Küresel Sömürü Düzeninin Yeni Nesil Kitle İmha Silahı: Kimlik Politikaları

Kimlik politikaları, kitleleri belirli kimlikler ve aidiyetler üzerinden yönetmek ve yönlendirmek amacıyla başvurulan önemli bir algı yönetimi biçimidir. Dünya üzerinde en sık ve yaygın kullanılan, aynı zamanda da en etkili olan toplum mühendisliği mekanizmalarından biri olan bu politikalar aynı zamanda alt-kimlik, üst-kimlik, ortak-kimlik, kimlik bunalımı, vs. türünden birçok kavramı da günlük hayata sokmuştur.

Kimlik politikaları bir ülkede veya bölgede belirli bir kimliği öne çıkarmayı, üstün ve hakim kılmayı amaçlayabileceği gibi, çeşitli kimlikleri hedef ve düşman gibi gösterme, ötekileştirme, baskılama amaçları da taşıyabilir. Mağdur ya da hakim kimlikler üzerinden söylemler geliştirebilir. Etnik, dini ve mezhepsel farklılıklar kimlik politikalarının en temel unsurlarıdır. Yalnızca devletler değil siyasi partiler, gruplar, organizasyonlar hatta terörist yapılanmalar dahi oy veya taraftar toplamak amacıyla toplumdaki çeşitli kimlikleri kullanabilir.

Soğuk Savaş boyunca dünya üzerinde sınıf farklılıklarını temel alan çeşitli ideolojik politikalar hakimdi. Bilindiği gibi bunlardan en temel ikisi: Özel mülkiyete ve sermaye kesimine önem veren, serbest piyasa ekonomisini savunan kapitalist sistem ve işçi sınıfını esas alan, ortak mülkiyeti ve merkezi ekonomiyi savunan sosyalist (komünist) sistemdi. Bu iki temel ideoloji dünyayı Doğu ve Batı blokları olarak adeta iki zıt ve düşman kutba bölmüştü. 26 Aralık 1991'de Sovyetler Birliği'nin resmen dağılmasıyla Soğuk Savaş dönemi sona erdi.

Bu tarihi dönemeç aynı zamanda ideolojik politikaların yerini kimlik politikalarına bırakmasının da başlangıcı sayıldı. Sınıf esaslı ideolojik politikalar da aslında, insanların sosyal ve ekonomik kimlikleri üzerinden yürütülen kimlik politikalarından başka bir şey değildi. Bu ideolojilerin kullandığı baskın kimlikler genelde üretenler, ezilenler, sömürenler, işçiler, köylüler, sermayedarlar, burjuvalar, vs... şeklindeydi. Soğuk Savaş sonrasında değişen ise yalnızca bunların yerine farklı kimlik unsurlarının ön plana çıkarılması oldu. Irk, din, mezhep, etnik azınlıklar gibi... Sonuçta, sınıf kimliğini esas alan Soğuk Savaş dönemi ideolojilerinden kaynaklanan gerginlik ve çatışmalar yerini yeni kimliklere dayalı gerginlik ve çatışmalara bıraktı.

Bugüne kadarki tarihi deneyim gösterdi ki kimlik politikaları her dönemde, o kimlikleri taşıyanların değil onları kullananların çıkarlarına hizmet etmiştir. Bu politikaların dünyanın her tarafında arka planda emperyalist sömürü düzeni tarafından desteklenmesinin ve yönetilmesinin nedeni de budur. Çeşitli kimlik sahipleri kendi varlıkları, hakları ve çıkarları için mücadele ettiklerini sanırken aslında emperyalizmin çok aşamalı, sinsi planına aracı olmaktadır.

Bu doğrultuda kimlik politikaları, toplumlarda mevcut her çeşit kimliği kurnazca malzeme yaparak insanları gruplandırmayı, ayrıştırmayı ve kutuplaştırmayı hedefler. Sömürü düzeni, kimlik politikaları sayesinde, karşısında dikilecek, direnecek güç ve dayanışmaları, birlik ve bütünlükleri yok etmeyi amaçlar. Toplumları, milletleri, ülkeleri, aralarında çekişme ve çatışma olan küçük birimlere parçalayıp böler ve nihai boyun eğme ya da yok olma süreçlerini başlatır. Toplumlardaki farklı alt kimlikler güçlerini birleştirip bir arada bu sinsi oyuna karşı koymak yerine, şişirilen kimliksel egoları yüzünden birbirlerine düşüp güçsüzleşir ve emperyalizmin tuzağına düşerler.

