bir hüküm belirtmediği, sadece hukuki bir ima ya da işaret verdiği, örneğin bazı hukuki meselelerin tartışılmasını istediği durumlarda dahi, kimi yerel mahkemeler bu imayı esas alarak, kendi yargılamalarından, açık delillere dayalı hukuki kararlarından vazgeçerek, bu ima doğrultusunda bir karara gidebilmektedirler.
 
Böyle bir durumda söz konusu yerel mahkemenin bütün gücü gitmekte ve adeta hipnotize olmuş bir şekilde, Yargıtay’ın imasından ya da hükmünden yana tavır koymaktadır. Öyle ki, yasaların ortaya koyduğu açık kanunlara uyması gerekirken; sırf Yargıtay aksini söyledi diye, açık kanunları bir kenara bırakıp Yargıtay’ın kararına uymayı daha önemli görebilmektedir. Doğruluğundan kesin emin olduğu açık kanunun hükmünü esas alması gerekirken, Yargıtay’a direnmiş olmamak ve onun dediğine uymak için bu kanunları hiçe saymaktadır.
 
Açık kanunlar gözardı edilebilmekte; bunun yerine ima ya da işaretlerin esas alındığı gizli kanunlar uygulanabilmektedir.
 
Böyle bir uygulamayı esas alan yerel mahkemelerin Yargıtay karşısında hiçbir güçleri olmaması, adaletin gereği gibi uygulanabilmesine büyük bir engel teşkil etmektedir. Zira Yargıtay’dan herhangi bir ima ya da işaret geldiğinde, açık kanun hükümleri göz ardı edilebilmekte; adeta Yargıtay ve yerel mahkemeler arasında geçerli olan ve olaydan olaya, kişiden kişiye değişen gizli kanunlar devreye girmektedir. Meslektaş dayanışması gibi hukuk dışı mantıklarla bu gizli kanunlar uygulamaya konmakta ve yerel mahkemelerin etkisi bu şekilde tümüyle ortadan kaldırılabilmektedir.
 
Yargıtay’ın bozma ilamlarında, esasa ilişkin bir hüküm verilmemesi gerekirken, bazı Yargıtay üyelerinin, hüküm niteliğindeki değerlendirmeleri yerel mahkemeleri kimi zaman ima yoluyla etki altına alabilmektedir.
 
CMUK’nun halen yürürlükte olan 321. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, temyiz mahkemelerinin bir davanın hükmüne esas olan vakıalarla ilgili müdahale yetkisi ancak ‘bozmayla’ sınırlıdır. Bir başka deyişle, temyiz mahkemesi (yani Yargıtay), kural olarak; sınırlı bazı istisnalar dışında incelediği dava ile ilgili olarak esasa ilişkin bir hüküm veremez, hüküm niteliğinde değerlendirmelerde bulunamaz. Yargıtay’ın görevi sadece dosyayı hukuka uygunluk bakımından denetlemek ve hukuka aykırı bir durumun tespiti halinde hükmü bozarak dosyayı tekrar değerlendirilmek üzere yerel mahkemeye geri döndürmektir.
 
Ancak zaman zaman, temyiz incelemesini gerçekleştiren hakimler, bozma kararında, davanın esasına ve dosyadaki olgu ve delillere ilişkin önyargılı değerlendirmelerde bulunabilmekte ve kesin hüküm niteliği taşıyan ifadeler kullanabilmektedirler. Hatta kimi hakimler (yargı mensuplarımızın ve Yargıtay üyelerimizin çoğunluğunu tenzih ederiz) yerel mahkemeyi, dosya içeriğine ve hakkaniyete aykırı bir mahkumiyet kararına yönlendirme amacıyla bazı değerlendirmeler yapabilmektedirler. Temyiz mahkemelerinin hukuka uygunluk denetimi görevi ile bağdaşmayan bu yaklaşımlarının hukuka aykırı olduğu çok açıktır.
 
