Yargıçlar İstemedikleri Davaya Bakmaya Zorlanmamalıdır

Adil Yargı’nın en önemli unsuru olan YARGI TARAFSIZLIĞI’nın temel teminatlarından biri, yansızlığını kaybeden bir yargıcın o davaya bakmamasıdır.

Bütün çağdaş hukuk sistemlerinde yer alan bu müessese bizim sistemimizde de mevcuttur. Gerek ceza yargılamaları usülümüzde ve gerekse hukuk yargılamaları usülümüzde hakimlerin hangi durumlarda bir davaya bakamayacakları ayrıntılı olarak tarif edilmiştir.

Buna göre bir yargıç bir davaya bakmaktan kendisi çekinebilir (istinkaf). Veya o davanın taraflarınca buna davet edilebilir (hakimin reddi). Bunların her ikisi de mümkündür.

Yansızlığını kaybeden veya yansızlığını kaybettiği görüntüsü veren bir hakimin değiştirilmesi, adil yargı hakkının önemli bir sigortasıdır. Bu sigortaya zaman zaman başvurularak Yargı tarafsızlığı sağlanmakta ama daha önemlisi yargının tarafsız olduğu kamuoyuna gösterilmektedir.

Bununla birlikte bu müessesenin düzeltilmesi ve düzenlenmesi gereken kimi aksayan yanları da vardır ki bunların başında çekinme (istinkaf) kararlarının tasdik zarureti gelmektedir.

Bizim gerek ceza ve gerekse hukuk sistemlerimize göre, bir istinkaf veya bir reddi hakim istemi ortaya çıktığında, bu istemin bir diğer mahkeme tarafından tasdik edilmesi şarttır. Buna göre bir hakimin bir davadan çekinmesi (istifa da diyebiliriz) için kendisinin talebi yeterli olmamaktadır. Bir diğer mahkeme veya hakimin bunu onaylaması gerekmektedir.

Türkiye’deki uygulamalara baktığımızda hakimlerin çekinme kararlarının önemli bir kısmının üst mahkemeler tarafından tasdik edilmediğini görmekteyiz. Yani bir hakim kendisinin tarafsızlığını kaybettiğini fark ederek veya tarafsızlığından şüphe duyulduğunu görerek veyahut da başka bir nedenle bir davadan çekindiğinde, tasdik mercileri kimi zaman bu çekinme kararlarını onaylamamaktadırlar.

Böylece ilgili hakimler “biz bu davaya bakarsak adalet zedelenir” dedikleri davalara bakmaya mecbur edilmektedirler.

Bu çok hatalı bir uygulamadır. Çünkü bir hakimin kendi iç dünyasını kimse o hakimden daha iyi bilemez. Bir yargıç “ben bu davaya bakmamalıyım” demişse artık o yargıcı buna zorlamak doğru olmaz. O yargıcın duygularından, düşüncelerinden, zaaflarından, öfkelerinden habersiz olan bir başka hakimin veya mahkemenin o yargıç hakkında karar vermesi, hele ki bakmak istemediği bir davaya zorlaması yanlış olur. Yargıçların itibarlarını koruyalım derken adil yargı hakkına zarar verilmiş olur.

Bu sorunun somut bir örneği Bilim Araştırma Vakfı Davası’nda yaşanmıştır. Davanın mahkumiyetle bitmesi için bazı çevrelerden gelen baskılar ve bu baskılara karşı tarafımızca başlatılan adli işlemler nedeniyle tarafsızlığını koruyamayacağını anlayan mahkeme heyeti (İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi) 4.4.2008 tarihli duruşmada davadan oybirliğiyle çekinmek istemiştir.

Mahkemenin her üç yargıcı da çekinme dilekçelerinde, davaya devam etmeleri halinde kendilerinden tarafsız bir karar çıkmayacağını ve bu kararın tarafsızlığına da kimsenin inanmayacağını açıkça ifade etmişlerdir.

Buna rağmen, tasdik mercii olan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi (Cumhuriyet Savcısının istemine karşı) oyçokluğuyla bu çekinme kararını reddetmiştir. Bu red kararı neticesinde İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti kendileri tarafından bakılmasının uygun olmayacağını düşündükleri bir davaya bakmak zorunda kalmışlardır.

Sonrasında ise, Adalet ağır yara almıştır. Sekiz senelik yargılama birkaç güne sıkıştırılmaya çalışılmış, sanıklara savunma yaptırılmamış, savunma kanıtlarının hiçbiri toplanmamış, savunma tanıklarının hiçbiri dinlenmemiş, sanıklar avukatsız bırakılmışlar, savunma kısıtlanmış ve neticede ortaya hiç kimsenin inanmadığı bir karar çıkmıştır. İstifa eden yargıçların itibarlarını koruyalım derken adil yargı hakkına zarar verilmiştir.

Karara saygılıyız ama eğer bu davadaki karar kendisinin tarafsızlığında kuşkusu bulunmayan hakimler tarafından verilmiş olsa daha iyi olmaz mıydı?
Elbette daha iyi olurdu.

O nedenle, hatalı bir uygulamaya yol açan CMK.nun 30/2. maddesindeki “Hâkim, tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebepler ileri sürerek çekindiğinde, merci çekinmenin uygun olup olmadığına karar verir” şeklindeki kuralın değiştirilerek, “onay zorunluluğu”nun kaldırılması, akla, mantığa, hukuka ve hakkaniyete daha uygun olacaktır. Bu şekilde, bir yargıç bir davaya bakmasının uygun olmayacağını düşündüğünde kimse onu buna zorlayamayacaktır.

Devletimizin yetkili makamlarının bu yönde düzenleme yapmaları dileğiyle kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunarız.


Sedat  Altan
(Bilim Araştırma Vakfı Başkanı)

2008-08-07 00:58:13

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."