< <
7 / total: 9

Komünizme Açılan Kapı Darwinizm

Önceki bölümlerde Darwinizm'in Türk düşmanlığının en önemli fikri dayanağı olduğunu, Türk Milleti'nin bekasına kasteden odakların sözde "bilimsel" desteklerini Darwinizm'den aldıklarını inceledik.

Darwinizm'in, Türk Milleti'nin bekasına yönelik olarak oluşturduğu bir başka tehdit ise, Türk Milleti'nin birliğine kasteden birtakım ideolojik akımları beslemesidir. Bunların başında komünizm gelir.

Komünizm, 1960'lardan bu yana Türkiye'de başta bir kısım gençler ve aydınlar olmak üzere geniş bir kitleyi etkilemiş bir ideolojidir. Bu ideolojiye kapılanlar, yıllarca Yüce Türk Devleti'ne karşı silaha sarılmışlar, ülkeyi kana boğan terör eylemleri gerçekleştirmişlerdir. Kendi milli kimliklerini unutmuşlar, tarihe damgasını vuran Türk kahramanlarının değil, Marx'ın, Lenin'in, Mao'nun hayranları haline gelmişler, onların posterleri ile yürümüşlerdir. Şanlı türk bayrağına değil, Komünist Rusya'nın ya da Kızıl Çin'in bayraklarına saygı duymuşlardır. İstiklal Marşı ile değil, Komünist Enternasyonal'in marşı ile coşkuya kapılmışlardır. Son 15 yıldır ise bu ideoloji bu kez bölücülüğün ideolojik temeli haline gelmiş, ülkemizin Güneydoğu'sunu hedef alan bölücü terörün dayanağı olmuştur.

Kısacası Türk Milleti'nin düşmanı olan fikri akımlar sayıldığında bunların başında komünizm gelmektedir.

Komünizmin yegane "bilimsel" dayanağı ise Darwinizm'dir.

Marksizm ve Darwinizm

Marksizm'in kurucusu Karl Marx, tarihin gelişimini ekonomiye dayandırıyordu. Onun yanılgılarına göre toplum, tarih içinde çeşitli evrelerden geçiyordu ve ekonomi, diğer herşeyin belirleyicisiydi. Marx, ayrıca toplumların bir gelişim süreci içinde birbirlerini izlediklerini düşünüyordu. Köleci toplum feodal topluma, feodal toplum kapitalist topluma dönüşmüştü, sonunda bir devrim sayesinde sosyalist toplum kurulacak ve tarihin en ileri evresine varılacaktı. Yani toplumların tarihi gelişimini kendince evrimci bir yaklaşımla açıklıyordu. Diğer bir deyişle Karl Marx, Darwin'in Türlerin Kökeni adlı eseriyle karşılaşmadan önce de evrimci mantığı benimsemişti. Ancak Marx ve büyük yoldaşı Engels, bir şeyi açıklamakta zorlanıyorlardı: Canlıların nasıl var olduğu sorusunu... Bu konuyu kendilerince açıklayamadıkça, dini reddetmeleri mümkün değildi. İdeolojileri ise dini reddetme temeli üzerine oturtulmuştu. Eğer bu sözde açıklamayı getirmeyi başaramazlarsa, tüm tarihi maddeye dayandırmaları mümkün olamazdı.

Bir ateist olan ve evrendeki her türlü olayı, ekonomiyi, tarihi diyalektik bakış açısıyla açıklamaya çalışan Marx'ın imdadına çağdaşı Darwin'in evrim teorisi yetişmiştir. Evrim teorisi, hiçbir bilimsel dayanağı olmamasına rağmen güçlü olanın ayakta kalabilmesi için doğada sürekli bir mücadelenin olduğunu iddia ediyordu. İşte bu düşünce, Marx'ın sınıflararası mücadeleyi ve buna bağlı olarak tarihte meydana gelen değişimi, sözde bilimsel bir zemine oturtmasına olanak sağladı.

Bu nedenle Marx, Türlerin Kökeni (Origin of Species'i) isimli kitabı eline alır almaz kendi fikirlerine zemin oluşturduğunu gördü. Marx'ın Darwin'in fikirlerini ne derece benimsediği 16 Ocak 1861'de Ferdinand Lassalle'a yazdığı mektupta açıkça ortaya çıkmaktadır:

Darwin'in kitabı (Türlerin Kökeni) çok önemli ve tarihteki sınıf savaşımını doğa bilimi açısından desteklediği için bana çok uygun düşüyor... 98

Marx, Darwin'e olan sempatisini, en büyük eseri sayılan Das Kapital'i Darwin'e ithaf ederek de göstermişti. Kitabın Almanca baskısına el yazısıyla şöyle yazmıştı: "Charles DarwIn'e, ateşlİ bİr hayranı olan Karl Marx'tan."

Sahip olduğu evrimci bakış açısı sebebiyle gerçekten de Darwin'in fikirleri Marx'a çok uygundu. Ayrıca ideolojisinin açmazlarını da bu teoriyle yamayabilirdi. Bu nedenle hiç vakit kaybetmeden Darwin'in teorisini programına aldı. Böylece Darwin ve Marx'ın öğretileri, biri organik dünyada, diğeri ise insan toplulukları üzerinde evrim teorisini sözde pozitif bir bilim haline getirdi.

Darwinizm tam istenilen zamanda gelmişti; teori ortaya çıkar çıkmaz sosyalistler Darwinizm'le kendi teorilerinin doğrulandığını ve tamamlandığını zannettiler. Organik dünyada bile sürekli gelişim (evrim) olduğu fikri onlara göre, Marx'ın sosyal gelişmeyle ilgili teorisinin desteklenmesi anlamına geliyordu. Marx "Bizim teorimiz evrimin teorisidir; ezberlenecek ve mekanik olarak yinelenecek bir dogma değildir."99 derken, Darwinizm'le olan sıkı bağlarını bir kez daha vurguluyordu. Yine Engels'e yazdığı 19 Aralık 1860 tarihli mektubunda, Darwin'in kitabı için "Bizim görüşlerimizin tabii tarih temelini içeren kitap budur işte" diyordu. Engels de Darwinizm'in kendi ideolojileri için ne derece önemli olduğunu kavramış ve Marx'a şöyle yazmıştı: "Şu anda okumakta olduğum Darwin'in çalışması muhteşem." 100