Yerel mahkemelerin böyle hukuksuz bir uygulamayla etki altına alınmaya çalışılması durumunda da yine, yapılan bu hukuksuz uygulamanın eleştirilebilmesi, şikayet edilebilmesi ve düzeltilebilmesi için başvurulabilecek yetkili mercilerin devreye girebilmesi gerekmektedir.
 
Eğer bağımsız hiçbir yetkisi ve etki gücü olmayacaksa, o zaman yerel mahkemelerin konumu ve var olmasının anlamı nedir?
 
Bu noktada hemen şu soru akla gelmektedir: Eğer yargılamayı bizzat yapan yerel mahkemelerin, kendi adil ve bağımsız yargılama gücü ile hiçbir karar verme ve hüküm koyma yetkisi yoksa, bu durumda bu mahkemelerin onca süreç boyunca sanıkları yargılamasının, sunulan delilleri değerlendirmesinin, kanunları uygulamasının anlamı nedir? Eğer yerel mahkemenin tüm bu deliller ve yasalar ışığında vardığı sonuç, -kanunlar her ne kadar aksini söylese de- Yargıtay’ın tek bir sözü ile ortadan kaldırılabiliyorsa, bu mahkemelerin yargılama fonksiyonunun, görevinin, yetkisinin ve gücünün ne olduğunun bir kez daha gözden geçirilmesi gerekir.
 
Yargıtay, kanunlara açıkça aykırı bir karar verdiği takdirde, bu duruma müdahale edebilecek yasal yollar oluşturulmalıdır.
 
Türkiye Cumhuriyeti yasaları son derece açıktır. Bir konu yasalara ya uygundur ya da değildir ve bu son derece açık bir şekilde hükme bağlanmıştır. Örneğin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 148/4 maddesi, “avukat yanında olmaksızın alınan ve daha sonra yargı aşamasında doğrulanmayan emniyet ifadelerinin hükme esas alınamayacağını” belirtmektedir. Bu madde yürürlüktedir. Bu kanun, tüm diğer kanunlar gibi tüm yargı mensuplarını, hakimleri ve savcıları bağlamaktadır. Bütün yargı mensupları ve mercileri gibi bu hükmün esas alınması gerekliliği Yargıtay’ı da bağlamaktadır. Ancak Yargıtay tüm adli mercilerin uymak ve gözönünde bulundurmak zorunda olduğu bu hükmü açıkça yok sayabilmektedir.
 
Kanunlar açıkça “böyle bir uygulama olmaz”, “avukat olmadan alınan polis ifadeleri geçerli kabul edilemez” demekte; ama Yargıtay “hayır kabul edilebilir; avukat olmaksızın alınan polis ifadeleri delil kabul edilerek yargılama yapılabilir” dediğinde konu bu şekilde kapanmaktadır. Ve yargılanan kişiler, böyle bir hukuksuzluğa karşı haklarını arayabilecekleri, yapılan hukuki hatanın düzeltmesi için başvurabilecekleri bir mercii bulamamaktadırlar.
 
Haksız kararlar eleştirilememektedir. Hakimlere dava açılamamaktadır. Türk halkının, kanunlara göre çok açık olan konularda dahi hukuksuzluklarla karşı karşıya kaldıklarında, bunu şikayet edebilecekleri bir üst mahkeme yoktur. Bu durum, hukuk devleti olma arzusundaki Türkiye için çok ciddi ve vahim bir durumdur.
 
Kanunlar “olmaz” diyor, ama Yargıtay “olur” dediğinde bu hüküm bazı yerel mahkemeler tarafından tartışmasız kabul edilebilmektedir.
 
Dolayısıyla açık kanunlar her ne derse desin, Yargıtay aksini söylediğinde, kanunların etkisi adeta ortadan kalkmaktadır. Yargılanan kişiler de, haksız olduğu ne kadar açık olursa olsun Yargıtay’ın hükmünü kabul etmek zorunda kalmaktadırlar.
 
Oysa ki Yargıtay’da, bir insanın tüm hayatına malolabilecek bir karar, dava dosyası hiç okunmadan; görevlendirilen tetkik hakimlerine okutularak verilmektedir.
 