Soğuk Savaş'ın hemen sonrasında 90'larda Balkanlarda başlatılan parçalanma süreci, ardından ortaya çıkan küçük devletçikler... Devamında, 2000'lerin başından bu yana Ortadoğu'da alevlenen dini, etnik, mezhepsel ayrışma ve çatışmalar, adeta tarihten silinen ülkeler, toplumlar... Ruanda, Sudan gibi ülkelerde dökülen kanlar... Bugün Avrupa'da yükselen ırkçı ve ayrılıkçı akımlar, birçok Avrupa ülkesinde esen bağımsızlık ve özerklik rüzgarları... Hepsi, kimlik politikalarının kademeli böl-parçala-yok et tekniğinin canlı örnekleridir.

İspanya'da Katalonya ve Bask bölgesi, Birleşik Krallık'ta İskoçya, Belçika'da Flamanlar, İtalya'da Padanya bölgesi ve Güney Tirol, Fransa'da Korsika, Bretonya ve Alsace bölgeleri, Almanya'da Bavyera Avrupa üzerinde yürütülen kimlik politikalarının ana figürleridir.

Türkiye ve Ortadoğu'da ise aynı bölücü ve ayrıştırıcı görevi üstlenen belli başlı gruplar aktif durumda: Bunların arasında, gerçekte Kürtlük kavramı ile hiçbir bağı olmadığı halde Kürt kimliğini kullanmak isteyen ancak aynı zamanda Marksist kimliğiyle uluslararası desteği de yanına almaya çalışan PKK terör örgütü; Ortodoks İslam kimliğini kullanan DEAŞ, El Kaide gibi terör örgütleri; mezhep kavgalarını körüklemeye çalışan İngiliz Şiiliği ve İngiliz Sünniliği gibi MI6 güdümlü provokatif hareketleri sayabiliriz...

Özetle, bugün Ortadoğu ve İslam dünyasını saran ateşi aralıksız körükleyen, yarın da aynı bölücü ve ayrılıkçı ateşi tüm dünyaya yaymaya niyetli sömürgeci gücün en büyük ve etkin silahı tank, top, roketten ziyade kimlik politikalarıdır.

Diğer yandan, kimlik politikalarının uzun yıllar en büyük mağduru olan ülke ve halklardan bahsedince elbette ilk akla gelen Güney Afrika'dır. Öyle ki 1940-1990 yılları arasında ülkedeki siyahi vatandaşları kasıp kavuran ırkçı Apartheid zihniyetinin yaraları hala sarılmaktadır.

Bugüne kadar hiçbir kimlik politikasının insanlığa hiçbir dönemde mutluluk ve fayda getirdiği görülmemiştir. Tam tersine ayrılık, ihtilaf, çekişme, düşmanlık, kavga, nefret ve çatışmanın baş sorumlusu hep kimlik politikaları olmuştur. Bu politikalar insanları ahlaklarına, erdemlerine, hizmetlerine göre değil sosyolojik ve biyolojik kimliklerine göre değerlendirmiş, benimsemiş ya da yargılamıştır.

Artık bölücü, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı kimlik politikalarının yerini en üst, yani insan kimliğini esas alan birleştirici ve bütünleştirici politikaların alması gerektiği açıktır. Elbette ki insanoğlu doğası gereği siyasi, sosyal, ekonomik, bireysel, milli, kültürel, dini, etnik, biyolojik çok çeşitli kimliklere sahiptir. Amaç, insanları kimliklerinden soyutlamak değil, bu kimliklerin küresel sömürü düzeninin bir manipülasyon aracı haline gelmesine izin vermemektir.

Gelecekte hangi kimliğe sahip olursa olsun tüm insanların bir arada mutluluk, adalet, barış, güvenlik ve refah içinde yaşayacağı küresel bir medeniyeti tesis edebilmek ise en büyük tarihi başarı olacaktır. Savaşların, ayrılıkların, terörün, anarşizmin, nefretin çözümü ancak ve ancak bu bilinç ile sağlanabilir.

Adnan Oktar'ın Pravda.ru'da (Rusya) yayınlanan makalesi:

http://www.pravdareport.com/opinion/feedback/22-02-2018/140154-identity_politics-0/

2018-02-23 17:18:31

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."