Marx, ayrıca Darwin'e olan sempatisini en büyük eseri "Das Kapital"i Darwin'e ithaf ederek de göstermişti. Kitabın Almanca baskısına el yazısıyla şöyle yazmıştı: "Charles Darwin'e, ateşli bir hayranı olan Karl Marx'tan." Darwin gibi Marx da gelişimin yasasını keşfettiğini düşünmüştü. Darwinistler'in –bilimsel tek bir bulguya dahi sahip olmadıkları halde- canlı hayatın gelişimini kademeli olarak değerlendirmeleri gibi, Marx da tarihi aşamalı olarak değerlendirmişti. Hem Marx hem de Darwin "gelişim" teziyle ortaya çıkmışlardı. Bu nedenle savundukları görüşler benzerlik gösteriyordu. Engels Darwin'i, onu Marx'la eş tutacak biçimde övüyor ve "Darwin nasıl organik doğadaki evrim yasasını keşfettiyse, Marx da insanoğlunun tarihindeki evrim yasasını keşfetti" diyor, ama ciddi bir şekilde yanılıyordu. Nitekim Darwin'in ardından özellikle 20. yüzyılın ilk yarısında ardı ardına elde edilen sayısız bilimsel bulgu, Darwin'in teorisinin hiçbir bilimsel değeri olmadığını ispatlıyordu. Amerikalı botanik profesörü Conway Zirckle, komünizmin kurucularının Darwinizm'i neden kararlılıkla benimsediklerini ise şöyle anlatır:

Marx ve Engels, evrim teorisini, Darwin'in Türlerin Kökeni adlı kitabı yayınlanır yayınlanmaz benimsediler... Evrim, komünizmin kurucuları için, insanlığın doğaüstü bir gücün müdahalesi olmadan nasıl ortaya çıkmış olabileceği sorusuna getirilen cevaptı ve dolayısıyla savundukları materyalist felsefenin temellerini desteklemek için kullanılabilirdi. Dahası, Darwin'in evrimi yorumlama biçimi—yani evrimin bir doğal seleksiyon süreci içinde geliştiği teorisi—onlara o zamana dek hakim olan teolojik düşüncelere karşı koyma fırsatı veriyordu. Doğal seleksiyon teorisi sayesinde, bilim adamları organik dünyayı materyalist bir terminoloji ile yorumlama şansı elde etmiş oluyorlardı.101

Tom Bethell ise, Marx'la Darwin arasındaki bağlantının asıl sebeplerini şöyle açıklar:

Marx Darwin'in kitabına ekonomik sebepler dolayısıyla hayran kalmamıştır. Marx'ın Darwin'in kitabına hayranlığının en önemli nedeni Darwin'in evreninin tamamen materyalist olmasıdır. Bu önemli noktada Darwin ve Marx gerçek birer yoldaştılar. 102

Bu, gerçekten çok önemli bir tespittir. Çünkü Marx ile Darwin'in en önemli ortak noktaları teorilerinin dinsizlik temeli üzerine oturmasıdır. Materyalist Engels, Darwin'e bu noktada olan hayranlığını şöyle ifade etmişti: "Tabiat metafizik olarak değil, diyalektik olarak işlemektedir. Bununla ilgili olarak herkesten önce Charles Darwin'in adı anılmalıdır."103

Friedrich Engels

Elbette bu, Engels'in büyük bir yanılgısıydı. Çünkü bilimin de sayısız bulguyla ortaya koyduğu gibi evrenin ve canlılığın kökeni Yaratılış'tır ve canlı ve cansız tüm varlıklar Yüce Allah'ın takdir ettiği kader içerisinde varlıklarını devam ettirirler. Engels bir başka eserinde Darwin'le ilgili görüşlerini şu sözlerle dile getiriyordu: "... Darwin, bütün organik varlıkların, bitkilerin, hayvanların ve insanın kendisinin, milyonlarca yıldır olagelen bir evrim sürecinin ürünleri olduğunu kanıtlayarak metafizik doğa görüşüne en ağır darbeyi indirdi."104 Bu sözleri Engels'in ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduğunu bir kez daha ispatlamaktaydı. Zira, Engels diğer tüm evrimciler gibi, bilimsel olarak hiçbir dayanağı olmayan birtakım varsayımın gerçek olduğu yalanına kanmıştı. Bundan başka Maymundan İnsana Geçişte Emeğin Rolü adlı eserini yayınlayarak Darwin'in teorisini hemen benimsediğini göstermişti. Engels bunlara ek olarak, doğabilimin ilerlemesindeki üç önemli destekten biri olarak Darwinizm'i gösteriyor ve şöyle diyordu:

"1859'da Charles Darwin, temel yapıtı Türlerin Kökeni'ni yayınlamıştır. Bu yapıt, bir yüzyıldan fazla süren evrim fikrinin gelişimini tamamlamış ve modern biyolojinin temellerini kurmuştur. Bu buluşların felsefi önemi, doğal gelişmenin diyalektik niteliğini özellikle özlü bir biçimde ortaya koymuş olmalarındadır."105

Bu ifadelerinden de anlaşıldığı gibi Engels, Darwin'in evrim kuramının kendi ateist dünya görüşüne bilimsel bir destek oluşturduğunu zannederek sevinmişti. Ancak böyle bir sevince kapılmakta biraz aceleci davranmış, yaşadığı dönemin ilkel bilim anlayışı onu önemli bir yanılgıya düşürmüştü. Nitekim 20. yüzyıla girildiğinde gelişen bilim sayesinde, Darwin'in iddialarının geçersizliği anlaşılacak, evrim teorisinin öne sürdüğü fikirlerin yalnızca bir "hayal gücünün ürünleri" olduğu ortaya çıkacaktı. (Bkz. Evrim Aldatmacası, Harun Yahya)

Marx ve Engels'in yanı sıra diğer komünist liderler de evrimciydiler. "Lenin, Trotsky ve Stalin, tümü ateist evrimcilerdi."106 Rus Komünist Devrimi'nin Lenin ile birlikte iki büyük mimarından biri olan Leon Trotsky ise "Darwin'in buluşu tüm organik madde alanında diyalektiğin (diyalektik materyalizmin) en büyük zaferi oldu" yorumunu yapmıştı.107 Benzer şekilde, Çin komünizminin kurucusu Mao Tse Tung da "Çin sosyalizminin temelini, Darwin'e ve evrim teorisine dayandırdığını" açıkça belirtmiştir.108

Neticede, komünistlerin yaptığı, biyolojik evrimi, tarihe ve topluma uygulamak oldu. Toplum içindeki değişimleri, sıçramaları, yıkımları ve devrimleri evrimin tabi bir seyri olarak değerlendirdiler. Bu nedenle de Charles Darwin, gerek komünizmin kurucuları için, gerekse onların izinden yürüyenler için çok önemli ve değerli biriydi.