Halihazırda, Yargıtay’da yürürlükte olan sisteme göre, gelen dava dosyaları Yargıtay hakimleri (daire üyeleri) tarafından değil, tetkik hakimleri tarafından incelenmektedir. Tetkik hakimi, söz konusu dava dosyasında bulunan tüm evrakları inceleyip özet bir rapor düzenlemekte, bu raporu kurula sunmakta ve kendi kanaatini belirtmektedir. Fakat tetkik hakimi, kurul üyesi değildir. Nihai kararda yer alma yetkisi yoktur. O yalnızca incelediği dosyalar üzerinden bir kanaat bildirme görevindedir.
 
Yargıtay hakimleri, tetkik hakimlerinin verdikleri özet bilgiye ve onların kanaatlerine göre karar vermektedirler. Dolayısıyla bir insanın geleceğine dair son kararı verecek olan Yargıtay hakimleri, karar verdikleri dava dosyası hakkında hiçbir detay bilmemekte, yargılananların hiçbirini tanımamaktadırlar. Yalnızca özet bir rapora ve kendilerine iletilen bir kanaata göre karar vermektedirler. Bu şartlar altında verilen bir kararda hata oluşması ihtimali kuşkusuz ki büyüktür.
 
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tek bir sene içerisinde Yargıtay’dan gelen davalara ilişkin kararların % 61.7’sini bozmuştur. Bu rakam, tetkik hakimlerinin değerlendirmesiyle verilen kararların hata oranının ne kadar yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.
 
Tek bir yıl içinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay’ın çeşitli dairelerinden gelen davaların %61.7’sini bozmuştur. Bu durum, Yargıtay’ın değerlendirmelerinde ne kadar yüksek oranda hata olabileceğini istatistiklerle göstermiş bulunmaktadır. Dolayısıyla hukuka uygun olmadığı tespit edilen Yargıtay kararlarının düzeltilebilmesi için gereken kanuni düzenlemelerin yapılması son derece önemlidir.
 
Yargıtay’da, dava dosyalarına hakim olmadan verilen hükümler sonucunda, hiç varolmamış olaylar var gibi gösterilebilmekte; yerel mahkemeler ise bu hatayı görmezden gelebilmektedirler.
 
Yerel mahkemeler, dava sürecini bizzat yöneten, dava dosyasına giren her türlü belge ve delili bizzat inceleyen ve her konuda hükmü deliller ışığında veren mahkemelerdir. Sanıklar aleyhine yapılan suçlamaları; sanıkları aklayan delilleri, suçun geçersizliğini ortaya koyan belgeleri doğrudan değerlendirmektedirler.
 
Ancak dava dosyası Yargıtay’a gidip de Yargıtay, dava dosyasında hiçbir şekilde ‘var olmayan’ bir konuyu delil olarak gündeme getirdiğinde, kimi zaman bazı yerel mahkemeler bu konuda çok iyi bildikleri gerçekleri göz ardı edip Yargıtay’da ‘var olmayan’ deliller üzerine bina edilen suçlamaları varmış gibi kabul ederek Yargıtay’ın hükmü doğrultusunda hareket edebilmektedir.
 
Oysa ki, davayı birinci dereceden kontrol eden yerel mahkemelerin bu noktada, böyle bir yanlışı düzeltecek ve doğruyu savunabilecek bir gücü ve etkisi olabilmelidir. Halkımız yerel mahkemelerin bu konudaki adil ve vicdanlı yargılamasına tam olarak güvenebilmelidirler.
 
Yargıtay müzakereleri hukuksuz olarak basına sızdırılabilmektedir. Bu şekilde kamuoyu baskısı oluşturarak yerel mahkemeler üzerinde ceza verilmesi yönünde baskı kurulması engellenmelidir.
 
Yargıtay Kanunu’nun 39. maddesi, müzakerelerin gizli yapılmasını öngörmektedir. Yargıtay’ın, bozma ilamına ilişkin bir kararı hukuksuz olarak basına sızdırması bu kanun maddesinin ihlal edilmesidir. Bu aynı zamanda da görevin kötüye kullanılması (TCK257), göreve ilişkin sırların açıklanması (TCK25), gizliliğin ihlali (TCK285), yargı görevi yapan kimseleri etkileme (TCK277), adil yargılamayı etkileme (TCK28) suçlarını da oluşturmaktadır.
 
Yerel mahkemelerin basın yoluyla kamuoyu baskısı altına alınması da engellenebilmelidir. Aynı şekilde böyle bir usülsüzlük ve hukuka aykırı uygulama karşısında, bu durumu düzeltebilecek yetkili merciler devreye girebilmelidir.
 
Yargıtay kurumunun, adil yargılama konusunda halkımızın güvencesi olabilmesi için gereken hukuki düzenlemeler yapılmalıdır.
 
Temyiz mercii olarak Yargıtay’ın işlevini yerine getirebilmesi için Yargıtay’da etkin bir denetim mekanizmasının sağlanması şarttır. Hukuk düzenimizde başta Başbakan, TBMM Başkanı, Kuvvet Komutanları olmak üzere herkese karşı dava açılabilmektedir. Bunun tek istisnası Yargıtay üyeleridir. Yargıtay üyelerine karşı yaptıkları bir hata üzerine dava açılamamaktadır.
 
Aynı şekilde kamu görevlilerinin yapmış oldukları eylemler nedeniyle haklarında cezai kovuşturma ve disiplin kovuşturması açılabilmekte, ancak Yargıtay üyelerine karşı herhangi bir cezai kovuşturma ve disiplin soruşturması yapılamamaktadır. Bugüne kadar ceza almış bir tane Yargıtay üyesi bulunmaması bunun en somut delilidir.
 
Bunun 2 temel nedeni vardır. Birincisi halihazırda hukuk düzenimizde Yargıtay üyelerinin hakkında cezai ve hukuki kovuşturma yapılmasını sağlayacak etkili bir denetim mekanizması yoktur. İkincisi ise hakimlerin kendileri hakkında yürütülen soruşturmalarda ve açılan tazminat davalarında (yargı mensuplarımızın ve Yargıtay üyelerimizin çoğunluğunu tenzih ederiz) meslektaş dayanışması göstererek birbirlerine cezai ve hukuki yaptırım uygulanmasını engellemeleridir.
 
Oysa ki böylesine bir denetim mekanizmasına sahip olması Yargıtay’ın sağlıklı ve sıhhatli bir şekilde işlemesini kolaylaştıracaktır. Böyle bir düzenleme ile yargı kalitemiz yükselmekle kalmayacak, hem halkın adalete olan inancı artacak, hem de egemenlik haklarının kullanımı makul bir dengeye kavuşacaktır. Kamuoyuna saygılarımızla.
 
Adnan Tınarlıoğlu
 
Bilim Araştırma Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi
2008-11-24 10:20:55