Marksizm-Darwinizm bağlantısı bugün herkesçe kabul edilen, çok açık bir gerçektir. Karl Marx'ın biyografisini anlatan kitaplarda dahi bu bağlantıya yer verilmektedir. Örneğin Öncü Yayınevi tarafından yayınlanan bir biyografide bu bağlantı şöyle tarif edilir:

Darwinizm, Marksist felsefeyi destekleyen, gerçekliğini kanıtlayan ve geliştiren bir dizi gerçeği takdim etti. Darwinist evrimci fikirlerin yayılması, toplumda bir bütün olarak Marksist düşüncelerin emekçi halk tarafından kavranılması için elverişli zemin yarattı… Marx, Engels ve Lenin, Darwin'in düşüncelerine büyük değer verdiler ve bunların taşıdığı büyük bilimsel öneme işaret ettiler, böylelikle bu düşüncelerin yaygınlaşmasına hız kazandırdılar.109

Daha önce de belirtildiği gibi, komünizmin kurucuları tarafından bu denli yüceltilen evrim teorisi, doğal olarak onların takipçileri tarafından da hararetle benimsendi. Dünyanın her neresinde olursa olsun, her türlü komünist rejim ya da hareket, Darwinizm'i sonuna dek savundu, onu kendi entelektüel çatısının temel taşlarından biri olarak kabul etti. Komünizm ile birlikte "ırk" mücadelesi, "sınıf" mücadelesine dönüştürülmüştü.

Bu Darwinist komünist liderlerin en ünlülerinden biri ve kuşkusuz en kanlılarından birisi Joseph Stalin' di. Stalin, Çarlık dönemindeki çocukluk yıllarında Hıristiyan eğitimi veren bir okula gitmişti. Ve okulda geçirdiği yılların büyük bölümünde de inançlı bir Hıristiyandı. Ancak bir gün bir kitap okudu ve hayatı değişti. Kitap, Origin of Species (Charles Darwin'in Türlerin Kökeni isimli kitabı) idi. Ateizmi benimsedikten sonra da kısa bir süre içinde Komünist Parti saflarına katıldı. 60 milyon insanın hayatına malolduğu tahmin edilen yönetimi boyunca da, evrim propagandasına büyük bir önem verdi. Otobiyografisinde şöyle yazıyordu:

Okullardaki öğrencilerimizin zihnini altı günde yaratılış efsanesinden temizlemek için onlara üç şeyi özellikle öğretmeliyiz: Dünyanın yaşını, jeolojik orijinini ve Darwin'in öğretilerini.110

Görüldüğü gibi Marksist önderler Darwinizm'e sahip çıkıyor ve savundukları komünist ideoloji için bunun ne denli önemli olduğunu fark edebiliyorlar, bu nedenle de ilk iş olarak Darwinizm'i eğitim programlarına koyduruyorlardı. Bu konuda John N.Moore ise şöyle söylemektedir:

S.S.C.B.'nin liderlerinin düşüncelerinin kökleri çok derin evrimci bir bakış açısına dayanmaktadır.111

Robert M. Young ise The Darwin Debate, Marxism Today adlı eserinde şöyle yazar:

Evrim teorisinin görüşleri, Marksizm'le tamamen uyumludur. İnsanoğlunun kökenleri ve aklın tamamen doğa güçlerine dayalı açıklaması, diğer seküleristler gibi Marksistlere de hoş görünmüştür.112

Tüm bunların sonucunda görmekteyiz ki, Marksizm ve Darwinizm iki bağımsız teori değildir. Aslında gerçekte her iki teorinin altında da aynı prensip yatmaktadır. İkisi bir bütünü oluşturur. Darwin'in prensipleri, insanların arasında Marx'ın prensipleri doğrultusunda yaşanır. Buna dayanarak şunu söylemek mümkündür: Her türlü sol hareketin felsefi temelinde evrim teorisinin vazgeçilmez bir yeri vardır. Ve dolayısıyla her türlü sol hareket ve her türlü sol rejim, kendisine felsefi dayanak ve meşruiyet sağlamak için, evrimi benimsemeye ve bunu topluma benimsetmeye mecburdur.

Görüldüğü gibi, insanlığa zarar veren, onları bozgunculuk ve savaşlara iten, pek çok ideolojinin ardında Darwinizm vardır. Birbirinden tümüyle farklı görünen, hatta birbirinin zıttı bilinen ideolojiler bile tek bir noktada, Darwinizm temelinde birleşmektedir. Örneğin günümüz dünyasının büyük bir bölümü Hitler ve Stalin'i zıt kutuplara mensup zanneder. Bu, bir bakıma doğrudur, ancak diğer yandan birleştikleri önemli bir çizgi vardır. Her ikisi de zulmü sanat haline getirmiş ve milyonlarca insanı katletmişlerdir. Bunu yaparken her ikisi de Darwinizm'i önemli bir araç olarak kullanmışlardır. Paul G. Humber "Hitler's Evolution Versus Christian Resistance" adlı makalesinde Stalin ve Hitler arasındaki bu ortak noktaya işaret ederek şunları söyler:

Stalin kasıtlı olarak Darwin'i seçmiştir. Hitler ise güçlü olanın hayatta kalmasını dünyaya zorla kabul ettirmeye çalışmıştır.113

Faşist Almanya ile Komünist Rusya arasında felsefi açıdan çok büyük bir benzerlik vardır. Her iki totaliter rejim de Darwinizm'den destek bulmuştur. Evrim teorisini eleştiren dünyaca ünlü isimlerden biri olan Dr. Henry Morris, bu konuya şöyle değinir:

Evrimciliğin en acı meyveleri arasında; Karl Marx'ın (onu izleyen Engels, Lenin, Stalin, Mao..) ve Adolf Hitler'in (Nietzsche ve Haeckel'in fikirlerine dayanıyordu) öncülüğünü yaptığı, kelimelerle anlatılamayacak kadar zalim sistemler vardır. Hem Marx hem de Hitler'in kendi atalarıyla, arkadaşlarıyla ve varisleriyle birlikte kuramcı evrimci olmaları çok anlamlıdır. Kendi topluluklarını evrimci önermeler üzerine kurmaya çalışmışlardır. Evrimcilik -özellikle de Darwincilik şeklinde- bu iki beladan çok fazla sorumludur.114

Komünizm ve Terör

Anarşi ve terör Marksizm'in ve Leninizm'in değişmez bir yöntemidir. Sovyet Rusya'nın kuruluş aşamalarında Lenin'in milyonlarca insanı öldürttüğü, yakın geçmişte Mao'nun Kızıl Çin'de muhaliflerini "100 Çiçek Açsın" kampanyası ile kıyıma tabi tuttuğu, Stalin'in yaptığı katliamlarla tarihe geçtiği, Kamboçya'nın Marksist lideri Pol Pot'un 9 milyonluk ülkenin üç milyonunu katlederek Hitler'in ününü bile geride bıraktığı tarihin bilinen gerçekleridir. Amerikalı siyaset bilimci Samuel Francis, bu konuda şu yorumu yapar:

Marx ve Engels, devrimin her zaman kuvvet zoruyla olacağını savunurlar. Devrimcilerin, hakim güce karşı şiddet kullanmak zorunda oldukları konusunda ısrarlıdırlar ve her zaman terörizme verdikleri desteği açıkça belirtmişlerdir.115

Terörün sistemli olarak kullanılması yönünde Lenin'in son derece açık ifadeleri vardır:

Propagandacılar her grubu basit bomba formülleriyle donatmalılar. Onlara işin mahiyeti hakkında açıklamalar yapmalı ve gerisini onlara bırakmalılar. Gruplar, derhal askeri eğitimlerine, operasyonlara katılarak başlamalılar. Bazıları bir casusun öldürülme işini veya bir polis karakolu basma görevini üstlenmeli. Bir kısmı ise banka soymalı.116

Biz politik öldürülmelere kesinlikle karşı değiliz... Sadece geniş halk kitleleriyle doğrudan bağlantılı olan bireysel terörist hareketler değer taşırlar.117

Bazı kimseler bizi zalimliğimiz sebebiyle ayıpladıkları zaman, bu kişilerin en basit Marksist prensipleri dahi nasıl unutabildiklerine hayret etmekteyiz.118

Rusya'daki Ekim devriminin Lenin'le birlikte en önemli lideri olan Trotsky ise tüm bu anlatılanları pekiştiren bir ifadesinde şöyle demiştir:

Fakat ihtilal, ihtilalci sınıftan emrindeki bütün yöntemlerle gayesine varmasını talep eder, -eğer gerekirse silahlı bir ayaklanma ile- eğer mecbur olursa terörizmle.119

Karl Marx ise başka bir ifadesinde şunları söylemiştir: "Ayaklanma savaş kadar bir savaştır." Marx silahlı ayaklanmayla ilgili bütün devrimlerin derslerini 'devrimci' siyasetin bugüne dek bilinen en büyük ustası olan Danton'un şu sözleriyle özetlemiştir: "Saldır, saldır, gene saldır."120

Anarşizm

Terör, Marksistler kadar, aşırı solun bir başka versiyonunu temsil eden anarşistler tarafından da savunulur. Anarşizm her türlü otorite, iktidar ve öncelikle devlete karşı çıkan bir siyasi felsefedir. Birey için hiçbir zorunluluk, yükümlülük, kural kabul etmez. Dini, ahlaki, hukuki tüm yasaları reddeder. Marksizm'le aynı felsefi temele dayanan, sadece bazı yöntemlerde ayrılan bu ideoloji, tüm diğer Darwinist temelli fikirler gibi teröre sempatiyle bakmaktadır. Anarşist teorisyenlerin yazılarında terörün gerekliliğini savunan sayısız ifade vardır. Örneğin anarşizmin kurucusu olarak kabul edilen Bakunin, 1869'da yayınlanan İhtilal Prensipleri adlı yapıtında şöyle demiştir:

Biz tahripten başka eylem tanımıyoruz. Bununla beraber bu eylemin kendini göstereceği şekillerin zehir, bıçak, ip v.s. gibi son derece çeşitli olacağını kabul ediyoruz… Ağlama ve figan takip edecek, 'toplum' korku ve vicdan azabı içinde olacaktır. Mamafih ihtilalciler mahvolmuşların ağlamalarına karşı kayıtsızlık gösterecekler ve hiçbir tavize girmeyeceklerdir. İhtilalcilerin metodu terörist sayılabilir, fakat bu onları vazgeçirmemelidir. Onların nihai gayesi ihtilali gerçekleştirmektir. Kötüyü yok etme sebebi kutsaldır; Rus toprağı kılıç ve ateşle temizlenecektir.

Bölücü Terörün Fikri Zemini

Bu noktaya kadar, komünizmin -ve onun bir versiyonu sayılabilecek olan anarşizmin- Darwin'in evrim teorisi ile olan ilişkisini ele aldık. Ayrıca bu ideolojilerin terörü ve şiddeti nasıl benimsediğini, bunları adeta meşru bir yöntem olarak kabul ettiğini belirttik. İlginç olan bu iki özelliğin, yani Darwinist düşüncenin ve terör yanlısı tavrın, birbiriyle ilişkili olmasıdır.