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
ARKADAŞIMIZ AYŞE KOÇ'UN, 13 KASIM 2020 TARİHİNDE KATILDIĞI BİR TV...
MİLLİYET GAZETESİ MAGAZİN YAZARI SN. ALİ EYÜBOĞLU’NA AÇIK MEKTUP–2
KUMPAS ÇETESİ SON ÇAREYİ KASET İMASI YALANINA SARILMAKTA ARIYOR
SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ SİVİL DİPLOMASİ FAALİYETLERİNİN...
HALK TV, MEDYA MAHALLESİ PROGRAMINDA ORTAYA ATILAN İDDİALARA CEVAPLARIMIZ
ESKİ SAĞLIK BAKANIMIZ SAYIN OSMAN DURMUŞ’UN VEFATI ÜZERİNE ÇIKAN HABERLERE...
MAVİ MARMARA FACİASINDA, İSRAİL'İN TÜRKİYE'DEN ÖZÜR DİLEYİP TAZMİNAT...
FOSİLLERİN ARTIK DEVLETİMİZ ELİYLE MÜZELERDE SERGİLENECEK OLMASI...
FETÖ BAĞLANTISI YALANI
ŞEREF MALKOÇ AĞABEYİMİZDEN RİCAMIZDIR
MEDYAMIZ ÖZKAN MAMATİ İSİMLİ KİŞİNİN GERÇEK YÜZÜNÜ MUTLAKA BİLMELİDİR
HAKLARINDA HİÇBİR KESİN YARGI KARARI OLMAYAN SN. ADNAN OKTAR VE...
MERVE BÜYÜKBAYRAK AKIL HASTANESİNE SEVK TALEBİ GEREKTİRECEK NE YAPTI?
BASINA ÖZEL HAZIRLANAN SENARYOLARLA HAKKIMIZDA ALGI OLUŞTURULMAYA...
MİLLİYET GAZETESİ MAGAZİN YAZARI SAYIN ALİ EYÜBOĞLU’NA AÇIK MEKTUP
AYRILIP DAĞILMA GİBİ BİR NİYETİMİZ ASLA YOK!
YENİ ŞAFAK GAZETESİ YAZARI SAYIN HASAN ÖZTÜRK’E AÇIK MEKTUP
SAYIN ÖZLEM GÜRSES'E AÇIK MEKTUP
SAYIN MİNE UZUN'A AÇIK MEKTUP
DAVA DOSYASI BOMBOŞ ÇIKINCA MEDET UMULAN ESKİ BİR İFTİRA: "GİZLİ TÜNELDEN...
KONUNUN TARAFLARINA SÖZ HAKKI VERMEDEN TEK TARAFLI YAYIN YAPMASI HABERTÜRK...
SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK MEKTUP
HALK TV'YE AÇIK MEKTUP
OZAN SÜER ARKADAŞIMIZIN TUTUKLANMASIYLA İLGİLİ OLARAK AV. SENA AKKAYA...
TÜRK İNSANI ADİL, TARAFSIZ, DÜRÜST, İLKELİ VE SEVGİ DOLU BİR BASIN ÖZLEMİ...
İFTİRA ÜZERİNE KURULAN DAVAMIZIN TEMELİNDEKİ SEBEP: "HUSUMET"
HÜRRİYET GAZETESİ VE YAZARLARINA CESARETLE VE ISRARLA DOĞRUDAN YANA OLMAK...
SEVGİ, KARDEŞLİK VE SELAM GÖNDERME İDDİALARI TUTUKLAMA GEREKÇESİ OLAMAZ
MEHDİYET İNANCI SEBEBİYLE SAYIN ADNAN OKTAR’IN YANINDAN AYRILMADIĞIMIZ...
TOPLU BİR AKIL TUTULMASI: "GALEYAN"
ELVAN KOÇAK BEY’İN YANLIŞ BİLGİLENDİRİLDİĞİ HUSUSLAR
AV. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP–3
İNGİLİZ DERİN DEVLETİNİN ÜLKEMİZDEKİ ALÇAK, HAİN VE AŞAĞILIK KRİPTO...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ’YE BİR KEZ DAHA DOSTLUK VE SEVGİ...
MÜŞTEKİ İFADELERİ HAKKINDA BASINDA YER ALAN GERÇEK DIŞI HABERLER
SEVGİDEN VAZGEÇMEK ZULÜM OLUR, TEK İSTEĞİMİZ SEVGİ TOPLUMU OLUŞMASI
2 YILDAN BU YANA CAMİAMIZA KARŞI YAPILAN HAK VE HUKUK İHLALLERİ, ZULÜM VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZ MASUMİYET KARİNESİNE VE SAVUNMA HAKKINA...