Gerçekten de Darwinizm, terörü meşru bir yöntem olarak gören ve savunan sapkın ideolojilere fikri bir zemin sağlar. Çünkü Darwinizm, şiddetin, çatışmanın, kanlı mücadelelerin doğa kanunlarına uygun bir "gelişme" yöntemi olduğu yalanını savunmaktadır. Darwin, doğada kanlı bir yaşam mücadelesi olduğunu savunmuş, aynısının toplum içinde uygulanmasının da insanın evriminde ilerleme sağlayacağını öne sürmüştür. Yani bir toplumda kan dökülmesi, farklı gruplar arasında çatışmalar yaşanması, "devrimciler"le "tutucular"ın savaşmaları, Darwinizm'e göre iyi ve doğru bir şeydir.

Komünistler ve anarşistler ise, teröre olan bağlılıklarını Darwinizm'in bu felsefesi ile desteklemektedirler.

Bu konu ile ilgili çok yakınımızdan bir örnek verebiliriz: Bugün dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de komünist örgütlerin gerek propagandalarının ve gerekse örgüt içi eğitimlerinin önemli bir parçasını Darwinist eğitim programları teşkil etmektedir. Nitekim, ülkemizin doğusunda faaliyet gösteren bölücü örgüt, kamplarda, militanlarına aylarca Darwinizm eğitimi vermektedir.

Bu eğitimde, ellişer kişilik militan gruplarına büyük panolar üzerinde, evrendeki her olayın "tez-antitez-sentez" şeklinde ve "diyalektik" olarak adlandırılan sözde formüle göre geliştiği, bunların doğanın diyalektiği, canlıların diyalektiği, tarihin diyalektiği olarak üçe ayrıldığı anlatılmaktadır. Doğanın diyalektiği olarak doğadaki herşeyin evrimleştiği, canlıların diyalektiği olarak bütün canlıların birbirlerinden türediği, insanın maymundan geldiği ve tarihin diyalektiği olarak da toplumların komünist toplum düzenine doğru geliştiği ve bu süreç sonunda Komünist Kürt Devrimi'nin gerçekleştireceği safsataları militanlara aşılanmaktadır. Bundan sonraki safhada militanlara gerilla eğitimi verilmektedir.

Söz konusu gençler aldıkları Darwinist-materyalist eğitim sonucunda, toplum için son derece tehlikeli bireyler haline gelmektedirler. Bu eğitim neticesinde, Allah'ı, dinini, devletini, milli ve manevi değerlerini reddeden, insanları, kolaylıkla öldürülebilecek, vahşice katledilebilecek birer hayvan gibi gören insanlar ortaya çıkmaktadır.

Unutulmamalıdır ki, manevi değerleri reddeden, Allah'a ve ölümden sonra bir hesap günü olduğuna inanmayan kişiler, her türlü ahlaksızlığı ve zalimliği kolaylıkla yapabilirler. İşte bu yüzden yukarıda kendi ifadelerini verdiğimiz Marksist önderler ve onların izlerini takip eden kişiler, bebekleri, çocukları, gençleri, kadınları, yaşlıları, masum insanları rahatlıkla öldürebilmektedirler. Çünkü bu insanlar, felsefelerinin temelini dayandırdıkları Darwinist görüşler doğrultusunda, karşılarındaki insanların aslında birer hayvan olduklarını, onları herhangi bir böceği nasıl öldürüyorlarsa aynı kolaylıkla öldürebileceklerini düşünmektedirler.

Sonuç olarak, dünyadaki katliamların, hunharca işlenen cinayetlerin, insanlara uygulanan zulmün, terörün, bölücülüğün, din ve devlet düşmanlığının arkasında Darwinizm ve materyalizm eğitimi almış anarşistler bulunmaktadır. İşte bu yüzden Darwinizm'in gerçek yüzünün ortaya çıkarılması, genç beyinler bu safsatalarla yıkanmadan gerekli önlemlerin alınması, Türk Milleti'nin bekası açısından büyük önem taşıyan zaruri bir tedbirdir.

Dünyadaki Zulmün Kaynağı Darwın’in Evrim Teorisidir

“DARWINİZM TERÖRÜ ZEMİNDE GELİŞTİREN BİR SİSTEMDİR, TERÖR GELİŞME ZEMİNİNİ DARWINİZM’İN ORTAMINDA BULUR. YANİ BİR BATAKLIKTA NASIL BİR SİVRİSİNEK ÜRERSE, DARWINİZM’İN BATAKLIĞINDA DA TERÖR ÜRÜYOR.” (Sayın Adnan Oktar'ın Amerikan Halk Radyosu Röportajı, İstanbul, 11 Ekim 2008)

ADNAN OKTAR: Darwinizmin, materyalizmin yıkılışı dünyada artık terörün ve anarşinin, kavgaların, savaşların bitişi de anlamına geliyor. Çünkü bütün dünyada çıkan, şu ana kadar oluşan terör, anarşi ve savaşların arkasında, anlaşmazlıkların arkasında Darwinizm vardır. Bunu, benim Yaratılış Atlası isimli kitabımı okuyanlar görürler. Artık dünya kardeşliğinin, dünyanın birlik ve beraber olmasının önünde hiçbir engel kalmadı. Artık Hz. İsa (as)’ın inişini bekliyoruz. Bu Altınçağı, güzel çağı bekliyoruz. Hz. Mehdi (as)’ın zuhurunu bekliyoruz. Avrupa, Amerika, Rusya bütün dünya kardeş olacak. Çok muhteşem, güzel bir medeniyet oluşacak. Bu Altınçağ’da dünyada mutluluk içinde yaşayacağız. İnşaAllah, Allah’ın dilemesiyle.

Türkiye’de inançlı insanların sayısı çok yükseldi. Şu an Darwinizm'e inanmayanların sayısı %95. %95 insanlar Allah’a inanıyorlar Türkiye’de. Bu çok mükemmel bir şey, Avrupa’da da bu oran yaklaşık bu derecelere geldi. Bu orana geldi Allah’a inananların sayısı, yani %75-85 arasında değişiyor. Amerika’da da bu oran çok yüksek, bu büyük bir başarı, Allah’ın meydana getirdiği bir başarı. Dünyanın artık materyalist, karanlık çağdan çıkacağını, aydınlık çağa gireceğini açık açık görüyoruz. Bu çok mutluluk verici bir şey, artık karanlık çağ bitti. (Sayın Adnan Oktar’ın The Student Operated Press ile gerçekleştirdiği Telefon Konferansı, 23 Mart 2009)

ADNAN OKTAR: Darwinistler Lenin’in, Stalin’in fikirlerini, Hitler’in hatta Mussolini’nin fikirlerini halen uygulamaya devam ediyorlar. Stalin de, Lenin de, Mussolini de, Hitler de Darwinistlerdi ve düşüncelerini, felsefelerini Darwinizm’den aldıklarını açıkça beyan ediyorlardı. Ve sürekli çelişki olduğunu kainatta, ancak çatışmalarla insanların gelişebileceğini, savaşların dünyada şart olduğunu, anarşi ve terörün şart olduğunu savunuyorlardı kitaplarında ve eserlerinde. Bunu bazı bilgisiz Müslümanlara da aynı şekilde enjekte ettiler. Onlara da çatışmanın, anarşinin ve terörün şart olduğunu öğrettiler. Onları Amerika’da, İngiltere’de, Avrupa ülkelerinde eğittiler ve terörist, anarşist ruh verdiler. Halbuki İslam sevgi, kardeşlik, barış, akıl ve bilimle yayılır. (Sayın Adnan Oktar'ın ABN Radio Röportajı, 15 Kasım 2009)

 

Dipnotlar

98. Karl Marx-Friedrich Engels, Seçme Yazışmalar 1, 1844-1869, 1.b., Sol Yayınları, Kasım 1995

99. Karl Marx-Friedrich Engels, Seçme Yazışmalar 2, 1870 - 1895, 1.b., Sol Yayınları, Ekim 1996, Ankara, Çev. Yurdakul Fincancı

100. ConwayZirkle, Evolution, Marxian Bıology and the Social Scene, University of Pennsylvanıa Press, 1959, s. 527

101. Conway Zirkle, Evolution, Marxian Biology and the Social Scene, Philadelphia: The University of Pennsylvania Press, 1959, ss. 85-86

102. Tom Bethell, "Burning Darwin to Save Marx", Harper's Magazine, December 1978, ss. 31-38, 91-92

103. Friedrich Engels, Ütopik Sosyalizm-Bilimsel Sosyalizm, Sol Yayınları, 1990, s. 85

104. Marks-Engels, Seçme Yapıtlar 3, Sol Yayınları, s. 156

105. Friedrich Engels, Doğanın Diyalektiği, Sol Yayınları, 1996, s. 8

106. Henry Morris, The Long War Against God: The History and Impact of the Creation, Evolution, Conflict, 8.b., Michigan: Baker Book House, Mart 1996, s. 85

107. Alan Woods-Ted Grant, "Marxism and Darwinism", Reason in Revolt: Markxism and Modern Science, London:1993

108. K. Mehnert, Kampf um Mao's Erbe., Deutsche Verlags-Anstalt, 1977

109. Karl Marx Biyografi, Öncü Yayınevi, s. 368

110. Kent Hovind, The False Religion of Evolution, http://www.hsv.tis.net/….ke4vol/evolve/ndxng.html (bu kitap sadece internette yayınlanmıştır)

111. John N.Moore, The Impact of Evolution on the Socıal Sciences, Impact No. 52, www.icr.org/pubs/imp/imp-52.htm

112. "The Darwin Debate, Marxism Today", Theoretical and Discussion Journal of the Communist Party, London, Vol. 26, April 1982, ss. 20-22

113. Paul G.Humber, "Hitler's Evolution Versus Christian Resistance", Vital Articles on Science/Creation, www.icr.org/pubs/imp/imp-181.htm

114. Henry Morris, The Long War Against God: The History and Impact of the Creation, Evolution, Conflict, 8.b. Michigan: Baker Book House, Mart 1996, s. 419