ATV KAHVALTI HABERLERİNDEKİ ASILSIZ İTHAMLARA CEVABIMIZDIR
MİLLİ ÇÖZÜM DERGİSİ BAŞYAZARI AHMET AKGÜL’ÜN İFTİRALARA DAYANARAK YAPTIĞI...
SEVGİYE DAİR HER DAVRANIŞIN SUÇ KAPSAMINA SOKULMA GAYRETİNDEN ENDİŞE...
AV. SN. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ’DAN MÜSLÜMANLAR HAKKINDA KONUŞURKEN ADİL, DÜRÜST VE...
İSTİKLAL İNTERNET HABER SİTESİ YAZARLARINDAN SAYIN ÖMER AKDAĞ’A...
MADDİ GELİR ELDE ETMEK UĞRUNA TERTEMİZ, NUR GİBİ İNSANLARI ACIMASIZCA YOK...
DOSYAMIZDA ETKİN PİŞMANLIK İFADELERİ DEĞİL, CAN HAVLİYLE KENDİNİ...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMIN SAVUNMA HAKKINI VE DEĞERLİ AVUKATLARI HEDEF...
BASIN KORKU DEĞİL ADALET, DÜRÜSTLÜK VE TARAFSIZLIK ÜZERİNE KURULU YAYIN...
AKİT'TEKİ KARDEŞLERİMİZ YAYINLARINDAKİ HAKARETAMİZ ÜSLUBA KARŞI MUTLAKA...
SN. ADNAN OKTAR DURUŞMALAR BOYUNCA MASKE KULLANMIŞ, GENEL SAĞLIĞIN...
MÜMİN ALLAH’TAN GELEN İŞARETLERİ GÖRÜR VE HAYRA YORAR
KANAL D ANA HABER PROGRAMINI HUKUK VE VİCDAN SINIRLARI İÇİNDE YAYIN...
ARKADAŞIMIZ BÜLENT SEZGİN'DEN SAYIN AYŞENUR ARSLAN HANIMEFENDİ’YE AÇIK...
SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARINI GÜYA TEHLİKELİYMİŞ GİBİ GÖSTERME OYUNU
ARKADAŞIMIZ SERDAR SUPHİ TOGAY'IN MAHKEME İFADESİNDEN BASINA YANSIYAN...
SÖZDE ETKİN PİŞMAN OLMAK ZORUNDA BIRAKILAN ARKADAŞIMIZ ALİ ŞEREF GİDER’İN...
TURNİKE İFTİRASINA İTİBAR EDİP DİLE GETİRENLERİN ASIL ÖNCELİĞİ...
AKİT CAMİASINDAKİ KARDEŞLERİMİZ BİZİM İYİ NİYETİMİZİ YAKINDAN BİLİR VE...
GERÇEKLER SAYIN DOĞAN KASADOLU'NUN HAYAL DÜNYASINDA YAŞADIĞINDAN VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZE HANIMLAR HAKKINDA SAYGILI VE NEZAKETLİ...
MUHAFAZAKAR CAMİADA HAKKIMIZDA MERAK EDİLEN BAZI SORULARA CEVAPLAR
DURUŞMADA YÖNELTİLEN SORULAR İDDİANAMEDE YER ALAN SUÇLAMALARIN ASILSIZ...
ARKADAŞIMIZ SEDAT ALTAN'DAN DEĞERLİ GAZETECİMİZ SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK...
ARKADAŞIMIZ MERVE BÜYÜKBAYRAK'IN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ'YE AÇIK...
ARKADAŞIMIZ KARTAL İŞ'TEN SAYIN DOĞU PERİNÇEK’E AÇIK MEKTUP
AV. SN. KEREM ALTIPARMAK’IN “İNTERNET ERİŞİM ENGELLERİ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ”...
"NİHAYET DERGİSİ"NDE, CAMİAMIZ HAKKINDA YAPILMIŞ GERÇEK DIŞI, ÇİRKİN BİR...
HALKI, HALKA EZDİREN SİSTEM SON BULMALI
KONU DEKOLTE DEĞİL, SEVGİMİZE VE DOSTLUĞUMUZA DUYULAN ÖFKE
INDEPENDENT-TÜRKÇE'NİN MÜSLÜMANLARA EVRİM TEORİSİNİ KABUL ETTİRME TAKTİĞİ