115. Samuel T. Francis, Sovyet Strategy of Terror, s. 54

116. V. İ. Lenin, Collected Works, Moscow, Cilt 9 s. 346

117. V. İ. Lenin, Collected Works, Moscow, cilt 35, s. 238

118. Pravda Gazetesi, 26 Ekim 1918

119. Ann Arbor, Leon Troçki, Terörizm ve Komünizm, University of Michigan, 1963, s. 58

120. V.I. Lenin, Marks-Engels–Marksizm, Ankara: Sol Yayınları, Çev: Vahap Erdoğdu, 1976, s. 428

7 / total 9
Harun Yahya'nın Darwin'in Türk Düşmanlığı kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ’YE BİR KEZ DAHA DOSTLUK VE SEVGİ...
MÜŞTEKİ İFADELERİ HAKKINDA BASINDA YER ALAN GERÇEK DIŞI HABERLER
SEVGİDEN VAZGEÇMEK ZULÜM OLUR, TEK İSTEĞİMİZ SEVGİ TOPLUMU OLUŞMASI
2 YILDAN BU YANA CAMİAMIZA KARŞI YAPILAN HAK VE HUKUK İHLALLERİ, ZULÜM VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZ MASUMİYET KARİNESİNE VE SAVUNMA HAKKINA...
ATV KAHVALTI HABERLERİNDEKİ ASILSIZ İTHAMLARA CEVABIMIZDIR
MİLLİ ÇÖZÜM DERGİSİ BAŞYAZARI AHMET AKGÜL’ÜN İFTİRALARA DAYANARAK YAPTIĞI...
SEVGİYE DAİR HER DAVRANIŞIN SUÇ KAPSAMINA SOKULMA GAYRETİNDEN ENDİŞE...
AV. SN. CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ’DAN MÜSLÜMANLAR HAKKINDA KONUŞURKEN ADİL, DÜRÜST VE...
İSTİKLAL İNTERNET HABER SİTESİ YAZARLARINDAN SAYIN ÖMER AKDAĞ’A...
MADDİ GELİR ELDE ETMEK UĞRUNA TERTEMİZ, NUR GİBİ İNSANLARI ACIMASIZCA YOK...
DOSYAMIZDA ETKİN PİŞMANLIK İFADELERİ DEĞİL, CAN HAVLİYLE KENDİNİ...
SAYIN MİNE KIRIKKANAT HANIMIN SAVUNMA HAKKINI VE DEĞERLİ AVUKATLARI HEDEF...
BASIN KORKU DEĞİL ADALET, DÜRÜSTLÜK VE TARAFSIZLIK ÜZERİNE KURULU YAYIN...
AKİT'TEKİ KARDEŞLERİMİZ YAYINLARINDAKİ HAKARETAMİZ ÜSLUBA KARŞI MUTLAKA...
SN. ADNAN OKTAR DURUŞMALAR BOYUNCA MASKE KULLANMIŞ, GENEL SAĞLIĞIN...
MÜMİN ALLAH’TAN GELEN İŞARETLERİ GÖRÜR VE HAYRA YORAR
KANAL D ANA HABER PROGRAMINI HUKUK VE VİCDAN SINIRLARI İÇİNDE YAYIN...
ARKADAŞIMIZ BÜLENT SEZGİN'DEN SAYIN AYŞENUR ARSLAN HANIMEFENDİ’YE AÇIK...
SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARINI GÜYA TEHLİKELİYMİŞ GİBİ GÖSTERME OYUNU
ARKADAŞIMIZ SERDAR SUPHİ TOGAY'IN MAHKEME İFADESİNDEN BASINA YANSIYAN...
SÖZDE ETKİN PİŞMAN OLMAK ZORUNDA BIRAKILAN ARKADAŞIMIZ ALİ ŞEREF GİDER’İN...
TURNİKE İFTİRASINA İTİBAR EDİP DİLE GETİRENLERİN ASIL ÖNCELİĞİ...
AKİT CAMİASINDAKİ KARDEŞLERİMİZ BİZİM İYİ NİYETİMİZİ YAKINDAN BİLİR VE...
GERÇEKLER SAYIN DOĞAN KASADOLU'NUN HAYAL DÜNYASINDA YAŞADIĞINDAN VE...
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU KARDEŞİMİZE HANIMLAR HAKKINDA SAYGILI VE NEZAKETLİ...
MUHAFAZAKAR CAMİADA HAKKIMIZDA MERAK EDİLEN BAZI SORULARA CEVAPLAR
DURUŞMADA YÖNELTİLEN SORULAR İDDİANAMEDE YER ALAN SUÇLAMALARIN ASILSIZ...
ARKADAŞIMIZ SEDAT ALTAN'DAN DEĞERLİ GAZETECİMİZ SAYIN AHMET HAKAN'A AÇIK...
ARKADAŞIMIZ MERVE BÜYÜKBAYRAK'IN MİNE KIRIKKANAT HANIMEFENDİ'YE AÇIK...
ARKADAŞIMIZ KARTAL İŞ'TEN SAYIN DOĞU PERİNÇEK’E AÇIK MEKTUP
AV. SN. KEREM ALTIPARMAK’IN “İNTERNET ERİŞİM ENGELLERİ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ”...
"NİHAYET DERGİSİ"NDE, CAMİAMIZ HAKKINDA YAPILMIŞ GERÇEK DIŞI, ÇİRKİN BİR...
HALKI, HALKA EZDİREN SİSTEM SON BULMALI
KONU DEKOLTE DEĞİL, SEVGİMİZE VE DOSTLUĞUMUZA DUYULAN ÖFKE
INDEPENDENT-TÜRKÇE'NİN MÜSLÜMANLARA EVRİM TEORİSİNİ KABUL ETTİRME TAKTİĞİ
BUGÜN BAZI GAZETECİLERİN TUTUKLANMASINI ELEŞTİREN CNN TÜRK GECE GÖRÜŞÜ...
DEKOLTE GİYDİLER DİYE MASUM İNSANLARA YÜZLERCE YIL HAPİS CEZASI İSTEYİP...
SN. ADNAN OKTAR’IN MEHDİLİK İLAN EDEREK DEVLETİ ELE GEÇİRECEĞİ İTHAMI AKLA...
ARKADAŞIMIZ EMRE BUKAĞILI'NIN SN. FAZIL SAYIN AÇIKLAMALARINA CEVABI
SÜLEYMAN ÖZIŞIK KARDEŞİMİZİN DE CEMAATLERİN MİLLETİMİZ İÇİN DEĞERİNİ ÇOK...
ADNAN OKTAR OLMASAYDI...
SAYIN ERGUN YILDIRIM’IN “YENİ MEHDİLER” BAŞLIKLI KÖŞE YAZISINA...
NORMAL VE LEGAL BİR YAŞAMDAN YAPAY SUÇLAR ÜRETİLEREK "HAYALİ BİR SUÇ...
SAYIN ADNAN OKTAR’IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN...
CÜBBELİ AHMET HOCAMIZ MÜSLÜMANLARA ATILAN İFTİRALARA İTİBAR ETMEMELİDİR
ODATV GENEL YAYIN YÖNETMENİ SN. BARIŞ PEHLİVAN'A AÇIK MEKTUP
KOMPLOCULAR, KORKUTARAK "SÖZDE" İTİRAFÇI YAPTIKLARI ARKADAŞLARIMIZ...
CUMHURİYET GAZETESİNE AÇIK MEKTUP
GENİŞ HAYAL GÜCÜ İLE KURGULANAN DAVA DOSYASI
MODERNLİK İSLAM’IN GELİŞİP YAYILMASINDA EN ETKİLİ YÖNTEMDİR
SN. ENVER AYSEVER’İN PROGRAMINDA GÜNDEME GELEN İTHAMLARIN CEVAPLARI
SN. ADNAN OKTAR: "ALLAH'IN VERECEĞİ KARARI TALEP EDİYORUM"
MİNE KIRIKKANAT GİBİ AYDIN VE DEMOKRAT BİR HANIMA HUKUKUN TEMEL İLKELERİNE...
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
Adnan Oktar: "Allah’ın vereceği kararı talep ediyorum."
YENİ AKİT GAZETESİ VE ODA TV’DE YER ALAN “UYAP’TAN SANIĞIN ADI SİLİNDİ”...
SAYIN BİRCAN BALİ'YE CEVAP
SAYIN AVUKAT CELAL ÜLGEN'E AÇIK MEKTUP
SAYIN ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU'NA CEVAP
SAYIN ADNAN OKTAR VE CAMİAMIZA YÖNELİK MANEVİ LİNÇ
SN. DOĞU PERİNÇEK VE SN. PROF. DR. ALİ DEMİRSOY'UN ÖNEMLİ OLDUĞUNU...
SAYIN PROF. DR. NURAN YILDIZ'A AÇIK MEKTUP
SN. ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARININ İSRAİL VE MUSEVİLERLE OLAN...
CAMİAMIZA YÖNELİK "YURTDIŞI LOBİ FAALİYETLERİ" İSNADI İLE İLGİLİ...
FETÖ'YE KARŞI EN GÜÇLÜ ELEŞTİRİLERİ SN. ADNAN OKTAR YAPMIŞTIR
DELİL VE ŞAHİT OLMADAN SUÇSUZ İNSANLARI CEZALANDIRMAK KUR’AN’A UYGUN...
ARKADAŞLARIMIZ MUAZZEZ VE YILDIZ ARIK’IN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI...
İNSANLARA NEREDE VE KİMLERLE YAŞAYACAKLARINA DAİR BASKI VE DAYATMADA...
ARKADAŞIMIZ BERİL KONCAGÜL’ÜN DURUŞMADAKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARINA...
KANAL D'NİN UYDURMA HABERİ
MERVE BOZYİĞİT'İN DURUŞMADAKİ AÇIKLAMALARI KUMPASI GÖZLER ÖNÜNE SERDİ !!!
ARKADAŞLARIMIZ ALTUĞ ETİ, BURAK ABACI VE CEYHUN GÖKDOĞAN'IN...
KUMPASÇILARIN ARKADAŞLARIMIZA BASKI VE TEHDİTLE DAYATTIĞI GERÇEK DIŞI...
"NORMAL HAYATIN SUÇMUŞ GİBİ GÖSTERİLMESİ" ANORMALLİĞİ
ARKADAŞIMIZ ÇAĞLA ÇELENLİOĞLU'NUN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
YENİ ŞAFAK VE GÜNEŞ GAZETELERİNDEKİ GERÇEK DIŞI İDDİALARA CEVAP
SAVUNMA HAKKIMIZ NASIL ENGELLENDİ?
ARKADAŞIMIZ ECE KOÇ'UN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
ARKADAŞLARIMIZ MUSTAFA ARULAR VE EMRE TEKER'İN DURUŞMALARINDAKİ...
ARKADAŞIMIZ AYÇA PARS'IN DURUŞMADAKİ İDDİALARINA CEVABIMIZ
KAMU VİCDANI YALANI
DEVLETİMİZİN VERDİĞİ SİLAH RUHSATLARI CAMİAMIZA DUYDUĞU GÜVENİN AÇIK BİR...
ASIL HEDEF İSLAM ALEMİ, TÜRKİYE, SAYIN ERDOĞAN VE AK PARTİ HÜKÜMETİ
GERÇEK MODERNLİK İSLAM DİNİNDEDİR
TV PROGRAMLARINDA SEVGİ DİLİ ESAS ALINMALIDIR
"Allah'tan tahliyemizi istirham ediyorum"
AKİT GRUBUNA AÇIK MEKTUP
"....Allahvar.com sitesi kapatıldı, düşmanım bu siteyi yapmış olsa...
GARDIROP YALANI
SAYIN DOĞU PERİNÇEK'E AÇIK MEKTUP
'CRACKED.COM' SİTESİNDEKİ İDDİALARA CEVAP
1999 KAN KAMPANYASI TAMAMEN MEŞRU VE LEGAL BİR ORGANİZASYONDUR
HAKİM VE SAVCILARIMIZ YALNIZCA KANUN, HUKUK VE VİCDANI ESAS ALMALIDIR
HARUN YAHYA KÜLLİYATININ İMHASI ÇOK VAHİM VE TARİHİ BİR HATA OLUR
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI RAPORUNA CEVAP
İLERİ DERECEDE MODERN GÖRÜNÜM VE DEKOLTE GİYİM TARZININ NEDENLERİ
"Adnan Bey’in çevresindeki her insan hayat dolu, mutlu, cıvıl cıvıl.”
SUÇSUZ BİR GENÇ KIZ DAHA HUKUKSUZ OLARAK TUTUKLANDI
SÖZDE İTİRAFÇI VEYA MÜŞTEKİ OLMAYA ZORLANMIŞ KARDEŞLERİMİZE ACİL KURTULUŞ...
YENİ BİR SAFSATA DAHA
"Müslümanlar Kardeştir..."
"Biz silahlı suç örgütü değiliz"
MEHDİYETİ GÜNDEME GETİRMEK LİNÇ KONUSU OLMAMALI
"Zorla alıkonma, İzole bir hayat yaşama iddialarını asla kabul etiyorum"
"Adnan Bey bizi çok sever, hep onore eder"
MEDYANIN ZORAKİ "BENZERLİK KURMA" TAKTİĞİ
"Ortada silahlı suç örgütü değil sadece birbirini çok seven arkadaş...
AYÇA PARS CANIMIZ GİBİ SEVDİĞİMİZ, MELEK HUYLU, MÜMİNE KARDEŞİMİZDİR
ÇOK DEĞERLİ BİR SİYASİ BÜYÜĞÜMÜZE AÇIK MEKTUP
"ALIKONMA" SAFSATASI
KUMPASÇILARIN KORKUTARAK İFTİRACI DEVŞİRME YÖNTEMLERİ
BERİL KONCAGÜL TEHDİT ALTINDADIR, CAMİAMIZA İFTİRAYA ZORLANMAKTADIR!
TAHLİYE OLAN ARKADAŞLARIMIZ HİÇ KİMSE İÇİN HİÇBİR ZAMAN BİR BASKI UNSURU...
AV. CELAL ÜLGEN ADİL VE DÜRÜST OLMALI
AKİT TV SUNUCUSU CANER KARAER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
MASUM İNSANLARIN TAHLİYESİ TAMER KORKMAZ'I DA SEVİNDİRMELİDİR
"Adnan Bey için ailelerimizle arasının iyi olmadığına dair iftiralar...
"Türkiye ve İslam Dünyasını zayıflatmak istiyorlar.."
"Adnan Bey`den ASLA ŞİDDET VE BASKI GÖRMEDİM..."
"Allah rızası için 40 yıldır Türk-İslam Birliği için çabalıyoruz"
"...En ufak bir suça dahi şahit olmadım..."
"Hakkımızda çok fazla SAHTE DELİLLER ÜRETTİLER..."
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."