BUGÜN BAZI GAZETECİLERİN TUTUKLANMASINI ELEŞTİREN CNN TÜRK GECE GÖRÜŞÜ...
DEKOLTE GİYDİLER DİYE MASUM İNSANLARA YÜZLERCE YIL HAPİS CEZASI İSTEYİP...
SN. ADNAN OKTAR’IN MEHDİLİK İLAN EDEREK DEVLETİ ELE GEÇİRECEĞİ İTHAMI AKLA...
ARKADAŞIMIZ EMRE BUKAĞILI'NIN SN. FAZIL SAYIN AÇIKLAMALARINA CEVABI
SÜLEYMAN ÖZIŞIK KARDEŞİMİZİN DE CEMAATLERİN MİLLETİMİZ İÇİN DEĞERİNİ ÇOK...
ADNAN OKTAR OLMASAYDI...
SAYIN ERGUN YILDIRIM’IN “YENİ MEHDİLER” BAŞLIKLI KÖŞE YAZISINA...
NORMAL VE LEGAL BİR YAŞAMDAN YAPAY SUÇLAR ÜRETİLEREK "HAYALİ BİR SUÇ...
SAYIN ADNAN OKTAR’IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN...
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ MÜSLÜMANLARA ATILAN İFTİRALARA İTİBAR ETMEMELİDİR
ODATV GENEL YAYIN YÖNETMENİ SN. BARIŞ PEHLİVAN'A AÇIK MEKTUP
KOMPLOCULAR, KORKUTARAK "SÖZDE" İTİRAFÇI YAPTIKLARI ARKADAŞLARIMIZ...
CUMHURİYET GAZETESİNE AÇIK MEKTUP
GENİŞ HAYAL GÜCÜ İLE KURGULANAN DAVA DOSYASI
MODERNLİK İSLAM’IN GELİŞİP YAYILMASINDA EN ETKİLİ YÖNTEMDİR
SN. ENVER AYSEVER’İN PROGRAMINDA GÜNDEME GELEN İTHAMLARIN CEVAPLARI
SN. ADNAN OKTAR: "ALLAH'IN VERECEĞİ KARARI TALEP EDİYORUM"
MİNE KIRIKKANAT GİBİ AYDIN VE DEMOKRAT BİR HANIMA HUKUKUN TEMEL İLKELERİNE...
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
YENİ AKİT GAZETESİ VE ODA TV’DE YER ALAN “UYAP’TAN SANIĞIN ADI SİLİNDİ”...
SAYIN BİRCAN BALİ'YE CEVAP
SAYIN AVUKAT CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
SAYIN ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU'NA CEVAP
SAYIN ADNAN OKTAR VE CAMİAMIZA YÖNELİK MANEVİ LİNÇ
SN. DOĞU PERİNÇEK VE SN. PROF. DR. ALİ DEMİRSOY'UN ÖNEMLİ OLDUĞUNU...
SAYIN PROF. DR. NURAN YILDIZ'A AÇIK MEKTUP
SN. ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ İSRAİL VE MUSEVİLERLE OLAN...
CAMİAMIZA YÖNELİK "YURTDIŞI LOBİ FAALİYETLERİ" İSNADI İLE İLGİLİ...
FETÖ'YE KARŞI EN GÜÇLÜ ELEŞTİRİLERİ SN. ADNAN OKTAR YAPMIŞTIR
DELİL VE ŞAHİT OLMADAN SUÇSUZ İNSANLARI CEZALANDIRMAK KUR’AN’A UYGUN...
ARKADAŞLARIMIZ MUAZZEZ VE YILDIZ ARIK’IN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI...
İNSANLARA NEREDE VE KİMLERLE YAŞAYACAKLARINA DAİR BASKI VE DAYATMADA...
ARKADAŞIMIZ BERİL KONCAGÜL’ÜN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARINA...
KANAL D'NİN UYDURMA HABERİ
MERVE BOZYİĞİT'İN DURUŞMADAKİ AÇIKLAMALARI KUMPASI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ !!!
ARKADAŞLARIMIZ ALTUĞ ETİ, BURAK ABACI VE CEYHUN GÖKDOĞAN'IN...
KUMPASÇILARIN ARKADAŞLARIMIZA BASKI VE TEHDİTLE DAYATTIĞI GERÇEK DIŞI...
"NORMAL HAYATIN SUÇMUŞ GİBİ GÖSTERİLMESİ" ANORMALLİĞİ
ARKADAŞIMIZ ÇAĞLA ÇELENLİOĞLU'NUN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
YENİ ŞAFAK VE GÜNEŞ GAZETELERİNDEKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARA CEVAP
SAVUNMA HAKKIMIZ NASIL ENGELLENDİ?
ARKADAŞIMIZ ECE KOÇ'UN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
ARKADAŞLARIMIZ MUSTAFA ARULAR VE EMRE TEKER'İN DURUŞMALARINDAKİ...
ARKADAŞIMIZ AYÇA PARS'IN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
KAMU VİCDANI YALANI
DEVLETİMİZİN VERDİĞİ SİLAH RUHSATLARI CAMİAMIZA DUYDUĞU GÜVENİN AÇIK BİR...
ASIL HEDEF İSLAM ALEMİ, TÜRKİYE, SAYIN ERDOĞAN VE AK PARTİ HÜKÜMETİ
GERÇEK MODERNLİK İSLAM DİNİNDEDİR
TV PROGRAMLARINDA SEVGİ DİLİ ESAS ALINMALIDIR
"Allah'tan tahliyemizi istirham ediyorum"
AKİT GRUBUNA AÇIK MEKTUP
"....Allahvar.com sitesi kapatıldı, düşmanım bu siteyi yapmış olsa...
GARDIROP YALANI
SAYIN DOĞU PERİNÇEK'E AÇIK MEKTUP
'CRACKED.COM' SİTESİNDEKİ İDDİALARA CEVAP
1999 KAN KAMPANYASI TAMAMEN MEŞRU VE LEGAL BİR ORGANİZASYONDUR
HAKİM VE SAVCILARIMIZ YALNIZCA KANUN, HUKUK VE VİCDANI ESAS ALMALIDIR
HARUN YAHYA KÜLLİYATININ İMHASI ÇOK VAHİM VE TARİHİ BİR HATA OLUR
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI RAPORUNA CEVAP
İLERİ DERECEDE MODERN GÖRÜNÜM VE DEKOLTE GİYİM TARZININ NEDENLERİ
"Adnan Bey’in çevresindeki her insan hayat dolu, mutlu, cıvıl cıvıl.”
SUÇSUZ BİR GENÇ KIZ DAHA HUKUKSUZ OLARAK TUTUKLANDI
SÖZDE İTİRAFÇI VEYA MÜŞTEKİ OLMAYA ZORLANMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİL KURTULUŞ...
YENİ BİR SAFSATA DAHA
"Müslümanlar Kardeştir..."
"Biz silahlı suç örgütü değiliz"
MEHDİYETİ GÜNDEME GETİRMEK LİNÇ KONUSU OLMAMALI
"Zorla alıkonma, İzole bir hayat yaşama iddialarını asla kabul etiyorum"
"Adnan Bey bizi çok sever, hep onore eder"
MEDYANIN ZORAKİ "BENZERLİK KURMA" TAKTİĞİ
"Ortada silahlı suç örgütü değil sadece birbirini çok seven arkadaş...
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
AYÇA PARS CANIMIZ GİBİ SEVDİĞİMİZ, MELEK HUYLU, MÜMİNE KARDEŞİMİZDİR
"ALIKONMA" SAFSATASI
KUMPASÇILARIN KORKUTARAK İFTİRACI DEVŞİRME YÖNTEMLERİ
BERİL KONCAGÜL TEHDİT ALTINDADIR, CAMİAMIZA İFTİRAYA ZORLANMAKTADIR!
TAHLİYE OLAN ARKADAŞLARIMIZ HİÇ KİMSE İÇİN HİÇBİR ZAMAN BİR BASKI UNSURU...
AV. CELAL ÜLGEN ADİL VE DÜRÜST OLMALI
AKİT TV SUNUCUSU CANER KARAER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
MASUM İNSANLARIN TAHLİYESİ TAMER KORKMAZ'I DA SEVİNDİRMELİDİR
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."